şükela:  tümü | bugün
159 entry daha
  • 1962 yilinda ken kesey tarafindan yazilan ve 1975’te milos forman tarafindan beyazperdeye uyarlanan one flew over the cuckoo’s nest’teki tum endisenin, mutsuzlugun ve umutsuzlugun kaynagi olan hemsire ratched karakteri, afı tarafindan tum zamanlarin en kotu besinci karakteri olarak gosterilir

    filmin gosterime girdigi yil henuz bir yasinda olan sarah paulson, her ne kadar ileride bir netflix uyarlamasinda bu rolu oynayacagindan habersiz olsa da, projenin ismi ryan murphy ile anilmaya basladigi zaman muhtemelen bir cok kisinin direkt aklina gelmistir.

    o.j simpson davasini, televizyona the people v. o. j. simpson* ile tasiyan ryan murphy, efsanevi marcia clark rolunu sarah paulson’a vermis, american horror story ile baslayan isbirlikleri, paulson’a bu rol ile golden globe ve emmy kazandirarak devam etmisti. (american horror story demisken, asylum serisini hatirlayanlar, ratched’ı izledikten sonra, ikisi arasinda tematik bagi mutlaka fark edecektir)

    kotu insanlarin, isledikleri suclarin / yaptiklari kotuluklerin kaynagini gorup, neden yaptiklarini anlayabilirsek, onlarla empati kuracagimiz veya en azindan onlara sempati duyabilecegimiz genel kabul gormus bir ilkedir. ratched; bize bir nevi “guguk kusu”nun oncesine goturup, ratched’i tum boyutlariyla gostermeyi planliyor.

    --- spoiler ---

    ikinci dunya savasi sonrasinda, pastel boya kutusundan cikmis bir kasabanin okyanusa nazir bir tepesindeki kucuk bir moteline yerlesen mildred ratched, dunyayi daha adil, nazik ve yasanabilir hale getirmek amaciyla; kendisi icin onemli birini izini surerken, bir yandan da gecmis travmalari ile de yuzlesmeye baslar. mildred, sahip oldugu tek aile olan bu kisi icin besledigi baglilik, yolunu, cicek desenli duvar kagitlari, antika vazolari ve rengarenk pencereleri ile, bir malikaneden devsirilmis lucia eyalet hastanesine goturur. en tehlikeli mahkumun “sarap mahzeninde” tutuldugu, hemsirelerin turkuaz uniformalar giydigi ve idarecisi filipinli bir hekim olan bu hastanede ratched, kivrak zekasi ve oportunist yaklasimiyla bir yer edinmeye calisir.

    hanover’i, psikolojik hastaliklarin on saflarini lobotomi ve hidroterapi gibi yontemlerle tedavi etmeye ugrasan ve kendi tiranligini - hemsire bucket’in da yardimiyla- kurmus bir hekim profilinde goruyoruz. hanover’in yaverligi pozisyonunu gozune kestiren ratched, tum keskin zekasini bu ise adar. savas meydanlari ve evlerden irak hastane koseleri bir nevi, dogal yasam alani olan mildred, hastanedeki herkesi manipule ederek, onlari planina dahil etmeyi basarir.

    mildred’in, yaptigi ve yapacagi her seyin yanlis oldugunu bilmesi, ancak yine de belirledigi bir amac ugruna yapmasi (makyavelizm dusturu), kendisini alaninda muthis yenilikci gormesine ragmen, tipki bir seri katil gibi “acimasiz” tedaviler uygulayan hanover ile muthis bir tezat olusturmaktadir.

