şükela:  tümü | bugün
386 entry daha
  • galatasaray'ın moralli ve formda, fenerbahçe'nin ise moralsiz olsa da dirençli oynamasını beklediğim için çetin geçeceğini düşündüğüm maç.

    --- galatasaray ile başlarsak; normalden uzun sürecek bir sezonda takımların her maça farklı çıkma ihtimali fazla olduğu için tahminde bulunmak daha zor olacak, ama fatih terim'in iki haftadır test edip başarılı sonuçlar aldığı göbekte taylan-belhanda'lı, emre kılınç'ın sol iç-forvet arası mekik dokuduğu 4-1-4-1 ile 4-2-4 arası gidip gelen düzeni bozacağını zannetmiyorum. ancak bu başarılı sonuçların sebeplerini iyi düşünmek gerekiyor; gaziantep ve başakşehir maçlarındaki ortak noktaları ele alalım:

    1) rakiplerin orta saha yumuşaklığı: gaziantep'in göbeğinde güray-maxim ikilisi oynadı, pres ve mücadele konularında hiçbir çaba sarfetmeyen bu ikiliyi kolay aşan gs, göbekteki yumuşaklığı telafi etmek adına stoperlerini öne çıkarmak zorunda kalan gaziantep'in savunmasını çok kolay aşmıştı: (bkz: #112908952). bir hafta sonra yine benzer şekilde, başakşehir göbekte mahmut'un yanında, pozisyon takibi ve takım önde basarken yardım etme konularında hiçbir şey yapamayan aleksic'le başlamış, golü yiyince takım iyice geniş alanda oynamaya başlamış, riski arttırıp mahmut'u çıkarıp irfan can - aleksic göbeğiyle maçı bitirmişti: (bkz: #113269122) --- ama fenerbahçe böyle bir göbekle çıkmayacak muhtemelen, luiz gustavo'nun yanına yine ciğerci - ozan gibi oyuncular koyup dirençli başlayacaktır, arkalarında lemos gibi sert oynayabilen, zanka gibi fiziken sağlam durabilen (veya tisserand gibi süratli ve mücadeleci) stoperler oynayacak. üstelik, fenerbahçe'nin son hafta hatay'a karşı gösterdiği çarpışma azmi de üst seviyeydi. yani gs'nin bu konuda işi son 2 haftadan çok daha zor olacak.

    2) erken penaltılarla öne geçme: gs iki maça da psikolojik olarak önde başlamış oldu, rakiplerin başlangıç planı çok erken değişmek zorunda kaldı. eğer gs bu iki haftada duran topla değil de akan oyunda erkenden öne geçseydi, bu madde elbette geçersiz olurdu --- bu maçta da benzer şeyler olmadıkça, dirençli bir fb karşısında akan oyunda erkenden öne geçme ihtimali elbette daha az olacak.

    o yüzden galatasaray'ın oyun planı, geçen iki haftadaki dikine pas oyunundan biraz uzaklaşabilir. çünkü dikine oynanmaya çalışılırsa, fb'nin efora dayalı çıkacağını düşündüğüm orta saha ve savunması karşısında fırsat yakalamak adına hızlı hücum etmek isteyebilir, ancak çabuk çoğalamayıp işi mecburen az kişiyle hücum etmeye döndürmek zorunda kalabilirler. böyle düşünülürse, topu daha fazla dolaştırmaya yönelik bir kurguyla başlayabilirler.

    tabii topu dolaştırmanın da bir riski var; o da fenerbahçe'nin pres yaparken sizi yöneltmek isteyeceği alanlar. muhtemelen fb bu konuda gs'yi en çok sağdan (luyindama-omar-feghouli) oyun kurmaya zorlayacaktır, eğer olay luyindama'yı mecbur bırakacak bir hale gelirse, taylan'ın her zamanki gibi iki stoper arasından ziyade sağ stopere geleceğini, omar'ın öne çıkıp genişlik katacağını, feghouli'nin ise savunma arkasına (caner) sızacak koşularla top isteyeceğini düşünüyorum (bana göre mantıklı olan). çünkü taylan antalyalı'nın savunma önündeyken nerede baskı yer, topu nerede daha rahat kullanır konularında çok gelişmiş bir güdüsü yok, topu ayağına aldığında da bir regista inceliğine sahip değil. ama taylan'ın şöyle bir artısı var; o da topu hiç gevelemeden doğru kullanabiliyor, yani erzurumspor'da ikinci-üçüncü bölge bağlantısını kurarken parlamasını sağlayan bu özelliğini bir bölge geriye taşımayı (en azından ciddi bir baskı yemediği son iki haftada) başarmış göründü. esas sınavı bu maç olacak, fb mutlaka kendisini rahatsız etmeye çalışacaktır. işte bu anlarda gs'yi uzun topa zorlamamak adına younes belhanda'nın çok kritik bir rolü olacak, çünkü fb'nin sol stoperindeki lemos hava toplarını armut gibi toplayacak muhtemelen. yani taylan 60 metre uzun top atacağına, belhanda 30 metrelik daha net hedef paslar atsın mesela.

