şükela:  tümü | bugün sorunsallar (7)
31559 entry daha
  • karadeniz’de deniz yetki alanları
    sınırlandırmaları ve çatışmalar:

    öz:

    yarı kapalı deniz statüsünde olan karadeniz’de, deniz yetki alanları paylaşımları çok büyük sorunlar yaşanmadan karşılıklı andlaşmalar yoluyla belirlenmiştir.
    karadenizdeki deniz alanları paylaşımlarını; sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği (sscb) zamanı ve sscb’nin dağılması sonrası olarak iki döneme ayırmak mümkündür.

    1991 yılı öncesi karadeniz’e kıyıdaş devletler; türkiye, bulgaristan, romanya ve sscb idi.
    bu dönem içerisinde devletler karasularını 12 mil olarak belirlemişler, kıta sahanlıkları ile münhasır ekonomik bölge (meb) sınırlandırmalarını da karşılıklı andlaşmalar yoluyla yapma yoluna gitmişlerdir.
    söz konusu sınırların belirlenmesinde, romanya ile sscb arasında kıta sahanlığı ve meb sınırları konusu bir sorun olarak ortaya çıkmıştır.

    1991 yılında sscb’nin dağılması ile yeni devletler; ukrayna, rusya federasyonu, gürcistan sscb’nin bölgede yerini almışlardır.
    bahse konu yeni devletler ile bölgede varlığını devam ettiren türkiye, romanya ve bulgaristan ile sscb zamanında deniz alanlarının belirlenmesi konusundaki ikili andlaşmaların geçerliliğinin korunması kararlaştırılmış, sscb zamanında başlayan romanya ile kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (meb) sınırlarının belirlenmesi konusu ise ukrayna ile yine bir andlaşmazlık olarak devam etmiştir.

    bu makalede türkiye odağında, karadeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusu ile önce sscb-romanya ve sonra ukrayna-romanya arasında devam eden kıta sahanlığı ve meb sınırlandırma andlaşması incelenecek, uluslarası adalet divanı (uad) tarafından, bahse konu sorunun çözümünde verilen kararın, “ege denizi’nde, türkiye ile yunanistan” arasındaki kıta sahanlığı sınırlandırması davasına etkisi kısaca irdelenecektir.

    giriş:

    mackinder’in jeopolitik kalpgâhında merkezi bir yerde bulunan, aynı zamanda huntington’ın medeniyetlerin ayrıştığı hat diye ifade ettiği karadeniz, birçok etnik ve politik sorunlarıyla beraber avrupa tarihinde ve türk-rus ilişkilerinde
    önemli bir rol oynamıştır. (1)

    karadeniz, "40°55´k-47°15´k" enlemleri ve "27°28´d-41°46´d" boylamları arsında yer almaktadır ve kendisine bağlı azak denizi ile birlikte 461.587 km²’lik yüz ölçümüne sahiptir. (2)
    türkiye’nin kuzey kıyılarını olduğu gibi kaplayan karadeniz’de, türk kıyı şeridi yaklaşık 1685 km dir. (3)

    karadeniz’in en geniş yeri burgaz/ bulgaristan-poti/ gürcistan arası 635 deniz mili, en dar yeri ise kırım’ın güney burnu ile kerempe/ türkiye arasında 143 deniz milidir. (4)

    karadeniz, istanbul boğazı ile marmara denizine, kerç boğazı ile azak denizi’ne bağlı olup, türkiye, bulgaristan, romanya, ukrayna, rusya ile gürcistan karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelerdir.
    bununla birlikte karadeniz’den; ren-tuna nehirleri yolu ile kuzey denizi’ne, volga- don kanalı ile hazar denizi’ne ulaşılabilir.

    birleşmiş milletler deniz hukuku sözleşmesi (bmdhs) 122’ nci maddesi; iki veya daha fazla devlet tarafından etrafı çevrilmiş ve başka bir denize veya okyanusa dar bir çıkışla bağlanan ve tamamen veya esas itibariyle iki veya daha fazla sayıdaki kıyı devletinin karasuları ve münhasır ekonomik bölgesinden oluşan bir körfez, havza veya deniz, kapalı veya yarı-kapalı deniz olarak adlandırılmaktadır. (5)

    bu nedenle yukarıda belirtilen tanıma istinaden karadeniz, yarı kapalı bir deniz statüsündedir.
    karadeniz’e dökülen; tuna, dinyeper, dinyerster, rioni ve anadolu üzerinden; çoruh, yeşil ırmak, kızıl ırmak ve sakarya gibi yüksek debili nehirler ile birlikte çok fazla sayıda daha küçük debili nehirler vasıtasıyla karadeniz’e yoğun miktarda tatlı su girdisi olmaktadır.

