şükela:  tümü | bugün
101 entry daha
  • yazacaklarımı olaylarda bütünüyle polisi suçlu bulan, polisin yargı ve infaz kurumu olmadığına kafamda şüphe olmadan inanan ve bu cinayetleri tamamen ırkçılıktan işlediklerine katılan biri olarak söylüyorum.

    eylemi doğru bulmuyorum. şovdan da öte işini yapmak istemeyen insanların bu isteklerine kılıf bulduğu bir popüler kültür akımı halkası. şu anda işini yapmama lüksü olan herhangi başka bir meslek var mı? yani düşünsenize bu cinayetlere tepki çekmek için yarından itibaren benzinliklerin kapatıldığını, kütüphanelerin açılmadığını, netflix'in hizmetini durdurduğunu, twitter'ın askıya alındığını, yahut oyun serverlarının kapatıldığını. yani nba oyuncularını ayıran şey ne ben onu anlayabilmiş değilim. bayağı dikkat çektiniz evet, bir grup şımarık olarak ciddi dikkat çektiniz.

    george hill'ın birkaç gün önceki "burada ne işimiz var bilmiyorum" açıklamasından sonra bunun geldiği belliydi. ne işin var biliyor musun george? çünkü senin işin o, ve o platform yoksa seni hiç kimse dinlemez. basketbolseverler olmasa sen kalan herkes gibi bir apartmanda kirada yaşar, faturalarını anca öder, kimseye sesini duyuramaz, youtube'da 20 izleyiciye reaction videosu çekerdin. giriyi yazdıktan sonra da bir videoya denk geldim, basın açıklamasını da bu george hill yapmış, beklendiği üzere. soyunma odasında 2-3 çemkirmiştir, insanlar da protestolara karşı geliyormuş gibi görünmemek için seslerini çıkaramamıştır. olay bundan ibarettir. kesinlikle organize veya üzerine düşünülmüş bir hareket değil.

    zira en büyük problem şu, bunun altını çizmem lazım. bu son dönemde gelişen protesto akımında, protestocuların ne istediği belli değil. kendileri de bilmiyor, karşı taraf da bilmiyor. "eşitlik falan istiyoruz" seviyesinde gerçekten aptalca bir yaklaşımları var. bir tane aklı başında adam olmamalı ki aralarında, çıkıp da şöyle bilmem kaç maddelik somut ve gerçekçi taleplerden oluşan bir dökümantasyon sunmadı. o kadar ciddiyetsiz ve cahilce yapılıyor ki şu iş, "polis şiddeti bitsin", ya tamam da nasıl, talebin ne, bunu sağlamak için önerin ne, bu önerini önermenin dayanağı ne? somut talepler olmadığı sürece yapılan hiçbir boykot bir amaca hizmet etmiyor.

    örneğin kadın cinayetleri bitsin demek muhatabı olmayan ve somut bir değişim sağlayamayacak bir tepkidir. fakat atıyorum istanbul sözleşmesi yürürlüğe girsin demek somut bir taleptir. ondan sonra dersin ki "ben istanbul sözleşmesi veya dengi bir hukuki prosedür devreye girmediği sürece, kadın cinayetlerini protesto amacıyla *atıyorum* ülkedeki ekmek üretimini durduruyorum. o zaman derler ki biz bu sözleşmeyi uygulamaya koyarız, koymayız, veya şu maddeleri değiştirip koyabiliriz. somut bir şey konuşulur. bunlarınki öyle değil. rüzgarda uçuşan poşet misali rastgele protestodan protestoya sallanıyorlar. ne istedikleri belli değil, kimden istedikleri belli değil, ne noktada protestoların kesileceği belli değil. şu anda hiç kimse bu protestoları üzerine alınmıyor, bu protestoları durdurmak adına yapabileceği bir şey olduğuna inanmıyor. olay bu kadar basit. o dönem düzenli olarak aynı polis suçları işlenmesine rağmen, 8 yıl başkanlık yapmış obama'dan bir talepte bulunmadılar, şimdi trump'ın inisiyatif alıp, onun terör olarak nitelendirdiği eylemlere boyun eğmesini bekliyorlar. mantıklı mı şimdi bu? "onlar" derken de bu harekete bir şekilde öncülük eden veya söyledikleri dinlenen figürlerden bahsediyorum, zenci veya beyaz.

    şimdi nba oyuncuları, aynı seviyede dikkat çekeceğinizi, fakat mevcut mal varlığından olacağınızı bilseniz, yine bu geceki maçı boykot eder miydiniz? etmezdiniz. götünüzden terler fışkırına kadar koşturur, protestonun kelime anlamını unuturdunuz. fakat sizin bu kadar rahat davranmanızı sağlayan o milyon dolarlarınızı kazanma sebebiniz olan nba organizasyonuna ve seyircisine okkalı bir küfür ettiniz bu gece. gidin evinizdeki 120 inch televizyonlardan götünüzü yaya yaya protestoları izleyin şimdi. soran olursa "ben de katıldım" dersiniz.

    bu noktada şunu da özellikle belirteyim, hiçbirinin oraya gitme zorunluluğu yoktu. isteyen, istediği bahaneyle orada oynamayı reddedebiliyordu. fakat bu durumda tabi başkaları gidip oynayacağı için paşaların gelecek basketbol hayatları ve gelirleri tehlikeye girdi, çünkü lig oynanırken 1 yıl yatmış oyuncular olarak değerleri düşecekti ve kontratlarından feragat edeceklerdi. bu yüzden kendi istekleriyle balona gitmemek yerine gidip ligi iptal ettirmeye çalışmak daha çok işlerine geldi. yani düşünsenize adam tamamen hür iradesiyle oraya gidip, burada ne işimiz var "bizim" diye demeç veriyor.

    ayrıca, bu balon başlamadan önce belli oyuncular zaten protestolara olan odak dağılacak diye ligin başlamasına karşı çıkmışlardı. daha birkaç hafta önce oldu bu. o zaman bu boykota çok sert karşı çıkan birçok oyuncu ve spor yorumcusu bu geceki boykota destek veriyor. bunun açıklaması nedir? şu an tamamen birileri bir yöne üflüyor, kalan herkes de yanlış anlaşılmasın diye destek vermek mecburiyetinde kalıyor. yahu sen oraya neden gittin? oraya gitmeyelim diyen insanlara o zaman niye karşı çıkmıştın, bugün niye destek veriyorsun? bugün burada olmasan ne yapacaktın da lig yüzünden yapamıyorsun? saçmalıklar silsilesi.

    adam silver ve nba organizasyonuna da parantez açmak gerekiyor. bu süreçte hem hastalık hem protestoları o kadar başarılı ve iyi niyetli yönettiler ki gerçekten dünyaya örnek oldular. oyuncuların bütün taleplerini karşıladılar, hepsinin karşısında başlarını eğdiler, oyunculara patronluk değil işçilik yaptılar, bu platforma hastalık girmemesi için insanüstü bir efor sarf ettiler ve oyuncuların protestolarının duyulması için her türlü fedakarlığı yaptılar. bunun karşılığı da maalesef kendilerine hakaret oldu.

    not: covid-19 sebebiyle balona katılmayan her oyuncuya saygım var. kimse kendine veya sevdiklerine hastalık bulaştırmayı göze almak zorunda değil. o bambaşka bir mevzu, söylediklerim onlar için geçerli değil.
33 entry daha