şükela:  tümü | bugün
  • contorium'la ilgili son açıklamam(23.03.2019) : (bkz: #88068138)

    “insan en kolay kendi kendini aldatır, zira doğru olmasını istediği şeyin doğru olduğuna inanır genellikle.”
    "..insan isterse, her zaman, her yerde, her şeyle her şey arasında bağlantılar bulur; dünya ansızın, her şeyin her şeye yollama yaptığı, her şeyin her şeyi açıkladığı bir akrabalıklar ağına dönüşür.”

    2007 yılında con isminde klasör açılamadığını farkedip yarattığım elementtir.
    bu kelimeyi bilgisayarda açılamayan "con" klasörüyle "toryum" elementini birleştirerek uydurdum.
    motivasyonumu sağlayansa saadet partisi'nin seçim vaatlerinde "feomidyum mineralinin çkarılması" maddesinin bulunmasıydı.

    öncelikle contorium'la ilgili gazetelerde çıkan haberlerden birkaçı:
    1) http://arsiv.taraf.com.tr/…lementi-contorium-70137/
    http://i62.tinypic.com/sf9s21.png
    türkiye’nin en vatansever elementi contorium...
    haber tarihi: 01 mayıs 2011 pazar
    boğaziçi öğrencisi can g. kuseyri, biraz eğlenmek için contorium diye bir mineral uydurdu. 23 trilyon dolar da değer biçti. ve internette fırtınalar koptu.

    türkiye’nin en vatansever elementi contorium...
    en vatansever contorium
    can g. kuseyri, eğlence için “sadece türkiye’de bulunan çok değerli” bir element uydurdu, videosunu youtube’a yükledi. herkes elementin peşine düşünce şaka kontrolden çıktı.
    her şey boğaziçi üniversitesi kimya bölümü öğrencisi can g. kuseyri’nin windows işletim sisteminde “con” isminde bir klasörün açılamayacağını keşfetmesiyle başladı. 2006 yılında aktüel dergisi tarafından uydurulan, saadet partisi’ni seçim kampanyasına kadar giren “feomidyum” şakasından esinlenen can, biraz eğlenmek için “contorium” adıyla kendi uydurduğu mineral üzerine hazırladığı videoyu youtube’a yükledi.
    türkiye’nin maden zenginliği hakkında türetilmiş komplo teorileriyle dalga geçen videoya göre, dünyada yalnızca istanbul boğazı’nın derinliklerinde bulunan “contorium” 23 trilyon dolar değerindeydi ve amerikan emperyalizmi contorium’un çıkarılmasına izin vermiyordu.
    türk nazi partisi’nin propagandası oldu ancak contorium şakası bir süre sonra kontrolden çıktı. video, contorium’a inananların bir takım eklentileriyle google’da 15 bin sonuca ulaştı. kuseyri’ye bir yandan tehdit mesajları, diğer yandan arkadaşlık istekleri yağmaya başladı. hakkında soruşturma açılsın diye savcılığa bile başvurulurken, contorium ‘türk nazi partisi’ tarafından propaganda malzemesi haline getirildi. baştan sona inandırıcılıktan uzak olan videoda istanbul boğazı’nın derinliklerinde contorium isminde 23 trilyon dolar değerinde bir maden olduğu, bu madenin istanbul’dan başka hiçbir yerde bulunmadığı, abd ve israil’in contorium’un çıkarılmasına izin vermediği, yabancı bankaların ve arap petrol zenginlerinin kazı yapmak için boğazdan yalı satın aldığı, erguvanların rengini bu madenden aldığına varıncaya kadar bilgiler yer alıyordu. video yer yer soros, obama, tuncay güney, israil bayrağı, avrupa parlamentosu gibi görsellerle zenginleştirilerek 9.5 dakikalık bir “ikna sağanağı” haline getirilmişti. fakat contorium videosu “internet ortamına düştükten sonra” katlanarak çoğaldı ve komplo teorisini imal eden adamın kontrolünden çıkarak bir “toplumsal kanaat” haline geldi.

    contorium’un mucidi mendeleyev türk’tü
    can, önce “contorium mineraline sahip çık” isminde bir facebook grubu oluşturarak binlerce kişiyi burada buluşturdu. bunu ekşi sözlük’e peş peşe girilen entryler izledi. ilgiyi gören can, iddialarına daha komiklerini ekledi: contorium’un mucidi dmitri mendeleyev türk’tü. babasının sibirya türklerinden olduğunu öğrenen mendeleyev, rusya’nın sıcak denizlere inmek istediğini bildiği için rus hükümetini yanıltmıştı ve istanbul boğazı’nda bulunan contorium’u periyodik cetvele torium olarak gizlemişti. can, artık “cann tiersen” takma adını kullanıyordu ve “bir yerde iki günden fazla duramıyordu”. çok geçmeden “contorium gerçeğine kendisini adamış” yurtsever vatandaşlarla msn görüşmeleri başladı.

    bozkurtlar contorium’u sahiplendi
    bozkurt66: contorium hakkında ne biliyorsun? cann tiersen: çok şey biliyorum bozkurt66: bana anlatabilir misin? cann tiersen: abi anlatırım ama çok sakat gerçekler bunlar, yaşatmazlar bizi... bozkurt66: bak canım önce kendimi tanıtayım (...) hiç bi halt yiyemezler bu ülke bizim. bozkurt66: sadece bu kadarını mı biliyorsun? cann tiersen: evet abi çoğu insan sadece bu kadarını biliyor. bozkurt66: o zaman ben biraz bilgi vereyim. yaptığımız araştırmalara göre 15 gr. contorium minerali atom bombasından sekiz kat güçlü bomba haline dönüştürülebiliyor. 1 ton contoriumla bütün dünya yok olabilir. silah üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. cann tiersen: tüm dünya türklerini birleştirebilecek bir silah yaratabiliriz bence.
    komplo iddiası kontrolden çıkmıştı... öfkeli vatandaşlar tepkilerini can’ı bulup ona göstermek yerine, iddiayı paylaşan üçüncü kişilere göstermeye başladılar. contorium videosu modifiye edilmiş sayısız versiyona ulaştı. çoğu kopyasına gerilim dolu fon müzikleri, türk bayraklı grafik animasyonlar eklendi ve cann tiersen’in imzası çıkarıldı. böylelikle contorium, kaynağı bilinmeyen gizemli bir iddia olarak internet ortamında dolaşıma girmiş oldu.
    can, şimdi kalan ömrünü contorium’un gerçek olmadığına insanlığı inandırmaya adamış bir toplum gönüllüsü. hala elini kolunu sallaya sallaya aramızda dolaşıyor. ileride vatana millete ettiği bunca kötülükleri kitap projesi haline getirme düşünceleri var. bütün bunlardan sonra söyledikleri ise şunlar:
    “hakikaten terbiyesizlik ettim. onlarca tehdit telefonu aldım. hakkımda savcılığa başvuruldu. can güvenliğimden endişe ediyorum. fakat eminim ki başından beri her şeyin arkasında amerika vardı. bu yüzden ben masumum. anam bacım beni affetsin. önümüzdeki günlerde yeni bir contorium videosu yayımlayacağım”.
    alper budka

    2) hürriyet:
    http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/26339104.asp
    http://www.hurriyetkampus.com/…azla-trole-gerek-yok
    http://i58.tinypic.com/15g2r1u.png
    internette daha fazla trole gerek yok
    abdullah yıldırım
    abdullahyildirim@hurriyet.com.tr

    internet aleminin meşhur trollerinden ‘ortamvirusu’, yani boğaziçi üniversitesi uygulamalı bilimler yüksekokulu yönetim bilişim sistemleri bölümü öğrencisi can güney kuseyri, türkiye’de trollüğün artık miadını doldurduğunu söylüyor.

    ekşi sözlük’te yazdıklarıyla bir dönemin sosyal medya gündemini belirleyen ‘trol’ emeklisi can güney kuseyri ile ‘türkiye’de trollük meselesi’ni konuştuk. takipçileri, onu ekşisözlük.com’da kullandığı ‘ortamvirusu’ nickiyle, ‘contorium’, ‘bilecik diye bir yerin aslında olmaması’, ‘lisedeki herkesi tanıyan hafif kilolu merve’, ‘ödül alması garanti olan bağımsız film konuları’, ‘kişisel gelişime tapan düşük maaşlı plaza çalışanı’ ve ‘erasmus’a gidince facebook’ta yapılması gerekenler’ gibi ekşi’de meşhur olmuş bazı yazı başlıklarından tanıyor. açıkcası trollüğün trollük olduğu zamanlarda kaliteli işler yapmış biri diyebiliriz.

    2002’de, 15 yaşındayken başlamış ekşi’de yazmaya. başlarda o da normal zekânın ürünü şeyler yazarken itiraz ettiği, karşı çıktığı, “hayır abicim bak şimdi!” dediği konuların nasıl daha çok dikkat çekeceğini keşfetmiş. yazılarında genelde ironik, sarkastik bir dil kullanmaya başlamış. ilk olarak 2007 yılında, türkiye’nin maden zenginliği hakkında türetilmiş komplo teorilerini ve internetteki bilgi kirliliğini eleştirmek için ‘contorium’u yazmış. 2011’de de contorium’a bir video hazırlayıp youtube’a yüklüyor ve iş patlıyor. sosyal medya, internet haber siteleri ve bazı ulusal gazetelere haber oluyor can güney kuseyri. tamamen uydurma bilgilerle hazırlanan videoya göre contorium, dünyada yalnızca istanbul boğazı’nın derinliklerinde bulunan 23 trilyon dolar değerinde, amerika emperyalizminin çıkarılmasına izin vermediği bir element. contorium’un mucidi anlatıyor:

    'benim uydurmam'
    “contorium, en basit tabirle olmayan bir madenin viral reklamı. tamamen benim uydurduğum bir kelime. ben contorium’u, internetteki bilgi kirliliğini ortaya çıkarmak, komplo teorilerinin bir kısmıyla dalga geçmek ve kendisine sunulanı sırf işine geldiği için araştırmadan inanan zihniyeti eleştirmek için yazdım. ben bunu ilk olarak 2007’de yazdım ekşi’de. sonra bu benden bağımsız bir şekilde forward maillerle veya başka şeylerle yayılmaya başlayınca, dedim ben bununla ilgili bir de video hazırlayayım. asıl patlama da 2011’de videoyu hazırladıktan sonra oldu. 2011’de twitter vardı facebook çok yaygındı ve ekşi’nin haricinde bi sürü sözlük vardı. uludağ, itü, inci vs. ve contorium doğal olarak 2007’deki etkisinden çok daha popüler bir hale geldi. contorium birbirinden bütünüyle bağımsız, tutarsız ve okuma yazma bilen herkesin bir kaç dakika içerisinde çürütebileceği bilgilerden ibaret olan bir parodi. tek başına bir komplo teorisine sahip alt yapısı yoktu. buna rağmen contorium sayesinde internette korkunç bir bilgi kirliliğinin olduğu ortaya çıktı. contorium’a inanan mühendislerin doktorların öğretmenlerin olması bize verilen eğitimin niteliğini sorgulamamızı sağladı. inanmak istediğimiz şeyler bilimsel açıklamalarla çürütülse bile onlara inanmaya devam ediyoruz. çalışmak, okumak, araştırmak yerine, çalışmadan zengin edecek derinlerde gömülü definelerin peşine düşüyoruz. bu açıdan ben contorium’un faydalı trollük olduğunu düşünüyorum.