    bu nedenle ve bölgedeki hava şartlarına bağlı olarak karadeniz’e giren tatlı su girişi, buharlaşma nedeniyle olan su kaybından daha fazladır. (6)
    bu sebeple, karadeniz tuzluluk açısından az tuzlu, binde 18 oranındaki tuzluluğa sahip bir yapıdadır. (7)

    bununla birlikte karadeniz’e dökülen bu ırmaklar vasıtasıyla taşınan kirlilikte ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

    karadeniz’in az tuzlu suları, istanbul boğazı vasıtasıyla marmara denizi ve ege denizi’ne üst akıntı olarak taşınmakta, bu su kütlesinin altında ve yaklaşık binde 36 tuzluluğa sahip daha yoğun durumdaki akdeniz kaynaklı su kütlesi ise alt akıntı olarak karadeniz’e girmektedir.
    akıntıların tuzluluk farkından dolayı, karadeniz’de su kolonu 100-150 metre derinliklerde bir birinden çok keskin bir yoğunluk ara yüzeyi ile ayrılan iki ayrı su kütlesinden oluşmaktadır. (8)

    karadeniz’de derine doğru gidildikçe kıyısal alanlarda 160-180 metreden itibaren, iç kesimlerinde ise 100-120 metre derinlikte yaşam olmayan oksijensiz sülfürlü bir tabaka bulunmaktadır. (9)

    bu nedenle, karadeniz’de yaşam 0-180 metre derinlikte sürmekte ve bu bölge balık çeşitliliği ve miktarı açısından oldukça zengin durumdadır.
    ancak, son zamanlarda boşaltılan sanayi ve evsel atıklar nedeniyle artan kirlilik, bilinçsiz avlanma ile iklim değişikliği karadeniz’in bu zengin ekosistemini de etkilemiş durumdadır. (10)

    1. karadeniz’de deniz yetki alanları ve sınırlandırmaları:

    karadeniz’e kıyısı olan devletler; türkiye, bulgaristan, romanya, ukrayna, rusya ve gürcistan düz esas hatlar yöntemi kullanarak karasularının başlangıç hattını belirlemişler ve her bir devlet karasuları genişliklerini 12 mil olarak ilan etmişlerdir.
    öncelikle konuya karasularının sınırlandırılması ve türkiye özelinde bakacak olursak, lozan konferansı sonrasında, türkiye ile komşu veya yakın denize kıyısı olan devletlerinin, o dönemdeki uygulamalarından ve adet hukukundan gelen yaygın bir kullanıma sahip olunması çerçevesinde, türk karasularının genişliği 3 mil olarak belirlenmiştir.

    24 ağustos 1964 tarihinde yürürlüğe giren 476 sayılı karasuları kanununa kadar türk karasuları genişliği çevre denizlerimizde 3 mil olarak uygulanmıştır.
    476 sayılı kanun 1. maddesinde türk karasularının genişliğinin 6 deniz mili olarak tespit edilmiş ancak 2. maddesinde karasuları daha geniş devletlere karşı türk karasularının mütekabiliyet ilkesine göre belirleneceği belirtilmiştir.
    476 sayılı kanunun 2’nci maddesine göre,
    karadeniz’de komşu devletlerin karasuları genişliklerini (12 mil olarak) belirlemelerindeki tutumlarına bakılarak ve karadeniz’de türk karasularının genişliği 12 mil olarak uygulanmıştır.

    1982 tarihli birleşmiş milletler deniz hukuku sözleşmesi’nin 3’üncü maddesi ile karasuları için 12 deniz mili genişlik prensibi kabul edilmiş, adalar için de karasuları genişliğinin anakaralar ile aynı prensiplere göre düzenlenebileceği bahse konu sözleşmenin 121’inci maddesinde belirtilmiştir. (11)

    türkiye’nin çevre denizlerinden ege denizi’nin özellik arz etmesi ve coğrafi özellikleri olan denizlerin özel durumlarının ve hakkaniyet ilkesinin göz önünde tutulması gerekliliği nedeniyle, 476 sayılı karasuları kanunu, 20 mayıs 1982 tarihli ve 2674 sayılı karasuları kanunu kabul edilerek yürürlükten kaldırılmıştır. (12)

    2674 sayılı karasuları kanunu 1. maddesinde karasularının genişliğini 6 deniz mili olarak belirttikten sonra, bakanlar kurulu’na;
    (2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 36'ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “bakanlar kurulu” ibaresi “cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.)
    “belirli denizler için o denizlerle ilgili bütün özellikleri ve durumları göz önünde bulundurmak ve hakkaniyet ilkesine uygun olmak şartıyla 6 deniz milinin üstünde karasuları genişliği tespit etme” yetkisi tanımıştır.
    buna göre, bugün türk karasuları genişliği karadeniz’de 12 deniz mili olarak uygulanmaktadır.

