şükela:  tümü | bugün
36 entry daha
  • 1987 yapımı bir wim wenders filmi. melek olmaktan sıkılan demial (bruno ganz), bütün acılara rağmen, ruhani olarak değil gerçekten bir şeyler hissetmek için insan olmayı istemektedir ve bunu şu şekilde dile getirir;
    ...
    kağıt oynanan bir masaya oturmak, selamlanmak. bir baş işareti yeter. şimdiye kadar katılmış olsak da göstermelikti. aslında geceleri boks maçlarına göstermelik olarak katıldık. sonra göstermelik olarak balık tuttuk. sofralarda göstermelik olarak oturduk. orada yedik içtik ama göstermelikti. kuzular kızarttık ve şarapları beklettik. dışarıda çöl çadırının yanında hepsi göstermelik. hemen bir çocuk yapıp ağaç dikmek istiyorum demiyorum. ama uzun bir günden sonra philip marlowe gibi eve gelip, kediyi beslemek güzel olurdu... ateşinin çıkması, gazeteden parmaklarının boyanması, sadece ruhsal olarak değil, gerçek bir yemekle beslenmek. bir boyun veya bir kulak çizgisinden etkilenmek. yalan söylemek, istediğin kadar...

    1998 yapımı city of angels bu filmin tekrar çekimidir ve amerikan sineması yine ticarethane olarak çalışıp orjinalindeki gibi insana şiir tadında bir film sunmayı amaç edinmemiştir. der himmel uber berlin ise, sadece göze değil kulağa da hitap ederek, 2 saatlik zaman dilimini gözlerimizi kırpmadan seyretmemizi sağlar. filmde insanı alıp götüren o kadar fazla düşünce var ki, acı, keder, mutluluk, kaybetmek, kazanmak, savaşlar, nezaket, göz yaşı, hayal etmek, ve en önemlisi hiçbir şey bilmeden yaşayarak öğrenmek...
    film, demial melek olduğu süre boyunca siyah-beyazken, insan olduktan sonra renkli devam ediyor. berlin in sokaklarında gezerken bir yerde, karlıkayın ormanı nın çalması da mükemmel düşünülmüş bir sahne, yeni insan olmuş bir meleğin, aşkı için hiç bilmediği duygular içindeyken hissettiklerini tam onikiden vurarak anlatıyor bize. ayrıca düşüncelerini okuyabildiği bir türk kadının da o anda hissettiği şeyler de hayli dikkat çekici. der himmel über berlin 1987 cannes de en iyi yönetmen ödülünün yanında 3 tane daha en iyi yönetmen ve en iyi alman filmi ödülünü almış bir film. ingilizceye wings of desire olarak çevrilmiş.

    gerçek aşkı kovalamış bir kadın olan marion dan (solveig dommartin) etkileyici bir replik;
    -bir kez olsun ciddi olmalı. çok yanlızdım ama hiç tek başıma yaşamadım. biriyle olduğumda genelde memnundum ama bunu hep bir tesadüf sandım, bu insanlar benim ailemdi ama başkaları da olabilirdi. neden o kahverengi gözleri olan kardeşimdi de şu karşıda öylece duran yeşil gözlü adam değil? taksi şöforünün kızı benim arkadaşımdı ama yerine kollarımı bir atın boynuna da dolayabilirdim öyle değil mi? bir erkekle birlikteydim hatta aşıktım ama onu aniden terk edip o anda sokakta karşıdan gelen yabancı bir erkekle de kaçabilirdim.
    bana ister bak ister bakma, ister elini ver ister verme. hayır bana elini verme, bakışlarını uzaklaştır. sanırım bugün yeni ay var, gece pek sakin değil ama şehirde hiç kan akmayacak. ben hiç kimseyle oynamadım, buna rağmen hiçbir zaman gözlerimi açıp şöyle demedim; işte şimdi ciddi. nihayet ciddileşiyor.
    böylece yaşlandım işte. yalnız ve ciddi değildiler, zaten zaman ciddiyetsizdir, hiç yalnız kalmadım, ne tek başınayken ne de biriyle birlikteyken. aslında artık yalnız olmak isterdim, çünkü yalnızlık şu demektir; artık bir bütün. artık bunu söyleyebilirim, işte bu gece ben de nihayet yalnızım. tesadüfler artık bitmeli. karar vermenin yeni ayı. yazgı diye bir şey var mı bilmiyorum ama karar vermek diye bir şey var, karar ver. bak bir zamanız şimdi, sadece bütün şehir değil bütün dünya bizim bu önemli kararımıza katılıyor. ikimiz iki kişi olmaktan da öteyiz, bir şeyleri oluşturuyoruz. seninle halkın yerinde oturuyoruz ve bütün meydan bizimle aynı dilekleri paylaşan bir sürü insanla dolu. oyunun kurallarını biz belirliyoruz. ama şimdi sıra sende, oyun sende, ya şimdi ya da asla. bana ihtiyacın var, bana ihtiyacın olacak. ikimizin hikayesinden daha büyük bir hikaye, erkeğin ve kadının hikayesi, bu devlerin hikayesi olacak. bu görünmez ama aktarılabilen yeni bir neslin hikayesi. bak, gözlerime bak onlar zorunluluğun resmidir. burdakilerin geleceğinin resmi. dün gece rüyamda o yabancıyı gördüm. yani kocamı, ben bir tek onunla yalnız olabilirim, ona karşı açık olabilirim, alabildiğine açık sadece onun için. bütün olarak içime alabiliyordum onu, onu paylaşılan sadetin labirentiyle sarmalayabilirdum. biliyorum o sensin...

    ve son olarak, bruno nun melek olmasının kaynağı; kadın ve erkeğe hayret etmek beni insan yaptı
100 entry daha