    kontrolden çıktı
    contorium kelimesini ben uydurdum. ‘con’ bilgisayarda klasör açılamayan tek başlık. con ile torium’u birleştirdim, contorium oldu. isim hakkını da satın almadım. ki şu anda ‘contorium avm’ diye bir yer açıldı, ayrıca ‘contorium’ adında koşan bir yarış atı da var. türkiye’deki bazı kimyagerlerin bile komplo teorileri karşısında aldıkları kimya eğitimini unutabildiklerini gördük bu hadiseyle. kimyagerlerin takıldığı forumlarda bu konunun ciddi ciddi tartışıldığını gördüm. bana bir sürü mail geldi bu gibi kişilerden. hatta bana bir üniversitenin kimya öğrencisinden mail geldi, “contorium’u gizlemek için bize kimya yanlış mı öğretildi?” diye. bir süre sonra contorium şuna dönüştü: aslında contorium diye bir şey var ama bunun üstünü kapatmak için dalga geçiyorlar. ve ben anladım ki contorium benim kontrolümden çıkmış durumda. çok tuhaf mailler geldi. hâlâ da geliyor.

    dejenere olmuş zekânın ürünü
    ben eşki’ye ilk başladığım yıllarda sosyal medya ne şimdiki gibi güçlüydü, ne de trollük kavramı tam olarak oturmuştu. yani yazdığımız şey ironi midir, trollük müdür tam olarak nedir farkında değildik. türkiye’de trollük kavramı 2010’dan sonra konuşulmaya başlandı. trollük aslında internet kadar eski bir şey ama türkiye’de modaya dönüşmesi, her yerde mantar gibi çıkmaya başlaması, 2010’dan sonra oldu. ondan önce de troller vardı ama daha kalitelilerdi. şimdi trollük dejenere oldu basitleşti. ki trollük dejenere olmuş bir zekanın ürünüdür. insanın zekasının gerçek bir şeyler üretmek yerine var olanı çarpıtmak veya doğrudan hayali bir şey uydurarak insanları etkilemek dejenere bir zeka ürünüdür. normalde üretken bir zeka sıfırdan bir şeyler üretir. var olanı çarpıtarak ilgi toplamaya, onay almaya ihtiyaç duymaz. ama günümüzde tüm kavram ve değerler, dejenere olduğu için insanların üretkenlikleri de bu şekilde ortaya çıktı. artık bir insanın yaratıcı olup olmadığı sıfırdan ürettiği şeylerle değil var olan şeyleri ne kadar iyi şekilde çarpıtabildiği veya ironik, sarkastik bi dille onlarla vuruşabildiğine bakarak değerlendiriliyor. ben şu an emekli trolüm. 2011’den bu yana trolllük yuapmıyorum. eş dost arasında şakasına yaptıklarımız hariç.

    bilecik aslında yok mu?
    “ilk başlarda yaptıklarım trollük olduğunu bilmiyordum. var olanın olmadığını iddia etmek ya da olmayan bir şeyin var olduğunu iddia etmek, veyahut da insanları tartışmaya, düşünmeye sevk etmek için komik, aslında hiç katılmadığım saçma sapan bir argümanla ortalığı kışkırtmak hoşuma gidiyordu. contorium’un dışında ilgi gören diğer trolüm, ‘bilecik diye bir yerin aslında olmaması’ hikayesi. tarihle ilgili bir insanım. osmanlı bilecik’te kuruldu. ve ben osmanlı’nın kurulduğu yeri görmek için bilecik’e gitmeye karar verdim. bir yandan da çevremdeki insanlara söylüyorum, “ben bilecik’e gideceğim” diye. kimsenin bilecik’le ilgili bir şey bilmediğini gördüm. bilecik’in nerede olduğu, tarihi, önemi... o ara bir otobüs firmasına gittim ve çok büyük bir tesadüfle karşılaştım. duvarda bir ilan asılı, üstünde de şu yazıyor: “bilecik’i ‘es’ geçiyoruz. istanbul eskişehir arası artık 4.5 saat.” gülmeye başladım. ve tabii üzüldüm. düşündüm, ‘bilecik neden tanınmıyor işte şöyle önemli şehir, böyle tarihi şehir diye bir metin yazsam kaç kere paylaşılır, kaç kişi okur?’ diye. onun yerine ‘bilecik diye bir yerin aslında olmaması’ diye bir başlık açtım ve “bilecik diye bir yer aslında yok mu?” sorusu üzerinden çeşitli argümanlar sunan bir yazı yayınladım.

    çok büyük cahillik
    komik bi yazı oldu. bunu bilecik’te yerel haber siteleri paylaşınca bilecik’teki halk ciddi tepki gösterdi. bazı bilecikliler bunun bir trolleme olduğunu fark etmeyip, haberin altına “bu çok büyük bir cahillik, bilecik nasıl olmaz” gibi şeyler yazdılar. “aç haritaya bak dostum” diyen tepki yorumlarından tutun, mailime “bilecik yoksa bunlar nerede çekildi?” notuyla bilecik’te çekilmiş fotoğraflarını gönderen insanlar oldu. olay popülerleşti, ekşi’de bir anda bilecik geyiği patladı. twitter’da tt (trend topic) oldu. bilecik’le ilgili olarak mizah dünyasında sadece umut sarıkaya’nın bir karikatürü vardı. ben bilecik entry’sini yazdıktan sonra diğer siteler vs. bilecik mizahı yapmaya başladı zincirleme bir şekilde. zaytung bilecik’le ilgili bir kaç haber yaptı. inci sözlükçüler capsler yapmaya başladı. bilecik’le ilgili bilgilerinin bu yazıdan sonra arttığını söyledi arkadaşlarım. bu da bana göre faydalı bir trollük oldu. bunu google’da ‘bilecik’ aramalarında 2011 öncesine ve sonrasına bakarak görebilirsiniz.

    kimliğimi saklamadım
    “günümüzde trollerin birçoğu internette yarattıkları kimliklerinin arkasına saklanan insanlar. ben bunu yapmadım. bir şeyin trollük olması için o konuyu başlatan kişinin yazdığı şeye inanmıyor olması gerekir. yani inanmadığı şeylerle toplumu kışkırtmaya çalışmasıdır. iyi trol insanları düşünmeye, sorgulamaya sevk eder. salt ilgi peşinde koşan günümüz trollerinin çoğunluğunun iyi bir psikolojiye sahip olduklarını düşünmüyorum. troller genellikle başkalarını kontrol ederek kendilerini güçlü hissediyorlar. temel motivasyonları bu. mesela sahte ölüm haberleri yaymak, bkz. münir özkul. bunun adı trollük değil, amaçsız bir şekilde yalan bilgilerle gündemi değiştirmektir. ben emekli bir trol olarak kimseye bu işi tavsiye etmiyorum. internette yeterince yanlış bilgi var. bunların temizlenmesi bile yıllar alır. daha fazla trollükle interneti bulandırmanın gereği yok”

    3) agos:
    http://www.agos.com.tr/…mi-komplo-teorisi-7574.html
    "ekümenik patrikhane’nin istanbul’u vatikan’a çevirme isteği, yahudilerin dünyayı yönetmeleri, türkiye’deki bor madenlerinin yabancılara satılması, ‘aslında ülkemizde var olan petrolü çıkarttırmayan’ ve sürekli ‘üzerimizde oyunlar oynayan dış güçler…’ bunlar, gündelik hayatta, gazetelerde, kitaplarda mütemadiyen karşılaşılan komplo teorilerinin en sık kullanılanlarından yalnızca birkaçı. komplo teorileri, türkiye’de o kadar yaygın ve etkili ki, 2011’de can kuseyri’nin eğlenmek amaçlı yaptığı videoda yer alan ‘contorium’ madeni, halen konuşmalarda kendisine yer bulabiliyor. itü insan ve toplum bilimleri bölümü’nde yardımcı doçent olan doğan gürpınar, artık bir düşünce biçimi halini alan bu komplo teorilerinin tarihini ve ideolojik kökenlerini yeni kitabında konu etti."
    _________________________________________________________

    süreç:
    -2007 yılında metni yazıp("ırak'ın işgal edilmesinden sonra acaba abd nereye yönelecek? şu anda hakkında en çok gizli araştırma yapılan mineral simgesi "con" olan contorium" ile başlayan ilk metin) bu entry'nin atasını girdim ve facebook grubunu açtım, birkaç bin üyesi oldu, forwardlar dolaşmaya başladı.
    haftalık bir dergide haber olma ihtimali vardı.
    -ama dergi alakasız bir sebepten kapatıldı.
    -facebook hesabım alakasız bi sebepten silindi.
    -hesabın silinmesiyle grup da kapandı.
    -bir yıl kadar sonra grubu tekrardan açtım, video hazırladım. videoda seslendirme çok kötüydü. ismi "contorium devrimi" idi. bunun dışında başka insanlar da contorium'la ilgili videolar hazırlamaya başladılar.
    -tekrar binli üye sayısına çıktım. neredeyse her gün tebrik mailleri alıyorum "vatan sevgim" ve cesaretimden ötürü. videoya mailimi de koymuştum, oradan görüp mesaj yolluyorlardı. bir süre sonra elementin değerinin 23 trilyon dolar değil, 270 katrilyon dolar olduğuna dair bir mail aldım maden mühendisinden. sonra
    -1 mayıs 2011'de taraf'a haber oldu:
    http://www.taraf.com.tr/…ver-elementi-contorium.htm
    sonra türkiye gazetesi'nde ( http://www.turkiyegazetesi.com.tr/…lcuk/489177.aspx ) açık radyo'da, yerel haber sitelerinde yer aldı.
    -1 gün sonra "gerçeğin 3 aşaması" ile başlayan ve contorium furyasını başlatan videoyu yapıp seslendirdim:
    http://youtu.be/o19vxue0qdq (linkteki hesap bana ait değil, contorium videosu yayınlayan herhangi birisine ait. ona mesaj atmayın yani)
    sosyal medyadaki asıl patlamayı bu videodan sonra gerçekleştirdi contorium.
    videodaki görselleri google'dan, zeitgeist'tan ve earthlings'ten aldım.
    - wikipedia de contorium'dan çok çekti, yazık:
    http://tr.wikipedia.org/…özel:günlük&page=contorium
    http://i58.tinypic.com/mv20k1.png
    - contorium avm diye bir yer açıldı:
    http://i58.tinypic.com/2ynfqxt.jpg
    - contorium ismi bir yarış atına verildi:
    halis karataş ile bir koşusu için:
    http://www.youtube.com/watch?v=zacm7fs1sds
    -twitter'da bol bol tartışılıyor:
    https://twitter.com/…=realtime&q=contorium&src=typd
    -google'da da epey bi sonuç veriyor:
    https://www.google.com.tr/…=chrome&es_sm=0&ie=utf-8
    -kanalı ve ne zaman yayınlandığını bilmiyorum ama televizyonda tartışılmış:
    http://www.youtube.com/watch?v=fke6sy3qgxe