    karadeniz’e kıyıdaş her devletin karasuları esas hatlardan başlayarak, açık denize doğru 12 deniz mili olarak belirlenmiş ve bununla birlikte, karasularının yan sınırlarının tespiti de yapılmıştır.
    eski sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği ile türkiye arasından karasuları yan hududu iki ülke arasında yapılan bir protokol ile tespit edilmiştir.
    karadeniz’in coğrafi büyüklüğünün uygunluğu nedeniyle, karadeniz’e kıyıdaş devletler (meb) ilanında bulunmuşlardır.
    karadeniz’de kıyıdaş devletlerin meb sınırları birbirleri ile örtüştüğünden, açık denizalanı ile uluslararası deniz yatağı bulunmamaktadır.

    1991 yılında sscb’nin dağılmasıyla bölgede yeni devletler ortaya çıkmıştır. böylece eski sscb tarafından kullanılan egemenlik ve dış ilişkileri yürütme hakkı bu yeni devletlere geçmiş, yeni devletler tarafından da halefiyet prensibince eski anlaşmalar onaylanmıştır.
    bu nedenle, türkiye’nin bahse konu devletlerle, deniz sınırlarına ilişkin yeni bir andlaşma veya protokol imzalama ihtiyacı olmamıştır.
    bu kapsamda, sscb ile karadeniz’de türk-sovyet karasuları deniz hudut hattı konulu protokol 17 nisan 1973 tarihinde imzalanmış, 06.09.1974 tarih ve 7/8884 sayılı bakanlar kurulu kararı ile onaylanmış, 13.12.1979 tarih ve 15091 sayılı resmi gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. (13)

    sscb ile türkiye arasında deniz yan sınırı iki ülkenin 11 eylül 1980 tarihinde tiflis’te imzaladığı protokolle belirlenerek şekillenmiş ve kara sınırlarının buluştuğu noktadan 290 derece istikametinde çizilen hattan geçerek, 12 deniz mili uzunlukta belirlenmiştir. (14)
    yapılan bu protokol, sscb’nin dağılması sonrasında kurulan ve türkiye’nin karadeniz’de doğu komşusu olan gürcistan tarafından, 14 temmuz 1997 tarihinde türkiye ile yaptığı bir protokolle teyit edilmiş ve protokol, bakanlar kurulu’nun 17.09.1997 tarih ve 97/9999 sayılı kararı ile onaylanmıştır.

    sscb ile türkiye cumhuriyeti arasında kıta sahanlığı sınırları, 23 haziran 1978 tarihinde moskova’da imzalanan “türkiye cumhuriyeti ile sscb arasında karadeniz’de kıta sahanlığı sınırlandırması hakkındaki andlaşma” ile belirlenmiştir.
    bahse konu andlaşma, 30.12.1980 tarih ve 8/2159 sayılı bakanlar kurulu kararı ile 20.01.1981 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (15)

    sscb’nin dağılması sonucu kurulan; rusya federasyonu 17.09.1992 tarihli nota ile ukrayna ise 30.05.1994 tarihli notasıyla, bu andlaşmanın halefi olduklarını türkiye’ye bildirmişlerdir.
    sscb’nin ve romanya’nın, karadeniz’de meb ilan etmeleri üzerine türkiye’de, 05 aralık 1986 tarih ve 86/11264 sayılı bakanlar kurulu kararnamesi ile karadeniz’de 200 deniz mili genişliğinde meb ilanında bulunmuştur.

    sscb ile türkiye cumhuriyeti arasında karadeniz’de meb sınırı ise, 23 haziran 1978 tarihli türkiye cumhuriyeti ve sscb arasında karadeniz’de kıta sahanlığı sınırlandırması hakkında andlaşma ile belirlenen sınırın, aynı zamanda türkiye cumhuriyeti ve sscb arasında karadeniz’de meb de sınırını teşkil etmesi, 23 aralık1986 tarihli türkiye’nin ve 6 şubat 1987 tarihli sscb’nin mektup teatileri ile yoluyla yapılmıştır.
    bahse konu mektuplar, dışişleri bakanlığı’nın 11 şubat 1987 tarihli ve çtad/ıı-754-510-352-786 sayılı yazısı üzerine, 31 mayıs 963 tarihli ve 244 sayılı kanunun 3 üncü maddesine göre, bakanlar kurulu’ nca 17 şubat 1987 tarihinde onaylanmıştır. (16)

