şükela:  tümü | bugün
721 entry daha
  • fenerbahçe'nin bu beklerle tempo yapmak için daha çok bekleyeceği, hatayspor'un ise taş gibi savunma yaparak 1 puanı bileğinin hakkıyla aldığı bir maç oldu.

    erol bulut'un çıkaracağı 11'i ilk okuduğumda bir an acaba ferdi'nin önünde thiam-valencia'lı bir 4-3-1-2 mi oynatacak diye düşündüm, ama sonra yok dedim, bu beklere koca koridor emanet edilir mi? edilmedi de zaten, ve takım maça valencia'nın false 9 gibi oynadığı, solda ferdi - sağda thiam'lı 4-6-0'a çalan şekilde çıktı. ön elemanların sürekli mobil oynayıp rakip savunmanın dengesiyle oynamak istediği bu düzende; ferdi geniş durup tekniğiyle, thiam daha içerlek oynayıp fiziksel gücüyle, ozan rakip sahanın sağ yarısında mekik dokuyarak ağırlık koymaya çalıştı. ön tarafta doğru işleyen bu düzen, beklerdeki gökhan gönül ve caner erkin'in tempo yap(a)maması yüzünden hatay'ın dengesini bozacak raddeye geçemedi; yani fb'nin ön elemanları kısa patlamalarla hatay'ın dengesini bozmaya aday bölgelerde topla buluştu, ancak öldürücü pasları verecek kimseyi bulamadılar. bu anlarda beklerin devreye girmesi gerekiyordu, ancak gökhan da caner de bunu yapabilecek stilde değiller. zaten temel sorun da buydu; kağıt üstünde mevcut beklere uygun bir düzen gibi görünse de, pratikte hiç uygun olmaması.

    ömer erdoğan geçen haftaki düzeni bozmayarak yine çift önlibero sackey - aabid'li 4-2-3-1 başladı. yine doğru şekilde alan kapatmak üzere kurguladığı düzende, top kapma stratejisini belli bir bölgeye odaklamak yerine -geçen haftanın aksine- bu sefer rakibin hücumlarını eritme üzerine kurdu. pablo santos önderliğinde muazzam bir savunma performansı sergileyen, oyun kurarken ise isaac sackey'nin gönüllü önderliğinde ısrarla ayağa pas yapmak isteyen takım, fb'nin önde basmaya çıktığı anlarda rakip sahaya başlarda sol kanattan çıkmaya çalıştı; sol bekteki mesut öne çıktı, sol açıktaki ruben ribeiro onun yerine top almaya geldi, ribeiro'dan doğan boşluğa ise gökhan karadeniz sızıp savunma arkasında topla buluşmaya çalıştı. ancak fb'nin bunu kısa sürede (zanka'nın sağlam duruşu, gökhan gönül'ün akıllı oyunuyla) çözmesi ile ibre sağa döndü, oradaki ana plan ise rayane aabid'in dinamik oyunu üzerinden kurgulandı ve selim ılgaz gibi ters ayakla içerlek oynayan bir kanat-forvetin katkısıyla daha başarılı olundu, ama burada da lemos ve gustavo'ya takılıp durdular.

    iki takımın da birbirini kitlediği ilk yarının ardından erol bulut ikinci yarıya thiam-ozan yerine sinan - sosa ile başladı; ancak thiam ve ozan gibi dinamik sayılabilecek oyuncuların yerine sinan ve sosa gibi top almak için pozisyon alarak oynayan oyuncuların girişi, ön taraftaki dinamizm eksiğini telafi etme yükünü tolga ciğerci'nin üstüne bindirdi ve sürekli hatlar arasına koşup top istemek zorunda kaldı. işte bu anlardan itibaren maç mert hakan yandaş'ı çağırmaya başladı ve erol bulut çok doğru bir kararla ciğerci'nin yerine bu görevin aynısını (teknik kısmını kotaracak şekilde) yapacak olan mert'i oyuna aldı. ancak hemen sonrasında, bir o kadar yanlış bir kararla, ferdi'nin yerine, en az caner kadar temposuz bir bek olan filip novak'ı oyuna aldı. ve böylece sol kanat caner-novak gibi rakibi ısırma konusunda dişsiz bir hale büründü ve hücum odağı sağa bindi. nitekim mert hakan oyuna sağ içten büyük bir hareketlilik getirdi ve hatay'ın ısrarla bozmak istemediği savunma şeklini delmeye yönelik bir hücum agresifliği sergiledi.

