şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • ilo'nun 87 ve 98 sayılı sözleşmelerine dayanarak 16 ekim tarihinde grev kararı alan sendikadır.

    türkiye'nin durumu aslında burjuvazinin işçilere ve greve karşı olan tahammülsüzlüğüdür. hiç pahasına kamunun elinden en yüksek vergi getiren kurumu alacaksın, işçilerin önüne kabul edilemez artış oranlarıyla gideceksin, sendikasızlaştırmak için elinden geleni yapacaksın sonra da grev olur muymuş diye ağlayacaksın..yok öyle yağma!

    kapitalist toplumlarda emeğini satanlar ile emeği alanlar arasında bir çıkar çelişkisi vardır. birinin çıkarı diğerinin zararınadır. grev bu çelişkinin toplusözleşmelerde çözülememesi üzerine ortaya çıkar.çalışanların grev hakkının olmadığı durumlarda isteklerin işverene kabul ettirilmesi kolay olmaz, işveren, üzerinde bir baskı hissetmediği zaman talepleri kolayca reddedebilir. işte grev, işveren üzerinde bir baskı kurma, taleplerin kabulünün daha kolay sağlanması için önemlidir.

    aziz çelik geçenlerde birgün'de hava-iş'in grev kararının ardından yaratılan dezenformasyon karşısında şöyle yazmıştı. hatırlatmakta fayda var: "grevlerin ekonomik zarara yol açması gerçeği büyük bir şaşkınlıkla karşılanıyor. birbirinden çarpıcı zarar tabloları ve felaket senaryoları gündeme getiriliyor. adeta suyun ıslak olmasına, ateşin yakmasına şaşırıyorlar. grev elbette ekonomik etkisi olan, ekonomik zarara yol açan bir araçtır. ve bu özelliği bilinerek evrensel kabul gören, uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınan bir hak. aksi halde grevin bir anlamı olmazdı. yaptırım gücü olmayan, işverene ekonomik etkisi olmayan bir grevi işçi neden yapsın, böyle bir grevden işveren neden çekinsin. ister kısa süreli olsun ister uzun süreli olsun grev tam da ekonomik etkisi nedeniyle etkin bir araçtır. ve grev böylesine ciddi bir iş mücadelesi yöntemi olduğu için sendikalar grev aracını rastgele ve güle oynaya kullanmazlar."

    (bkz: turk telekom calisanlarinin grev karari)
9 entry daha