şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • tarihsel bir mantık silsilesi halinde, bugün yaşanılan toplumsal yapının (ahlaki çürüme ve riya) geçmişini anlamaya koyulduğumda, geriye dönük olarak türk modernleşmesine ulaştım. türk modernleşmesini anlamaya çalıştığımda ise birçok yapının ise bizansa kadar götürülebileceğini fark ettim.

    bizans tarihini okumaya koyuldum. erken dönem bizansı okuduğumda ise geriye dönük olarak iskender öncesi pers yönetimine kadar gitmek gerektiğini anladım.

    ama şimdilik o kadar geriye de gitmeden, bizans sonrası anadolu toplumunun ve bu topraklardaki farklı milletin etkileşiminin önemini kavrayınca, kronolojik olarak anadolu selçukluları ile devam etmek istedim.

    ve şunu anladım ki, anadolu selçukluları -ki kendilerine rum selçukluları ismini vermişler- tarihine ilişkin ibn bibi'den daha iyi bir kaynağa ulaşamıyoruz.

    belki o döneme ait ermeni, bizans, gürcü, kürt, arap, farsi yazıtlar bulabilirsek, o dönemden kalma yapılarda yer alan -varsa- tabletleri inceleyersek, disiplinlerarası bir incelemeyle rum selçuklu tarihini derinleştirebiliriz. ama elimizdeki en temel kaynak şimdilik ibn bibi. farsi vakanivüs ibn bibi de olmasa anadolu selçukları tarihinin gizini aralayamazdık.