    bu işin kolaycı çözüm kısmı tabii, yoksa marcao tarafından gs'nin aşırı sorun yaşayacağını düşünmüyorum, esas olay marcao'dan ziyade, ondan pası alacak kişi. o yüzden, henüz iyileşmeyen saracchi'nin yerine oynama ihtimali yüksek olan martin linnes'in ne yapacağını merak ediyorum; saracchi arda'nın arkasını kollamaktan hücuma çok nadir katılıyordu, üstüne bir de kenardan oyun kurmaya uygun stilde değildi, ama linnes hem ters ayaklı hem de paslaşarak ilerleyebilen bir bek, mutlaka gs'nin soldan oyun kuruşuna daha iyi katkı verecektir. bu, aynı zamanda sol iç/forvet gibi oynayan emre kılınç'ın da performansına olumlu etki edecektir. emre'nin iki haftadır göbekte yumuşak kalan rakiplere karşı forvet arkasında topla buluştuğu anlar olsa da, esas görevi bundan ziyade ön bölgenin hamallığını yapmak; ya arda'nın merkeze/sol içe geldiği anlarda solda doğan boşluğa fırlıyor (çare tisserand?), ya da önde top kapma ihtimali doğduğunda prese koşuyor. fatih terim'in onu bu maçta (gustavo-ciğerci-ozan vs oynarsa) daha çok bu şekilde kullanacağını düşünüyorum. özellikle fb beklerini ileri çıkardığı anlarda emre'yi bol bol arkaya sarkarken izleyebiliriz. onu besleyecek kişilerden biri de, içe katederek oynayacak bir sofiane feghouli olabilir.

    tabii sol bek için son hajduk maçında epey iyi görünen emre taşdemir ihtimali de var, linnes'ten ziyade saracchi'ye daha benzer tarzda olan emre oynarsa, o zaman oyun planı yine son iki lig maçına daha çok benzer.

    fatih terim'in işleyen çarkı bozmamak adına başlangıç kurgusunun herhangi bir sürprize kapalı şekilde bunlar olacağını düşünüyorum. elinde alternatifler var, ve oyuna sokabileceği bu oyuncular illa ki direnç katıyor takıma. o yüzden diagne, babel, donk gibi oghenekaro etebo'nun da ilk etapta 11 çıkmak yerine ikinci yarı dahil edileceğini düşünüyorum; etebo'yla başlanırsa şaşırırım; fatih terim maça fizik mücadele ile başlamaz bence.

    yalnız şu da var; son iki lig maçında da en erken yorulanlardan biri olan feghouli'yi fatih terim hajduk maçında 88 dk sahada tuttu, eğer kendisini bu maçta yedek olarak düşünüyor ve emre kılınç'ı sağda oynatmak istiyorsa, o zaman etebo 11'de başlar elbet. yine de bu ihtimali düşük görüyorum, feghouli yorgun olsa bile, fatih terim en azından maç formu yakalamış ve hajduk maçında dinlendirilmiş bir arda'ya güvenerek ikisini birden sahaya süreceğini düşünüyorum.

    --- fenerbahçe ile devam edersek; yeni transferler sonrası henüz oturmuş bir düzen olmadığı için bu maça nasıl çıkacaklarını kestirmek güç, ama en azından erol bulut'un herkesin eleştirdiği orta göbek kurgusunu fazla bozmadan yine 4-2-3-1'e yakın şekilde çıkacağını düşünüyorum, özellikle gs'nin maça teknik bir ağırlık koymak isteyeceğini düşünürsek, fb bu üstünlüğü ancak fizik-tempoyla ele geçirebilir. çünkü teknik bir üstünlük kurmak istese, geride gustavo'nun yanına koyabileceği jose sosa dinamik oynamayacağı için, taylan-belhanda-e.kılınç-oynarsa etebo gibi dinamik oyuncular karşısında fb topu istediği kadar yönlendiremeyecek, üstüne bir de savunma zaafları gösterecektir. üstelik, gs'yi, taylan'ın paslaşmalara dahil olmak için öne çıkıp arkasını boşalttığı anlarda yakalayabilmek adına, gs'nin pas örgülerini ikinci bölgede kırmak ancak savaşçı bir orta saha kurgusuyla mümkün.

