şükela:  tümü | bugün
19 entry daha
  • almanya'nın g3'ü geride bırakıp düşük kalibreli saldırı tüfeğine geçişi 90'larda çok da sıkıntısız olmamıştı. şurada ve şurada daha detayına girdiğim bir hk 11 denemeleri vardı. o çok değişik bir silah olsa da gereken güvenlik kıstasları içinde çalışamaması yüzünden almanya 5.56 bir tüfeği hemen hizmete sokmak durumundaydı. orada da ya g3'ün 5.56 görmüş hali olan hk33 ya da polimer gövdeli, gaz piston tepmeli, entegre zeiss optikli çok daha modern bir g36 tüfeğini seçeceklerdi. tabii ki g36'yı seçtiler. bu olayın oluşu 1996 senesi. yani 24 yıl önce oluyor.

    g36 tasarımı incelendiğinde heckler & koch'un kendi alamet'i farikası olan dizayn elementlerinden uzaklaştığı görülebilir. h&k bilya geciktirmeli geri tepme prensibi etrafına koskoca bir ateşli silahlar ailesi icat etmiş bir kurumdur. burada bilya kilitlemesi yerine ar10/ar15/m16 tipi 6 kollu bir mekanizma kilidi fişekyatağına dönerek girer. bu sayede çok ağır tornada kesilmiş yekpare mekanizmalar yerine daha hafif alaşımlarla mekanizma problemini çözmeye çalışmış gibi bir havaları vardır. gövdede de polimer vesaire kullanınca dizaynın ardındaki ana amaç zaten meydana çıkmış oluyor : hafif olabilmek.

    hafif saldırı tüfeğinde hem isabetli olacağım hem hafif olacağım hem de darbeli/daimi atışlarda 200 mermiye kadar ısınmayacağım gibi bir dalga olmaz. isabet problemini kaliteli makine, işçilik, elektronik torna vs ile çözersiniz (adamlar alman olmaması imkansız) ama ağır namlu kullanıp sürekli atışta ısınmayı bertaraf edince de hafiflik feda edilmiş olur. hoşunuza öyle giderse 4 kilo silahı sırtlar ama gece gündüz atarsınız. ama onun yerine gidip hafif namlu kullanılınca da "sustain" feda edilmiş olur. bu sefer ağırlık bertaraf edilir. g36'da almanlar işte bu ikinciye meyletmiştir.

    o hafiflikte olan ve polimer de kullanan 5.56 m4/tavor/scar falan niye ısınmıyor da g36 ısınıyor?

    o biraz teknik bir sorun, şöyle ki bu sıkıntının ilk rapor edilmesi silahın envantere girişinden birkaç sene sonrasına rastlıyor. güneşli bir havada silahlarını açık hava poligonda brandaya yan yatırmış almanlar silah bu şekilde 10 dakika kadar kalıp ısınınca 200 metre atışlarında 3-5cm sapma raporluyorlar. bunu da münferit silaha yoramayacağınız şekilde bölük bölük, farklı günlerde rapor ediyorlar. ama soğuk havalarda bu yaşanmıyor. burada silahın polimer kundağının (kundak simsiyah boyalı bu arada) metal olan aksama yine ısı ileten metal köprülerle bağlı olması yüzünden namluda sağ ve sol çeperler arası ısı farkına yol açıp mikro seviyede bir burulma bir warp haline yol açtığı ve isabeti azalttığı düşünülüyor. ama bu ispatlanamıyor. m4 ve diğer silahlarda polimerin metal aksamla arasında olan ısı yalıtımı daha düzgün kullanılmış ve/veya namlu/mekanizma daha zor ısınan alaşımlardan yapılmış.

    ispat edilemeyişinin de birkaç sebebi var. ilki ve en önemlisi silahın çoktan envantere girmiş olması. almanya gibi bir yerde tüm teknik testleri tamamlamışsınız ve gıcır gıcır silahlar birliklere dağıtılmış. alman tarihinde birliğe dağıtılıp kötü geri bildirim alınmış bir silah işte 1840'lardan beri pek yok. 200 metre atışlarında bu yepisyeni silahlar birden kötü raporlarla karşılaşıyor. ya bu işe bir komisyon atayacaksınız ve onlar neyin yanlış olduğunu bulacaklar (buna kimin onay verdiği de dahil) ve istifalarla kelleler gidecek. ya da yok milli silahımız çok güzel, üçüncü havaalanı açılınca, faiz lobisi kıstırınca silahlara bişey oldu diyeceksiniz. alman hükümeti arasını bulup yapımcı olan heckler & koch'a 2000 yılı gibi konuyla ilgili bir rücu ediyor. onlar da gayet cool bir şekilde "bizden istenen tasarım öğelerini yaptık hepsi silahlarda mevcuttur, bir de sıcaklığa dayanıklı ağır namlu istememiştiniz" gibi bir cevap veriyor. ondan sonra yıllarca ve birbirini takip eden hükümetler boyunca süren bir inkar ve örtbas başlıyor.

