şükela:  tümü | bugün
148 entry daha
  • bu kanalın hikayesi oldukça ilginçtir.

    1977’de warner communications group ile american express’in ortaklaşa kurduğu bir şirket kuruldu: warner-amex satellite and entertainment company. bu şirketin kurulmasındaki amaç, yeni bir kablolu yayın sistemini hayata geçirmekti. qube adında çift yönlü interaktif kablolu sistem, columbus ohio’da test edilmeye başlandı. bu sistemde 10 community(genel-yerel-tematik), 10 interaktif ve 10 paralı, toplamda 30 kanal yer almaktaydı. paralı kanallar, film, erotik içerik ve gece mesaisinde çalışan doktor gibi görevlilere özel kanallar içeriyordu. community kanalları, herkese uygun içeriklerin yer aldığı yerel ve özel kanallar vardı.interaktif kanallarda, qube kumandasında yer alan 5 adet tercih butonunu kullanabiliyordunuz. kumanda üzerinden üç bilgi ana bilgisayara aktarılıyordu,

    1) televizyon açık mı?
    2) şuan hangi kanal açık?
    3) en son 1-2-3-4-5 butonlarından hangisi basıldı?

    bu üç veri ile, seyircilerin tercihi ana bilgisayara aktarılıp yayınlar buna göre belirlenebiliyordu. bu bazen bir ses yarışmasında kullanıldı, bazen de interaktif dizilerde, bazen de amerikan başkanlık seçimlerinde kullanıldı.

    fakat, bu entry’de bahsedeceğim şey interactive değil, community kanallarından c-3 adında olan pinwheel ve c-1 columbus goes bananaz kanalları olacak.

    pinwheel, aslında susam sokağı tarzında bir çocuk programı. sabahtan akşama kadar kukla gösterileri, avrupa’dan gelen çizgi kısa filmler yer almaktaydı. columbus goez bananaz ise, çocuk ve gençlerin ilgisini çeken eğlence ağırlıklı bir şov programıydı.

    qube kablolu yayın sistemini daha da yaygınlaşmasıyla, bu iki programın önemi arttı ve yeni bir kanal ihtiyacı oldu.

    1 nisan 1979 yılında nickelodeon kurulmuş oldu. sabahtan akşama 5 program, 1981 yılına kadar yayındaydı: pinwheel, america goez bananaz, nickel flicks, by the way, video comics. amerikan televizyonculuğunda, çocuklar için yeni bir atılım olmuştu. ilk logosu, siyah beyaz renkli bir insan figürü, n harfindeki makinaya bakıyor, ve klasik bir fontta nickelodeon yazıyordu.

    1980 yılında, logo yeniden değişti, daha sade ama şekilli bir fontta düz nickelodeon logosu kullanıldı. pop clips adında mtv’nin çıkmasına ilham olan video müzik programı yayınlandı. yönetim daha önce mattel oyuncaklarında çalışan cy schneider'ı kanalın genel yönetimine aldı.

    1981 yılında, aynı şirket tarafından mtv’nin kurulmasıyla logo yeniden değişti. gümüş bir topun önünde, frankfurter font’lu, gökkuşağı renklerine bezenmiş bir logo kullanıldı. ünlü tasarımcı lou dorfsmann, yazı tipini belirledi, bob klein ise gümüş topu ekledi ve bilgisayar grafiklerini kullandı. bu dönemde kanal, eğitici-öğretici programlar ağırlıklıydı. eğlence kısmı az duruyordu. çocuklar için bebek kanalı veya pbs’in paralı hali algısı vardı.

    1983-1984 yıllarında, atari’nin e.t. oyunu yüzünden sebep olduğu video oyun krizi, warner’ı büyük oranda yaralamıştı. kanal 30 milyon dolar zarara uğradı. cy schneider kanaldan ayrıldı. warner-amex ortaklığı dağıtıldı, qube tarihe gömüldü. yerine mtv networks kurulup birkaç sene sonrasında viacom`'a satıldı. önceden reklamsız program yayınları olan kanal, reklam almaya başladı. 30 adet kablolu kanallarda son sırada yer alıyordu. abd’nin %44’ünde kablolu yayınlar yer almasına rağmen, haftada bir gün 5 dakikadan az izlenen bir kanaldı. reyting alan iki program yer almaktaydı:you can’t do that on television ve mr. wizard’s world. bu iki program dışında yer alan programlar nielsen reytinglerine göre 0 puan alıyordu.

    bu sorunlara çözüm bulabilmek için yeni bir çözüm belirlendi. ancak birçok kişi kanaldan ayrılmış veya kovulmuştu. değişim için yeterli bütçe de yoktu. mtv networks’ün başına geçen mtv’nin kurucusu bob pittman, daha önce nickelodeon'un içerik sorumlusu olarak görev yapan geraldine laybourne’u kanalın genel müdürü yaptı. kanalın görsel kimliği için daha önce mtv’nin kanal kimliği görevlerinde yer alan fred seibert ve alan goodman işe koyuldu.