    -"contorium'u cidden sen mi buldun?" diye sorular geliyor. contorium, internete ilk olarak ekşisözlük'teki benim açtığım contorium başlığından ve facebook'taki "contorium mineraline sahip çık" grubundan yayıldı 2007 sonbaharında. altında ortamvirusu@gmail.com imzası vardı, yani ekşi sözlük'te 9 yıldır kullandığım nick ve mail (sonradan nick değişikliği yapıp videolarda cann tiersen nickini ve canntiersen@gmail.com mailini kullanmaya başladım) facebook'taki grubun admini de bendim ve kendi gerçek adımla yani can güney kuseyri ismiyle açmıştım orayı. contorium'un internete yayıldığı ilk metne baktığınızda ortamvirusu nickini görebilirsiniz. videolarda kendi sesimi kullandım. kitap hazırlama teklifini almadan önce de, medyada yer almadan önce de contorium'u benim yarattığıma dair kanıtlar sunmamı istediler; ben de bunları ve birtakım başka kaynakları gösterdim. zaten contorium'u aslında ben uydurmuştum diyen başka kimse de yok doğal olarak.

    contorium'u neden yarattım?

    contorium’u yaratma amacım aslında çok basitti:
    internetteki bilgi kirliliğini ortaya çıkarmak, komplo teorilerinin bir kısmıyla dalga geçmek, kendisine sunulana araştırmadan inanan zihniyeti eleştirmek.
    contorium’u yazarken herhangi bir insanın contorium’da ortaya attığım her iddiayı birkaç dakika içinde çürütebilmesine olanak sağladım. contorium metnini çok daha inandırıcı yazabilirdim ama yapmadım.
    senaryoyu kurgularken paranoid bir düşünme mekanizmasına sahip biri gibi düşündüm:
    birtakım dış mihrakların madenlerimizi ele geçirmek için yakın tarihi yazdığını iddia ettim.
    açıkçası contorium’u en iyi tanımlayacak şey ‘olmayan bir madenin viral reklamı’dır.
    yanlış anlaşılmasın, yakınlarda piyasaya sürülecek ‘contorium’ isimli pembe bir gofret yok.
    sadece contorium’u bir komplo teorisi olacak kadar destekli ‘sallamadım’.
    kimsenin contorium’a inanacağını düşünmedim:
    -çünkü periyodik cetvelde contorium isimli bir element yoktu.
    -çünkü periyodik cetvelde mineraller yer almazdı.
    -çünkü erguvan sadece istanbul boğazı’nda çıkmazdı.
    -çünkü contorium’da bahsedilen kurumların hiçbiri gerçekte yoktu.
    -çünkü ‘con’ isminde klasör açılamamasının sebebi binlerce internet sitesinde açıklanmıştı.
    -çünkü dimitri mendeleyev’in babası türk değildi.
    -çünkü dünya, periyodik cetvel gibi kullanılamazdı.
    -çünkü manisa-istanbul arası mesafe 367 km. değildi.
    -çünkü brüksel uluslararası köprü yapım kanunu isminde bir kanun yoktu.
    -çünkü 1/x ışını diye bir ışın yoktu vs vs

    contorium'u para kazanmak ya da ünlü olmak için yarattığımı iddia edenler oldu.
    contorium üzerinden 1 tl bile kazanmadım.
    -kitap anlaşmasını kendi isteğimle feshettim.
    -contorium videosuna reklam almadım.
    -contorium'u tek bir sitede yayınlayıp reklamdan para kazanmadım.
    -contorium'un isim hakkını satın almadım. contorium isminde mağaza, şarkı, site vs çıkıyor google'da aratırsanız. hiçbiri bana ait değil.
    -taraf gazetesi'nde çıkan haberden sonra teklifler gelmesine rağmen hiçbir gazeteye, radyoya, televizyon kanalına çıkmadım.
    -reklamcılık teklifi aldım, değerlendirmedim.

    böyle bir meseleden gelecek ünü de, parayı da reddettim.

    her yanından tutarsızlık akan bir metni ve videoyu internete yaymamın sebebi bir komplo teorisi üretmek, para kazanmak ya da insanları kandırmak değildi. amacım;
    internetteki bilgi kirliliğini ortaya çıkarmak, gerçek tehlikeleri fark etmek yerine her olayı komplo teorileriyle açıklamaya çalışmamızı eleştirmek ve ortalıkta dolaşan bilimsellikten uzak forward maillerle dalga geçmekti.
    ama ne yazık ki contorium çok ciddiye alındı.
    ve istemeden ortaya çok acı ‘gerçekler’ çıkartmış oldum:
    - önümüze sunulan şeylere araştırmadan inanıyoruz.
    - inanmak istediğimiz şeyler, bilimsel açıklamalarla çürütülse bile onlara inanmaya devam ediyoruz.
    - ülkemiz ve kendimiz için çalışmak-okumak-araştırmak yerine bizi çalışmadan zengin edecek derinlerde gömülü definelerin peşine düşüyoruz.

    contorium’un yalan olduğunu gazetede ve sosyal medyada açıklamama rağmen hazırladığım videoyla iktidar partisine yüklenenler oldu.
    ‘bu çocuğu susturmak için amerika haber yaptırdı ve contorium yalan dedirttiler’ diyenler oldu.
    bana ulaşıp destek olmak isteyenler, tehdit edenler, küfür edenler, yürüyüş düzenlemek isteyenler oldu.
    sonuç olarak ben contorium’un basit bir eğlenceden bir ‘toplumsal kanaat’ haline evrilişine tanık oldum ve bunun nedenlerini araştırmaya başladım.
    içinde elliye yakın gerçekdışı iddia bulunan bir element-mineral nasıl oldu da bir sosyal deneye dönüştü? nasıl oldu da bir ‘inanç’ oldu?

    umberto eco şöyle der:
    “...insan isterse, her zaman, her yerde, her şeyle her şey arasında bağlantılar bulur; dünya ansızın, her şeyin her şeye yollama yaptığı, her şeyin her şeyi açıkladığı bir akrabalıklar ağına dönüşür.”

    bu, komplo teorilerinin ortaya çıkış sebebini özetleyen muhteşem bir tespittir.

    peki komplo teorileri neden varlar?
    onlara neden inanırız?
    komplo teorileri nasıl ve neden ortaya çıkarlar?

    1) komplo teorilerine inanmak çok kolaydır. insanoğlu, karmaşık toplumsal olayları ya da devletler arası dengeleri analiz etmek yerine (bunu yapabilmek için okumak ve araştırmak gerekir) her şeyi kontrol eden ve yöneten bazı gizemli güçler olduğuna inanmak ister. hem komplo teorileri çeşit çeşittir. dini ve siyasi görüşüne en uygun komplo teorisini seçen birisi için bu, okumaktan-araştırmaktan-olaylara objektif bakabilmekten çok daha kolaydır, zevklidir.

    2) komplo teorileri bizi sorumluluk almaktan kurtarır. komplo teorileri sayesinde tarihi şekillendiren büyük olayları devletlerin, toplumsal sınıfların, sermayenin ve sıradan vatandaşların değil de her şeyi yöneten birtakım karanlık güçlerin çizdiğine inanırız. bu sayede kendimizi önemsiz görürüz ve ne yaparsak yapalım dünyada hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimize inanırız. bu, bizi sorumluluk almaktan kurtarır. ülkesinin aslında olması gerektiği noktanın gerisinde olduğunu fark eden birisi, çalışmak ve üretmek yerine çaresiz olduğuna inanmayı daha kolay görebilir.

    3) ‘birtakım güçler’in çeşitli aşırı kuşkucu (hatta paranoyak) senaryolar üreterek halka korku vermesi söz konusu olabilir. korku içinde yaşayan insanlar daha kolay yönetilebilir.

    4)türkiye’de var olan tüm sorunların arkasında yabancıların ve bize düşman ülkelerin olduğuna inanmak çok sayıda kişinin işine geliyor. ülkemizin sorunlarını çözmek yerine dış güçlerin bu sorunların çözülmesine izin vermediğine inanmak ve inandırmak, bu sorunları çözmeye çalışmaktan çok daha kolay.

    contorium, bir komplo teorisi değildir; komplo teorilerinin bir kısmıyla dalga için üretilmiş toplumsal eleştiri içerikli bir metinden-videodan ibarettir.
    komplo teorilerinin hepsi yalan değildir ve bu teorilerin çoğu (neredeyse hepsi) bilimsel yollarla çürütülemez. contorium ise ilköğretimde verilen fen bilgisi dersindeki bilgilerle bile çürütülebilir. buna rağmen contorium’un sadece saçmalık olduğunu söylediğim üniversitede kimya okuyan öğrencilerinden bazıları “belki de contorium’u gizlemek için kimya bize yanlış öğretildi” dedi.
    contorium’a halen inanılmasının bir diğer sebebi de internetteki bilgi kirliliğidir. güvenilirliğiyle ünlenmiş ansiklopedi sitelerinde bile contorium’un var olduğuna dair yazılar yayınlandı. google’a contorium yazan birisi halen contorium’u yalanlayan siteler ve contorium’u savunan sitelerle karşılaşıyor.
    gerçekten samimi ve vatansever duygularla contorium’u paylaşan, arkadaşlarına gönderen kişileri kesinlikle küçümsemiyorum. bu insanlarla dalga geçmek için de contorium’u yaratmadım. contorium sayesinde aslında internette korkunç bir bilgi kirliliği olduğu ortaya çıktı. contorium’a inanan mühendislerin, doktorların, öğretmenlerin olması bize verilen eğitimin niteliğini sorgulamamızı sağladı. kuşkuculuğun toplumsal şizofreniye dönüştüğüne tanık olduk.
    sizce bilmem kaç trilyon dolar değerinde bir definenin peşine düşmüş dış mihraklar mı bizler için daha tehlikeli yoksa araştırmadan önüne sürülene inanan/inanmak isteyen bizlerin içinde bulunduğu durum mu daha tehlikeli?
    duyarlılık gösterdiğimiz meseleleri araştırmadan savunmaya ve inanmaya devam edersek bir gün önümüze çıkabilecek gerçek tehlikeleri fark edemeyecek kadar meşgul olabiliriz. ya da inandığımız komplo teorilerinin çöküşüne tanık olup bir daha asla memleket meseleleriyle ilgilenmeyebiliriz.
    asıl tehlike budur, contorium değil.

    contorium sebebiyle gurur duymuyorum ama pişman da değilim.

    contorium mitleri

    mit 1:
    "contorium atom numarası 90, simgesi con, kütle numarası 367,4 olan…"

    gerçek:
    periyodik cetvelde en ağır elementin kütle numarası 250'lerdedir.
    kütle numarası, proton ve nötron sayısının toplanmasıyla bulunur. atom numarası proton sayısına eşittir.
    periyodik cetvelde hiçbir elementte nötron sayısı/proton sayısı=3 değildir.
    contorium'a bu iddiayı koyma sebebim contorium'un olağanüstü radyoaktif olduğunu iddia etmekti.

