şükela:  tümü | bugün
109 entry daha
  • ilaçsız, gübresiz çevirdiğimiz ürünlerini kullanıp fazlasını sattığımız zeytinliklerimiz var. verilen emeği bilen biri olarak 25e gitmesi bile beni üzüyor. 3 4 ağacın altını temizleyeyim, patlaklarını keseyim derseniz çapa elinizde yara açıyor hemen. hayvan gibi ot ilacı atanlar bu kadar uğraşmıyor tabi. bu işin binde biri. toplaması da hiç kolay değil, yövmiyeli işçi masraf. ha kesinlikle azalsın diyemem o insanlar da eve ekmek götürecek, keşke herkes hakkını tam olarak alsa. genelde bu döngüde hakkını tam alamayan zeytinlik sahibi oluyor benim gördüğüm, öyle yüzlerce dönüm sahiplerini bilemem gerçi. hele zeytinde kurt olduysa, dip ürün çoksa temelli sıkıntı. dip toplamak hem daha zor hem kalitesi daha düşük, mesela geçen yıl öyleydi. kurt denen hayvan ilaçlıyı da deliyor bu arada, dökülmeyi artırıyor.

    örtüleri ağaç ağaç altlarına ser, silk, düşmeyelenleri tarakla, çevreye saçılanları topla, örtüdekileri çuvallara doldur yapraklarını ayıkladıktan sonra. dip çoksa sermeden dip toplanır tabi. 15 squat yapınca yoruluyorsunuz dip toplamak demek tüm gün, toplama bitene dek her gün squat yapmak demek. çevreyi topla doldur kalk git orayı da topla tekrar kalk falan falan. sonra örtü ser ve döngü böyle devam etsin. toplama bitince çuvalları yükle, fabrikada sıktırma sırası bekle, fabrikacı filtreleri temiz tutmuyorsa bir de rengi kararıyor onun için de mücadele etmek lazım. yağ çıkınca bidonlara aktar. özet geçmeye çalıştım işte bu öyküyü bilin ki üreticiyi de anlayın.
34 entry daha