    o yüzden bence fb'de esas soru işareti kısım forvet:

    1) yine hatay maçı gibi önde enner valencia'yla 4-6-0'a çalan şekilde başlanırsa şaşırmam, böyle çıkılırsa gs'yi ilk yarı yorup ikinci yarı vurma planı var demektir. ancak bu plan; fb'nin ön üçlüsünde hem savunma arkasına sızacak, hem de geçişlerde topu doğru kullanacak elemanlar gerektireceği için sekteye uğrayacaktır. çünkü valencia da, thiam da topu 15-20 metre önüne atacağınız elemanlar değiller, dinamik ve anlık patlamalarla boşa kaçsalar da topu hep ayağına isteyen tipte forvetler, ama bu topları da çok iyi kullanamıyorlar, yani rakip sahada top dolaştırırken topu onlara verip doğru kullanmalarını da bekleyemezsiniz. üstüne bir de beklerde gökhan-caner gibi fırlamayan, denge bozucu koşular yapmayan oyuncular olursa, o zaman fb'nin delici hücumlar yapma şansı iyice azalır. o yüzden eğer valencia'lı düzen düşünülüyorsa, geçişlerde topu daha iyi kullanan ferdi'nin yanı sıra, sağ kanatta thiam yerine sinan gümüş gibi dinamik olmasa da geçiş anlarında daha doğru pozisyon alıp topu nispeten daha iyi kullanabilen, top ayağındayken anlık patlamalarla ilginç işler yapabilen birinin oynaması gerektiğini düşünüyorum. önliberoların önünde / üçüncü bölgede ise, tempolu hücumun köprüsü görevi görmeye en uygun oyuncu; sosa'dan ziyade geçiş hücumlarına daha uygun olan mert hakan yandaş bence.

    (ara not: daha yeni geldi ama, mbwana samatta olur da bir şekilde 11 başlarsa en verimli olacağı düzen bu olur.)

    2) yok; michael frey'le başlayacağım diyorsa, o zaman önliberolar ile forvetin arasına jose sosa'yı koymak çok mantıklı olur. sosa, geride oyun kurucu gibi oynamaktan ziyade, frey gibi bir forvetin arkasında hatlar arasında topla buluştuğunda, çok adamla rakip sahaya yığılınan anlarda çabuk düşünüp topun yine rakip sahada kalmasını sağlayacak tipte biri. yani frey'li plan geçerliyse; gökhan ve caner gibi temposuz beklerin sürekli geri koşmasını engelleyebilecek en mantıklı kurgu sosa ile olur.

    kısacası ilki daha tempolu, ikincisi daha çok sete yakın olan bu iki seçeneği tek görselde betimlemek gerekirse: link --- bu iki kurgu da başlangıç planı olabilir, erol bulut'a kalmış. 5 oyuncu değişikliği + geniş kadro düşünüldüğünde, maçın gerektirdiği her an birinden birine kolayca geçilebilir.

    ha, olur da öne 3 tempolu hücumcu koyayım (valencia-samatta-thiam), arkalarına sosa'yı koyayım gibi bir düşünce varsa, o zaman takım boyunun epey kısa tutulması gereken kompakt bir oyun gerekecek, bu durumda da fb'nin tüm planı gs'nin arkasında açık alanlar bulmaya dayalı olacak diyebiliriz. ama tekrar söylemek gerekirse, valencia ve thiam'ın top kullanma becerisi/beceriksizliğine fazla bağımlı bir hale gelinecek. yani sosa belki güzel besleyecek, ama bu iki eleman o topları ne kadar verimli kullanacak, bence soru işareti. sonuçta mbwana samatta tempolu oyuna uygun bir forvet, ama bu tempoyu takımdan bağımsız yapması mümkün olmayan biri. yani geri yaslanan bir takımda at topu önüne 40-50 metre kendi götürsün, veya rakip gömüldüğünde gel kilit çöz diyemezsiniz. en çok, rakip sahada hızlı çoğalan tempolu bir takımda faydalı olur. o yüzden hızlı oyunda topu doğru kullanabilen mert hakan, ferdi gibi elemanlarla oynaması daha isabetli olur gibime geliyor.

    yine de; erol bulut'un bu beklerle hücum temposu yakalaması mümkün olmayacağı için, 4'lü savunma çıkılacaksa arkaya adam kaçırma tehlikesini yaşamamak adına bekleri sürekli öne çıkartacağını düşünmüyorum. bu da ön tarafta mecburen tempolu elemanları gerektireceği için, birinci tercihin ağır basacağını düşünüyorum.