    mit 2:
    "…sadece istanbul boğazı’nın diplerinde bulunan…"

    gerçek:
    bir element sadece akıntının güçlü olduğu bir kanalda bulunamaz. yıllar içinde akıntının şiddetiyle başka yerlere de (marmara denizi'ne) sürüklenir.
    yalıları yabancıların satın alması, boğaz'ın stratejik önemi ve marmaray projesi'ni contorium'da kullanmak için sadece istanbul boğazı'nda bulunduğunu iddia ettim. bilecik'in diplerinde bulunduğunu iddia etseydim bu kadar çarpıcı bir iddia olmayacaktı.

    mit 3:
    "…faydalı radyasyon yayan…"

    gerçek:
    radyasyonun faydalısı olmaz. insana zarar veremeyecek düzeyde radyasyona zaten sürekli maruz kalıyoruz (cep telefonları, monitörler vs). düşük şiddette radyasyonun bile kansere yol açabildiği kanıtlanmış bir şey.
    radyasyon iki ucu keskin kılıç ama faydalı radyasyon diye bir şey yok.

    mit 4:
    "abd, ab, bilumum asya ülkeleri, avustralya, antartika ve yeni zelanda’nın, afrika’nın peşinde olduğu…"

    gerçek:
    antartika'da bilimsel araştırma yapma amacıyla orada bulunan bilim adamları dışında insan yok. bu ülkeleri seçerken alakasız bölgelerden ülkeler seçmeye özen gösterdim.

    mit 5:
    "sadece honduras basınında hakkında yüzden fazla haber yapılan…"

    gerçek:
    contorium'u google'da aratınca türkçe olmayan sitelerde yer almadığını görürsünüz. bunun sebebi türkiye'de üretilmiş ulusal bir efsane olmasıdır, "araştırılması yasak" olduğu için değil.

    mit 6
    "…türkçesi dönergeçli energeç olan "

    gerçek:
    otobüsü "oturgaçlı götürgeç" diye türkçeye çevirmeye çalışanlara göndermede bulunmak istemiştim ama bu iddiamı erke dönergeci ile bağdaştırdılar.

    mit 7:
    "bilgisayarınızda con isminde klasör bile açamazsınız..."

    gerçek:
    iddialardan en ilgi çekici olanı buydu.
    windows 3.1 dos üzerinde çalışıyordu. artık dos üzerinde çalışmasalar da şimdiki windows'lar eskilerini destekleyecek şekilde yapıldı.
    ‘con’, ‘console’ kelimesinin kısaltmasıdır.
    ‘con’, ‘prn’, ‘aux’, ‘nul’, ‘com1’, ‘com2’, ‘com3’, ‘com4’, ‘com5’, ‘com6’, ‘com7’, ‘com8’, ‘com9’, ‘lpt1’, ‘lpt2’, ‘lpt3’, ‘lpt4’, ‘lpt5’, ‘lpt6’, ‘lpt7’, ‘lpt8’ ve ‘lpt9’ isimlerinde klasör açamazsınız.
    çeşitli hilelerle bunları açarsanız bilgisayarın çalışmasında bazı sorunlar ortaya çıkabilir. port isimleriyle klasörlerin isimlerinin çakışması sorun yaratabilir.

    con isminde klasör açılmasını yasakladılarsa neden contorium isminde dosya açılabiliyor?
    asıl contorium'u yasaklamaları gerekmez miydi?
    peki siz contorium hakkında araştırma yapacaksanız illa tüm çalışmalarınızı ‘con’ isimli bir klasörde mi saklamak zorundasınız? böyle bir yasaklama olur mu?

    mit 8:
    "contorium 367,4 kütle numarasına sahiptir. küsuratlı kütle numarasına sahip olmasının sebebi çekirdeğinin çatlak olmasıdır."

    gerçek:
    bir element küsuratlı kütle numarasına sahip olabilir, ama bunun sebebi 0,4 nötrona sahip olması değildir.
    bir elementin izotoplarının (aynı proton sayısına sahip olan ama nötron sayıları farklı olan) doğada bulunma yüzdelerinin ortalaması alınırsa kütle numarası çok büyük ihtimalle küsuratlı çıkar.
    periyodik cetvele bakacak olursanız elementlerin büyük kısmının kütle numarasının tam sayı olmadığını görürsünüz.
    çekirdeği çatlak olan bir element zaten parçalanır gider.

    ne yazık ki üniversite öğrencilerinin takıldığı forumlarda "küsuratlı kütle numarası mı olurmuş?" diyen bir sürü mühendislik ve temel bilim öğrencisiyle karşılaştım. bu konuda contorium'a inananları aşağılamak için uzun yazılar yazan bu arkadaşlar google'dan birkaç saniye içinde periyodik cetvel bulup küsuratlı kütle numarasına sahip element var mı yok mu diye kontrol edebilirlerdi.

    mit 9:
    "süper nato topografik araştırma enstitüsü’nün yaptığı incelemelerde…"

    gerçek:
    süper nato topografik araştırma enstitüsü diye bir kurum yoktur.
    topografya, coğrafyayla ilgilenir. kimya ile değil.

    mit 10:
    "elektrik devrelerine sürüldüğünde bilgisayarın fişe takılmadan yıllarca çalışabilmesini sağlar."

    gerçek:
    bilgisayarlar, radyasyonu elektriğe çevirebilecek donanıma sahip değildir.
    türkiye'de yaraların üzerine yoğurt vb. besinler süren insanlara gönderme yapma amacıyla bu iddiayı ortaya atmıştım.
    salça gibi elektronik devrelere sürülebilecek bir madde fikri hoşuma gitmişti.
    not: contorium prize sürülürse de elektrik üretmez. zaten contorium diye bir şey yoktur.

    mit 11:
    "bunun dışında nükleer santrallerin duvarlarını boyamak için kullanılan boyalara katıldığında nükleer sızıntı olmasını engeller çünkü 1/x ışını yayar ve zararlı radyoaktif x ışınlarıyla çarpışıp ortamı nötrler.

    1/x . x = 1(nötr)

    bu maddenin saatte, cep telefonunda ya da herhangi bir elektrik devresinde kullanılması her türlü zararlı radyasyona bir kalkan vazifesi sağlar. "

    gerçek:
    x işını: görünür ışık ya da radyo dalgalarına benzeyen elektomagnetik ışınım biçimi. x ışınları gözle görülemez. x ışınlarını 1895'te alman bilim adamı wilhelm röntgen keşfetmiştir. bu sebeple bu ışınlara röntgen ışınları da denir. bu keşfiyle 1901'de ilk nobel fizik ödülü'nü kazanan röntgen bu yeni ve gizemli ışınlara x ışını adını vermiştir.
    bilinmeyenlerle dolu olduğunu vurgulamak için x isminin verildiği ışınları 1/x ile çarpıp nötrlemek, sakat eğitim müfredatımızda bile mümkün değildir.
    kimya ile matematiğin birleştiği bu iddiamda çarpışma sonucu ortaya çıkan 1'lerin(1/x.x=1 ) nereye gittiklerini ya da neden nötr olduklarını ben de bilmiyorum.
    radyoaktif (ama faydalı radyasyon yayan) bir maddeyi cebimizde taşıyıp radyasyondan korunma fikri çok çekici gelmişti.

    mit 12:
    "tüm faydalarına rağmen yenmesi durumunda mutasyonlara sebep olur. istanbul boğazı’nın diplerinde bulunan contorium'dan yiyen balıklar şu anda kurtuluş atom müzesi’nde sergilenmektedir."

    gerçek:
    kurtuluş atom müzesi diye bir yer yoktur.
    videoda kullandığım "mutasyona uğramış" balıklardan biri hariç hepsi derin su balığıdır. tsunami sonrası karaya vurmuş bu balıklar birkaç bin metre derinde yaşadıklarından bildiğimiz balıklara pek benzemezler. videodaki derin su balığı olmayan balık ise balık bile değildir. bir makettir ve fotoğrafı uzun yıllar internette "korkunç balık karaya vurdu" başlığıyla dolanmıştır.

    mit 13:
    "her maden bulunduğu toprağın bitki örtüsünü şekillendirir. örneğin dibinde bakır bulunan bir toprağın üzerinde bakıra özel bir bitki örtüsü yetişir. eski çağlarda insanlar madenlerin yerini bu şekilde bulmaktaydı."

    gerçek:
    buğday yetişen toprakların dibinde altın yoktur.

    mit 14:
    "peki sadece istanbul boğazı’nda çıkan ağaç nedir?
    erguvan.
    ikisinin aynı renkte olması sizce tesadüf müdür?"

    gerçek:
    erguvan dünyanın birçok bölgesinde bulunan bir ağaçtır. google'a sadece erguvan bile yazacak olursanız karşınıza istanbul'da çekilmemiş binlerce fotoğraf çıkar.

    mit 15:
    "contorium'un bulunduğu noktalardan çıkan erguvan ağaçları sebepli dış güçlerin contorium'un yerini bulması için hiçbir şey yapmasına gerek yoktur."

    gerçek:
    erguvan ağacının kökü yerin yüzlerce metre dibine uzanmaz. madenler bitki örtüsünü şekillendirmezler.

    mit 16:
    "en zengin contorium yatakları rumeli hisarı bölgesinde ve boğaziçi üniversitesi güney kampusu’nun diplerinde bulunmaktadır.
    çıkarılmayan contorium'u simgelemek amacıyla üstü boş şekilde güney kampusa dikilen ‘meçhul contorium anıtı’ öğrencileri ibretle titretmektedir."

    gerçek:
    boğaziçi üniversitesi güney kampüs'te üstü boş bir beyaz sütun vardır. modern sanat eseri olduğu söylenen bu sütunun ismi "meçhul contorium anıtı" değildir. ama artık bazı öğrenciler kendisinden "contorium direği" diye bahsediyorlar.

    mit 17:
    "ilk olarak dimitri mendeleyev tarafından bulunan contorium, rusya’nın sıcak denizlere inme politikasının temellerini oluşturur."

    gerçek:
    rusya'nın sıcak denizlere inme isteği çok daha eskilere dayanır.

    mit 18:
    "babası sibirya türklerinden olan dimitri mendeleyev periyodik cetvelde doksan numaralı yeri boş bırakması için baskı görmüştür."

    gerçek:
    mendeleyev'in babası türk değildir. babasının türk olduğunu öğrendikten sonra türkiye'yi korumak için canını ortaya atacak bir çılgın bilim adamı hikayeye heyecan katar diye düşündüm.

    mit 19
    " …ancak o günümüzde sebebi anlaşılabilen bir cinlikle oraya toryumu yerleştirip (onun da atom numarası 90) ileride bu mineralle ilgili araştırma yapılabilmesi için geleceğe ışık tutmuştur.
    peki nasıl?
    toryum, atom numarası 90, atom ağırlığı yaklaşık 232 olan,1700 °c de eriyen, kurşun renginde, havada bozulmaz, atom enerjisi kaynağı olarak kullanılan radyoaktif bir elementtir. türkiye'de manisa-gördes'te çıkarılır.
    şimdi türkiye haritasını periyodik cetvel gibi düşünüp kuzeye 367 km. (yani contorium'un kütle numarası kadar) gidince nereye gidiyoruz?
    cevap bellidir:
    istanbul boğazı.
    periyodik cetvelde de aynı grup içerisinde kuzey yönüne gidilince kimyasal özellikler değişmez."

    gerçek:
    periyodik cetvelde kuzey yönüne gidilince kimyasal özellikler değişmez ama dünya periyodik cetvel değildir.
    aynı atom numarasına sahip iki ayrı element olamaz. kimyanın en temel kanunlarından birini hiçe sayarak ortaya attığım bu iddiayı 12 yaşında bir çocuk bile çürütebilir çünkü proton sayılarının elementlerin kimlik numarası olduğu ve asla aynı atom numarasına sahip iki farklı element olamayacağı ilköğretimde fen bilgisi dersinde işlenmektedir.
    ne yazık ki benimle görüşmek isteyen bazı kimya bölümü öğrencileri "demek ki bize şu güne kadar kimya yanlış öğretildi" dediler.

    mit 20:
    "peki daha sonraları contorium'a sahip olma savaşında rusya'ya saldıran kişi kimdir?

