şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • yurt dışında sokakta görseniz almayacağınız, bedava verseler kullanmayacağınız arabaları, ülkemizde yüksek fiyatlara satıyorlar maalesef. dolar ve euro alıp başını giderken, kazancımız yetmeyip eldeki birikimleri eritirken ve türlü sebeplerle birde araba ihtiyacı çıkınca ortaya, hem dolandırmaya hem dolandırılmaya müsait bir ortam gelişiyor ülkemizde.

    refah ve eğitim seviyesi yüksek ülkelerde genellikle bizim gibi sahtekârlık işleri olmaz. adamlar arabalarını ederine satar ve kimse arabasının ayıbını örtmeye kalkmaz fakat ülkemizde durum farklıdır. alanın da satanın da durumu iyi değildir ve arabayı satarken "aman şu kusurundan fiyat kırmasın "diyerek, türlü türlü yöntemler geliştirilmiştir alıcı kişiyi kandırmaya yönelik. gelin bu yöntemlere hem evrak, hem mekanik anlamda bakalım.

    1- bitik motor
    "sonucu iyi olan bir dyno testine soktum arabayı ama iki ay sonra motor rektifiye istedi" gibi sorular çok geldi. defalarca söyledim, dyno testi boş bir işlemdir. sıfır arabayı getirin bana, küçük bir ayarla ölü performans aldırayım ya da getirin ölü bir motoru, yüksek performans gösterteyim. yapar mıyım? evet yaparım. bitik debriyaj, arızalı bobin, enjektör, yakıt pompası vesaire size düşük performans olarak geri döner. ya da gerçekten motor bitik mi, atarsınız içine katkı maddesini ve dumanı keser sesi keser. alan adam yağ değiştirince anlar ne olduğunu.
    yaşı ve kilometresi yüksek bir otomobil alıyorsanız mutlaka bir motor ustasına uğrayın işinin ehli. son muayene kâğıtlarını mutlaka isteyin satıcı kişiden. iyi bir usta; motorun içinde katkı var mı, vesaire bakacaktır. ayrıca conta yanık mı, yağda su, suda yağ falan hepsini size söyler. en sonunda usta, alınır ya da alınmaz der ve onun yorumlamasına göre hareket edersiniz.

    2- ağır hasar kaydı / pert ara
    bir gece alkollü olarak evime gidiyorum ve yağmurda arabayı kaydırıp ilk olarak refüje sonra şarampole uçurdum. ölen, yaralanan ve kazaya karışan ikinci şahıs yok. sonuç olarak tek taraflı maddi hasarlı bir kaza yaptım ve polisi aramadım. kurtarıcı çağırıp ertesi gün sanayide arabayı kendim yaptırdım. nerede hasar kaydı? yok. alın işte, size tertemiz hasar kayıtsız araba.

    hasar kayıtsız ibaresi, arabanın kaza yapmadığı anlamına gelmez. iki taraflı da olsa kazaya karışanlar kendi aralarında anlaşıp karşılıklı arabalarını yaptırırlar. sigorta işin içine girmediği için hasar kaydı sorgulamasında arabanın hasar kaydı görünmez. ekspertiz yaptırırken aracın şasi ve motor numaralarını mutlaka kontrol ettirin. şasi numarası "change" (çenç diye yazılır polis kayıtlarında) olan bir araç satın alıyor olabilirsiniz. yani bir yerlerden çalınmış ama şasi numarası değiştirilip legal hale getirilmiş. bu konuda sonradan başınız çok ağrır. hani şu ilanlar var hepinizin gülüp eğlendiği "hasar kayıtsız mercedes x", ama arabanın yarısı yok. bakın bu arabalar bu sebeple satılıyor. o arabayı adam yaptırıp binmek için değil, şasi numarasını kullanmak için alıyor. diğer tarafta yurt dışından gelen ya da çalıntı bir araç, yeni şasi numarası için bekliyordur.