    ancak hatayspor'un alan kapatmadaki odağı, mert hakan'ın içinde olduğu anlar hariç hiç bozulmadı. zaten selim ve gökhan yerine helder barbosa - adama traore'yi oyuna sokan ömer erdoğan, bu değişiklikleri kontralardan çok savunma temposu için yapmıştı. 10 dakika boyunca sonuç veren bu gidişat, lemos'un gölgesinde kalan diouf'un yerine daha mücadeleci fizikli olan mirkan aydın'ın girişiyle daha iyiye gidecek diye düşündürürken ribeiro'nun kırmızı kartı geldi. ama fenerbahçe adına değişen bir şey olmadı çünkü enner valencia gibi fiziksiz, forvetimsi bir oyuncunun santrfor oynaması sayesinde, hatay savunmasının kendi ceza sahasındaki üstünlüğü hiç tehdit görmedi. nitekim, bir süre sonra sackey'nin de kırmızı kart görmesiyle iyice gömülen hatay'a karşı frey gibi bir forveti oyuna sokup caner'le mert'le gökhan'la, hatta sosa'yla (trabzon'daki dönemi gibi) kenarlardan şişirme ihtimalinin deniz türüç'ün girişiyle ortadan kalkmasıyla, bu durumun değişmeyeceği tescillenmiş oldu.

    fenerbahçe adına göze çarpanlar:

    1) takımın çarpışma azmi yükselmiş; ikili mücadelelerde ve ortada kalan toplarda ciddi bir üstünlük söz konusu.

    2) geçen hafta dönen rize maçının aksine bu maçta gereken kişiler sahneye çıkamadı. çünkü "sezon genelindeki kaderini avrupai oyuncularından ziyade, yerel ruha sahip olan oyuncularının performansı belirleyecek gibi görünüyor" (bkz: #112861816), nitekim maçın kaderini yine yerel ruha sahip oyuncuların performansı belirledi.

    3) caner erkin ve gökhan gönül elbette kaliteli oyuncular ancak bu temposuzlukla 90 dk oynamaları zarar verecek, doğru anlarda doğru sürede sahada bulunurlarsa daha iyi olacak. birbirlerine duran toptan orta açacaklar diye bütün maç sahada tutmanın alemi yok.

    4) forvet ve kanat transferlerine değinmiyorum artık, herkesin malumu. umarım daha fazla gecikmeden gerçekten sağlam bir santrfor ve hızlı oyunda teknik işler yapabilen bir kanat-forvet gelir.

    hatayspor adına göze çarpanlar:

    1) savunma performansı aynen devam ediyor, takım halinde çok iyi alan kapattılar, bu sefer bir de ayağa paslarla oyunu çok güzel tuttular. isaac sackey bugün vites yükseltti, kırmızı kart görene kadar bu geçişken oyunun en önemli elemanı oldu.

    2) pablo santos geçen hafta kaldığı yerden (bkz: #113016385) devam ediyor.

    3) adama traore iki maçtır sonradan oyuna giriyor ve henüz net bir etkisini göremedik.

    uzun lafın kısası fenerbahçe'nin derbi öncesi moral olarak epey desteğe ihtiyacının doğduğu, hatayspor'un ise gerçek bir savunma takımı performansı sergileyerek sezonun devamı için uyandırdığı merakı büyüttüğü bir maç oldu.
53 entry daha

hesabın var mı? giriş yap