    "bu büyük ulusta her erkeği, kadını ve çocuğu tehdit eden bir şeytan yaşıyor. iç güvenliğimizi sağlamak ve topraklarımızı korumak için doğru adımlar atmalıyız."
    adolf hitler”

    gerçek:
    contorium olsaydı ve adolf hitler contorium'a sahip olmak isteseydi doğrudan türkiye'ye saldırırdı.

    mit 21:
    "tüm bu olaylardan sonra türkiye'yi işaretlemek için türkiye'ye uluslararası telefon kodu olarak +90 numara yani contorium atom numarası verilmiştir. tam o tarihlerde milli eğitimimizi düzenlemek isteyen amerikalılar müfredata aynı atom numarasına sahip iki ayrı element olamayacağı gibi bir saçmalığı eklemişler ve contorium'un önünü kesmişlerdir."

    gerçek:
    contorium'un peşini asla bırakmayacak 'dış mihraplar' varken türkiye'nin uluslararası telefon kodunu değiştirip izini kaybettirmesi mantıken pek mümkün değildir.
    "açın türkiye'nin önünü!" sloganıyla siyasete atılan cem uzan'a göndermede bulunmak için contorium'un önünü kestiklerini iddia ettim.
    milli eğitimimizi amerikalıların düzenlediğini de ilk olarak bir taksi şoföründen duymuştum.

    mit 22:
    "türkiye'de contorium'un adı ilk olarak 1993 yılında geçmiştir.
    konu ile ilgili açıklama yapmak isteyen bilim dünyasından insanlar susturulmuş ve o sene boğaz yalılarına yabancı bankalarla arap şeyhleri normalin üstünde bir ilgi göstermiştir.
    bir sene sonra çıkan windows 95 işletim sisteminde ‘con’ ismi klasör olarak açılamadığı gibi contorium'un izotopları olan ‘com1’ ve ‘com2’ de isim olarak açılamamaktadır."

    gerçek:
    con isminin klasör olarak açılamaması windows 95'ten öncesine dayanır.
    türkiye'de contorium'un adı ilk olarak 2007 yılında ekşisözlük'te ve facebook'ta geçmiştir.
    konuyla ilgili açıklama yapmak isteyen bilim dünyasından insanların hepsi de "contorium saçmalıktan ibaret" demişlerdir.
    bir elementin izotopu farklı isimde olmaz, hele numarası hiç olmaz. ilköğretim fen bilgisi dersinde bu konu işlenmektedir.

    mit 23:
    "planlarını gören bill gates vicdan azabına dayanamamış ve ‘con’ isminde klasör açılabilmesi için kurmaylarına emir vermiştir. peki bu emirden sadece birkaç gün sonra ne olmuştur?
    con isminde klasör açılabilmesi için yapılan çalışmalar sırasında microsoft merkezi hedef alınarak nasıl şeytani bir bizans eylemi yapılmıştır?
    (11 eylül saldırıları)"

    gerçek:
    sadece ‘con’ isminde klasör açılamasını engellemek için dünya tarihinin en büyük terörist saldırısının gerçekleştirildiğine inanan kimse olmaz diye düşünmüştüm.

    mit 24:
    "sadece haliç'te ve istanbul boğazı’nda bulunan bir minerali ele geçirmek için bedavaya haliç'i temizleme önerisinde bulunan yabancılar şimdiyse durmadan boğaz’dan yalı satın almaktadır."

    gerçek:
    haliç'in dibinde altın olduğu ve japonların haliç'i bedavaya temizleme önerisinde bulunduğu ama bunun reddedildiği çok eski bir şehir efsanesidir. daha sonraları bu efsaneye haliç'in dibindeki çamurun çok değerli bir 'seramik çamuru' olduğu iddiası da eklenmiştir. istanbul boğazı çok güzeldir. birkaç yüz yalı da çok pahalıdır. dünyanın en zengin insanları da istanbul boğazı'ndan yalı satın alabilirler, çok doğal.

    mit 25:
    "sebep sizce de petrolün pabucunu dama atacak olan ve böylece arap şeyhlerinin zenginliğini bitirecek olan contorium'a ulaşmak değil midir? satın alınan yalılara hiçbir türk'ün girememesi ve bu yalılarda tuhaf araştırmalar yapılması sizce tesadüf müdür?"

    gerçek:
    yalılara hiçbir türk'ün girememesi saçmalıktan ibarettir.

    mit 26:
    "marmaray projesi ihalesinin türklere verilmemesi de mi tesadüftür? boğaz’ın yüzlerce metre altında ne araştırması yapılmaktadır?"

    gerçek:
    marmaray projesini üstlenen şirketler arasında türk şirketler de vardır.
    marmaray'da demiryolları istanbul boğazı'nın altından batırma tüp tüneller ile birleştirilecektir. dibe gönderilen tünellerin dipte birleştirilmesiyle oluşturulan bir proje söz konusudur, dipte bir araştırma değil.
    boğaz'ın en derin yeri yaklaşık 120 metredir. ortalama derinlik 60 metredir. "boğaz'ın yüzlerce metre altı" diye bir şey söz konusu değildir.

    mit 27:
    "bilindiği gibi istanbul'a üçüncü köprü yapılacak. bu köprünün istanbul'un kuzeyinden geçmesi planlanıyor. istanbul boğazı’nın kuzeyinde zengin contorium yatakları var. brüksel uluslararası köprü yapım anlaşması’nın b bendinin 23. maddesine göre köprü yapım sırasında temelden çıkan madenler ve toprak köprüyü yapan şirketin oluyor.
    bu şirket çıkanları çöpe de atabilir başka yerlerde de kullanabilir.
    ne yazık ki köprüyü japonların yapacağı söyleniyor.
    madenlerimize kanunen sahip olmalarını engellemek için yapılacak tek şey köprü yapım anlaşmasının iptal edilip bu iznin türk bir şirkete verilmesi."

    gerçek:
    brüksel uluslararası köprü yapım kanunu isminde bir kanun yoktur.

    mit 28:
    "contorium temas ettiği maddeyle etkileşime girip o maddeyi yapısal olarak taklit eder. maddesel mutasyona girip şekil değiştirebilmesi sayesinde kök-element olarak nano teknolojide boşlukları doldurmak ve üretilmesi zor parçaları çoğaltmak için kullanılabilir.
    süper nato topografik araştırma üssü temel bilimler makalesi sayfa 218."

    gerçek:
    'süper nato topografik araştırma üssü temel bilimler makalesi' isminde bir makale yoktur.
    temas ettiği maddeyi taklit edebilen metal terminator 2'de kullanılmıştı.
    maddesel mutasyon diye bir şey yoktur.
    kök-element'i, kök hücreden esinlenerek uydurdum.

    mit 29:
    "bu videoyu hazırlayan ve contorium gerçeğini fark ettikten sonra olayı yerinde öğrenmek için boğaziçi kimya bölümüne giren…"

    gerçek:
    boğaziçi kimya bölümüne girmem boğaziçi matematik bölümüne girememem sebeplidir. olayı yerinde öğrenmek için girmedim. zaten contorium metnini boğaziçi'ne girmeden bir yıl önce yazmıştım. contorium'un boğaziçi üniversitesi ile hiçbir alakası yoktur.

    contorium videolarında ve metinde yer alan bilgilerden hiçbiri doğru değildir.

    contorium'u yaratan kişi olarak her yerde contorium'u yalanladım ve bu yazı, contorium'la ilgili hazırladığım en kapsamlı yazı. lütfen contorium'u savunan birini görürseniz kendisine bu metni iletin.

    gerçeğin üç aşaması ile başlayan videonun sonundaki mail ve twitter adresimden de bana ulaşıp soru sorabilirsiniz.

    saygılarımla.

    ___________________________________________
    contorium'la ilgili çok tartışma yapıldı. fakat en uzun ve özet olanı budur:
    http://zingocan.com/…torium-elementi-sacmaligi.html
    zingocan.com bazen açılmıyor. oradaki tartışmaların bir kısmını buraya copy-paste etmeyi görev bilirim.

    07 mayıs 2010 tarihinde, saat 07:38 için error55 der ki
    diyelim bu element yok.hepsi uydurmaaaa.tamam kabul.ama insanlar uydurmada olsa bazı degerler için birlikte olmalı.şimdi olmayan bişe çin ne birlikteligi degilmi..farketmez bizim insanımız olan ve sömürülen degerlerimiz için zamanında bu na sahip çıkaamadı.artık insanlr kendi ülkesinin ilerlemesini yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin ülkeyi yöneten şerefsizler tarafından peşkeş pekilmesini istemiyorr.bizim ülkemizde bor minareli de petrol vb birsürü maden varrr.ama çıkaramıyoruzzzz.son olarak şunuda ileve etmek istiyorum hayal gücüde olsa iiyi bir kurgu ve insanları hiç yoktn bi çatı altında topluyo işteeee

    16 mayıs 2011 tarihinde, saat 00:07 içinevrender ki
    bence bu bir gerçektir abd buraya el atıcaktır bu videoların bir yalansa hepsinin bağlılık gösteren bir yalan olamaz herşey ortada varsayım dielim yalan dielim bu konu yaban atılacak küçük görünecek bir konu deil arkadaşlar

    04 haziran 2011 tarihinde, saat 23:32 içintayfunder ki
    arkadaşım bencede gerçek ya hadi 1 olur sadece bi tür ağaç istanbula özgüdürhadi2 olsun türkiyenedeen +90 hadi olur 3. peki neden ücretsiz temizlik teklif edildi yeter artık yetmezmi
    arkandayım

    09 eylül 2011 tarihinde, saat 10:47 içinmustafader ki
    buyrun burada bu contorium diye tabir edilen elementin yalan olduğu ortaya çıkıyor.
    http://www.taraf.com.tr/…ver-elementi-contorium.htm

    21 mayıs 2011 tarihinde, saat 15:26 içinarastırmacı kimyager...der ki
    arkadasım bak bole bseyin oldugu blimsel bir gercek peki periyodik cetvelde bütün elementler var değil mi peki neden 1 tane element boslugu var bana soler misin hatta yabancıların haliçi bedava temizleme istekleri zevkten mi ya boğazın karşısındaki yalıların yabancılar tarafından değerinin 2 mislini verip alma istekleri ve üstelik bu yalıları manzara seyretmek için değil araştırma yapmak için alıyorlar bna simdi soler misin boğazın karşısındaki pembe ağaçlar neyin nesi contorium elementinin renginden kaynaklanan bisey değil mi bir maddenin element olduğunu anlamak için uzun süre baska bir maddenin yanında tut ona rengini verirse elementtir. bu bilimsel bir gerçek bence gerçekleri araştırmadan birsey yazma buraya…

    24 mayıs 2011 tarihinde, saat 21:13 içinelendilder ki
    sırf kendi fikrini söylemek için araştırmacı kimyager yazmana gerek yok. gerçekten karşınızda küçük yaşta insanlar okumuyor. yazık yazık deccalin ve şeytanın askeri olup onlara hizmet etmektesiniz. sözlerinden kibir akıyor lütfenn bir bilim insanın özelliklerini oku sonra daha iyi bir taklit yap… buna yazacağın yorumu büyük bir ihtimal göremeyeceğim… cevabını yakında gelecek olduğun hatta şu anda gelmiş olduğun mekanı taklit içinde veririsin… sözlerimi dikkate almayacağınıda biliyorum… çünkü sen bedenine ruhunla değil nefsinle hüküm ediyorsun. yazık ki senin gibilere….