    türkiye, karadeniz’de batı sınır komşusu bulgaristan ile 4 aralık 1997 tarihinde, mutludere (rezavsko deresi), mansap bölgesindeki sınırın belirlenmesi ve iki ülke arasında karadeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasını imzalamış, her iki ülkenin ulusal onay işlemleri hitamında, 4 kasım 1998 tarihinde ankara’da gerçekleştirilen onay belgesi teatisi sonucunda andlaşma yürürlüğe girmiştir.
    andlaşma’da, türkiye ile bulgaristan’ın karasuları yan sınırları 12 mil olarak belirlenmiş ve andlaşma, 29 haziran 1998 tarih ve 98/11359 sayılı bakanlar kurulu kararı ile onaylanmıştır.
    bu anlaşma ile mutludere ortay hattı iki ülke arasındaki kara yan sınırını oluşturmuştur.
    ayrıca, beğendik körfezi’ndeki deniz yan sınırı, türk-bulgar karasuları deniz yan sınırı, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge yan ve dış sınırları da belirlenmiştir.

    yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde, karadeniz’e kıyıdaş devletler;
    türkiye, bulgaristan, romanya, ukrayna, rusya federasyonu ve gürcistan karasularını 12 deniz mili olarak belirlemiş, her bir devlet daha önceden veya sonradan karşılıklı yapılan andlaşmalara bağlı kalarak kıta sahanlığı ve 200 deniz millik meb ilanında bulunmuşlardır.
    böylelikle, karadeniz’in coğrafi büyüklüğüne bağlı olarak karadeniz’de açık denizalanı veya uluslararası deniz yatağı olarak tanımlanabilecek bir bölge kalmamıştır.

    karadeniz’in tamamı, karadeniz’e kıyıdaş devletlerin karasuları, karşılıklı andlaşmalarla kıta sahanlığı ile münhasır ekonomik bölgeleri ile kaplanmıştır. ancak, 1967 yılında sscb ile romanya
    arasında kıta sahanlığı ve meb sınırlandırma görüşmeleri esnasında anlaşmazlık ortaya çıkmış ve sorun, sscb’nin dağılması sonrasında da hamisi ukrayna ile devam etmiştir.

    romanya ve ukrayna arasında uzunca bir süre devam eden anlaşmazlık, 16 eylül 2004 tarihinde romanya tarafından tek taraflı olarak uluslararası yargıya, uad’ye * taşınmıştır.

    böylelikle, romanya-sscb arasında ortaya çıkan ve sonrasında ukrayna ile devam eden, karadeniz’de deniz alanlarının sınırlandırılması davası bölgede uluslararası yargıya taşınan ilk dava olmuştur.
    uad tarafından uzun süren incelemeler
    sonucunda, 3 şubat 2009 tarihinde verilen kararda;
    öncelikle “kuzey denizi kıta sahanlığı davasında” da belirtildiği şekilde, kara denize hâkimdir ilkesinden hareketle, romanya ve ukrayna’nın ilgili kıyıları ve deniz alanı belirlenmiş (17) ve iki ülke arasındaki sınırlandırma üç aşamalı şekilde gerçekleştirilmiştir.

    ilk olarak, geçici eşit uzaklık çizgisi tespit
    edilmiş, sonrasında geçici eşit uzaklık çizgisinin hakkaniyete uygunluk bakımından düzeltme gerektirip gerektirmediği kararlaştırılmış ve son olarak, belirlenen çizginin uad’yi hakça bir çözüme ulaştırması hususu üzerinde durulmuş, devletlerin karşılıklı kıyılarının birbirine oranı, karadeniz’in kapalı deniz özelliği, ukrayna’ya ait serpents adası’nın ilgili sınırlandırmaya etkisi, devletleri deniz alanlarından hakkaniyete uygun bir biçimde faydalanabilmeleri ile güvenlik kavramlarını göz önünde bulundurmuştur. (18)

    deniz alanlarının sınırlandırılmasında, uluslararası yargı organlarına taşınan başka benzer davalarda da, bölgede yer alan anlaşmazlığa konu olan adaların, bu sınırlandırmaya etkilerine ilişkin vermiş olduğu kararlardaki değerlendirmeler göz önüne alınmıştır.
    uad, ukrayna’ya ait serpents adası’nın hukuki niteliği tartışmalarına girmeyerek, sadece ada’nın sınırlandırmaya etkisi üzerinde benzer konumdaki adaların durumuna açıklık getirmiştir. anlaşmazlıkta olan iki ülke arasında yapılan denizalanı sınırlandırılmasında, karşılıklı kıyılar göz önüne alınarak orta hat çizildiğinde ters tarafta kalan adaların karasuları bulunmakta, fakat kıta sahanlığı ve meb alanı tanınmamaktadır.
    bu husus, yaşanan uyuşmazlıklardaki özel durumların kendi içerisinde değerlendirilmesi şartına bağlı olarak genel kabul görmüştür.

