şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • açılın yardırmaya geldim;

    2014 yazında 6.5 ay kadar pakistanda kaldım, karachi, lahor ve hayradabad civarlarında hem taşra hem de büyük şehirde zaman geçirme şansım oldu...

    pakistan şuan türkiye ile kıyaslanamaz ama bu hızla gerilersek sanırım 20 yıl sonra kafa kafaya olacağız.

    tespitlerime gelince:

    - en eğitimli kişiler bile seküler yaklaşıma çoğu zaman açık açık tü - kaka derler.

    -halk sefillikle mutludur bunu kabullenmiştir

    -şark kurnazlığında yarışırız ama tembellik ve işten kaytarma gibi konularda bizden baya daha ilerdeler

    -dayatma yok ya da sanırım ben yabancı olduğum için dayatmadılar ama genelde yobazlar

    -alkol tüketmeyi severler parası olmayan bizim maraş otuna benzer bir şey olan nasvar'ı tercih eder , alkolü gayrı müslümler müslümanlara satar ve alkol çok pahalıdır biz de götün götün gidiyoruz o tarafa doğru.

    -şehirler çok daha kirli ( bir çok şehirde belediye sadece oluşan çöp yığınlarını toplar ve atmacalar çöpün çok oluğu yeri mesken tutar mesela)

    -şebeke suyu bomboktur, çalışan personelimi çoğu zaman kulağına su kaçırınca iltihaplandığı için doktora götürürdüm, şebeke suyu ile diş falan fırçalanmazdı

    -net sansüründe ileriler hertürlü kapışırız

    -sonradan ayrılma oldukları için öz kültürleri yok gibidir, hint sineması ve şarkıcılarının çevresinde dönerler.

    -hint okyanusunun kenarında deve ile gezer, donla yüzerler o görünüyü görmek istemezsiniz.

    -yemekleri sikimsonik baharatlardan yenmez,kendimi yöresel yemek yemeye zorladığım dönemde 19 gün ishal kaldım ve sonra aylarca sprite, domates ve yumurtalı peynirli sandviç ile yaşadım

    -mango çok ucuzdur ve yerken boğazınızı yakacak kadar şekerlidir (2014te kilosu 22 kuruştu)

    -deri çok ucuzdur, türkiyenin 8-10da biri fiyatına çok güzel deri ceketler almıştım hala giyerim.

    - trafik türkiye'den doğuya gittikçe kötüleşiyor, iran ıstanbul'u aratırken pakistan'da iran'ı mumla arar oldum.
    çelik gibi refleksler ve kornaya alışmış kulaklar olmazsa olmazdır.
    ters yöne girmek, kamyonet ya da kamyonun kasasında ya da kasanın üstünde gitmek çok normaldir. zaten genelde kadınlar kasada erkekler daha konforsuz olan üst tarafta seyahat ederler.
    kamyonlar ise limit gökyüzü mantığı ile yüklenirler.
    trafik
    trafik2
    trafik3
    trafik 4

    servis aracı
    süslü minibüs

    tavuk turizm

    - türkler sırp ya da boşnaklara kıyasla çirkindir evet ama onlardan çok daha iyiyiz, pakiler gerçekten maymundan halliceler ... 6 ayda sanırım 1 ya da 2 kişiye kafamı kaldırıp alıcı gözle bakabildim onlara da türkiyede aldırış etmem.

    tipler

    tipler2

    - berberlerde saçınızı yıkatamazsınız lavabo çok çok iyi bir yere gitmediğiniz sürece yoktur.

    - eşcinsellik tü - kaka statüsündedir fakat eşcinseller kırmızı ışıkta sizden dua etmek için para isteyebilirler. sonuçta 5 saniye dua ederler ve giderler.

    eşcinsel

    -kahve kültürü yaygındır fakat bizdeki dayıların oturduğu kahveleri mumla ararsınız.
    kıraathane

