şükela:  tümü | bugün
72 entry daha
  • insanların içinde bulunduğu bilgi arayışını anlayabiliyorum. fakat, bu arayışı, kendi yolları ile keşfetmeleri gerektiğine inanıyorum. ancak arayışın ne demek olduğunu, nasıl yapıldığını bilmeyenler, doğal olarak öğrenme sürecini gerçekleştiremiyorlar. peki neden? çünkü öğrenme alışkanlığını geliştirmediniz. örneğin, kaç kez bir şeyler öğrenmek için yola çıktınız? bunu yapmak için bir yönteminiz var mı? varsa ne tür yöntemler izliyorsunuz? öğrenmek ve hafızayı pekiştirmek için ne kadar süre çalışacaksınız?

    öğrenme hakkında konuşurken asıl sorun, nasıl öğreneceğimizi bilmememizdir. öğrenme, diğerleri gibi sürekli uygulama yolu ile geliştirilmesi gereken bir beceridir ve bu nedenle uygulanacak bir yönteme ihtiyaç duyar. çoğumuz, öğrendiğimiz yeni bilgilerden korkarız çünkü tüm hayatımız boyunca bunu yanlış bir şekilde yaptık ve üstelik, beynimiz bu eyleme karşı tiksinti yarattı.

    ancak bu negatif zinciri kırmanız gerekiyor; öğrenmek bilgi edinmek istediğiniz konu ne olursa olsun, ertelemeden hemen başlayın, çok fazla uğraşmayın, 15 dakikalık derin konsantrasyon atlamaları ile başlayın, dikkatinizin dağıldığını fark ettiğinizde zihninizin kontrolünü tekrar ele alın. bu kontrolün sizin elinizde olduğunu unutmayın ve aktivitenize geri dönün; 15 dakika odaklanabildiğinizde 20'ye ve sonra 25'e çıkın. her konsantrasyon turundan sonra kendinize 5-10 dakikalık bir ara verin. bu rutini her gün yapın. öğrenme ve ezber gelişmesi zaman alan becerilerdir, beynin bir kas gibi çalıştığını unutmayın.

    beynimiz, kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya belli bir süreç sonunda geçer. beynimiz çok iyi organize edilmiş ve yapılandırılmış bir şekilde çalışır. gün içinde edindiğiniz bilgi biz uyurken işlenir. bugün kullandığınız bilgiler kısa süreli hafızada saklanır. ancak bilgi gün geçtikçe tekrarlanırsa uzun süreli bellekte depolanmaya başlar. sonunda hafızada bilgi olarak kalır. her kullanmak istediğinizde uzun süre mevcut olacaktır. bu nedenle tekrar ve süreklilik yeni bilgi edinmenin ve ezberlemenin temel bir parçasıdır.

    beyindeki nöroplastisiteyi geçici olarak artırmanın en etkili yöntemi, bilişsel esnekliğinizi artırmaktır. bilişsel esneklik, kişinin birden çok kavram veya bakış açısı arasında geçiş yapma becerisidir. bu yetenek, hedeflerinize ulaşmanıza ve sıra dışı fikirler üretmenize yardımcı olan ana faktörlerden biridir. yüksek derecede bilişsel esneklik, genellikle artan zekâ ve daha sağlıklı bir beyin ile ilişkilendirilir. örneğin yeni ve beklenmedik deneyimler, beyinde bir dizi değişikliklere yol açar; gri madde aslında küçülebilir veya genişleyebilir; nöron bağlantıları oluşturulabilir, geliştirilebilir veya kırılıp zayıflatılabilir. beyin yapısındaki değişiklikler, yeteneklerinizde değişikliklere neden olabilir. örneğin, yeni bir fiziksel egzersiz öğrendiğinizde, beyin yapınız değişir: bu aktivite, vücudunuza bu yeni hareketler dizisini nasıl gerçekleştireceğiniz konusunda talimat vermekten sorumludur ve yeni nöron yolları yaratmaya yardımcı olur. aynı zamanda, örneğin okuldan matematiksel bir formül gibi bazı bilgiler unutulduğunda, bu, belleğe bağlandığında belirli nöron kalıpları üzerinde bir etkiye sahip olur. zamanla, sık kullanılmadığında, bu nöron kalıpları bozulur ve hatta tamamen kaybolur. son günlerde, biliminsanları, alışılmadık ve beklenmedik deneyimlerin yaratıcılığı ve bilişsel esnekliği geliştirdiğini ve böylece beyin verimliliğini artırdığını kanıtlayan deneyler yaptılar. bu nedenle, yeni bilgi edinmek, muhtemelen bilişsel esnekliğinizi geliştirmenize yol açacaktır.

    diğer bir yol ise, iç konuşmadır. düşüncelerinizi ve fikirlerinizi kendinize zihninizde dile getirerek bilişsel yeteneklerinizi, özellikle bilişsel esnekliğinizi artırabilirsiniz - başka bir deyişle, bilinçli düşüncelerin dilbilimsel formda kendinize sessizce ifade edilmesi yoluyla. yapılan araştırmalara göre, insanlar bu tekniği uygulayarak düşüncelerin değişimi (yani bilişsel esneklik) üzerindeki kontrolü artırabilmişler. sinirbilimciler, iç konuşmanın bilinçli olarak uygulanmasının, beynin yeni sinir bağlantıları oluşturarak kendini yeniden yapılandırma ve yeniden düzenleme yeteneği olan kendi kendine neden olan nöroplastisitenin bir sonucu olarak beyin yapısında değişiklikler yarattığını öne sürüyorlar.

    üçüncü bir yol olarak, aerobik egzersiz;
    düzenli aerobik egzersizler, yeni beyin hücrelerinin büyümesini teşvik ederek psikolojik durumu iyileştirir. fiziksel aktivite, beyindeki sinir dokularının büyümesi için gerekli olan protein sentezi sürecini iyileştirir, bu da beyinden türetilmiş nörotrofik faktör (bdnf) olarak bilinir ve nöronların gelişimini daha çok tetikler ve yönetir. aerobik egzersizin sadece ruh hâlimizi ve genel bilişsel yeteneklerimizi artırmasının yanında, bilişsel esnekliğimizi artırmak için oluşan güçlü bir dürtüdür. bu nedenle, düşüncenizi birden çok kavram arasında hızla değiştirme yeteneğinizi geliştirmek istiyorsanız, düzenli aerobik egzersiz etkili bir yöntemdir.

    ayrıca, düzenli uyku, özellikle çeşitli nöron ağlarında bilgi işlemeyle ilişkilendirilen rem uykusu, yaratıcılığınızı, soyut akıl yürütme becerilerinizi ve bilişsel esnekliğinizi artırabilir. bu nedenle, düşüncenizi bilinçli olarak değiştirebilme hızınızı artırmak için kaliteli bir gece uykusu almalısınız.

    yani bilginin sihirli bir şekilde beyninize yerleşmesini beklemeyin, bu şekilde işlemiyor hiçbir şey; yeni bilgi edinmekten korkmayın ve aynı zamanda depolanmış eski bilgilerinizin her zaman güncellemeye açık olacağını da unutmayın; beynimiz var olan bilginin tamamını işleyecek ve depolayacak kapasiteye sahip; her iyi alışkanlık zaman ve çaba gerektirir unutmayınız.
4 entry daha