    3- hava yastıkları:
    en önemli kısım budur aslında ve çok önemsenmez. allah korusun bir kaza anında sizi hayatta tutacak ekipmanın görevini yerine getirmemesi can sıkıcı durumlara yol açabilir. ikinci el otomobil alacak olanların, mutlaka araçlarını airbag kontrolü yapan bir ekspertiz firmasına götürmeleri gerekmektedir. size garanti verebilirim ki; boyası, değişeni ve hasar kaydı olmayan bir otomobilin de hava yastığı açabileceğini. alt taraftan alınacak basit bir darbeyle bile airbag açan arabalar var piyasada. hava yastıklarının yenisi çok pahalı olduğu için, alınıp kazalı arabaya takılmaz. ya tamir yoluna gidilir, ya da içerisine tıkılıp geçilir. tamir olmuş bir hava yastığı bir kaza anında açılmayabilir. patlamış hava yastıkları gösterge panelinde arıza lambası yakar ama bu basit bir işlemle söndürülür. kontağı açtığınızda airbag lambası yanıyor ama sonra sönüyor ise sistem normal gibi görünebilir. hava yastıklarına giden kablolar kesilerek araya direnç / diyot gibi bir şey bağlanırsa, sistem istikrarlı çalışır ama gerçekte orada hava yastığı hiç yoktur. lamba hiç yanmıyorsa direkt olarak ampul sökülmüş olabilir. neden lambanın yanmadığını sorun. sürekli lamba yanıyor ise, muayeneden geçmek için ampulü sökerler.

    emniyet kemerleri fişekleri ise oldukça pahalıdır ve kaza anında patlayıp sizi geriye çekerler. kaza yapanlar bilir; silah patlaması gibi bir ses gelir arabanın içinden ve bir müddet kulaklarınız çınlar. işte bunun sebebi emniyet kemerlerinin patlama sesidir. örneğin kaza olmadan saniyeler önce öne eğildiniz ve torpido gözünde bir şeyler arıyorsunuz. bir anda bir kaza oldu ve saniyesinde o kemerler sizi geriye çeker ve ardından hava yastıkları açılır. bu donanım sayesinde hayattasınız. kazalı araçlara onarım yapılırken bu kemerleri kimse umursamaz ve öylece bırakılır. çünkü fiziksel olarak bir hasarı yoktur ve emniyet kemerleri normal çalışmasına devam eder. patlayıp patlamadığı ancak airbag bilgisayara bağlanınca anlaşılır ya da profesyonel bir usta tarafından gözle kontrol sonucunda.
    bu sebeple ikinci el otomobil alırken airbag kontrolü yapan bir ekspertiz firmasına mutlaka gidin. aracın yaşı fazla ise, airbag konusunda risk çok daha fazla.

    4- galericiler
    bayilerde sıfır araç bulamayan alıcıların sık sık ziyaret ettiği galericiler ile ilgili birçok söylenti var. adamların adı çıkmış bir kere ama içlerinde iyileri oldukları kadar, kafası alengirli işlere çalışan çok sayıda galerici var. size bir günlük dolmuş şoförlüğü yapın deseler, güzergâhı şaşırır, önünüzde gidene yem olursunuz ve kazanamazsınız. ama bu işi yıllarca yapan bir dolmuş şoförü, işin kestirme yollarını bilir ve ortamdan nasıl para kazanılacağını çok iyi öğrenir. birde şöyle durumlar oluyor; galericiler ellerinde kalıp bir türlü satılmayan arabaları, sahibinden diye farklı platformlarda satışa çıkarır. yani sahibinden diye düşündüğünüz bir arabayı, aslında galericiden alıyor olabilirsiniz. benim onlarca galerici arkadaşım var ve yıllarca neler gördüm neler. ne sebeplerle ziyaret edildim oturup yazsam ayrı bir kitap olacaktır eminim. özetle, güvenilir galericileri tercih edin.

    5- noter işlemleri
    noter önünde türlü türlü dolandırıcılık olayları yaşanıyor. kısa ve net şunu belirteyim; kimden arabayı alıyorsanız, yani ruhsat sahibi kimse o kişiye parayı gönderin ya da satıcı iseniz, ruhsatta kimin adı yazacaksa ondan parayı alın. "benim şu bankada hesap yok, sen arkadaşıma gönder parayı" ya da "ben gelemedim amcam alsın üstüne arabayı" falan gibi dalavere işlere gelmeyin. hem arabadan hem paradan olabilirsiniz. ayrıca devir işlemleri öncesi aracınızı kimseye vermeyin. ekspertiz, test sürüşü, şu bankaya gideyim geleyim gibi bahaneler ile bunu yapmayın. ne zamanki para hesaba geçti ve satış oldu, verin anahtarı gitsin. araba alıyorsanız, notere gitmeden parayı göndermeyin ya da vermeyin. her şey noter içerisinde, görevli personel önünde olmalı. o alıcı ve satıcının evraklarını alıp size sorar "parayı aldın mı, gönderdin mi" gibi. ikiniz de onayladığınız anda satış gerçekleşir.

