şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
57 entry daha
  • başa edit: bu entry'ye casio reklamı veya casio güzellemesi falan diyenler olmuş. değil. casio'yu, tuşesini beğenmediğim için bu entry'yi yazdıktan yaklaşık 1 sene sonra ikinci elden satıp, yerine roland fp-10 aldığımı belirteyim.

    *

    son 1-2 aydır deli gibi araştırdığım bir ürün bu. hemen hemen her gün saatlerimi harcadım diyebilirim. o nedenle birçok markayı ve modeli inceleme fırsatı buldum. istanbul tünel'de dore'yi de zuhal'i de ziyaret ettim. çalışanların fikirlerini aldım. fiyatlarını, kullanıcı yorumlarını, teknik özelliklerini karşılaştırdım. en son da casio cdp s100'de karar kıldım. oldukça ucuz bir ürün. bunun sebebini anlatacağım ancak çok fazla bilgi yüklenmesi olduğu için bütün bunları da buraya yazıyorum ki, benim kadar araştırmakla vakit kaybetmeyin ve hiç değilse kafanızda bir izlenim oluşsun. (bkz: amme hizmeti)

    1* öncelikle malesef pek fazla türkçe kaynak yok. benim edindiğim bilgilerin nitelikli çoğunluğu ingilizce üzerinden. bu amaçla, zaten takip etmekte olduğum pianote isimli kanalda başlangıç seviyesi piyano karşılaştırması yapıldığını gördüm. hemen açtım baktım, zaten aklımdaydı böyle bir şey almak. benim aslında akustik piyanom var onunla çalışabiliyorum, ancak derdim iş güç sebebiyle geç geldiğimde kulaklığı takıp sapık gibi pratik yapabilmek. evimde akustik olduğu için de dijital piyanoda aradığım kriterler taşınabilir ve hafif olması, mümkün olabildiği kadar ucuz olması, sorun çıkarmaması, kulaklık takılabilmesi ve tuş hassasiyeti akustiğe en yakın bir piyano olmasında toplanmıştı. derdim güzel ses versin, çok şık olsun, salonumun en güzel köşesine yerleştireyim gibi bıdı bıdı şeyler değil. o nedenle "nasıl bir piyano istiyorum?" sorusuna başta cevap verebiliyor olmak gerek.

    2* pianote videosuna geri dönecek olursak, videoda ablaya da en çok sorulan sorulardan birinin bu olduğu belirtiliyor. videoda yamaha p125, casio privia pxs-3000 ve roland fp-10 denenmiş. ama ondan önce, ablanın söylediği birkaç kıstas var. ablanın adı lisa bu arada. acayip sempatik şirin bişey. videoları da çok güzel. lisa diyor ki, önce tuş hassasiyeti olacak. yani sert basınca kuvvetli ses gelecek, hafif basınca yumuşak ses gelecek. ikinci kıstas ise tuşlarda çekiç hissiyatı özelliği olacak. zaten bu başlıkta çokça yazılmış ama biz de söyleyelim, akustik piyanoda tuşa basınca sistemin içindeki çekiç tele vurup hemen kendini geri çekiyor. çok yavaş bir şekilde basarsanız çekiç tele değmiyor. o nedenle bu çekiç aslında tuşlardan hissediliyor. dijital piyano çalarken de parmak tekniği düzgün otursun diye çekiç hassasiyeti özelliği ekleniyor dijitallere. bunu da iyi yapan var, çok iyi yapan var, ya da hiç yapmayan var. ayrıca 88 tuşlu olması önemli ama daha düşük tuşa sahip de piyanolar var. lisa'ya göre en düşük 61 olmalı. tabi bütün bunlar fiyatlarda da yukarı ya da aşağı değişiklikler yapıyor.

