şükela:  tümü | bugün
4845 entry daha
  • kadınların ve erkeklerin beklentileri farklıdır. kadınlar zaman zaman tersini iddia etse de piç tercih ederken, erkeğin uçta bir kadını neden tercih etmediğini çeşitli istatistikler üstünden anlatmaya çalışayım.

    şu araştırmada bir anket yapılıyor hem erkek hem kadınlara kaç partnerle olursanız güven duymazdınız diye soruluyor. sonuçlar ilginç:

    -sizden önce 2 partneri olan kişiye uzun ilişkide güvenir misiniz? sorusuna yorum yapmaları isteniyor:
    erkekler %80 olumlu bakarken, kadınların %62si olumlu bakmış. yorumlara göre; erkekler bakire istemiyor ama çok ilişkiye sıcak bakmıyorlar. kadınlarsa az ilişki yaşayan erkekleri itici, tecrübesiz buluyor.
    -aynı soru 40 partner fazlası için sorulduğunda;
    erkekler %14 oranıyla güvenmediklerini ve o kadınla uzun ilişki düşünmediklerini belirtmiş, kadınlarda ise bu oran 2,5 kat artmış ve %32i bulmuş. yorum olarak çoğu kadın o erkeklerin çok çekici, istenen, macerasever, yüksek statülü olduğunu belirtmiş. hatta elde edemeyeceklerinden dolayı endişe duyduklarını, o yüzden istemediklerini belirtmiş. özetle bir taraf itici bulduğu için, diğer taraf çekici bulduğu için istememiş.

    yine avrupa'da yapılan bir araştırmada "her 2 taraf için de" 2 kişiyle seks muhafazakar tutumu sergilediği savunulurken, 11-16 arası arası ilişki geçmişi olan kişilere güven duyulmadığı belirtilmiş. medeniyetin beşiği olan avrupa ülkelerinin ortalamasının 6.2 olduğunu görüyoruz.

    bir diğer araştırmada ise ilk seviştiği insanla evlenen çiftler verilmiş. erkeklerde oran maksimum %50'i görürken, kadınlarda %80lere yakın. ilginç şekilde feminizm öncesi 1920-1940 arasında hızla düşmüş, 1960-1980 arasında doğum kontrol ve özgürlükçü hamlelerle erkeklere oranla daha fazla artış göstermiş. yani doğa bir şekilde kendini dengelemiş. bu da yine doğum kontrol yöntemlerine rağmen kadınların daha seçici olduklarını ve cinselliği erkeğe göre daha az rastgele yaşadıklarını görüyoruz. erkeklerinse neredeyse yarısı karısından önce seks yapmış.

    aynı araştırmaya göre geçmişte çok partneri olan kadınların erkeklere göre daha mutsuz oldukları görülmüş. örneğin 6-10 partner geçmişi olan kadınlarda mutluluk oranı %50'lere vururken, erkeklerde %65 düzeyinde ve ilginci erkeklerdeki azalma oldukça yavaş seyrediyor. buradan da kadınların çok ilişki yaşadığında mutsuzlaştığını, erkeklerinse daha az etkilendiğini belirtebiliriz. şuradaki referansta ise amerika'da boşanma oranları verilmiş, boşanma davalarının %66sı kadınlar tarafından açılıyormuş ve meslek gruplarına baktığınızda kadınların genellikle dansçı, bar çalışanı, mesaj terapisti gibi gece yaşamı olan ve cinsellik ihtimalinin yoğun kişilerde karşılaşıldığı görülebilir. ilginçtir aşağılarda doktor, mühendis gibi elit meslekler göze çarpmaktadır ki istatistikler ortalama iqnun üstündeki eşlerin daha az boşandığını belirtilmiş. üstteki verilerle uyumlu olarak 25 yaşından sonra evlenen bireylerin daha uyumlu olduğu, önceden evlenen kişilerin daha çabuk boşandığı belirtilmiş. zeki kadınların daha bağlı ve güvenilir olduklarını eski bir yazımda bahsetmiştim:
    (bkz: sözlükteki zeki kadınların kaşar olması/@karanlikruya)

    bu arada hiç çevirmeden şu istatistiği vereyim, linç edecekseniz istatistiksel çalışmayı yapanları edin:
    --- spoiler ---
    59. your sexual history.
    women who lost their virginity as a teenager are more than twice as likely to get divorced in the first 5 years of marriage than women who waited until age 18 or older.

