şükela:  tümü | bugün
606 entry daha
  • temeli gizli olan arzuların dışarı çıkma isteğinde yatıyor, bence aynısı cuckold erkeklerde de var. garip şekilde her 2si de erkeklerin projeksiyonu. yani kadınlar bunu nadiren istiyor veya teklif ediyor. çünkü kendi dünyalarında güçlü bir erkeği görmeyi tercih ediyorlar.

    bazı sorunlu kadınlardaki grup seks algısı ise ancak ortada "bir sevgili" yokken yapılabikecek bir şey. zamanında tanıştığım 2 kadın da birbirinden bağımsız olarak grup seks yapacakları bir adama aşık olmuş fakat o adamı bu işi yaptıktan sonra görmekten bile utandıklarını ve bir daha aynı ortamda bulunmaktan çekindiklerini söylemişlerdi.

    her 2 kadında da derin problemler olsa da baktığımızda o kadınların bile aşık olduğu/olacağı erkek işin içine girdiğinde istemediklerini, arzularının yok olduğunu görüyoruz.

    sigmund freud'un olayla ilgili şöyle bir teorisi mevcut. oğlan çocukları ilk anneleriyle yetiştiği için ona bağlanıyorlar ve babanın farkındalığıyla kıskançılığa giriyorlar. babayla rekabete girmedikleri için bu süreci unutmaya karar verip bu süreci atlatıyorlar. genellikle de aşık oldukları kadın bu sebeple bu dönemden kalma bir şeylar taşıyor. yani erkek aslında bu süreci tekrardan yaşamaya çalışıyor. bu anneeye duyulan yasak arzu aslında başka bir kadında aşka dönüşüyor.

    bence sorun burada başlıyor, eğer ki bu bilinçaltı çarpılırsa, bu süreç çözülemezse; cuckold veya swinger durumu ortaya çıkıyor. yani orada onu aşağılyan, iğdiş etme tehlikesi yaşatan baba diğer erkek oluyor. oradaki saklı kalmş sorununu çözmeye çalışıyor. başka bir erkeğin aynı babasının annesiyle olması gibi bir süreç yaşanıyor diyebiliriz.

    bu, erkeğe özgü bir durum, kadınları da erkekler gibi anneleri büyütür fakat erkekler gibi kendilerini büyüten anneye bir aşk taşımadıkları için bu süreç yaşanmaz. babaya kıskançlık duymazlar, iğdiş edilme(cinsel dürtülerini tamamen kaybetme) tehlikeleri yoktur. ancak ileriki zamanda annenin yerine geçme, babayla olma kompleksi oluşur fakat o da yok olur. anlıyoruz ki kadınların aşkı daha gerçekçidir, normal bir gelişim sürecinde sapkınlık daha az görünür. normal aşklarda bile kadın genellikle acısını daha kolay atlatır.

    belirtilen 2 sürece dahil olmak üzere 3. bir sebep ise "arzu" olabilir. freud insanın ulaşamayanı arzuladığı, yasakların o kişiyi kışkırttığı üstüne bir çok makale yayınlamıştır ama bu arzunun neden oluştuğu önemlidir. sanırım burada arzu hem sosyal hem psikolojik sebeplerle oluşuyor ve ulaşılmaya çalışılıyor. fetiş arzularda da benzer bir durum mevcut.

    konuştuğum bazı cuckoldlardan gördüğüm genellikle normalleştirilmiş fetiş bir süreç. bazıları anormal olsa da kabul etmek istemediğini görüyorum. freud burada aşkı kendi narsisizmini başkasına yansıtma olarak da işler. yani kendimizi bir başkasında görür ve aslında yine kendimizi severiz. cuckold buna da karşı duruyor. çünkü narsist bir davranış göstermek yerine karısını paylaşıyor.

    lacan'a göre de sorun var diyebiliriz. ona göre aşk 3 boyutludur. bunu simgesel, imgesel ve gerçek olarak ayırır. bunları uzun uzun açıklamayacağım ama kısaca
    simgesel: doğası gereği başka bir şeye duyulan arzudur.
    imgesel: "kişinin kendisini görmek istediği kişi olarak aşık olunana yansıtması" olarak bilinmektedir. yani freud'un narsisistik düşüncesine denk gelir.
    gerçek: zorlantılı olarak aynı yere dönen dürtüdür. yani odipal dönemde freud'un bahsettiği anneye duyulan aşktır.

    genellikle travmaların odipal süreçle ilgili olduğu kabul edilen bir durumdur. özetle swinger'ın veya bağlantılı olarak cuckold erkeğinin bir çeşit travmaya sahip olduğu ve üstte açıkladığım sebeplerle oluştuğu söylenebilir.
39 entry daha