    tabii erol bulut'un gerçek bir metodik futbol temsilcisi olarak sürpriz bir kurguyla çıkma / hamle yapma ihtimalini de cepte tutuyorum. aklıma ilk gelen, (novak'ın sol stoper oynaması gibi bir fanteziye kaçmayacağını umarak) doğrudan 3 stoperle (tisserand-zanka-lemos) geniş yayılıp, öne fazla adamla çıkmaya dayalı bir 3-5-2. tabii bu tip bir düzen beklere yine hücum temposu katmaz, ama en azından teoride arkalarını düşünmeden daha rahat hücuma çıkmalarını sağlar. peki pratikte?

    bunu denedikleri hazırlık maçında (karagümrük) göze en çok çarpan; stoperlerin oyuna yeterince katkı vermemesi, takımın geri kalanının fazlaca ileri açılmasıyla bütün olayın uzun toplara dönüşmesi, ama buna karşılık rakip geriye çekildiği için savunma arkasına sarkma imkanının da kalmayışıydı. o yüzden bir süre sonra bu düzen, ozan-mert ikilisinin hücumda kenarlara açılıp, beklerin fazla ileri çıkmadan oynadığı bir hale dönüştü. bu durum da, göbekte gustavo'nun kocaman bir alan içinde tek kalmasına sebep olmuştu. ancak şimdi bu düzende oynanacak olursa, serdar-sadık yerine lemos-tisserand gibi topu daha iyi kullanan stoperlerin oynayacağını düşünürsek bu kopukluk daha az yaşanacaktır.

    tabii bu şekilde çıkılırsa, o zaman ferdi, sosa gibi elemanlardan feragat etmeniz gerekecek, çünkü hızlı çıkılmak istenen hücumlarda ön taraf için valencia-thiam veya samatta'dan başka seçenek yok (garry'yi yok sayıyorum artık), aynı zamanda yine hızlı çıktığınız oyunda en az 40-50 metre deparla hücum pozisyonuna geçebilmeniz, geçtiğinizde de yine topu hızlı oynamanız gerekiyor. bunların üstüne bir de, ön alanda kaybedilecek topları hemen geri kazanmanız, en azından pres yapıp rakibinizin topu arkanızda bıraktığınız boşluklara oynamasını engellemeniz gerekiyor. o yüzden merkezde ofans-defans dengesi açısından bunlara en uygun ikili ozan-mert olur --- yani şu: link

    fenerbahçe hakkında daha pek çok ihtimal mevcut, çünkü galatasaray gibi oturmuş bir düzeni yok henüz. bunların hepsinin dışında bir şekilde de oynayabilirler.

    --- psikolojik olarak:

    1) galatasaray iki haftadır aldığı sonuçlarla, fenerbahçe'nin transfer döneminde yakaladığı üstünlüğü kırdı. ancak yine de havaya girdiklerini zannetmiyorum, mutlaka akıllı oynayacaklardır.

    2) fenerbahçe transfer döneminde yakaladığı havayı iki haftadır oynadığı oyunla kısmış vaziyette. hücum beceri ortalamasını hala yükseltemedikleri bir ortamda böyle bir derbiye çıkarken gergin olacaklarını düşünüyorum.

    3) o yüzden fb, gs'nin oyununu bozmak isteyen taraf olacaktır; bunu da, son iki haftadır düşen moraller sebebiyle agresif yapacaklarını düşünüyorum, gs bu sertliğe ortak olmak isterse gerilimli bir maç olabilir.

    --- bunların ışığında olabilecekler:

    1) gs'nin teknik, fb'nin fizik üstünlük kurmak isteyeceği bir ortamda maç ortada geçebilir, bireysel hatalarla doğabilecek hücumlar haricinde maçta iki taraftan da ilk etapta organizasyonel bir hücum zenginliği beklemiyorum.

    2) oyun kitlenirse, düğümlenen bir maçı gs adına bireysel yetenekler, fb adına ise duran toplar çözebilir gibi görünüyor.

    3) gergin olan taraf fb olacağı için, futbol şansı denen olay sanki gs'ye daha yakın işler gibi görünüyor. yani fb maçta yapacağı ilk birkaç hamlesinde aceleci/fazla agresif davranıp sonuç alamayınca disiplinden yavaş yavaş kopabilir, gs ise sakin davranıp sabrının ödülünü alabilir.

    her şeye rağmen bu bir derbi ve tüm bu yazdıklarımı boşa çıkarması pek muhtemel, tek dileğim saçma sapan şeylerin futbolun önüne geçmeyeceği zevkli bir maç olması.

    edit: 11'ler belli olmuş: link
1237 entry daha