    60. a 2011 study at the university of iowa found that for both men and women, the loss of virginity before age 18 was correlated with a greater number of occurrences of divorce within the first 10 years of marriage.

    61. when compared to women who began sexual activity in their early 20s, girls who initiated sexual activity at ages 13 or 14 were less than half as likely to be in stable marriages in their 30s. – (in this study a stable marriage was defined as a marriage of over five years).

    referans: https://www.wf-lawyers.com/…e-statistics-and-facts/
    --- spoiler ---

    59. ergen yaşlarda bekaretini kaybeden kadınlar, 18+ sonrası bekaretini kaybeden kadınlara göre 2 kat daha fazla boşanma oranına sahiptir.
    60. iowa üniversitesinde yapılan araştırmaya göre 18 yaşından önce bekaretini kaybeden kadınlarda evliliğin ilk 10 yılındaki boşanma oranları oldukça yüksektir.
    61. 20li yaşlarda cinsel yaşamı başlayanlarla 13-14 civarında cinsellik yaşayan kadınlar kıyaslandığında, 13-14 yaşında başlayanların evliliklerinin stabil sürme ihtimal yarı yarıya azdır.

    bazılarının hoşuna gitmeyebilir ama erkek ve kadın cinselliği farklı kavramlardır. bu erkeğin baskısı yüzünden olmuyor, kadının cinsellik sonucundaki zihin yapılanmasının farklılığı yüzünden gerçekleşiyor. neden böyle oluyor? bazı açıklamalar mevcut, şöyle ki:

    işin biyolojik boyutuna baktığımızda dr. david buss, kitabında kadınların risklerinin yüksek olduğunu anlatır. yani seks sonrası kadının 9 aylık bebek taşıma maliyeti mevcuttur, bunun psikolojik ve fizyolojik faturası oldukça ağırdır. bunu yanısıra kadın erkeğe göre daha fazla güven duymaya, oksitosin salgılamaya ve bağlanmaya ihtiyaç duyar. burada toplumsal ve sosyo-ekonomik yapı da tabiiki etkindir. geoffrey miller'ın ve tabii ki darwin'in araştırmalarına göre bütün doğada dişiler seçen taraftır ve insan hariç bütün dişiler neredeyse kusursuz yapar. [ref: david buss - the evolution of desire] insanlarda ise bu durum karışıktır. ekşi-şeyler yazımda açıklamıştım:
    (bkz: doğada erkeklerin dişilerden çok daha güzel olması/@karanlikruya)

    bu seçimin yanlış kullanılması o dişinin doğasını yanlış kullandığını gösterir. örneğin çok eşli tavus kuşları kendi geleceği için en renkli tüyleri olan erkeği seçer, gidip de zevk için rastgele gördüğüyle birlikte olmaz ve bunun insanlardaki karşılığı pair-bonding'dir. aşktır yani ve bunu en çok salgılatan piç görünen, ilişki geçmişi kalabalık erkektir. kadın bu erkeklere karşı ikilemde kalır. hem çekilir hem de korkar. kumar oynar. ya mutlu olur ya da bağlanma yeteneğini kaybeder. daha detaylı olarak şurada da anlatmıştık:
    (bkz: ilk kez sevişeceklere tavsiyeler/@karanlikruya)

    kadının pair-bonding'i bozacak herhangi bir yapılanmaya girmesi(örneğin devamlı piç erkeklere rast gelmesi veya öylesine seçici olmayan ilişkiler) üstteki istatistiklerde de görüleceği gibi kendini baltalaması demektir. böyle yapması durumunda bağlı olma yetisi yavaş yavaş kaybolur. tabiiki kadın öyle bir yaşamı seçmiştir, ona saygımız sonsuz. alttaki referansta %6'sının bunu seçtiği belirtilmiş, o durumda da kendine benzer insanları bulmaları iyi olur diye eklenmiş referans .

    özetle bakir, efendi erkekle evlenen kadın mutlu değildir, çünkü doğası gereği en iyisini seçtiğine emin olmak ister, bu adamın cinsel geçmişi pırıl pırılsa "bu adam neden seçilmemiş" diye düşünür. o erkeğe çekim duymaz, duyduğu bir çekim varsa da kısa sürede yok olur.
295 entry daha