    romanya-ukrayna arasındaki davada verilen karar ile ilgili yukarıda belirtilen hususlar, ege denizi’nde türkiye ile yunanistan arasındaki kıta sahanlığı sınırlandırılması sorunu çerçevesinde de önem taşımaktadır.
    uad tarafından bugüne kadarki içtihatlarında yer verdiği gibi ve yukarıda açıklandığı üzere, serpents adası’na da karasuyu hakkı tanınmış, ancak kıta sahanlığı ve meb sınırlandırmasında bu hakka yer verilmemiştir.
    buradan hareketle, yunanistan’ın, türkiye kıyılarına yakın konumda ve türkiye’nin kıta sahanlığı üzerinde yer alan adalarına, kara ülkesi gibi kıta sahanlığı ve meb sınırlarının tanınması yönünde ileri sürdüğü görüş ve iddiaları uad’nin verdiği karar yoluyla bir kez daha kabul görmemiştir. (19)

    benzer husus, yunanistan ile gkry ve türkiye arasındaki doğu akdeniz kıta sahanlığı ile meb sınırlandırılması konusunda da mevcuttur ve geçerlidir.
    romanya ve ukrayna arasında, kıta sahanlığı ve meb sınırlandırılması hususunda karadeniz’de yaşanan sorun yukarıda değinildiği şekilde çözüme ulaştırılmıştır.
    ancak, rusya federasyonu’nun 2014 yılında kırım’ı işgal etmesi sonucu, karadeniz’de rusya federasyonu ile ukrayna arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılması sorunu farklı bir boyutta devam eden başka bir sorun olarak ortaya çıkmıştır.

    rusya’nın karadeniz ve akdeniz’e açılan kapısı, azak denizi ile kırım’dır.
    rusya, kendi güvenliğinin yakın çevresi olarak belirttiği ve nüfuz alanı olarak tanımladığı eski sscb topraklarının sınırlarını şimdiki sınırları olarak görmektedir.
    kırım’ın, enerji kaynakları ile ekonomik, beşerî ve tarımsal zenginliklere sahip olması, jeopolitik konumu, 1783’ten bu yana sivastopol limanının rusya’nın karadeniz donanması’nın üssü olması (20) ve karadeniz’deki kıta sahanlığı alanı, kırım’ı rusya açısından önemli kılan başlıca etkenler olarak tanımlanabilir.

    bahse konu hususlar ve amerika birleşik devletleri ve kuzey atlantik antlaşması örgütü’nün (nato), rusya’nın güneyden çevrelenerek sıkıştırılması ve karadeniz’e girişinin engellenmesi politikası, rusya’yı kırım üzerinde hâkimiyet kurmasına yöneltmiştir.
    gelişen bu olaylar sonucunda rusya, kırım’ı 2014 yılında işgal etmiştir.
    işgal sonrasında rusya; kırım’ı ana karasıyla bütünleştirmek maksadıyla 15 mayıs 2018 tarihinde kerç boğazında kırım köprüsü’nü inşa etmiş ve 24 aralık 2019 tarihinde, kerç köprüsü üzerinden kırım’a demir yolu açılışını gerçekleştirmiştir. (21)

    kara ve demir yolu bağlantıları ile sağladığı kazanımlar sonrasında rusya, kırım’daki politik ve askerî varlığını daha da artırmıştır.
    kırım’ın işgali sonrasında rusya’ya bağlanması ile rusya, karadeniz’deki deniz yetki alanlarını, kıta sahanlığı ve meb sınırlarını yeniden oluşturmak niyeti içerisine girmiştir.
    rusya tarafından kırım işgali öncesi ve sonrası meb sınırları harita-1’de gösterilmiştir.

    harita-1'e ait görsel

    rusya, kırım işgali sonrasında meb’ini 2,5 kat genişletmiş ve kırım açıklarındaki enerji kaynaklarına da hâkim olmuştur.

    2. sonuç:

    karadeniz, coğrafi olarak izole bir konumda ve yarı-kapalı bir denizdir. karadeniz, siyasi ve politik zorluklar yaşayan farklı ekonomik perspektiflerdeki devletler tarafından sınırlandırılmış ve bölge ülkeleri için besin ve hidrokarbon açısından önemli bir doğal kaynak statüsündedir.
    karadeniz için en önemli hususlardan biriside karadenize dökülen ırmaklar yoluyla oluşan aşırı kirlilik sorunudur. karadeniz’e kıyıdaş devletler; türkiye, bulgaristan, romanya, ukrayna, rusya
    federasyonu ve gürcistan, düz esas hatlar yöntemi kullanarak karasularının başlangıç hattını belirlemişler ve her bir devlet karasuları genişliklerini 12 mil olarak ilan etmişlerdir.

    bununla birlikte, karadeniz’de karşılıklı andlaşmalar ve iyi niyet ile kıta sahanlığı ve meb sınırlamalarının, romanya-ukrayna ve ukrayna-rusya federasyonu hariç yapıldığı söylenebilir.
    coğrafi özellikleri ve karşılıklı kıyılarında 400 deniz milinden az olması nedeniyle, belirlenen deniz alanları tüm karadeniz’i tamamıyla kaplaması nedeniyle, insanlığın ortak mirası uluslararası açık deniz alanları ile uluslararası deniz yatağı karadeniz’de bulunmamaktadır.