    öncelikle, programların neden izlenmediğini belirlemek için çeşitli yaş grupları ile görüşülüp, programlar izletildi. çocukların çoğu, 80’lerde hızlı büyümekten korkuyor ve kötü alışkanlıklara kurban olmak istemiyordu. nickelodeon’un bunlar için sığınacak bir yuva, çocukluğunu yaşatabilecek bir mecra beklentisi vardı.

    fakat çocuklar kanalı beğenmiyordu. bebek kanalı algısının olmasının sebebi de, reklam aralarında yapılan “bu program çok iyi, çok mükemmel, yeni bölüm şu şu ve şu saatlerde olacak!” diye duyuruluyordu. çocuklar, hangi programın hangi saatte olacağını ilgilenmezlerdi. önemli olan programın olmasıydı fakat kanal böyle tanıtım yapmamıştı. ayrıca, o zamanlarda “watch nickelodeon, it’s really fun!” ( nickelodeon izleyin, gerçekten eğlenceli.) reklamları da yayınlanıyordu. fakat o zamanlarda yayımlanan against the odds programındaki gibi çeşitli edebiyatçı ünlülerin trajedik ve talihsiz hayatlarını gören çocuklar, nerde bu eğlence? neyin kafasında bunlar? sorusunu soruyorlardı.

    kanal yönetimi ilk kuralı verdi, fun (eğlence) kelimesini kullanmak yerine, eğlencenin kendisi olmaya çalışın dedi. diğeri ise ebeveynlerin güvenle izletebileceği bir anlayış yerine, kulüpevi ve/veya kreş ortamı gibi olmalıydı. çocuk güvenle gelip ebeveynleri olmadan eğlenebilmeliydi.

    diğer kısım da logoydu. gökkuşağı rekli gümüş toplu logo hiç çocuklar için uyumlu değildi. fred seibert, tom corey ve scott nash’e yeni bir logo için görev verdi. her şekile girebilen turuncu arkaplan , beyaz renkli balloon font’uyla yazılmış nickelodeon yazısı. kanal yönetimi ilk başta beğenmedi: “bu çok sade. mtv’nin birçok rengi vardı. ne oldu size gençler?”. sonrasında çeşitli iknalar ile kabul edildi.

    müzik kısmı da, the jive five grubuna verildi. ilk başta kanal yönetimi raffi‘yi düşündü. fakat fred seibert raffi’nin gelmesinin iyi olmayacağını düşünüyordu. alan goodman’ın, marcels'in blue moon şarkısının giriş kısmını söyleyip çocuklar için eğlenceli olmaz mı sorusundan sonra kanal yönetimi ikna oldu ve acapella doo-wop müzik türü kanalın müzik kısmı olarak belirlendi. o yıllarda jeneriklerinde siyahi müzik kullanan ilk kanallardan oldu. nick nick nick jingle’ı halen kanalda devam etmektedir.

    1985 yılında kanalın kimliği, hiçbir program değişikliği olmadan değişti. en son sıralarda bulunan kanal birinci sıraya oturmuş ve 1985 senesi sonunda kablolu yayında en çok izlenilen kanal olmuştur.

    sonrasında yer alan nicktoons çizgi filmleri ve çeşitli live-action yarışmalar ve dizilerle nickelodeon, 90’larda altın çağını yaşadı.

    1997 yılında number 1’ın sahipleri nickelodeon’u türkiye’ye kablo tv'ye getirdi. 2000 yılında kapansa da, 2003 yılında digiturk’e geri döndü. 2005 yılında kablo tv’de yeniden yayına girse de 2011 yılında lisans değişikliğinden dolayı bir süre sadece d-smart’ta bulundu, 2012’de lisansı digiturk'e verildi. bu tarihten beri sadece digiturk’te bulunmaktadır.

    2009’da logosunu trollbäck+company tarafından logo ve kanal kimliği yenilendi. günümüzde aynı logoyla devam etmektedir.

    fakat reytingleri azalmaktadır. bu sene itibariyle yeniden ayağa kalkmak için netflix ile beraber içeriklerini arttırıp 90’lardaki altın çağını yeniden yaşatmayı amaçlamaktadır.

    umarım 90’lardaki nickelodeon gibi bir yayın anlayışını yeniden görme fırsatımız olur.

    edit: 13 kasım 2020'de 13. sırada debe'ye girmişim. ekşi sözlük ahalisine teşekkür ederim.
    edit-2: ekşi şeyler'e de girmişim: https://seyler.eksisozluk.com/…ndan-bugune-hikayesi
9 entry daha

hesabın var mı? giriş yap