şükela:  tümü | bugün
599 entry daha
  • bu adamın insanların mizah anlayışını ve çizgilerini ifşa ediş taktiği vardır ki şahanedir. mesela en taze örneği son şovu sincerely louis ck'de geçiyor:

    "new york'ta küçük bir kasabadaydım ve bir eczanenin önünde duruyordum. eczanenin vitrininde bir tekerlekli sandalye vardı. vitrinde! bu gerçekten dürtüsel alışveriş* mi?

    hmmm, tekerlekli sandalye almalıyım. baya işe yarar...(kahkahalar)
    felcime...(kahkahalar)
    böylelikle her yere sürünerek gitmem...(kahkahalar)
    on senedir yaptığım gibi...(kahkahalar)
    maratonda bacaklarımın koptuğu günden beri (ooooo aaaa oha çüş minvalinde tepkilerle salon yıkılır)"

    burada bahsettiği maraton 15 nisan 2013'teki boston maratonu'ndaki bombalı saldırıya atıftır. yani bu konuşan kişi bacaklarını o saldırıda kaybetmiş oluyor.

    tabi seyircinin o tepkisinden sonra başlıyor giydirmeye. daha az önce yerlerde sürünen bu felç kişiye kahkahalarla gülüyordunuz, noldu lan ikiyüzlü pezevenkler, şeklinde.

    louis burada insanların neyi komik bulup neyi bulmadığını belirleyen o ince ve saçma çizgiyi ifşa ediyor ve senelerdir felç olduğu için yerlerde sürünen birinin bir terör saldırısında bacaklarını kaybeden birinden daha az değerli ya da trajik görüldüğünü vurguluyor. çünkü bu kamuoyunun verdiği bir karar, bir kabul görmüşlük. çünkü terör saldırısında ölmek ya da sakat kalmak daha politik ve daha patriotik. daha kahramanca, bu yüzden daha trajik. çünkü senelerdir böyle lanse ediliyor, çünkü milliyetçilik vs vs.

    o şakadan ve gelen tepkilerden sonraki eleştirileri de tam olarak şöyle:

    "peki, peki. görünüşe göre bazı sikik ikiyüzlüler var burada. çünkü size bir şeyi açıklayayım. saniyeler önce, bacaksız bir adamın yerde sürünmesine gülüyordunuz. hahahaha! fakat sonunda hepiniz, yoo yoo, özellikle o bacaksız insanlar değil! ha-yır! biz sandık ki çocukluk hastalığı olan bir yavşaktan bahsediyordun. ki o kendisine gülünmeyi hak ediyor. ama diğerleri değil, moduna girdiniz."

    neyin daha değerli ve neyin daha az değerli ya da gülünebilir olduğunu dikte eden politik doğruculuğun, toplumsal ve siyasi normların kurbanı olmuş, mizah anlayışını bile bu mekanizmanın kontrolüne teslim etmiş ve onların şekillendirmesine izin vermiş insanları sazan gibi avlıyor. önceki şovlarında da sık sık yapar bunu. az önce böyle bir şakayı alkışladınız, o yüzden tatava yapmayın dediği çok olmuştur.

    dan harmon da rick and morty'nin one crew over the crewcoo's morty bölümünde rick sanchez'e şunu dedirtiyordu: "yuhlamalarınız bir anlam ifade etmiyor çünkü neye alkış tuttuğunuzu çok iyi biliyorum."

    işte kara mizah budur biraz da. kara olan yalnızca şaka değil, o şakanın insanların bazı olaylara, insanlara ve hayata olan bakışlarını en gerçek şekilde ortaya çıkarmasıdır. sorsalar hepimizin kırmızı çizgileri vardır fakat kendi iç karanlığımız ve çirkinliğimizle yüzleşmemek için elimize tutturulan "buna alkış tutun, bunu yuhalayın, çünkü o doğru bu yanlış" broşürlerinin arkasına sığınırız. bence bu yüzden kara mizahın toplumlardaki yeri her zaman önemlidir. bakmak istemediğimiz bir ayna görevi vardır.
104 entry daha

hesabın var mı? giriş yap