    31 mayıs 2011 tarihinde, saat 23:00 içinn3oder ki
    elendil ,sana 2 soru.
    sakalın kaç cm?
    dilin yavaş yavaş kahverengi olmaya başladımı yoksa çoooktaaan kapkar oldumu?

    26 mayıs 2011 tarihinde, saat 21:07 içinmehmetder ki
    o bitkiden bütün sahillerimizde ki tatil evlerinin bahçelerinde var.

    30 mayıs 2011 tarihinde, saat 05:10 içinkadirder ki
    sen ne diysin ya elendil ne içtin contoryummu

    09 haziran 2011 tarihinde, saat 15:20 içinalider ki
    arkadaşlar bende inanmamıştım ama ben sadece sizlere bir soru soracagım o arkadaşlarımızın bu konuda uydurdu diye yazmış olan arkadaşımız ve vatansever kardeşimiz boğaziçi öğrencisi can g. kuseyri şimdi nerde biliyormusunuz araştırın ve yorumlarınızı yazın ondan sonra konuşalım burda siz araştırın ama ben size sonucunu söyleyeyim hakkın rahmetine kavuştu allah rahmet eylesin evinde intaar etti diye tutanaklara öyle geçti sizce bu bir intaar vakasımıydı bence degil siz ister inanın ister inanmayın ama bu bir cinayetti şimdi sizlere soruyorum gercekmi yoksa palavramı karar sizin

    07 haziran 2010 tarihinde, saat 18:23 için c3ll@t der ki
    ßak arkadaşım öncelikle senin türklüğünden şüphe etmekle beraber oldukça sinirlendiğimi de bilmeni isterim.ßu contorium mineralinin doğruluğu, yanlışlığı kimyagerlere kalmış bu bakınca anlaşılabilen bir madde değil.senin bu yaklaşımın iğrenç ne yani bu element olsa da olmasa da boğaz kıyısının satışında bir yanlışlık görmüyorsun.kendini bilir kişi konumuna koyup yaptığın çürütme tamamen aşağılayıcıdır ve bu tavrın sunumu hazırlayan kişiye karşı değil bu ulusa karşıdır.üstünde yaşadığın bu topraklara yeryüzünde paha biçilemeyecek bir konuma sahiptir.bana zamanında (aslında halen) dünya ekonomisinde söz sahibi ülkelerin ^^çin,rusya,anadolu^^başta olmak üzere en gelişmiş medeniyet topluluğu olarak adı anılan avrupayı birbirine bağlayan bir boğaz söyle ki istanbul boğazının değersiz bir yer olduğunu anlayayım.dünya üzerinde var olmuş ve ne durumda olursa olsun varlığını devam ettirebilecek tek ülke türkiye’dir.senin gibi bu ülkenin sözde batılılaşmasını destekleyen hiç bir vatandaş da türk’lüğü kak etmiyordur.

    07 haziran 2010 tarihinde, saat 20:19 içinzingoder ki
    c3ll@t diye saçma bir isim koyup ilk başta türkçeyi ne kadar düzgün ve anlaşılır şekilde kullandığın zaten ortada arkadaşım..ayrıca yazımın bir iki paragrafını okuyupta burda kalkıp bana ahkam kesen senin gibi zrilyonlarca insan oldu ki, hepsinin derdi de türkiye’yi korumak yükseltmekmiş.. bak yukarıda ne demişim, eğer bir direk dikeceksen çürük olmayacak bu.. bu yazıda o tür bir insanın neye hizmet ettiğini bilmeyen,ya da bilen ama kesinlikle bu amaç türkiye nin lehinde olmayan türdendir.
    kimse karşı değil türkiye’nin gelişmesine.. ama orada burada zırvalayıp türkiye adına iş çıkarıyorum diyen varlığa ben insan bile demem.. avrupayı birbirine bağlayan o güzelim boğaz ise etrafında kurulan villalardan bi haber yıllardır var olmakta.. ha senin derdin boğaz elden gidecek kavramı ise hiç kusura bakma ama, türkiye olmazsa benim boğazla ne işim olur söyler misin?

    19 mayıs 2011 tarihinde, saat 15:34 içinahmetder ki
    bak kardeşim bu bilgileri çürütmek için bir çok şey yazmışsın.yazdıklarını okudum hepsindede böyle bir madde yok olamaz tavrındasın buda çok anlaşılabilir bir durum degil öncelikle bunu söylemek istedim.kendi verdigin örnekler kendi söylediklerini çürütüyor ilk yazında demişsin ki bor madeni hakkında herkez artık bilgi sahibi demişsin.ben denizli liyim bor madeni hakkında ilk çıkan bilgilere bak bazıları yine yabancı medya ve internet üzerinden denizli de böyle bir madenin olmadıgını söyleyerek halkı oyalamaya çalıştılar.şuan ki bilgilere bak yada ben sana söyleyeyim. dünyadaki bor madeninin %90 denizli de.şuan bunları biliyoruz lakin geç kalındı.bu ugurda denizli büyük bir valisini kaybettik (recep yazicioglu)
    bor madenini o zaman araştıran bazı fizikçilerde öldürüldü bunlar bir iddaa hala araştırılıyor.bana sorarsan öldürüldüler çünkü bu ölümler bir ay içerisinde gerçekleştirildi sizce raslantımı.recep yazicioglu elinde çok önemli bilgilerle ankara ya gidiyordu bom boş yolda kaza olmuş nasıl olduysa getirecegini söyledigi bilgilerin saklandıgı dosyalarda bulunamadı olay yerinde. bu bilgiyi ve burda bulunan madeni amerika başta olmak üzere diger ülkeler çok önce biliyorlardı bu madeni ve gücünü.mdenin degeri anlaşıldı ama ne yazık ki bir çok degerli insan kaybedildikten sonra şimdi aynı olaylar bu maden içinde geçerli.gelişmeler aynı seyrinde devam ediyor.nedeni belli olmayan bir uçak kazası 10 tane fizikçiyi kaybettik. amerikan kaynaklı bazı basın organları haberi inkar ediyor buna internet üzerinden oluşturulan ve paylaşılan sitelerde dahil.senin yazdıgın yazılara bakıyorum hepsi inkar ve muhalefet amaçlı.inanırsın veya inanmazsın onu bilemem ama ben senin yazılarından çıkardıgım anlam inanmak istemiyormuşsun gibi bir hal var.ben bunun kasıtla yaptıgını düşünüyorum.ben sana bu madenin var olduguna dair bir çok bilgi verebilirim ama bunlar sana göre saçlama olacaktır.eger inanmak ve ögrenmek istegin varsa.videoda bazı biligilere takılmışsın yok googlede aramak yasak degil,con diye dosya açılamazmış run diyede açılamazmış falan filan.senin takıldıgın yerler faydasız gereksiz noktalar.yazdıgın yazıyla milletin dikkatini dagıtıyorsun.burda önemli olan bu madenin neler yaptıgı ve dünya üzerinde sadece bogazda bulunması.bunlarla ilgili bilgi ver insanlara.ayrıca bu söylenelerin hepsi raslantımı arkadaşlar.bogaz çevresindeki villaların alınması bogazı bedavaya temizleyelim mi diye gelen teklifler araştırma yapcaz diye bogaza girmek için çalışılan bir çaba.ayrıca bu maden illa eline alınıp bakılan bir maden degil bu madeni gücünü teknolojik aletlerle bogazın yakınlarında yapılacak bir kazıyla tespit edilebiliyor.buda dubai li iş adamlarının bir anda bogaz çevresine gökdelenler dikme çabasını ve buraya neden yatırım yapmak istediklerini destekler nitelikte.ayrıca bunlar sadece bir iddaa olsa ve araştırılsa hem devlet tarafından hemde biz millet olarak sahip çıkmaya çalışsak ne kaybederiz hepsi yanlış olsa ne kaybederiz ki.ama birde düşünün bu söylenenlerin dogru oldugunu çok yazık olur kaybedersek.bunun vebali hakkaten çok büyük olur.ben bu konu hakkında bilgi sahibiyim ama hepsi iddaa araştırıyorum emin olunca herkezle paylaşmayı düşünüyorum bence hepimiz böyle yapmalıyız.ha son olarak ilk yazında demişsinki biz osmanlı torunuyuz ama osmanli degiliz.osmanlı olmak ,bunu içinde hissedebilmek ve bunun bilinciyle yaşamak bir onurdur.avrupa ülkelerinin zamanında osmanlıdan ne kadar korktuklarını biliyoruz.bu ülkeler türk milletinin hafızasından silip tarihte unutulan bir toplum olmasını istiyorlar ki bu millet içinde bu gücü hissedemesi inancı yok olsun.bu sayede istediklerini kimseye hesap vermeden yapsınlar.bazı batılaşma çabasında olan arkadaşlar var onlara söylüyorum bu bir tuzaktır.sizi aziz geçmişinizden uzaklaştırıp yozlaştırmaya çalışıyorlar.atamızın dedigi gibi “muhtaç oldugun kudret damarlarindaki asil kanda mevcuttur.” işte bunu unutturmayı amaçlıyorlar.çünkü gücümüzün farkındalar bu yüzden irak,afrika,suriyeye yaptıkşarı gibi bizede açık açık yapamıyorlar.

