şükela:  tümü | bugün
117 entry daha
  • nirvana'nın 24 eylül 1991 tarihinde yayınladığı, grubu alternative'ten mainstream'e taşıyan, 90'lı yılların bana göre en iyi albümü. geffen records etiketiyle piyasaya çıkan ve prodüktörlüğünü butch vig'in yaptığı albüm aynı zamanda güzel abimiz dave grohl'ün nirvana kadrosunda olduğu ilk uzunçalar albümdür. grubun ilk albümü bleach'e göre fazlasıyla pop ve parlak sound'a sahiptir. nirvana, albümü mayıs ve haziran 1991'de van nuys, california'daki sound city stüdyoları ve madison, wisconsin'deki smart stüdyoları'nda kaydetti ve albüm 2 ağustos öğleden sonra hollywood, california'daki the mastering lab'de andy wallace tarafından mastering'lendi.

    albümde, grubun frontman'i kurt cobain'in yazdığı şarkılarda melvins, r.e.m., the smithereens, the pixies ve özellikle sound olarak sonic youth gibi grupların etkileri bolca görülür. şarkılar temel olarak power chord ile yazılmış bolca pop melodisi ve birbirinden uyumsuz gitar riff'leri ile çok basit yapılardadır, yani isteyen herkes kolayca çalabilir. cobain yaptığı bi açıklamada the knack ve the bay city rollers gibi pop sound'una yakın gruplar ile black flag ve black sabbath gibi daha ağır sound'a sahip grupların müziğini harmanlamaya çalıştığını belirtmiştir. albüm temel olarak grunge etiketine daha uygun olsa da içerisine polly ve something in the way gibi akustik ve sakin, stay away gibi neredeyse hard rock sound'una sahip şarkıları da içerir. albümün kapağı ise su altında asla yetişemeyeceği bir oltaya takılmış 1 dolar'a yüzen bebek ile popüler müzikte ikonik hale gelmiştir.

    albüm çıktığı zaman beklenmedik bir kritik ve ticari başarı getirdi -öyle ki plak şirketi ilk etapta abd için 45.000, ingiltere ve avrupa için 35.000 kopya falan basmıştır-. ocak 1992'de albüm billboard 200 listesinde zirveye oturdu ve bu süre zarfında haftada 300.000 satış gibi bir rakama ulaşmıştı. albümden çıkan ilk tekli, çoğumuz için 90'lar denildiğinde akla ilk gelen şarkı olan smells like teen spirit, o dönemlerde yeni patlamış olan müzik televizyonu mtv'nin şarkının klibini günde 0873121234 kere falan göstermesi takibinde billboard hot 100 listesinde 6. sıraya kadar yükseldi. diğer çıkan teklilerden come as you are (bana göre en başarılı nirvana video'sudur.), lithium ve in bloom'a da ikonik video klipler çekildi. nevermind çoğu eleştirmen tarafından 1991 yılının en iyi albümü seçildi, smells like teen spirit ise o yılın en iyi şarkısı oldu.

    nevermind, birleşik krallık ve abd'de dönemin kuşağı olan generation x için oldukça önemli bir hale geldi ve punk kültürünün gençler arasında yeniden öne çıkmasına neden oldu. buna ek olarak, kısmen hem grunge hem de alternatif rock müziğini ana akım bir izleyici kitlesine ulaştırdı ve 80'lerin sonunda artık suyu çıkarılan hair metal'in de egemenliğini sona erdirdi. albüm dünya çapında 30 milyondan fazla kopya satarak tüm zamanların en çok satan albümlerinden biri haline geldi. mart 1999'da riaa tarafından diamond sertifikası aldı. abd kongre kütüphanesi, 2004 yılında albümü "kültürel, tarihsel veya estetik açıdan önemli" albümlerinin toplandığı ulusal kayıt sicili'ne ekledi.

    bütüüün bu genel bilgilerden sonra albümün yapımı öncesine gidelim.