    tum bu olanlar olurken, az once bahsettigimiz vali’nin “ozel kalemi” olan gwendolyn ile de yakinlasan mildred, bu yakinlasmayi pek kendine yediremez. hanover’in “muthis yenilikci” kurleri neticesinde, iki “lezbiyen” kadini “kizarmaktan” kurtaran mildred'in bu secimi, gwen’e olan arzusunu kabul etmesiyle de alakalidir. mildred’in tum planlarina karsi, icinde halen empatiden izler tasidiginin da bir gostergesidir, zira, “ask” mildred icin sadece guller degil ayni zamanda dikenlerden de olusan bir celenktir. zaten, hikayenin kotu adamina da mildred diyemeyiz. zira, finalde herkes bu tartismali karakter hakkinda kendi kararini vermekte ozgur, mildred’in eylemleri kotu ve acimasiz da olsa, niyetinin saf ve iyi oldugunu soylemek mumkun.

    bu olaydan sonra, ratched’in hikayesine, suikast planlari, politik entrikalar, kacak asiklar ve ayni bir “evlat” gibi giydirilmis bir maymunla bezeli, gereksiz bir “niceligin” dahil oldugunu goruyoruz. bu yonuyle, sanki, american horror story’nin surpriz secmelerine katilan “korsan” bir program gibi duruyor ya neyse.

    dizi / filmlerin ilk baslarda duz, siradan ve ongorulebilir olarak gozuken ancak sonradan aniden olaylarin akisini aniden degistiren karakterler vardir. ıste bu dizide, lucia devlet hastanesinin nemfoman hemsiresi dolly’den baskasi degil. edmund’un sevgisine mazhar olmaya baslayinca, karakterinin farkli bir yonunu ortaya cikaran dolly, davranis ve eylemlerinde oylesine acimasiz kacar ki, edmund’u bile golgede birakir. bu yonuyle, kapsayici bir karakter oldugunu soyleyebiliriz, zira, edmund’un insani yonu, ancak dolly ile bir es olduklarinda bir mantik temeline oturmaktadir. (ornek, ciflikteki tavuk sahnesi). dolly sayesinde, edmund'un da bir ruhu oldugunu anlariz. dizinin basindaki, “machete” den pek bir eser kalmamistir. hatirlayalim, edmund tolleson; duraklamasi, mimikleri, dengesiz ve rastgele hareketleri ile, gayet inandirici ve buyuleyici bir karakter olarak tasvir edilmisti, oysa su anda, onun da bir “ruhu” olduguna dolly sayesinde kanaat getirdik, iste tam bu noktada, edmund’un olumlu veya olumsuz bir karakter oldugunu soyleeybilmek guc. zira, kotuler her zaman seytani degildir, sadece gecmislerindeki hasarlarin etkisindedirler.

    dizide, fiziksel engelli hastalar, ya canavardir ya da ruhsal aci ceken azizlerdir, ve guclu-saglikli bedenlere bahsedilen nominal cesaretten ya hic pay almamislardir ya da fazlasiyla almislardir.

    dizinin sonlarina dogru, coklu kisilik bozuklugu tanisiyla hastaneye arz-i endam eden charlotte (sophie okonedo) karakteri de, en az, amanda plummer’in hayat verdigi, motel isletmecisi louise karakteri gibi olagandisi. boylesine guclu yan karakterleri izlemeyeli uzun zaman olmustu, judy davis – hemsire bucket rolu ile, sharon stone ise lenore osgood roluyle cok ama cok basarililar.

    dizi, antraktini yaptiginda, herkes ya katildir, ya da katile asik.

    sonlara dogru biraz kliselerde bogulsak da, (dusmanlarin muttefik olmasi vb gibi) pastel renkleri, 1940’larin bati yakasi atmosferi, kostumleri, muzikleri, arabalari, dekorlari ile 1975 yilindaki “guguk kusu”nun oncesini gormek isteyenler icin ideal bir seyirlik.

    --- spoiler ---

    shakespeare’nin on ikinci gecesi'ndeki malvolio’dan esinlenerek bitirelim.

    “bazilari deli dogar, bazilari delilige erisir, bazilarininsa delilik gelir basina konar”
31 entry daha