şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: angelo giuseppe roncalli)

    şişli'de notre dame de sion lisesinin çaprazında kalan ve istanbul'un en güzel muhitlerinden birinin tam ortasında konumlandırılmış papa roncalli sokak'a adını veren namıdiğer türk papa.

    hem katolikler hem de müslüman türkler için aziz roncalli'nin başkaca bir anlamı ve değeri var. papalık tarihinin en kıymetli liderleri arasında gösterilen xxiii. ioannes, vefatının 50. sene-i devriyesinde katolik kilisesi tarafından tarafından aziz unvanına (st) layık görülüyor. bu takdis töreni, aynı zamanda vatikan tarihinde de bir ilke de sahne oluyor. kilise tarafından bir papanın aziz ilan edilebilmesi için yaşamı boyunca birden fazla mucize/keramet göstermesi beklenirken papa roncalli için bu şart kaldırılıp kilise yönetiminde yaptığı yenilikçi devrimler ve herkes tarafından sevilen bir lider olmasından dolayı onun herhangi bir mucizeye ihtiyacı olmadığı kararına varılıyor. böylece türkiye'de görev yapmış, istiklal caddesi'ndeki st. antuan kilisesi'nde vaazlar vermiş hatta noel ayininde türkçe dualar etmiş bir din adamı ilk kez, tüm katolik aleminin dini lideri olmakla kalmıyor, aynı zamanda kutsanarak havarilerle aynı mertebede "aziz" unvanına layık görülmüş oluyordu.

    istanbul'un yerlilerinin ve ekseriyetle gayrimüslimlerin yaşadığı roncalli sokağının ismini ilk kez gördüğümde, civardaki vatikan temsilciliği ve roncalli'nin bu muhitle olan geçmişiyle bağdaştırmıştım. lakin dahası da varmış. bu sabah journal of history and future dergisinin eski sayılarından birinde roncalli'nin istanbul günlerini anlatan bir makaleye denk geldim. ona türk papa adını veren dönemin istanbul valisi refik tulga ile daha kardinallik döneminde başlayan yakın arkadaşlığından, muhitteki insanlarla olan muhabbetinden, halkın içine karıştığından bahsediliyordu. anılar o kadar ilgimi çekti ki kendimi daha farklı hatıratların içinde buldum. meğer roncalli'ni aynı zamanda sıkı bir beşiktaş hayranıymış ve şeref stadı'ndaki birçok maçı birlikte izlediği insanlar da bizatihi anılarında bu hadiseden bahsetmiş. tribünden vekil, bakan vs. çıkaranı gördüm lakin papa çıkaran tribün de gerçekten hayret-i mucip.* acaba çarşı'nın bir dönem dillere pelesenk olan alen abi papa olsana tezahüratının kaynağı bu hadise midir bilemedim.*

    hatıratlarda ilgimi çeken başka bir konu ise roncalli'nin türkçe sevgisi. kendisi de "her ne kadar kusursuz derecede iyi konuşmak istesem de bunu yeterince başaramadım." diye beyanatlarda bulunmuş lakin yine de birçok ayinde türkçe dualar edip incil mealleri okuyabilecek kadar dile hâkim. muhtelif kaynaklarda, roncalli'nin islama olan sevgisini anlattığı bölümler de var hatta istanbul'da görev yaptığı şapel'in mihrabına hz. ali'nin bir sözünü astığı ve bunun önünde dua ettiğinden bahsedilse de işin açığı bu kadarına pek ihtimal vermemiş, itibar da etmemiştim ben. ta ki hâlâ hayatta olan bir tarihçinin kaleminden şu hadiseyi okuyana dek;

    murat bardakçı, iki sene önceki bir köşe yazısında mevzubahis olayı doğrulayarak hz. ali'nin sözünün yazıldığı o levhanın giuseppe donizetti'nin anma yıldönümünde, vatikan büyükelçiliği’nin istanbul temsilcisi georges marovitch tarafından kendisine hediye edildiğini beyan etmiş .

    roncalli'nin başucuna astığı hz. ali'nin sözü ise şu: “rutbetu'l-ilmi ale'r-ruteb”

    “rütbelerin en yücesi, bilgin kişinin rütbesidir.”

    ne acıdır ki türk papa adıyla anılan xxiii. ioannes'in 2014 yılında aziz ilan edildiği törene dünyanın dört bir yanından onlarca devlet başkanı, her inançtan din adamı ve milyonlarca insan iştirak etmişken diyanet işleri başkanlığı bir tane temsilci bile göndermemiştir! bu ayıp da onlara yeter.
1 entry daha