    nirvana, 1987'de aberdeen, washington'da kurt cobain ve krist novoselic tarafından kurulan seattle'lı bağımsız plak şirketi sub pop bünyesinde bulunan bir gruptu. 1989 yılında davulda chad channing ile ilk albümleri bleach'i çıkardılar ancak channing 1990 yılında nirvana'dan ayrıldı ve grubun kalıcı bir davulcuya ihtiyacı vardı. hardcore punk grubu scream'in bir konserinde grubun genç davulcusu dave grohl, cobain ve novoselic'i etkilemeyi başardı. scream beklenmedik bir şekilde dağıldığında grohl novoselic ile temasa geçti, seattle'a gitti ve kısa süre sonra gruba katılmaya davet edildi. novoselic'e göre geriye dönüp baktığında grohl'un gruba katılmasıyla her şey "yerine oturmuş" oldu.

    kurt cobain ise o dönemlerde melvins, r.e.m., the smithereens ve pixies gibi grupları dinliyordu. cobain bu gruplardan fazlaca ilham aldı ve daha melodik şarkılar yazmaya başladı. nevermind'ın habercisi olacak ilk gelişme ise 1990'da sub pop etiketiyle yayınlanan single "sliver"dı. (grohl gruba katılmadan önce şarkının davullarını mudhoney davulcusu dan peters çalmıştır.) cobain ilerleyen yıllarda bi röportajında, "sliver bir ön hazırlık gibiydi. insanları bir sonraki kayda hazırlamak için bir pop şarkısı yazmak ve onu tekli olarak yayınlamak. bunun gibi daha fazla şarkı yazmak istedim. " bu dönemde kurt yazdığı şarkıları olabildiğince basitleştirmeye başladı.

    1990'ların başında, sub pop mali zorluklar yaşıyordu. sub pop'un büyük bir plak şirketinin yan kuruluşu olarak kaybolacağına dair söylentilerle karşı grup artık daha büyük bi plak şirketi aramaya karar verdi. bir çok plak şirketi nirvana'yla temasa geçti ama nihayetinde özellikle sonic youth'tan kim gordon'un tavsiyeleriyle grup dönemin büyük plak şirketlerinden geffen records ile sözleşme imzaladı.

    1990'ın başlarında nirvana, geçici ismi sheep olan ikinci albümünü için sub pop çatısı altında çalışmaya başladı. o dönemlerde sub pop'ın başında bulunan bruce pavitt'in önerisi üzerine nirvana yapımcı olarak butch vig'i seçti. burada kilit nokta vig'in özellikle killdozer ile yaptığı işti ve nirvana bunu çok beğenmişti. öyle ki aynı ağır sound'u kendi albümlerinde de istiyorlardı. grup, madison, wisconsin'deki smart stüdyoları'na gitti ve 2-6 nisan 1990 tarihleri arasında kayıt yaptı. albümde temel düzenlemelerin çoğu o zamana kadar tamamlanmıştı ancak cobain hala şarkı sözleri üzerinde çalışıyordu ve grup hangi şarkıları kaydedeceğinden emin değildi. sonunda, sekiz şarkı kaydedildi: "immodium" (daha sonra "breed" olarak yeniden adlandırıldı), "dive" (daha sonra "sliver" teklisinde b-side olarak yayınlandı), "in bloom", "pay to play" (daha sonra "stay away " olarak yeniden adlandırıldı)," sappy "," lithium "," here she comes now "(velvet underground tribute album*'de yayınlandı) ve" polly ".

    6 nisan'da nirvana, seattle'dan tad grubu ile madison'da yerel bir konser verdiler. vig, grup madison'da çalarken kayıtları mikslemekle uğraşıyordu ve 7 nisan'da madison'ın yerel radyo istasyonu wort'a röportaj verdi. nirvana daha fazla parça kaydetmeyi planlamıştı ancak kurt bu kayıtlarda sesini çok zorladığı için ara verdiler. 8 nisan'da grup, 39 günde 24 konserden oluşan kapsamlı bir midwest ve east coast turnesine başlamak için milwaukee'ye gitti. grup vig'e daha fazla şarkı kaydetmek için geri geleceklerini söyledi ancak nirvana'dan uzun süre bir ses çıkmadı. turne sona erdiğinde ise grubun davulcusu chad channing ile yollar ayrıldı ve kayıt süresiz ertelenmiş oldu. bu dönemde nirvana albümü kaydetmeye devam etmedi ve kaydedilen şarkılar büyük plak şirketleri arasında dolaşmaya başladı ve bu da grupta büyük bir heyecana neden oldu.