    3* lisa sonrasında üç piyanoyu deniyor. bunlardan birincisi yamaha p125. sisteme yeni aşina olacaklar hemen yamaha'ya yumulacaklar "adı var" diye. gerçekten fazıl say'ın evindeki piyano da yamaha ve çok güzel piyanoları var. ancak bizim iş öyle değil. birincisi kasım 2020'de bu p125 denen piyano 11.000 tl. ve dövizin her geçen gün yükselmesiyle bu fiyatlar da yükseliyor. lisa da bu piyanoyu kullanmış uzun bir süre. güzel sesi var, tuş hassasiyeti var falan. ama p-125 zaten baştan fiyattan eleniyor. çünkü bence başlangıç piyanosu daha düşük bir tutarda olmalı. neden diye soranlar olacak, çünkü piyanoya başlayan veya başlatılan kişinin büyük ihtimalle 3-5 ay sonra piyanoyu bırakması mümkün. o nedenle alınan mal kıça girmesin diye önce en düşük fiyatta en yüksek performans önemli. bu görüşün tam tersini savunursanız, hep daha iyiye gidersiniz ve dijital piyano bakmak anlamsızlaşır. para varsa zaten akustik piyanoya yönelinmeli.

    4* lisa'nın ikinci incelediği casio privia modelini baştan eliyorum. fiyat olarak o daha uçuk. onun yerine benim de aldığım casio'yu incemek mantıklı. ama ona gelmeden lisa'nın incelediği üçüncü piyano benim aklımı çok çeldi: roland fp-10. dijital piyano klasmanında herkesin tartışmasız en iyi piyano dediği roland'ın fp serisi gerçekten çok güzel. tasarımı, sesi, özellikleri ve özellikle tuş takımı. lisa da aynısını söylüyor. tuş takımı diğer ikisinden çok daha farklı ve iyi diyor. bu nedenle ben de ilk başta fp-10 diyip zuhal'den fiyat bile almıştım. her şey çok güzeldi. zuhal'deki arkadaşlar son döviz artışına yansıtmadan 5.400 civarlarında bir fiyat verdiler. hızlı cevap istediler ancak o esnalarda başka şeyler oldu.

    5* roland bilindiği üzere aynı zamanda çok sağlam bir synthesizer markası. hatta çok güzel elektro gitar amfileri de var. bir ara marshall yerine roland cube bile düşünmüştüm. ayrıca özellikle böyle sensation white'larda* bilmem nelerde çokça acayip acayip roland'lar kullanılıyor. o nedenle roland'a güvenimiz sonsuz. synthesizer ile nasıl müzik yapılıyor derseniz, size mr. tuna isimli arkadaşın bir videosunu paylaşayım. mr. tuna'nın lisa'ya teker teker synthesizer'larını gösterdiği video ise burada. ortalık uzay üssü gibi :) ancak roland'ın fp serisinin bir sıkıntısı var. tuş hassasiyeti akustiğe en yakın olmasına rağmen, kullanılmasını izleyen birkaç ay içerisinde tuşlarından çıt çıt diye sesler gelmeye başlıyor. bu istisnasız bütün hepsinde oluyor. kafayı buna benim gibi takan var, takmayan var. ama dolma parmaklı bir abinin canını çok sıkmış olacak ki bu, dayanamamış videosunu çekip youtube'a yüklemiş. sebebi de şu, tuşların altındaki elektronik sistemde tuşun kendisine ait bölümü ittirdiği yerdeki yağ bir süre sonra salıyor kendini. böyle olunca da tuşa basıldığında tık tık diye plastik plastiğe vuruyor. buna çözüm olarak bile artık video koymuşlar, o haznelere tekrar gres yağı sürülüyor. ancak bir süre sonra problem tekrar ediyor. ve roland'ın fp serisi buna çözüm bulamıyor. böyle de boktan bir şey ama bunu kafaya takmayıp, ya da kulaklık takıp gayet güzel çalışmalarına devam eden insanlar da var. bu videoda da eleman roland'a nasıl gres yağı sürülüp o çıt çıt sesi giderilir onu anlatıyor.

    6* tam bu esnada zuhal'den elemana cevap veremediğim için "artık ayıramıyoruz kusura bakmayın" dediler. içim soğumuştu. fiyat olarak da biraz yüksekti. akustik varken ikinciye daha düşük vermemi içimden bir ses söylüyordu. o çıt çıt muhabbetinden sonra da saldım ben de fp-10'u. yapacak bir şey yok. araştırmaya devam ettim böylelikle.