    23 haziran 1978 tarihinde moskova’da imzalanan “türkiye cumhuriyeti ile sscb arasında kıta sahanlığı, 23 aralık 1986 tarihli türkiye’nin ve 6 şubat 1987 tarihli sscb’nin mektup teatileri ile yoluyla da meb sınırlandırmaları yapılmıştır.

    1991 yılında sscb’nin dağılması sonrasında ortaya çıkan yeni devletler, gürcistan, rusya federasyonu ve ukrayna, sscb ile yapılan andlaşmaları tanımışlar ve türkiye, bu devletler ile karadeniz’de bir kez daha deniz yetki alanlarını belirleme yoluna gitmemiştir.
    böylece, eski sscb tarafından kullanılan
    egemenlik ve dış ilişkileri yürütme hakkı bu yeni devletlere geçmiş, yeni devletler tarafından da halefiyet prensibince eski anlaşmalar onaylanmıştır.

    bu nedenle, türkiye’nin bahse konu devletlerle, deniz sınırlarına ilişkin yeni bir andlaşma veya protokol imzalanması ihtiyacı olmamıştır.
    türkiye’nin karadeniz’de batı sınır komşusu bulgaristan ile türkiye, 4 aralık 1997 tarihinde;
    “mutludere (rezavsko deresi), mansap bölgesindeki sınırın belirlenmesi ve iki ülke arasında karadeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması” imzalanmıştır.
    andlaşma ile türkiye ile bulgaristan’ın karasuları yan sınırları 12 mil olarak belirlenmiştir. ayrıca, bu anlaşma ile mutludere ortay hattı, iki ülke arasındaki kara yan sınırını oluşturmuş, beğendik
    körfezi’ndeki deniz yan sınırı, türk-bulgar karasuları deniz yan sınırı, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge yan ve dış sınırları da belirlenmiştir.

    karadeniz’de bölge ülkeleri arasında deniz yetki alanları konusunda, 1991 yılı öncesi sscb-romanya kıta sahanlığı ve meb alanlarının sınırlandırılması ve sscb’nin 1991 yılında dağılması sonrasında ise ukrayna ile devam eden, romanya-ukrayna kıta sahanlığı ve meb alanlarının sınırlandırılması konusundaki anlaşmazlık olmuştur.
    bahse konu anlaşmazlık romanya tarafından uad’ye taşınmıştır.

    uad tarafından uzun süren inceleme sonucunda, verilen kararda;
    öncelikle “kuzey denizi kıta sahanlığı davasında” da belirtildiği şekilde, “kara denize hâkimdir” ilkesinden hareketle, romanya ve ukrayna’nın ilgili kıyıları ve denizalanı belirlenmiştir ve iki ülke arasındaki sınırlandırma üç aşamalı şekilde gerçekleştirilmiştir.

    ilk olarak, geçici eşit uzaklık çizgisi tespit edilmiş, sonrasında geçici eşit uzaklık çizgisinin hakkaniyete uygunluk bakımından düzeltme gerektirip gerektirmediği kararlaştırılmış ve son
    olarak, belirlenen çizginin uad’yi hakça bir çözüme ulaştırması hususu üzerinde durulmuştur.
    verilen kararda; devletlerin karşılıklı kıyılarının birbirine oranı, karadeniz’in kapalı deniz özelliği, ukrayna’ya ait serpents adası’nın ilgili sınırlandırmaya etkisi, devletlerin deniz alanlarından hakkaniyete uygun bir biçimde faydalanabilmeleri ile güvenlik kavramları göz önünde tutulmuştur.
    kararda, uad, ukrayna’ya ait serpents adası’nın hukuki niteliği tartışmalarına girmeyerek, sadece ada’nın sınırlandırmaya etkisi üzerinde benzer konumdaki adaların durumuna açıklık getirmiştir.
    anlaşmazlıkta olan iki ülke arasında benzer durumdaki yapıda bulunan deniz alanlarının sınırlandırılmasında, adalar dikkate alınmadan ana karalar üzerinden, iki ülke arasında orta hat çizildiğinde ters tarafta kalan adaların karasuları hakkı bulunmakta, fakat kıta sahanlığı ve meb alanı hakkı tanınmamaktadır.