    geffen records'la imzalar atıldıktan sonra aralarında scott litt, david briggs ve don dixon da dahil olmak üzere albümün kaydı için bir dizi prodüktör önerildi ama nirvana, bir sene önce wisconsin'de bir stüdyoda bırakıp gittikleri butch vig'i istiyordu. novoselic, 2001 yılında bir röportajında grubun büyük bir plak şirketinde albüm kaydetme konusunda gergin olduğunu ve geffen'ın önerdiği prodüktörlerin gruptan yüzde istediğini belirtmişti. bunun yerine grup, iş birliği yapmakta rahat hissettikleri vig için direndi. sonuç olarak 65.000 dolarlık bir bütçeyle nirvana, nevermind'ı mayıs ve haziran 1991'de van nuys, california'daki sound city stüdyoları'nda kaydetti. nirvana, albümü ilk olarak mart ve nisan 1991'de kaydetmek üzere kendini ayarlamıştı, ancak grubun kayıtlara başlama isteğine rağmen tarih ileriye ertelenmeye devam etti. sonunda beklenen haber geldi ama grubun los angeles'a gitmek için benzin parasına ihtiyacı vardı. "smells like teen spirit"in de ilk kez çalındığı ok hotel konserinden kazandıkları parayla los angeles'ın yolunu tuttular. grup daha önce smart stüdyoları'nda kaydedilmiş şarkıların yanı sıra "smells like teen spirit" ve "come as you are" gibi yeni şarkıların da yer aldığı kayıtlardan önce vig'e bazı prova kasetleri gönderdi.

    nevermind kayıtları sırasında dave grohl ve butch vig

    grup california'ya vardığında birkaç gün ön-prova yaptı ve bazı şarkı aranjmanlarını ve provalarını sıkılaştırdı. smart stüdyoları'ndaki kayıtlardan kullanılan tek şarkı, chad channing'in cymbal ve crash'lerinin olduğu polly'ydi. kayıtlar başladığında ise grup günde sekiz ila on saat arası çalıştı. gitarlarda stratocaster' ve fender jaguar'a kadar çeşitli gitarlar kullandı. bass'larda ise '79 ve '76 gibson ripper kullanıldı. novoselic ve grohl, bas ve davul partisyonlarını birkaç gün içinde bitirirken, kurt ise gitar overdub'larında, vokallerde ve özellikle bazen kayıttan dakikalar önce tamamlanan şarkı sözleri üzerinde daha uzun süre çalıştı. butch vig özellikle gitar ve vokal overdub'larında çok isteksiz olan kurt'ü zaman zaman "john lennon da böyle yapıyordu" diyerek, zaman zaman da kayıtta bir problem olduğunu söyleyerek uzun bir süre idare etti. kayıtlar genel olarak iyi geçmesine rağmen vig, kurt'ün zaman zaman zor olduğunu söylemişti: "bir saat boyunca harika olurdu ve mükemmel bir iş ortaya çıkardı, ama sonra bi anda susar ve saatlerce bir köşede otururdu."

    vig daha sonra albümü mix'lemeye başladı ancak birkaç gün sonra hem vig hem de grup mix'lerin gidişatından memnun değildi ve mix'leri tarafsız birinin yapmasının daha iyi bir sonuç çıkaracağına kanaat getirdiler. geffen records, scott litt (r.e.m. ile yaptığı çalışmalarla bilinir) ve ed stasium (the ramones ve the smithereens ile yaptığı çalışmalarla bilinir) dahil olmak üzere olası seçeneklerin bir listesini yaptı. kurt ise çok mainstream bir sound istemediği için tanınmış yapımcıları getirme konusunda endişeye sahipti ve bunun yerine listenin en sonunda bulunan (slayer'ın 1990'daki seasons in the abyss albümünün ortak yapımcılığını yapan) andy wallace'ı seçti. novoselic bu seçimi, "bu slayer albümü çok "heavy" olduğu için 'işte bu!" dedik." diye açıkladı. wallace'ın miksleri, vig'in mikslerine kıyasla belirgin şekilde davul ve gitar seslerini değiştirdi. wallace ve vig'e göre grup her ne kadar kurt daha sonra aksini söylese de final sonuçlarına bayıldı.

