şükela:  tümü | bugün
85 entry daha
  • sözlükte nedense churchill'e, hegel'e atfedilmiş olan sözdür. oysa orijinali büyük olasılıkla joseph de maistre'nin "toute nation a le gouvernement qu'elle mérite." vecizesidir.

    maistre savoie dükalığı kökenli bir diplomattır. işin ilginç yanı, "toute nation a le gouvernement qu'elle mérite." diyen maistre'nin azılı bir monarşizm taraftarı olmasıdır. haliyle asıl sorulması gereken soru, fransızın fin de siecle olarak tanımlayabileceği, aydınlanmacılığın ve devrimin yükseliş döneminde, progresivizmin karşısında duran maistre'nin halkların kendi kaderlerini tayin edebilmelerini engelleyecek gerici sistemlerin avukatlığını yaparken o meşhur sözünü nasıl söyleyebildiğidir.

    bunun izahı da şu olabilir:

    maistre'ye göre tanrı her şeyin nedenidir. ilahi takdir doğanın modus operandisidir. varlıklar tanrı'nın kendilerine verdikleri doğaya göre hareket ederler lakin insan pek çok zaafları olan, aciz bir varlıktır. dolayısıyla, kitlelerin tepelerinde katolik bir yönetim olmalıdır ki bu yönetim bir tamirci işlevi görsün.

    öyle ki, maistre haçlı seferleri'ni de tamirat misyonları gibi yorumlar. hatta saraybosna üniversitesi'nden joseph j. kaminski'nin maistre ile günümüz islami fundamentalistlerinin retoriklerini birbiri ile kıyasladığı bir çalışması vardır. kaminski, ışid ve el kaide'nin retoriklerinin maistre ile ne kadar benzeştiğini analiz eder.

    21. yüzyılda, kalitesiz siyasetin doruklarında olunan bir dönemde, aklı başında bir insanın televizyonu açıp, gördüğü bir kravatlıya sinirlenmemesi zor olabilir. ancak "her millet layık olduğu şekilde yönetilir." gibi beylik laflar etmeden evvel bu lafları zamanında kimler hangi amaçla söylemişler bunları da irdelemekte fayda vardır.

    günümüz demokrasilerinin patolojilerle dolu olduğu aşikar iken, demokratik sistemlerin tek bir mutlak uygulanma biçimi olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. demokratik sistemler reforma açıktır.

    gelgelelim, "her millet layık olduğu şekilde yönetilir." aforizması felaketleri meşru kılmaktan, bireyi adil dünya inancına kurban etmekten öteye geçmez, ilerlemeci bir çözüm önerisi de sunmaz.
10 entry daha