şükela:  tümü | bugün
68 entry daha
  • hatayspor'un kırılma anı olabilecek anlarda şanslı olduğu ancak yine de genel olarak iyi alan kapatarak oynadığı, başakşehir'in ise momentumu bir türlü döndüremediği için futbolun klasik kuralına maruz kaldığı maç oldu.

    ömer erdoğan maça çift önlibero sackey - aabid'li 4-2-3-1 başladı. geride bekleyip öndeki hızlı ayaklarıyla kontratak amaçlayan takım, şaşırtıcı şekilde, başakşehir'in topu dikine taşıma kabiliyeti karşısında son kertede müdahale yapmayı beklemeden oynadı. başakşehir rakip sahada üçüncü bölgeye adımını atmak üzere olduğu her pozisyonda hataylı oyuncular topu kapmaya çalıştı; kora kor girişip müdahale etti. tahminim ömer erdoğan, başakşehir'in ağır stoperleri + oyun kurarken iyice öne çıkan beklerinin verebileceği açıklardan en iyi bu bölgede kapılacak toplar ile faydalanabiliriz, diye düşündü (son kerteye kadar bekleyince bütün takım geriye gelmiş olacak, kontratak için koşulması gereken mesafe çok daha uzayacaktı, ve kontratağa uygun sadece iki eleman vardı; diouf ve selim). bunun meyvesini de; skrtel'den pası rakip sahanın başlarında sırtı dönük alan visca'ya basıp, kaptıkları topu ters kanada hızlıca aktardıkları bir kontratakla aldılar ve hasan ali'nin arkasından nal topladığı sağ kanat-forvet selim ılgaz'ın, yine geri dönenene kadar mevsimler geçen skrtel'in bölgesine yaptığı slalomla 1-0 yaptılar (bu arada epureanu da kontratakta ilk topu alan mame biram diouf'a perde olmaya çalışırken perde pilavına döndü).

    okan buruk biraz deneysel takılmak istediğini zannettiğim asimetrik 4-3-3 gibi bir şekilde çıktı maça. aleksic'in merkezde, irfan can'ın sağda geniş, visca'nın sağ iç-sağ forvet arkası gibi, mahmut'un ise caiçara ileri çıktığında onun yerine sağ beki emniyete aldığı bu düzende takım haliyle hep sağdan delmeye çalıştı (zaten yenen golde mahmut sağ bekte kaldığı için, kaptırılan topta merkezden açık verdiler). hatay'ın ikinci ile üçüncü bölgenin* kesişimindeki agresif oyunu sebebiyle, istediğini sadece birkaç kez yapabilen takım o anlarda çok net pozisyonlar yakaladı, zaten o düğümü aşınca rakip savunmanın konsantrasyonu bitiyor, ama kendi beceriksizliği sebebiyle golü bir türlü bulamadı.

    ilk yarı bu şekilde geçtikten sonra ikinci yarıya aleksic'in yerine kerim frei'yı alıp sola çeken, irfan can'ı da merkeze çeken okan buruk 4-2-4'e döndü ve daha derli toplu, simetrik geniş bir oyun oynattı. hatay iyice gömüldüğü için savunma çizgisini yine kolayca ileri çeken ve rakibini göbeğe odaklayıp kenarlardan boşluk bulmak isteyen takımda, sağ ve sol kanattaki ikililerin (hasan-kerim, caiçara-visca) aynı dik çizgide aynı anda hiç bulunmadığı; biri halfpsace hizasındayken diğerinin mutlaka geniş durarak oynadığı bu düzende oyuncular arası mesafe uzadığı için, ve yerden görerek paslaşma devam ettiği için, pas şiddetinde artışlar oldu, kontrollü hücum yetisi düştü. demba ba'nın geri gelerek oynayıp bu mesafelerin arasında harç oluşu da pek işe yaramadı zira kendisi de artık yaş gereği 90 dk temposundan git gide uzaklaşıyor, dk'lar ilerledikçe top kontrolü ve pas isabeti düştü.

    hatayspor adına göze çarpanlar:

    1) pablo santos böyle devam ederse bu sezonun gözdelerinden olacak, takımı da beklentilerin üstüne taşıyacak. inşallah çizgisini bozmaz.

    2) gökhan karadeniz ilhan palut zamanında (bkz: #91522092) daha önde oynayan bir takımda forvet arkasında tilki golcü gibi takılıyordu, şimdi daha geride konumlanan bir takım için bence lüks kaçıyor, temposunu arttırmalı ya da daha farklı değerlendirilmeli.

    başakşehir adına göze çarpanlar:

    1) dikine oynama gayreti bu maçta hep vardı. ama artık bir şeyler değişmeli; sanki oyunculardan biraz insanüstü işler bekleniyor gibime geliyor. yani okan buruk güzel şeyler hayal ediyor, ama elindeki kadronun bunu yapacak mecali yok. belki de istediği şeyler için, 90 dk boyunca ısrarla yapsınlar nasıl olsa 1-2 kez işe yarayacak, diye düşünüyor. ama işte bu maçtaki gibi bitirici vuruşlar yapılmayınca mutlak mağlubiyete dönüşüyor.

    2) hasan ali ilk yarıda tüm odağını sağa veren takımda ne yapacağını unuttu resmen, bunca tecrübeye rağmen savunmada aklını kullanıp doğaçlaması gerektiğinde afallayabiliyor. ikinci yarı ona daha net görevler verilince kendine geldi. yine de yerine oyuna giren cemali sertel bile daha olumlu bir görüntü verdi, o yüzden sanki boli bolingoli-mbombo sadece sol bekte oynamak için gelmemiş gibi görünüyor (cemali kiraya gönderilmezse tabii).

    uzun lafın kısası, hatayspor'un bu savunma anlayışını sahanın bir tık ötesine taşıyabilmesi halinde daha tehditkar bir takım olacağını gösteren, başakşehir'in ise ilk elin günahı olmaz dercesine moralini yine yüksek tutabileceği bir maç oldu.
1 entry daha

hesabın var mı? giriş yap