    bu çerçevede; türkiye’nin, ege denizinde yunanistan’la yaşadığı kıta sahanlığı sınırlandırılması sorununda, türkiye’nin, ege denizi ve doğu akdeniz kıyı şeridi önündeki ve türk kıta sahanlığı üzerinde yer alan yunanistan’a ait adaların ters tarafta kalan ada statülerinde olmaları nedeniyle, karasularına sahip olacakları ancak, kıta sahanlığı veya meb’ye sahip olmalarının mümkün olmayacağı gayet nettir.
    bununla birlikte, rusya tarafından kırım’ın ilhakı ile karadeniz’deki kıta sahanlığı ve meb sınırlarını yeniden oluşturmak istemektedir.
    rusya, kırım işgali sonrasında meb’ini yaklaşık olarak 2,5 kat genişletmiş ve kırım açıklarındaki enerji kaynaklarına da hâkim olmuş durumdadır.
    rusya’nın kırımı işgali, karadeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yeni bir boyut getireceği de açıktır.

    dipnotlar:

    • 1: mustafa aydın, “europe’s next shore:
    the black sea region after eu enlargement”, ıss occasional paper, june 2004, 21 aralık 2004,
    www.iss-eu.org/occasion/occ053.pdf/

    • 2: süleyman arısoy, genel deniz ekonomisi alanı olarak karadeniz, s.122. http://tucaum.ankara.edu.tr/…/2015/08/cadcae1_6.pdf (erişim tarihi: 12.05.2020)

    • 3: konur alp demir, karadeniz’in türkiye için kıyısal jeopolitik açıdan önemi, güvenlik stratejileri dergisi, 2019, 15 (32), s.582, ss. 573-604.

    • 4: seyir hidrografi ve oşinografi dairesi başkanlığı, deniz harita serisi karadeniz, ınt 310.

    • 5: aslan gündüz, milletlerarası hukuk ve milletlerarası teşkilatlar hakkında temel metinler, 2.baskı, istanbul, 1994, s.330.

    • 6: temel oğuz ve süleyman tuğrul, denizlerimizin genel oşinografik özelliklerine toplu bir bakış, s. 2,
    www.old.ims.metu.edu.tr/pdf/1559.pdf (erişim tarihi: 02.05.2019)

    • 7: deniz kuvvetleri komutanlığı resmi internet sitesi https://www.dzkk.tsk.tr/…d=136&dil=1&wiki=1&catid=1
    (erişim tarihi:02.05.2020)

    • 8: temel oğuz ve süleyman tuğrul, a.g.m. s.2.

    • 9: temel oğuz ve süleyman tuğrul, a.g.m. s.5.

    • 10: nilüfer oral ‘the black sea: a case study in regional cooperation’, mh nordquist, jn moore and s mahmoudi (eds), the stockholm declaration and law of the marine environment (nijhoff the hague 2003), s. 238 vd., ss. 237–256.

    • 11: aslan gündüz, milletlerarası hukuk ve milletlerarası teşkilatlar hakkında temel metinler, beta basım yayım dağıtım, istanbul, 1994, s.291-329.

    • 12: https://www.mevzuat.gov.tr/…vzuatmetin/1.5.2674.pdf (erişim tarihi: 22.05.2020)

    • 13: resmi gazete, 13 aralık 1974 tarihli ve 15091 sayılı.

    • 14: hasan sayılan, ı. dünya savaşı sonrası türkiye’nin sovyet sınırlarının oluşumunun siyasi coğrafya açısından değerlendirilmesi, mondros mütârekesi’nin 100. yılı: ı. dünya savaşı’nın sonu mütârekeler ve barış antlaşmaları uluslararası sempozyumu bildiriler kitabı, atatürk kültür, dil ve tarih yüksek kurumu atatürk
    araştırma merkezi yayınları, 24-26 ekim 2018. s.403-404.

    • 15: resmi gazete, 20 ocak 1981 tarih ve 17226 sayılı.

    • 16: resmi gazete, 28 şubat 1987 tarihli ve 19386 sayılı.

    • 17: ınternational court of justice reports of judgments, advisory opinions and orders maritime delimitation in the black sea (romania v. ukraine) judgment of 3 february 2009, s.32,
    https://www.icj-cij.org/…20090203-jud-01-00-en.pdf. (erişim tarihi: 08.06.2020)

    • 18: nasıh sarp ergüven, karadeniz’de deniz alanı sınırlandırması davası (romanya/ukrayna) ve uluslararası hukuk açısından etkileri, ankara üniversitesi hukuk fakültesi dergisi, c.63, s. 2, 2014, s.315, ss. 309-328.