    nevermind, 2 ağustos öğleden sonra hollywood, california'daki the mastering lab'da mastering işlemine girdi. howie weinberg, stüdyoya belirlenen zamanda başka kimse gelmediğinde tek başına çalışmaya başladı; nirvana, andy wallace ve gary gersh geldiğinde weinberg albümün çoğunun mastering'ini bitirmişti. something in the way'den sonra kapanış şarkısı olan endless, nameless ise bir hata sonucu albümün sonuna konulmadı ve yamulmuyorsam ilk 20 bin kopya bu şekilde basıldı. kurt daha sonra weinberg'den bunu düzeltmesini istediğinde ise bu sefer de iki şarkı arasına 10 dakikalık bir boşluk girdi. (bkz: howie weinberg/#55732166)

    nevermind'in yayınlanmasından sonra nirvana üyeleri albümün sound'unu fazla ticari buldular ve ilerleyen yıllarda kurt bir röportajında şunları belirtti: "nevermind'ın prodüksiyonuna baktığımda ciddi anlamda utanıyorum. albüm bir punk rock albümü olmaktan çok bir mötley crüe albümüne daha yakın."

    albümde müziği ele alırsak; şarkıların tasarımı genel olarak power chord kullanılan akor dizelerinin, uyumsuz gitar riff'leriyle birleşmesiyle oluşmuştur. kurt'ün tabiriyle nevermind'in amacı, "the knack ve the bay city rollers şarkılarının, black flag ve black sabbath tarafından taciz edilmesi" gibi bir sound'a sahip olmasıydı. albümdeki şarkıların çoğu, grubun sessiz dizelerden gürültülü nakarat partisyonlarına yaptığı dinamik geçişlere sahip. dave grohl bu yaklaşımın albümün kaydedilmesinden önceki dört aylık bir dönemde ortaya çıktığını ve grubun düzenli olarak prova seansları sırasında bu yüksek-alçak ses dinamiği üzerinde çalıştığını belirtmiştir. ama şöyle de bişey vardır, aynı dinamiğe sahip lithium ve in bloom gibi parçalar dave'den önce de vardı.

    müzik dergisi guitar world, "kurt cobain'in nirvana'nın nevermind albümündeki gitar sound'u 90'lar rock müziğinin tonunu belirledi" diye bi yazısı vardı. o dönemde çıkan albümlere bakarsanız bunun etkisini çok fazla görürsünüz. cobain'in özellikle canlı performanslarda da kullandığı di marzio manyetikli fender jaguar'ına eşlik eden distortion ve come as you are'da kulağımızın pasını atan chorus efekti bu sound'u ortaya çıkarmıştır.

    "müzik daha önemlidir, sözler ikinci sırada gelir"

    dave'e göre albümün kayıt aşamasında kurt müziğe daha fazla yoğunlaşmıştır ki sözlerin çoğu albüm kaydedilirken ortaya çıkmıştır. ek olarak, kurt'ün şarkılardaki ifadesini anlamak genellikle zordur. butch vig'e göre cobain'in şarkılarının netliği her şeyden önemli değildi, "ne hakkında şarkı söylediğini tam olarak anlayamasanız da, cehennem kadar yoğun olduğunu biliyordunuz." kurt daha sonra gazetecilerin şarkıların sözlerinden anlam çıkarmaya çalışmalarından şikayet edecekti, "müzik dergileri ve gazeteler şarkı sözlerimi %90 yanlış yazarken, neden ikinci sınıf bir freudyen değerlendirmesi yapmakta ısrar ediyorlar?"