    ispatı soruşturmayı engelleyen iki numaralı sebep de silahın yapımcısının heckler & koch olması. bu firma ki sektörün ciddi anlamda köşe başlarından biridir. mesela mp5 makineli tabancalarını ordularında polis teşkilatlarında kullanan dünyada 105 ülke vardır ki bunların 12'si lisans anlaşmaları ile onu kendi ülkesinde üretmektedir. böyle ülkeye para basan microsoft gibi bir firmayı basit hatalar yüzünden küstürmek istemezler o bir, ikincisi o yıllarda nato'yu falan kasıp kavuran bir de pdw rekabeti hadisesi vardır. heckler & koch'un mp7 makineli tabancası aynı sıralarda belçikanın fn firmasının fn p90 makineli tabancasıyla ihale sürecindedir ve kazanan çok yağlı bir ihracat anlaşmasını da ülkesine getirecektir. alman federal hükümeti biraz da bu yüzden h&k üzerine çok gitmez. eloğluna "polimer piyade tüfeğinde sıkıntı yaşayan adamların polimer makineli tabancası da kötüdür, almayalım" dedirtmek istemezler.

    sonra gün gelir 11 eylül hadisesi ile afganistan yolları tutulur ve almanya serin kuzey avrupa iklimini geride bırakarak ırak çöllerine ve afgan yaylalarına gelip kurulur. yanlarında siyaha boyanmış polimer kundaklarıyla g36 tüfeklerini de getirirler. burada bu tüfekler evet iş görür ama ısı ve isabet kaynaklı geri bildirimler de oldukça yükselir. yani kırılıp dökülen, sıcaktan çalışmaz olan, milletin suratına patlayan tüfekler falan yoktur. 200 ve üstü metrelerde olması gerektiği yerde olmayan mermiler vardır. ama işte kimsenin karşılaşmak istemediği soru da "ak47 akm seviyesinde kötü isabetliliğe sahip modern bir silaha niye milyarlarca mark ödedik" gibi bir şeydir.

    almanya burada silahları da siyah yerine çöl kamuflajı gibi daha açık renklere boyamıştır. ancak h&k bu güneş çeken siyah boyadan vazgeçilmesi işleminin istatistiki olarak ne kadar bir fayda sağladığına dair verileri açıklamamıştır. çok çok ilginç bir ayrıntı olarak fabrikadan son çıkan ve tropik iklimde hizmet vermeyen alman birliklerine dağıtılan g36 tüfekleri de bu açık flecktarn çöl kamuflajı renklerinde verilmiştir. yani firmanın tepkilerine bakarsak rivayetlerde doğruluk payı var gibi.

    ancak güneş balçıkla sıvanmıyor, bu işi örtbas etmeye çalıştıkça durum çok daha fazla geri tepti ve tepkilerin biraz da önünü almak için federal almanya yeni saldırı tüfeği ihalesini tarihte ilk kez heckler & koch'tan başka bir firmaya, haenel'e vermiş oldu. 1967'den bu güne 53 yıl ellerinde tuttukları bir tekeli böylece kaptırmış oldular. g36 servisten çıkacağı açıklandığında tüm sektörün %95 beklentisi onun yerine geçecek silahın da h&k tarafından yapılacağı idi.

    özetle 24 yıllk bir ilginç devir de kapanıyor. ben kendisini denemiş kullanmış biri olarak g36 kötü bir tüfektir dersem çarpılırım. ambidekster kurma kolu ve kabza, sanat eseri çift zumlu entegre optik ve bizim mpt tüfeğimize de miras bıraktığı kısa gaz piston tepmesi gibi özelliklerle gayet de güzel bir tüfekti. tüm dünyanın m4/hk416 tiplerinin bir versiyonunu kullandığı bir dönemde özgün de bir tasarımdı.

    artık bilgisayar oyunlarında airsoft partilerinde, litvanya ve ispanya ordusunda falan gittiği kadar yaşayacak. ama bu tatsız olaylar neticesinde ömrü g3 kadar da uzun olmayacak gibi.

    yazık oldu.