şükela:  tümü | bugün sorunsallar (9)
20365 entry daha
  • dedikodu tanımını sorgulattınız lan bana. biri hakkında yorum yapmak dedikodu değildir arkadaşlar. eğer öyle olsaydı sözlükçe hepimiz dedikodu yapıyor olurduk. dedikodu dediğimiz şeyin kötü bir etki bırakmasının sebebi, biri hakkında konuşurken uydurma, abartı terimler kullanmak; onun duymak istemeyeceği ya da onun karşısındayken söylemeye cesaret edemeyeceğimiz şeyleri başkasıyla paylaşmak, aşağılamak, iftira atmak, yüzüne gülüp arkasından "şöyle böyle" demekten kaynaklanır.

    örneğin esra "ben burada kaos çıkaracak en son insanım" dediğinde barbaros'un "bunu bile kabullenmiyor" demesi dedikodu değildir. yorumdur, tepkidir.

    dedikodu dediğiniz berker'in sağa sola walison yarışmak istemiyormuş demesidir mesela. hatta bu sadece dedikodu değil aynı zamanda iftiradır da.

    size kalsa herkes dilini götüne soksun, sadece yarışsın, öyle mal gibi yemek yapıp gitsinler. e kardeşim insanın olduğu her yerde kaos vardır. hele bu formatta bir yarışmada insanların birbirleriyle tartışmaları kadar normal bir şey yok.

    biri sesini çıkarmasa sinsi, fikrini söylese manipülatör, sinirlense çirkef, geyik yapsa yavşak, ağlasa oscar adayı, gülse yılışık oluyor mına koyim.

    herkeste bir problem bulmak zorunda mısınız lan? çok bariz karakteristik sorunları olan insanlar yarışmada var. ama gidip adam tanya'ya bile kulisçi diyebiliyor. kadının ensesine bir tane şaplatsan korkup yarışmayı terk eder. ayyüce'ye bir kere sesini yükseltsen oturup ağlar. bu tipler maalesef her yerde var. "en aykırıyı ben söylemeliyim, ilgi çekmeliyim, popüler olmalıyım, farklı olmalıyım amına koyum!!!" diye diye gezerler ortalıkta. her şeyden mi şikayetçi olur bir insan amk. bir siki de beğenin.
10437 entry daha