    nevermind için yazılan şarkıların çoğu kurt'ün tobi vail ile olan kısa süreli ilişkisi hakkındadır. ilişkileri sona erdikten sonra kurt, günlüğüne çoğu kendisine ve başkalarına karşı bir nefreti ortaya çıkaran şiddetli sahneler yazmaya ve çizmeye başladı. bu dönemde yazılan şarkılar daha az şiddetliydi ancak yine de kurt'ün önceki şarkılarında bulunmayan bir öfkeyi yansıtıyordu. ayrılmalarını takip eden dört ay içinde kurt, tamamı tobi vail hakkında olmak üzere en akılda kalan yarım düzine şarkısını yazacaktı. "one baby to another said 'i'm lucky to have met you'" dizeleriyle başlar drain you ki bu tobi'nin kurt'e sürekli söylediği cümle kalıplarından birisiymiş. yine tobi hakkında olan lounge act şarkısında geçen "i'll arrest myself, i'll wear a shield" dizeleri de kurt'ün kolunda bulunan k records dövmesine göndermedir ki tobi'nin grubu bikini kill albümlerini bu plak şirketinden çıkartıyordu. "lithium", kurt'ün vail'ı tanımadan önceki bir dönemde yazılmış olsa da, şarkının sözleri ona referans verecek şekilde değiştirildi.

    albümün ilk ismi olan sheep, cobain'in albümü satın almasını beklediği kişilere yönelik içten bir şaka olarak yarattığı bir şeydi. kurt günlüklerinde sheep için, "çünkü istemiyorsun; çünkü diğer herkes var" yazan sahte bir ilan yazmıştı. novoselic ise bu ismin grubun çöl fırtınası operasyonu'na tepkisinden esinlendiğini söylemişti. kayıtlar sona erdiğinde kurt bu isimden sıkıldı ve novoselic'e albümün adının nevermind olarak değişmesini önerdi. kurt bu kelimeyi yaşama karşı tutumunun bir metaforu olduğu ve dilbilgisi açısından yanlış olduğu için (doğrusu "never mind" olarak yazılır) seçmiştir. ayrıca bu kelime smells like teen spirit dizelerinde de kendine şu şekilde yer bulmuştur: "i found it hard, it was hard to find, oh well, whatever, nevermind"

    albüm kapağı fikri ise kurt'ün dave ile birlikte suda doğum konulu bir televizyon programını izlerken aklına geldi. kurt, geffen'in sanat yönetmeni robert fisher'a bu fikirden bahsetti. fisher su altı doğumlarının bazı stok görüntülerini buldu ancak bunlar plak şirketinin kullanamayacağı kadar grafik içerikliydi. daha sonra zar zor buldukları yüzen bir bebeğin fotoğrafının haklarını kontrol eden bir fotoğrafçı bu fotoğrafın kullanımı için yılda 7.500 dolar istedi. bu parayı ödemek yerine fisher, albüm fotoğraflarını çekmesi için kirk weddle adında bir fotoğrafçıyı grupla beraber bir havuza gönderdi. bebek olarak fotoğrafçının bir arkadaşının bebeği olan spencer elden'da karar kılındı ve albüm kapağı çekilen beş fotoğraf sonunda ortaya çıkmış oldu. ayrıca grubun tanıtımı için de su altında enstrümanlarıyla beraber bir kaç fotoğraf çekildi.

    albümün arka kapağında ise kurt tarafından oluşturulan bir kolajın önünde lastik bir maymunun fotoğrafı bulunuyor. kolajda bir süpermarket reklamından çiğ sığır eti fotoğrafları, dante's inferno'dan görüntüler ve cobain'in tıbbi fotoğraf koleksiyonundan hastalıklı vajinaların resimleri yer alıyor. hatta kurt, "çok yakından bakarsanız, arkada bir sığır etinin üzerinde duran bir kiss resmi vardır" diye ekliyor. albümün notlarında ise tam şarkı sözleri yok; bunun yerine kurt'ün şiirsel bir dille düzenlediği rastgele şarkı sözleri bulunmakta.

