şükela:  tümü | bugün
178 entry daha
  • abd'nın ve dünyanın kaderine karar verecek münazaraların ilkiyken trump tarafından büyük harfle yazılan bir twitter flood'ına dönüştürülen ve biden'ın da küçük harflerle ve kafa sallayan emojilerle abd'nin i. melih gökçek'i ile mücadele etmeye çalıştığı foxwitter flood'u.

    özetle;
    önceki entry'e ek olarak
    trump şunları söyledi:
    - ırkçı hassasiyeti eğitimlerini sonlandırdığı ile alakalı soruya yıllardır amerikan eğitim sisteminde abd'nin ırkçı bir ülke olduğunun öğretildiğini ve bunu değiştirmek istediğini, kanun ve düzeni savunduğunu* ve biden'ın aşırı solcu arkadaşlarını kızdırmamak için bunu savunamayacağını, biden'ın ferguson ve baltimore olayları sırasında başkan yardımcısı olduğunu söyledi.
    - biden'ın oğlu hunter biden'ın moskova belediye başkanından 3.5 milyon dolar aldığını, kokain kullanımı nedeniyle ordudan atıldığını, 10 yıl kadar iş bulamadığını ve biden başkan yardımcısı olduktan sonra iş bulabildiğini, hunter biden'ın ukrayna, çin ve moskova'da bir servet elde ettiğini söyledi.
    - temiz havaya sahip bir amerika istediğini ve başkanlığı döneminde abd'de en düşük karbon emisyonu oranına ulaşıldığını, 1 milyar ağaç projesi adlı bir projeleri olduğunu(bkz: başbakanlığım döneminde 3 milyar ağaç diktik), ormanların zemininde yapraktan bir örtü olduğunu ve bir sigara ile bir orman yangını çıkarılabileceğini, avrupa'da ormanlarla kaplı şehirler olduğunu, bu ormanlardaki ağaçların kaliforniyadaki ormanlardaki ağaçlardan daha yanıcı olduğu halde bu ormanların korunabildiğini***, abd'deki orman işletme müdürlerinin bu yangınlardan dolayı suçlu olduğunu*, biden'ın planının amerika'ya 100 milyon dolara (sonra trump biden'a sen 100 milyar dolar dedin, hayır değil, 100 trilyon dolara mal olacak dedi) mal olacağını, biden'ın trump'ın kendi planı olan yeni yeşil planı desteklememesinin aşırı solcuları kızdırabileceğini, porto riko'daki kasırgaya nükleer bomba atmak hakkında bir şey söylemediğini(*) söyledi.
    - kendi yönetiminde abd'de 3 kat daha fazla araba satışı olduğunu iddaa etti.
    - biden'ın orduya "aptal hergeleler." dediğini iddaa etti.
    - crooked hillary clinton* tabirini yine kullandı.
    - mektup ile oylama* sistemi ile oyların aylarca sayılamayacağını, trump'a verilen bazı oyların nehirlere atıldığını, bazılarının ise kağıt çöpü poşetlerinde bulunduğunu, merkezlere gidilip yapılan oylamaya güvendiğini ama bu sisteme güvenmediğini söyledi.
    - moderatörün "beyaz üstünlükçüleri kınıyor musunuz?" sorusuna "onlara ne dememi istiyorsunuz, bana bir kelime, cümle söyleyin, kimi kınamamı istiyorsunuz? proud boys geri çekilin ve hazır olun fakat size şunu söyleyeyim... birinin anti-fa ve sol hakkında bir şey yapması lazım. çünkü bu bir sağcı sorunu değil, bu bir solcu sorunu." dedi. biden bunun üzerine "anti-fa bir fikirdir. bir örgüt değildir. fbi müdürü böyle söyledi." dedi. trump ise "anti-fa bir fikir değildir. anti-fa kötüdür. anti-fa tehlikeli, radikal bir örgüttür." şeklinde abd'de uyku saati geçmiş çocuklara hitap etti. bu arada bu kısımda trump'ın "proud boys, geri çekilin ve hazır olun." demesi proud boys yani gururlu çocuklar tarafından sevinçle karşılandı. "trump basitçe onların gidip canına okumamızı söyledi. bu beni çok mutlu etti.", "trump, proud boys'a hazır olmasını söyledi çünkü birinin anti-fa ile uğraşması gerekiyor. peki efendim. biz hazırız." gibi mesajları twitter'da alıntılayan joe biden "bu. bu donald trump'ın amerikası." mesajına bu alıntıda yer verdi.(kaynak). hatta proud boys grubunun logosunun bundan sonra şu olacağını proud boys kendi aralarında paylaşarak kendilerine askermiş gibi hitap eden donald trump'ın sloganını logolaştırdı. yani foxwitter flood'u olarak sona eren münazara proud boys forumlarındaki mesajlara twitter'dan cevap veren biden ile yoluna devam ediyor. ayrıca trump'ın bu sözlerinden dolayı solcuların ve siyahilerin oldukça öfkeleneceğini tahmin etmek için alim olmaya gerek yok gibi gözüküyor.