    27 mayıs 2011 tarihinde, saat 15:33 içinsrknder ki
    kesınlıkle dogru bıse yapmıs artık uyansın mıllet bunların hepsı bı tesedufdegıl bıraz mantık ya allah askına bıraz mantık sızde bunu ınkar edyosunuz vatan haınısınızz smdı yorumuda sılersınız sız haınler

    13 mayıs 2011 tarihinde, saat 04:04 içinyaşarder ki
    cellat sen kafadan satılmışsın be oğlum.
    akp den kaç para aldın bilmiyorum ama ,
    şu an oturduğun kara parçası çoktaaan satıldı be aslan.
    sen şu an kiracısın bu memlekette. aynı evindeki gibi.
    ev sahibi bi gün gelip kçna tekmeyi koycağı günü bekliyo.
    sen arkana bakmadan kaçarsın. türkçülük hikaye.
    asıl türk olsan 1 gram tereddüt etmeden vatan hainlerine bu ülkenin diğer değerlerini satan adamlara söverdin.
    etibank satıldı . bilmiyorum belki haberin vardır.
    etibanka ne bağlıydı?? türkiye maden tetkit ve arama..
    sen etibankla beraber neyi sattın? madenlerini.
    con torium varmış yokmuş.. yukardaki arkadaş sana dedi ki , arkadaş gerçek olmayabilir ama con torium olayı yoksa eğer 2b olayı var o da yalan de hadi.. hadi onuda geçtim. türk telekomu sattın yahudiye.. tupraş gitti heeeeey.
    madenler zaten gitti.
    la söylesene dünyadaki bütün bor rezervlerinin %73 ünün olduğu bu vatanında, bu boru kim işliyo??? kim işliyoda sana işlenmiş micro bor gönderiyo?? sende bunu alıp kullanıyon?
    la kçnın dibinde çıkıyo?? çıkartmak iste bakalım. izin varmı?? tütüne de gelelim.
    dünyanın en kaliteli tütünleri ülkende yetişiyo. gavurun oğlu geliyo senin vatanında tütünü alıyo , fabrikasını da kuruyo, hiçbişey değil, paketleyip senin hasan amca bakkalındaki rafa kadar koyuyo. bi paket sigara maliyeti ne kadar ? 0,50 kr taş çatlasa..
    en düşük sigara kaç tl? atıyorum 4,50 . devletin vergisi 2,40. 2,10 tl net kar. 0,50 kr a 2,10 tl . %400. sen ise hala kendi çiftçinin kçnı kerpetenle sıkıyon. sırf o şirketler ucuz mal istediği , fazla kar etmek istediği için…
    aç gözünü cellat. ne bu kanı bozukları , nede satışlarını , emelllerini savunma.
    hatanı görmen dileğiyle , gözlerinden öperim. büyüğün yaşar.

    04 haziran 2011 tarihinde, saat 18:04 içinzehrader ki
    ismail bak bakalımmmm satılanları
    ?2003 – seka balıkesir işletmesi satıldı.
    2003 – taksan …takım tezgahları sanayi satıldı.
    2003 – tzdk sakarya traktör işletmesi satıldı.
    2003 – petkim standart kimya şirketi satıldı.
    2003 – tekel çankırı kaya tuzlası satıldı…….
    …2003 – seka aksu işletmesi satılı.
    2003 – sümerbank nazilli basma fabrikası satıldı.
    2003 – kuşadası limanı satıldı.
    2003 – seka kastamonu işletmesi satıldı.
    2003 – gerkonsan gerede çlik konstrüksiyon ve teçhizat fabrikası satıldı 2
    003 – trabzon, dikili limanları satıldı.
    2003 – seka taşucu tersane alanı satıldı.
    2003 – seka çaycuma işletmesi satıldı.
    2003 – tcdd izmir limanı satıldı.
    2004 – seka karacasu işletmesi satıldı.
    2004 – ebk manisa et ve tavuk kombinası satıldı.
    2004 – eti bakır işletmesi satıldı.
    2004 – tekel sekili tuzlası satıldı.
    2004 – bursagaz satıldı.
    2004 – eti elektrometaluji satıldı.
    2004 – sümer holding bakırköy işletmesi satıldı.
    2004 – kütahya şeker fabrikası satıldı.
    2004 – thy’deki kamu hisselerinin % 23’ü satıldı.
    2004 – eti gümüş satıldı.
    2004 – seka ardanuç işletmesi satıldı.
    2004 – sümerbank diyarbakır işletmesi satıldı.
    2004 – çayeli bakır işletmesi satıldı.
    2004 – tügsaş’a ait gemlik gübre sanayi satıldı.
    2004 – tekel alkollü içkiler sanayi satıldı.
    2004 – tekel içki bölümü’nün satışının ardından 9 fabrika kapatıldı.
    2004 – esgaz satıldı.2 004 – eti krom satıldı.
    2004 – tümosan türk motor satıldı.
    2004 – igsaş ( istanbul gübre sanayi ) satıldı.
    2005 – sümerbank manisa pamuklu mensucat satıldı.
    2005 – seka’ya ait üretim yapan 120 tesisin yıkımı tamamlandı.
    2005 – şeker kurumu ve idare birimler bakanlar kurulu kararıyle kaldırıldı.
    2005 – sümerbank beykoz deri ve kundura satıldı.
    2005 – seka izmit işletmesi satıldı.
    2005 – eti seydişehir alüminyum satıldı. 2
    005 – tügsaş’a ait tekirdağ depoları satıldı.
    2005 – türk telekom ( iki yılık karına ) yabancılara satıldı.
    2005 – adapazarı şeker fabrikası satıldı.
    2006 – tüpraş satıldı.
    2 006 – thy’ndaki kamu hisselerinin % 28’i daha satıldı.
    2006 – erdemir satıldı. 2006 – büyük ankara oteli satıldı.
    2006 – tekel kaldırım,yavşan ve kayacık tuzlaları satıldı.
    2007 – tcdd derince limanı satıldı.
    2007 – deveci maden sahası işletme hakkı satıldı.
    2007 – araç muayene istasyonu 1. ve 2. bölgelerisatıldı.
    2007 – tcdd mersin limanı satıldı.
    2008 – petkim satıldı.
    2008 – tcdd bandırma ve samsun limanları satıldı.
    2008 – ankara doğalgaz üretim’e ait 9 santral satıldı.
    2008 – tekel sigara sanayi işletmesi satıldı.
    2008 – tekel’in adana, malatya, tokat, bitlis ve samsun sigara fabrikaları geniş arsalarıyla birlikte yabancılara satıldı. ( ardından istanbul, adana, bitlis, malatya ve tokat sigara fabrikaları kapatıldı. )
    2008 – türkiye genelinde 60 yaprak tütün işletme tesisi kapatıldı.
    2009 – başkent elektrik dağıtım işletmesi satıldı.
    2009 – meram elektrik dağıtım işletmesi satıldı.
    2009 – kastamanu, kırşehir, turhal, yozgat, çorum ve çarşamba şeker fabrikaları satıldı. ( yargı satışı durdurdu.devamını gör
    veee
    2011 beleşe satilan ido…. resmen peşkeş
    2003 – seka balıkesir işletmesi satıldı.
    2003 – taksan …takım tezgahları sanayi satıldı.
    2003 – tzdk sakarya traktör işletmesi satıldı.
    2003 – petkim standart kimya şirketi satıldı.
    2003 – tekel çankırı kaya tuzlası satıldı…….
    2003 – seka aksu işletmesi satılı.
    2003 – sümerbank nazilli basma fabrikası satıldı.
    2003 – kuşadası limanı satıldı.
    2003 – seka kastamonu işletmesi satıldı.
    2003 – gerkonsan gerede çlik konstrüksiyon ve teçhizat fabrikası satıldı 2
    003 – trabzon, dikili limanları satıldı.
    2003 – seka taşucu tersane alanı satıldı.
    2003 – seka çaycuma işletmesi satıldı.
    2003 – tcdd izmir limanı satıldı.
    2004 – seka karacasu işletmesi satıldı.
    2004 – ebk manisa et ve tavuk kombinası satıldı.
    2004 – eti bakır işletmesi satıldı.
    2004 – tekel sekili tuzlası satıldı.
    2004 – bursagaz satıldı.
    2004 – eti elektrometaluji satıldı.
    2004 – sümer holding bakırköy işletmesi satıldı.
    2004 – kütahya şeker fabrikası satıldı.
    2004 – thy’deki kamu hisselerinin % 23’ü satıldı.
    2004 – eti gümüş satıldı.
    2004 – seka ardanuç işletmesi satıldı.
    2004 – sümerbank diyarbakır işletmesi satıldı.
    2004 – çayeli bakır işletmesi satıldı.
    2004 – tügsaş’a ait gemlik gübre sanayi satıldı.
    2004 – tekel alkollü içkiler sanayi satıldı.
    2004 – tekel içki bölümü’nün satışının ardından 9 fabrika kapatıldı.
    2004 – esgaz satıldı.2 004 – eti krom satıldı.
    2004 – tümosan türk motor satıldı.
    2004 – igsaş ( istanbul gübre sanayi ) satıldı.
    2005 – sümerbank manisa pamuklu mensucat satıldı.
    2005 – seka’ya ait üretim yapan 120 tesisin yıkımı tamamlandı.
    2005 – şeker kurumu ve idare birimler bakanlar kurulu kararıyle kaldırıldı.
    2005 – sümerbank beykoz deri ve kundura satıldı.
    2005 – seka izmit işletmesi satıldı.
    2005 – eti seydişehir alüminyum satıldı. 2
    005 – tügsaş’a ait tekirdağ depoları satıldı.
    2005 – türk telekom ( iki yılık karına ) yabancılara satıldı.
    2005 – adapazarı şeker fabrikası satıldı.
    2006 – tüpraş satıldı.
    2 006 – thy’ndaki kamu hisselerinin % 28’i daha satıldı.
    2006 – erdemir satıldı. 2006 – büyük ankara oteli satıldı.
    2006 – tekel kaldırım,yavşan ve kayacık tuzlaları satıldı.
    2007 – tcdd derince limanı satıldı.
    2007 – deveci maden sahası işletme hakkı satıldı.
    2007 – araç muayene istasyonu 1. ve 2. bölgelerisatıldı.
    2007 – tcdd mersin limanı satıldı.
    2008 – petkim satıldı.
    2008 – tcdd bandırma ve samsun limanları satıldı.
    2008 – ankara doğalgaz üretim’e ait 9 santral satıldı.
    2008 – tekel sigara sanayi işletmesi satıldı.
    2008 – tekel’in adana, malatya, tokat, bitlis ve samsun sigara fabrikaları geniş arsalarıyla birlikte yabancılara satıldı. ( ardından istanbul, adana, bitlis, malatya ve tokat sigara fabrikaları kapatıldı. )
    2008 – türkiye genelinde 60 yaprak tütün işletme tesisi kapatıldı.
    2009 – başkent elektrik dağıtım işletmesi satıldı.
    2009 – meram elektrik dağıtım işletmesi satıldı.
    2009 – kastamanu, kırşehir, turhal, yozgat, çorum ve çarşamba şeker fabrikaları satıldı. ( yargı satışı durdurdu.devamını gör
    veee
    2011 beleşe satilan ido