    nevermind, 24 eylül 1991'de piyasaya sürüldü. amerikan plak mağazaları ilk olarak 46.251 kopya aldı, bleach'in başarılı olduğu birleşik krallık'a 35.000 kopya gönderildi. ilk tekli "smells like teen spirit", bir ön taban oluşturmak amacıyla 10 eylül'de piyasaya sürülürken ikinci tekli "come as you are" muhtemelen daha fazla ilgi çekecekti. çıkış tarihinden günler önce grup albümü desteklemek için kısa bir amerika turnesine başladı. geffen, albümü yaklaşık 250.000 kopya satacağını umarak sonic youth'un albümü goo ile aynı anda basmaya başladı. en iyi tahmin, nevermind'in eylül 1992'ye kadar altın sertifika almasıydı ki bu da 500.000 kopya satışında mümkün oluyordu.

    nevermind, billboard 200'e 144 numaradan giriş yaptı. smells like teen spirit beklenmedik şekilde gün geçtikte popülerleşmeye başlayınca satışlar önemli ölçüde arttı. geffen, albümün ilk abd basımının yaklaşık yarısını hızla tükendiği için kuzeybatı amerika'ya gönderdi. sonrasında satışlar müthiş bi hızla artınca geffen, talebi karşılamak amacıyla diğer albümlerin basımını durdurup sadece nevermind'ı basmaya başladı. smells like teen spirit'in videosu mtv'nin gece geç saatlere kadar devam eden alternative show'u 120 minutes'da dünya prömiyerini yapmıştı ve kısa süre sonra o kadar popüler oldu ki kanal gün boyunca onu çalmaya başladı. albüm kısa süre sonra gold sertifikasını aldı, ancak grup nispeten ilgisizdi.

    grup, kasım 1991'in başında avrupa turnesine çıkarken nevermind, billboard top 40'a ilk kez 35 numaradan girdi. bu noktada, "smells like teen spirit" bir hit oldu ve albüm çok satmaya başladı. turne önceden planlandığı ve böyle bir başarı öngörülmediği için konserlerde ciddi anlamda izdihamlar yaşandı. öyle ki kimi zaman 120 kişilik bir tiyatro salonunda grubu 300-500 kişi izlemeye çalıştı.

    nevermind, 11 ocak 1992'de nirvana'nın ilk bir numaralı albümü oldu ve billboard listelerinin başında michael jackson'ın dangerous albümünün yerini aldı. bu dönemde nevermind, haftada yaklaşık 300.000 kopya satıyordu. "come as you are", mart 1992'de ikinci tekli olarak yayınlandı; birleşik krallık listesi'nde dokuz numaraya ve billboard hot 100 single listesinde 32 numaraya kadar yükseldi. takip eden tekliler "lithium" ve "in bloom", birleşik krallık listeleri'nde sırasıyla 11 ve 28 numaraya kadar yükseldi.

    son sözler...

    nevermind, grunge hareketini popülerleştirdi ve alternatif rock'ı bir bütün olarak mainstream'e taşıdı, ticari ve kültürel olarak tarihsel bir başarı yakaladı. büyük plak şirketleri sesini duyuramayan gruplara büyük ve rekor düzeyde anlaşmalar sundu ve alternatif rock grupları bir anda ana akım sahnede popülerlik kazanmaya başladı. bu başarı özellikle kurt üzerinde büyük bir etki yarattı. insanların sahteliğinden, duygusuzluğundan yakınan kurt, bir anda bu kadar büyük bir ilgi karşısında kalınca tam anlamıyla çöktü; daha fazla uzaklaştı, daha fazla uyuşturucu kullandı ve grubun bir sonraki albümü in utero tüm bunlara bir tepki olarak ortaya çıktı (yakın bir zamanda bu albüm hakkında da yazmayı düşünüyorum).

    nevermind asla unutulmayacak, sonsuza dek dinlenecek ve kurt cobain hep 1991'de, 24 yaşında bir çocuk olarak kalacak.
6 entry daha