    biden ise şunları söyledi:
    - trump'ın ülkeyi resesyona soktuğunu iddaa etti.
    - trump'ın putin'in kuklası olduğunu ve rusya tarafından amerikan askerlerinin başına ödül konulmasına seyirci kaldığını söyledi.
    - trump'ın ordudan bahsederken onlara ezikler, enayiler dediğini, beau biden'ın ezik olmadığını, vatansever olduğunu, ırak'ta savaştığını, bronz yıldız madalyası aldığını, ırak'ta savaşanların birer kahraman olduğunu, hunter biden hakkında trump'ın sözlerine ise (seyircilere dönerek) "benim oğlumun evinizdeki diğer herkes gibi bir uyuşturucu problemi vardı. fazla uyuşturucu kullanıyordu. bunu düzeltti. bunun hakkında uğraşıyor ve onunla gurur duyuyorum. o kimseye on milyonlarca dolar vermedi. bu tamamiyle yalanlandı." dedi. bu kısım biden'ın başını oldukça ağrıtacak gibi gözüküyor.
    - yeşil enerjiyi daha ucuza getireceğini, petrol rafinerilerine izin vermeyeceğini, yönetiminde paris iklim antlaşmasının imzalanacağını, sadece abd'deki ormanların değil, brezilya'daki yağmur ormanlarının da yandığını, trump'ın yeni yeşil planı'nı değil biden planı'nı desteklediğini, trump'ın porto riko'daki kasırgaya nükleer bomba atmak istediğini söyledi.
    - mektupla oylama konusunda trump'ın yaptığı suçlamalara trump'ın atadığı fbi müdürünün karşı çıktığını, trump'ın oylama sonuçlarını kabul edip etmeyeceğinden emin olmadığını, amerikan halkının trump'ı seçerse 4 yıl daha bu yalanlara katlanacağını, trump'ın oylama sonuçlarından korktuğunu*, ordunun yıllardır mektupla oylama yaptığını, seçimin sonucunu ne olursa olsun destekleyeceğini, hem cumhuriyetçilerin hem de demokratların başkanı olacağını, trump'ın ise (bu kısımda trump tarafından lafı bölündü ama) sadece cumhuriyetçilerin başkanı olacağını söyledi. trump ise şeffaf bir oy sayımını istediğini ve biden'ın da bunu isteyeceğini düşündüğünü söyledi.
    - biden, trump'ın eski danışmanının "protestolar, kaos ve şiddet trump'a yardımcı oluyor." dediğini iddaa etti ve trump bunun üzerine "kim?**" diye sorunca biden "kellyanne conway." cevabını verdi. trump ise "onun böyle bir şey söylediğini sanmıyorum." diye iddaayı yalanladı (**).

    son olarak ilk 10 dakikayı ntv'nin simultane çevirisinden izledim ve nefret ettim. arkadaki orijinal sesi kıssalardı çeviriyi belki sevebilirdim ama kısılmadığı için ntv'deki çeviriyle orijinal ses arasındaki uyumsuzluklar nedeniyle çevirideki yanlışlıklara sinir olmak durumunda kaldım. hızlı konuşulan bir münazara ortamına uygun bir çeviri yapılmadı ve önemli olan birçok kısım çevrilmedi. zaten dayanamayarak daha sonra münazarayı ingilizce izlemeye başladım. daha sonra entry'i yazarken habertürk'ün çevirisinin tekrarını izlemeye çalıştım ama ntv'den daha iyi bir çeviri sunmalarına rağmen ntv'deki gibi eksik çeviri sorunları ve yanlış çevirilere şahit oldum. oradan kaynaklanan bir karışıklık konusunda uyardığı için dikis tutmaz sabri'ye teşekkürler.
    bir de iki erkeğin ve bir erkek moderatörün olduğu bir münazarayı neden habertürk ve ntv'de bir kadın ve bir erkek simultane çevirmen çeviriyor? bir ince sesli, bir kalın sesli erkek bu çeviriyi çok rahatlıkla yapabilirdi.
    edit: yazım yanlışları ve anlatım bozuklukları düzeltildi. bazı eklemeler yapıldı.
102 entry daha