    7* tabi işin bir de ikinci el boyutu var ve çok cezbedici. sağa sola çok mesaj attım, en az 25-30 kişiye. sürekli olarak sahibinden'de ve letgo'da 2.000-6-7.000 bantlarındaki dijital piyanoları takibe aldım. roland'ın ikinci eli yok zaten. hiç görmedim. zaten zuhal'deki eleman da son iki roland fp-10'u iki konservatuar öğrencisine sattığını söyledi. ben gittiğimde elinde olmadığından deneyemedim. neyse, genel olarak ikinci el sayfalarında üç tip satıcı var. birincisi sıfır satan elemanlar. ikincisi oğluna, kızına, kendine piyano alıp 1-2 ay sonra cayıldığı için piyanoyu satışa çıkaran tipler. üçüncüsü ise alıp kullanıp ihtiyaç veya yükseltme sebebiyle satanlar. üçüncü grupta garanti yok fiyat düşük, ikinci grupta garanti var fiyat sıfırın altında, ilk grup zaten belli. bunların arasında saçma sapan fiyat verenler de var. letgo'da, benim bugün 3.000'e aldığım aynı marka model piyanoyu adam 3.800'den satıyor misal. o nedenle mutlaka belli modellerin sıfırlarının fiyatlarını bilmek gerek. genelde de az kullanılmışlarda aralarda güzel temizler çıkıyor. yaklaşık %20'den, kullanıma göre %50-60'a kadar düşen düzgün satıcılar var. onlar zaten cevaplarından da anlaşılıyor. bazılarıyla genel piyano muhabbeti bile yapabilirsiniz. piyanoyla ilişkisi olan insan güzel insandır.

    8* bunlar olurken youtube'da çok video izledim. özellikle her bir piyanonun demosu için en az 2-3 video var. bunların altında yorum yazanlar da çok güzel şeyler paylaşıyorlar. roland fp serisinin yukarıda anlattığım sorununu ben bu şekilde öğrendim örneğin. ayrıca yamaha genelde herkesin kabul ettiği bir marka ve kimse bir yerine itiraz etmiyor, kimse sorun yaşamıyor; ancak fiyatı yüksek olduğu için birçok kişi de yamaha'yı tercih etmiyor. videolarda özellikle yamaha'nın piaggero np serisini biraz gömmüşler. kalitesiz tuşlar, fazla ses çıkarmalar vb. ama onun haricinde özellikle p45 ile p125 modelleri piyasada tutuluyor. p95, p105 gibi ara modeller de var.

    9* youtube'da özellikle karşılaştırma açısından faydalanacağınız bir kanal ise merriam music. eleman kanadalı ve çocukluğundan beri piyano çalıyor. uzun uzun anlatıyor hepsini. mesela herkesin temel olarak kabul ettiği bir model olan yamaha p45'i, yine herkesin eyvallah dediği roland fp-10 ile kıyaslıyor. fp-10 ile p45 gerçekten de birbirinin muadili iki ürün. bunların abileri ise fp-30 ile p125 olabilir ancak fiyat olarak fp 30 ile fp 10 arasında 1.000 tl varken (5.500-6.500), yamaha p45 6.000 iken p125 11.000 tl (2020 ekim-kasım fiyatları). roland'ın fp serisinin ayrıca fp 50, fp 90 gibi üst seviyeleri de var. yamaha'da da benzer şekilde p235, p515 falan gidiyor. özellikler devamlı artıyor. kawai'ye çok bakmadım ancak kawai'nin de p45 seviyesindeki modeli es110 gibi bir model. yamaha'da p serisinden sonra ydp serisi var ama bu konsol piyano ve fiyatları sağlam. bir de yamaha'nın efsane dedikleri clavinova serisi var. ydp serisinin üstü bu seri de. casio'nun taşınabilir piyano serisi cdp, bunun üzeri privia serisi. konsol olarak da casio celviano serisi var. yamaha p45 alınacağına, bana göre casio celviano ap-250 veya 270'e de bakılabilir. dore'deki eleman ilk bana bunları söylediğinde anlamamıştım ama şimdi onu çok iyi anlıyorum.

    10* tüm bunlardan sonra bütün bu piyanoların merkezinde sanki p45 varmış gibi görünüyor. ama fiyatı yüksek. alternatif olarak da casio, kurzweil, roland, kawai gibi markalar var. nemesis, tuanas gibi markalara ise hiç bakmadım. o esnada casio cdp s100 çıktı karşıma zira ve zaten zihnimde de aradığım kriterlere en uyan buydu.