    • 19: uğur bayıllıoğlu (2010),
    “uluslararası adalet divanının romanya ile ukrayna arasındaki deniz alanı sınırlandırmasında serpents adasının etkisine ilişkin tespitleri”, çankaya university journal of law, no.7/1, s.35-36

    • 20: sscb’nin dağılması sonrası sivastopol’ün 2017 yılına kadar rusya tarafından kullanılması, rusya ile ukrayna arasında yapılan andlaşma ile kararlaştırlmıştır.
    https://www.bbc.com/…urkce/haberler-dunya-46391387.
    (erişim tarihi: 08.06.2020).

    • 21: rusya federasyonu resmi internet sitesi,
    http://en.kremlin.ru/events/president/news/57472

    ana kaynak:
    milli savunma üniversitesi
    deniz harp enstitüsü
    sayın dr.dz.alb. murat kağan kozanhan

    kaynakça:

    kitaplar:

    gündüz aslan, milletlerarası hukuk ve milletlerarası teşkilatlar hakkında temel metinler, 2.baskı, istanbul, 1994.

    makaleler:

    bayıllıoğlu uğur, (2010), “uluslararası adalet divanının romanya ile ukrayna arasındaki deniz alanı sınırlandırmasında serpents adasının etkisine ilişkin tespitleri”, çankaya university journal of law, no.7/1, s.35-36.

    demir konur alp, karadeniz’in türkiye için kıyısal jeopolitik açıdan önemi, güvenlik stratejileri dergisi, 2019, 15(32), ss. 573-604.

    ergüven nasıh sarp, karadeniz’de deniz alanı sınırlandırması davası (romanya/ ukrayna) ve uluslararası hukuk açısından etkileri, ankara üniversitesi hukuk fakültesi dergisi, c.63, s. 2, 2014, ss. 309-328.

    oral nilüfer, ‘the black sea: a case study in regional cooperation’, mh nordquist, jn moore and s mahmoudi (eds), the stockholm declaration and law of the marine environment (nijhoff the hague 2003), ss. 237–256.

    sayılan hasan, ı. dünya savaşı sonrası türkiye’nin sovyet sınırlarının oluşumunun siyasi coğrafya açısından değerlendirilmesi, mondros mütârekesi’nin 100. yılı: ı. dünya savaşı’nın sonu mütârekeler ve barış
    antlaşmaları uluslararası sempozyumu bildiriler kitabı, atatürk kültür, dil ve tarih yüksek kurumu atatürk araştırma merkezi yayınları, 24-26 ekim 2018.

    raporlar ve gazeteler:

    ınternational court of justice reports of judgments, advisory opinions and orders maritime delimitation in the black sea (romania v. ukraine) judgment of 3 february 2009,
    https://www.icj-cij.org/…20090203-jud-01-00-en.pdf. (erişim tarihi: 01.06.2020)

    resmi gazete, 13 aralık 1974 tarihli ve 15091 sayılı.
    resmi gazete, 20 ocak 1981 tarih ve 17226 sayılı.
    resmi gazete, 28 şubat 1987 tarihli ve 19386 sayılı.

    haritalar:

    seyir hidrografi ve oşinografi dairesi başkanlığı, deniz harita serisi karadeniz, ınt 310.

    internet kaynakları:

    arısoy süleyman, genel deniz ekonomisi alanı olarak karadeniz,
    http://tucaum.ankara/. edu.tr/wp-content/uploads/sites/280/2015/08/cadcae1_6.pdf
    (erişim tarihi: 12.05.2020)

    aydın mustafa, “europe’s next shore: the black sea region after eu enlargement”, ıss occasional paper, june 2004, 21 aralık 2004,
    www.iss-eu.org/occasion/occ053.pdf/ (erişim tarihi: 14.05.2020).

    oğuz temel ve tuğrul süleyman, denizlerimizin genel oşinografik özelliklerine toplu bir bakış, www.old.ims.metu.edu.tr/pdf/1559.pdf (erişim tarihi: 22.05.2019)

    rusya federasyonu resmi internet sitesi, http://en.kremlin.ru/events/president/news/57472 (erişim tarihi: 06.06.2020).

    https://www.mevzuat.gov.tr/…vzuatmetin/1.5.2674.pdf
    (erişim tarihi: 22.05.2020)

    bbc radyo televizyonu resmi internet sitesi, https://www.bbc.com/…urkce/haberler-dunya-46391387.
    (erişim tarihi: 08.06.2020).

    bbc resmi internet sayfası, https://www.bbc.com/news/world-
    europe-50894282
    (erişim tarihi: 24.05.2020).
2694 entry daha