    6- kapora
    buraya sadece şunu yazacağım kesin ve net; kimseye kapora göndermeyin. görmediğiniz bir araba için neden kapora gönderiyorsunuz ki? araba istediğiniz gibi çıkmazsa kaporayı size geri vermezler. ayrıca hiç arabası olmayıp ilan vererek milleti dolandıran ve bu işi meslek haline getirmiş insanlar var. öyle bir kandırırlar ki sizi ne olduğunu anlayamazsınız. istedikleri rakamlar genelde 200 lira gibi düşük rakamlardır ve parayı kaptırınca lanet olsun deyip uğraşmak istemezsiniz. hâlbuki o adam günde 10 kişiden alıyordur o kaporayı. ayda 60 bin eder.

    7- ekspertiz
    büyük şehirlerde genelde yaşanmıyor ama küçük yerlerden araç alırken bu konuda dikkatli olmalısınız. bölgede bir ekspertiz varsa, arabayı satanın arkadaşı ya da akrabası olabilir. siz bölgenin yabancısı ve bu işlerden hiç anlamayan biri olarak, "ağabey bak şurada bir ekspertiz var girelim mi oraya" dedikleri an evet derseniz oltaya gelmiş olabilirsiniz. ayrıca birçok galerici ya da al-sat yapan kişilerin anlaştığı ekspertiz, motor ustası vesaire vardır. onların götürdüğü ya da yönlendirdiği kişilere asla gitmeyin. gitmeden önce kendiniz araştırın.
    sök tak olayı var birde. kaput sökülmüş ama takılmış. bu çok karşılaşılan bir durum ve genelde ekspertiz firmalarının işin içinden çıkamadıkları durumu gösterir. "ağabey bak sökülmüş ve takılmış bu parça" derler ama neden sökülüp takıldığı çok önemlidir. öyle ki aynı renk ve model yılında bir otomobilin parçaları o araca monte edilmiş olabilir. yani araç bir yere ön taraftan girmiş fakat değişeni olduğu anlaşılmayabilir. e boya kalınlığı ve parçanın orijinal olması sonucunda sök tak yazıp geçerler. ha gerçekten bir sebeple sökülüp takılmış olabilir. parçaların üretim tarihleri üzerlerinde yazar. bunlar farklı ise, o arabanın kaputu çıkma bir parça ile değişmiştir.

    ülkede birçok ekspertiz firması açıldı ve kaçının işini hakkıyla yaptığı tartışılır. bir ekspertiz arabaya sadece ön sağ çamurluk boyalı derken, diğeri değişmiş diyebilir. bilinen ve güvenli ekspertiz firmalarını tercih edin.
    ayrıca "ekspertiz raporu resimlerde mevcuttur" diye belirttikleri resimlere asla itimat etmeyin. ne bileyim ekspertiz olan bir arkadaşından almadığını ya da photoshop ile hazırlamadığını? adamlar iki ayrı kazalı arabayı ortadan birleştirip hasar kayıtsız diye satıyorlar boyasız değişensiz, bunu mu yapmayacaklar?

    8- kilometre:
    kilometre düşürülmesi yine ülkemizde çok fazla yapılan sahtekârlıklardan birisidir. bilen için anlaşılması kolay ama bilmeyen ve önemsemeyen alıcılar için zor olabilir.

    özetle; ülkemizde maalesef boyalı olmasına ve değişenine baktıkları için, teknik olarak üstüne gitmiyoruz arabaların. bırakın araba boyalı olsun demek geliyor içimden ama satarken "neden boyandı" soruları duyuyorsunuz ve fiyat kesiyorlar. gerçekten keyfi boyanmış bir arabayı ben şahsen almak isterim. ne güzel işte tertemiz boyanmış ama insanımız arkasında bir şeyler aradığı için, boyasız olması tercih ediliyor. haklılar da. satan kişi arabanın kaza yüzünden boyalı olduğunu söylemiyor maalesef.
    teknik nedenlerden dolayı arıza yapıp dağ başında kaldığınız zaman, boyasız bir arabanın size hiçbir faydası yoktur. araba alırken boyadan ziyade, motor ve şanzıman kısmına yönelin. yine boyasız bir araba, kaza esnasında size yardımcı olamaz. araba alırken hava yastıkları ve güvenlik donanımlarını kontrol ettirin. ben her zaman söylerim çevremde; boyalı, 20 yaşında ve 300 bin kilometrede olan bir fiat brava ile antalya’dan rusya’nın novosibirsk şehrine gidip gelmiştim kış günü hiç sıkıntısız. yol kenarı otellerde kaldığımda, sabahları milletin arabası çalışmaz, benim araba tek marşta alırdı. usta olmamdan değil, arabanın bakımlı olmasından kaynaklanıyordu.

    detaylı bilgi için #121627668
hesabın var mı? giriş yap