    11* casio'nun ilk aslında cdp 135'ini gördüm. ama bunu geçen sene yenilemişler. yenilenen seriye de cdp s100 demişler. kilo olarak daha hafif, 10,5 kilo. serçe parmağınla kaldırırsın. ayrıca muadillerine göre en az yer kaplayanlardan. çekiç tuş 2 (hammer action 2) diye yeni bir sistem gelmiş, yeni bir tasarım yapılmış, tuşlar fildişi tasarım olmuş. ingiltere casio'dan bir abinin bunları anlattığı video burada. tüm bunlara ilaveten, doların 8,54'leri gördüğü bugünlerde fiyatı 4.300'lere gelmiş fakat indirimle 3.300'lere düşmüş. ilave bir kampanya ile %10 daha düşürme kuponu vermiş do-re. bunu da kullanınca standsız, taburesiz ve kulaklıksız hali 3.005 tl'ye gelmiş oldu. bunu da vade farksız 6 takside böldün mü tadından yenmedi. eleman letgo'da 2 ay önce 3.500'e aldığını söylemişti. ayrıca bir yorumda elemanın teki casio piyanosunu 10 seneden fazla sorunsuzca kullandığını söylemişti. roland'dan sonra cennet gibi geldi. ayrıca herkes de çok memnun, casio'nun bu modeli hakkında olumsuz konuşan yok. tam bir fiyat performans ürünü gibi. tabi hiç piyanom olmasa, sınırsız bütçem olsa, alacağım piyano yamaha b1 silent piano olurdu orası da net. bu sessizlik özelliğini 3.000 tl'ye çözmüş oldum. tabi akustiklere de silent piano eklentisi yapılıyor ama piyanonun içine ediyormuş. ayrıca 20.000 civarında bir masrafı oluyormuş. onu da araştırdım...

    *

    her neyse, ilk başta bütçe ve hedef önemli. başta bırakan çok olduğu için düşük fiyatlı iyi bir modelle başlamak elzem. imkanınız varsa mutlaka piyanolar fiziksel olarak denenmeli çünkü fiziksel olarak da birbirlerinden farklı oldukları gibi, sesleri de değişik oluyor ve bu ses beğenme mevzusu çok öznel bir şey. döviz arttıkça fiyatlar da artacak elbet. ancak yamaha p45 veya roland fp-10 bu aletin temel iki modeli gibi bana göre. onları kerteriz alarak iyi analiz yapabilirsiniz. tabi ki benim aldığım başka birini tatmin etmeyebilir. o nedenle nasıl bir piyano istendiği baştan önemli. benim için görüntüsü, sesi, farklı tonları, polifonisi önemli değil. benim için önemli olan iki şey tuş hassasiyeti ve kulaklıkla çalabilme. bunu da en ucuzuyla yapma. ancak elbette bir başkası benim beğendiğimi çalmayı tercih etmeyebilir. o yüzden öznel birçok faktör de var. umarım yardımcı olur bu yazdıklarım. en önemli nokta, lisa'nın söylediği 3 önemli kriter: 88 tuş, hassas tuş özelliği (touch sensitivity) ve çekiç tuş hissiyatı (hammer action keyboard).

    işin profesyoneli değilim onu da son olarak belirteyim.

    hadi bakalım köftehorlar.

    her gün en az 1 saat piyano çalışmaya devam.

    *

    debe editi: bu kadar beğenileceğini bilemezdim. çokça mesaj da atan oldu "tam aradığım şeyleri yazmışsınız" diye. teşekkürler. madem öyle, youtube'da en beğendiğim üç piyano videosunu paylaşayım:

    1) kaykaycı kılığına girmiş elemandan açık alanda mükemmel bir schindler's list performansı.

    2) fazıl say reisten efsane beethoven piano sonata no.23 f minor op. 57 'appassionata'

    3) ve son olarak japon cateen kardeşimizin fazıl say'dan araklayıp üzerine eklemeler yaptığı twinkle twinkle little star'ın 7 seviyeli performansı.

    (fazıl say'ın araklanılan performansı da burada. bunları herkes bilmez.)
25 entry daha
hesabın var mı? giriş yap