    -sokak hayvanı ve yük hayvanı boldur, hayvanlara muamelede bizler çok daha merhametliyiz. he bir de saçlarına kına yaktıkları gibi yük hayvanlarını da boyayıp süslerler.
    yük hayvanı

    kınalı saç

    -sanayi geneli isg ve benzer konularda acınacak durumdadır, bizdeki oto sanayi rezilliğini bile mumla ararsınız, sıfırdan ahşap kabin yaptıkıları kamyonları süsler püsler inatla yürütürler

    sanayi

    ahşap kasa kamyon

    - türkiyenin aksine futbol çok popüler değildir, varsa yoksa kriket oynarlar, her arsada kriket oynayan şalvarlıları görebilirsiniz. hindistan pakistan kriket maçını orada izlemiştim adamlar izlerken ciddi ciddi manyağa bağlıyor.
    kriket

    -ekonomimiz uluslararası arenada maymun olsada fakir halkın gözünde tavuk gibi yolunacak , inek gibi sağılacak paralı yabancı statüsündesinizdir. muhtemelen bizim krolar isveçlilere böyle asılmazlar. bavulunuzu taşıyıp para ister, yolunuzu kesip dilenir ve para ister göz göze geldiğiniz her an sizden para isterler. 1 dolara gözleri parlar.
    dilenci

    sorusu olan, ben gibi çalışmaya gitmeyi düşünen var ise yeşillendirebilir ilk aklıma gelenleri listeledim.

    not: fotoğraflar o zamanlar pek ekipman götüremediğim ve güvenliksiz yürümeye iznim olmadığı için 5d + 24-70 ile manyak gibi içimizi dışarıya çıkaracak şekilde sürülen araçtan yüksek enstantane ile çekebildiklerim.

    öptüm canlarım.

    edit: açıkçası entry'nin bu derece ilgi göreceğini düşünmeden hızlıca yazmıştım homofis molasında; keşke kapsamı arttırsaymışım.

    - basit mekanik malzeme yani boru - profil - rulman- keçe vs. tedariğindeki zorluklar çok büyüktür. örneğin hidrolik hortumu patlayan forkliftin horumunun 2 haftada gelmesi ve bu süre zarfında bütün havai konveyör kurulumlarını askıya almak ve iş planını değişirmek ya da çelik konstrüksiyon imalatında profil bulunamadığı için gece çalışılan şirketteki hurdalıktan parça çalmak ve gece zımpara - boya işlerini halledip sabah kullanmak başıma gelenler arasında.

    - iyi bir yerde çalışan kalifiye işçilerin 80-100 dolar arası kazanıyor bu para ile ev geçindiriyorlar, gerçi birkaç seneye bizde de asgari ücret 100 dolar bandına düşecek bence :) görünen köy kılavuz istemiyor.

    - özellikle taşrada pizza hut ya da mc donalds gibi fast food zincirine sadece durumu cidden iyi olanların gidebiliyor ve mc donalds'ın içi bir iki çıkartma ve oyuncak dışında anadolu kasabalarındaki "kardeşler pide salonu" ayarında

    -insan hayatını türkiyede olduğundan daha değersiz ( örneğin kilometre civarında genişliği olan indus nehrini geçen çelik köprünün ingilizler tarafından yapılmış ve ömrünü tamamlamış olduğu halde kullanılıyor )

    indus

    - yazın gölgede 44 -45 derece sıcaklık oluyor (3 kişi şantiyede 20 dakika güneş altında gezdiğimizde fenalık geçiriyorduk termometre yoktu ama sıcaklık minimum 50 civarındadır diye düşünüyorum)

    - ülkenin çok müslüman olduğu halde hiç güvenli olmaması durumu var ( silahlı koruma olmadan gezme iznini asla alamadık ve defalarca çalışırken ortalık karışabilir istihbaratı alındığı için apar topar otele götürüldük)

    - otoyol otoban sisteminin o dönemde bomboktu belki şimdi hgs falan gelmiştir( izmir yeşildere çevre yolunun o yıllardaki bol oyuklu kalitesi para ile girilen otobandan iyiydi bu arada otoban demişken girişteki kulübeden çıkan çıplak ayaklı evsiz tipli adama para verip girdiğiniz yolumsuya otoban deniyor)

    otoban

    -motosiklet kullanımının çok yaygın ve 2 ebeveyn ve 3 çocuk ile 5 kişilik bir aileyi küçük bir motosikletin üzerinde görünce şaşırmıyorsunuz

    motosiklet

    ikinci partide eklemek istediklerim. az zorlarsam yine tonla şey çıkar :)

    sevgiler
4 entry daha