    08 haziran 2011 tarihinde, saat 14:59 içinakpder ki
    sen bu bulunduğun ortamı akparti sayesinde kazandım kemal le bahçelinin yalanlarına karnımız tok püskevit yiye yiye bi hal olduk akparti hükümetinde önce ımfye borcumuz kaç paraydı ve şimdi kaç para işte böyle kemal gibi kimseler parayı yiyip içerken akparti borçları ödedi ve türkiyeyi geliştirdi kemal sgkya girdide sgk battı oğlum battı… sen şimdi ak ak ak de başka bişey deme hangi partiyi destekliyon bilmiom am sen ak partiden başkasına güvenme başka hükümet batırır olum burları batırır ve ak partiden sayın recep tayyip erdoğan bu ülkede tek kalsa vücudunda tek damla kan kalmayıncaya kadar savaşır diğerleri ise buyrun efendi buyrun der şu bdp ile chp ye bakın mehmetçiyimiz ölünce yasa tutmuyor adamlar teroristler ölüo adamlar yas tutuyor
    kürtlere bişey dediğimden değil çok iyiler ama dış mihraklar onları kürdistan dır öledir böledir şöledir diye kandırarakayrtmayaçalışır

    22 haziran 2011 tarihinde, saat 12:09 içinugursezgınder ki
    sevgili li kardeşim… demişsin ki; (akparti hükümetinde önce ımfye borcumuz kaç paraydı ve şimdi kaç para işte böyle kemal gibi kimseler parayı yiyip içerken akparti borçları ödedi ve türkiyeyi geliştirdi kemal sgkya girdide sgk battı oğlum battı) yukarıda satılan vede kapatılan yerlerin listesi mevcut bi dönüp oku istersen.. şuan bu kapanan yerlerden evine ekmek götüremeyen kaç vatandaşımız var allah bilir.. deveyi diken insanıda ….. yaranırmış diye atalar boşa dememiş.. milletimizin ilerlemesi ve kalkınması adına kurulan ve zarar etmeyen işleyen fabrikaları bizim (paralarımızla kurulan) ların satılması akıl akılanacak şeyler değil.. bir türk telekom örneğin türkiyeni iletişimi özeli bir nevi yatak odası,sen dış birliklere yatak odanın anahtarını ne çıkarla verirsin. işte akp hükümeti ve sizin gibi şakşakçıları böyle hazır işleyen yerleri satarak,imf ye borçları ödediğini savunuyor. bakalım satacak bişe kalmayınca imf borcunu nasıl ödeyecek gerçi kolay. dünyanın en pahalı benzini bizde elektriği bizde interneti bizde vs.. ben sizin gibilere kısaca vatan haini diyorum. bir şeyi yapmak yıllar alır ama yıkmak (satmak) 1 dk.da olur.. şimdi benim görüşüme gelince inanın bu ülkede kimseye güvenemiyorum kemal paşa gibi liderleri mumla arıyoruz vatan olarak.çünkü o olmasaydı bugün biz olurduk belki ama babamızın kim olduğunu bilemezdik..

    18 mayıs 2011 tarihinde, saat 15:16 içinsamsader ki
    yav kardesim nukleer kurarsın yok nukleeer kurma patlar ölürüz nukleer kurma yok neden nukleer kurmutyon geri kalıyoz gelişemiyoz buru işleyemiyoz bu ne kardesim ya muhalefet olsun da ne olursa olsun ya

    17 temmuz 2010 tarihinde, saat 19:56 için akın der ki
    kimin ne amaçta olduğu bilinmez ama düşüncem o ki abd contorium olayini tamamen yasaklarsa zaten neyin ne olduğu belli olur o yüzden yasaklamiyorlar türklerin araştirmasini istiyorlar ve bu düşünceye ters senin gibi adamlari da bu araştirmaya dahil ediyorlar ki bu kavrami havada biraksinlar diye bence konunun üstüne gidilmeli. bakmaktan zarar gelmez bi bakin bakalim gerçekten böyle birşey var mi yok mu .ama klasör olayinda sana katiliyorum (system 32 ) nin içinde geçen bir program yüzünden con yazilamiyor contorium la alakasi yok bana göre ama belki de alakasi var ve üstü örtülsün diye system 32 ye bir program yüklenmiş olabilir ve tek kalmasin diye bi kaç yazim daha konulmuş olabilir.konum yönünden coğrafi bir zenginliktir türkiye çünkü kitalar arasinda araf da kalmiştir.o yüzden bakilmali araştirilmali,sahip çikilmaliayrica yukarida senin gibi adamlari dahil ediyorlar derken şahsin için değil genel anlamda söyledim belki doğrusun belki yanliş ama araştirilsin istiyorum + birşey ben tasarimciyim
    c3ll@t türkçeyi katletmek değildir sadece bilgisayar da yazim tasarimidir .

    08 eylül 2010 tarihinde, saat 21:08 için ahmet mehmet der ki
    yaw sizin işiniz gücünüz yok mu??? contorium’muş bokmuş püsürmüş uğraşıyonuz. boş işlerin adamı olmayı bırakın artık.
    bir baltaya sap olun, bu bile bişeydir.
    bırakın ülkeyi kurtarmayı arkadaşlar. siz kendinizi kurtarın, hatta çekip gidin ki ülke boş insanlardan kurtulsun. delinin biri kuyuya taş atıyor, sizin gibilerde oturup ahkam kesiyor.
    size gülmekten karnım yarıldı, bunu hazırlayan nasıl gülüyodur çok merak ediyorum

    05 nisan 2011 tarihinde, saat 20:13 için pro. dr. arif demirtaş der ki
    herkese selamlar…
    ya böyle bir element varsa. bilgisayar ortamına bağlanması saçmalık tabi ama ya gerçekten japonların marmaray projesindeki gerektiğinde fazla kazı yapması, ya yine aynı japonların halici temizlemeleri. ya da boğazlardaki yalıların yabancılar ( arap, ingiliz, abd ve italya ) tarafından satın alınması. bunların hepsi tesadüf değilse..? burada yazmamın hiç bir amacım yok. yazdıklarınıza cevap vermek istedim..

    28 nisan 2011 tarihinde, saat 18:16 için beytullah der ki
    ßeyler kendi aranızda insan gibi konusun he belki windows un bu işle bi ilgisi yoktur. belki vardır onu bilmem ama bu contoryum war ve istanbul boğazınn da dibinde

    11 mayıs 2011 tarihinde, saat 19:31 için bırkak şimdi der ki
    boş ötesi muhabbet . tabiki her bokumuzun gavura satıp onlara para kazandırılmasına her aklı olan insaqn gibi karşıyım bunun neresli yada hangi milletten olduğumuzla alakası yok.ucuz milliyetçilikte yapmaya gerek yok bunlarla kurtaramayız memleketi .esas sorunumuz şuki çok konuşuyoruz boş konuşuyoruz icraat yok. zaten artık konuşmak iççin bile geç gerçek yada değil bilemem ama değerli olan herşeyimiz satıldı gitti. bir memlketin zenginliklerinden sadece o üklede yaşayanlar faydalanmalı artaıyorsa paylaşır ayrı ama mantıklı olan bu. biz bunu yapmıyorsak biz derken hükemet yapmıyor gerçi böyle zayıf gerçekliği kanıtlanamıycak dandik videolarla insanalrı uayndıramayız biraz daha realist olmak gerek

    26 mayıs 2011 tarihinde, saat 13:47 içindüşünen bir kardeş!der ki
    boş ötesi muhabbet ise sen bırak git ne uğraşiyorsun hem hükemeti (!) kim seçiyor kadeş??? bence de con ile pek alakası yok ama olsun con diye dosya açılmaması normaldir diyerek konuyu atlayamayiz arkadaşlar!!! ve hiçbir emek dandik veya boşa değildir! (bence!)

    11 mayıs 2011 tarihinde, saat 21:42 için alturuncu der ki
    boğazdan yabancılar yalı alıyorlar diye kızıyoruz fakat dünyanın diğer ülkelerinden türklerin ne kadar arazi, arsa daire işyeri aldığından haberiniz var mı.? komplo teorilerine balıklama atlayan bir milletiz. fakat zararı yok fikir jimnastiği yapıyoruz.. belki diye diye böyle bir elementin varlığına dünyayı da inandırırız..

    12 mayıs 2011 tarihinde, saat 01:58 için bayram der ki
    arkadaşlar bu ülkeye ne kimse saldirabilir,
    ne de bu ülkeden bişeyler alabilirler.
    kendi kendinizi düşüncelere sokup perişan etmeyin.
    bu ülke bir kez çanakkale zaferi kazandi.
    gerekirse gene kazanir. böyle teoriler amerikanin türklerin aklini kariştirmak için uydurduğu teoriler. öyle bir element varsa şimdiye kadar istanbul boğazinda hiç mi kazi yapilmadi? arkeoloji kazilari hiç mi yapilmadi?
    şimdiye kadar niye çikmadi? amerika başimizdaki hükümetten memnun olmadiği zaman böyle bir teori atiyor ortaliğa. halkin hükümeti devirmesi için halki böyle şeylerle kişkirtiyor işte. sizin gibi sazanlarda böyle baliklama daliyo işte. bu videyu hazirlayan arkadaş kimse sikiyorsa televizyona çikip da ispatlasin o maddenin ne işlere yaradiğini… ama yemez. amerikadan veya başka bişeyden korktuğu için değil. gerçekten öyle bir madde olmadiği için. hangi televizyon kanalina inaniyorsa gidip onlara hazirladiği videoyu göstersin. bu ülkeyi seven hiç bi kanal böyle bir teklife hayir demez!…
    allah’a emanet olun!

    12 mayıs 2011 tarihinde, saat 13:57 için pelinsu der ki
    gerçeğin üç aşaması;
    1-dalga geçilir
    2-şiddetle reddedilir
    3-kabul edilir…
    size sadece bunu yazdım belki anlarsınız diye.. siz şu anda 1. aşamadasınız.. bizler ise 3.’de.. bizler ne yapabiliriz, elimizden ne gelir diye düşünürken siz kuşanmışsınız geçmişte yapılan savaşları masal diyarında geziniyorsunuz.. emin olun geçmişte yarı aç yarı tok savaşan atalarımızın, dedelerimizin zihniyetinden çok uzakta şimdiki nesil.. herkes karnımı nasıl doyururum, nerde iş bulurum, çocuğuma ne giydiririm, ne yediririmin derdine düşmüş.. kimsenin vatanını toprağını düşündüğü yok.. öyle olsaydı bu kadar kolay özelleştirilemezdi her kurum.. ve bu kadar aleyhimize işlemezdi zaman… sizi uyanmaya davet ediyorum ama çabam boşuna biliyorum.. siz yine bildiğinizden şaşmayın.. dalga geçmeye devam edin.. belki bir gün uyanacaksınız ama işte o gün de çok geç olacak..

    12 mayıs 2011 tarihinde, saat 14:54 için insan der ki
    madem öyle bor elemnti çıktığındada aynı söylentiyi yaydınız yok mok uydurma palavra vs. normaldir. güneş balçıkla sıvanmaz dönen olaylara bakın anlıcaksınız oratada her şey neden satıldı boğazların her iki yanı ve neden ülkemin tüm stratejik noktaları satıldı önce bunları bir düşünün… düşün ki uyan sonrada bunlara saçma de… düşünmeden karşı tarafın suçlamaları şeklinde bakarsan olayın ciddiyetini anlamaya kendi enerji alanını kapatmış olursun algın yetmez çünkü anlamak istemezsin anladığında ise benden çok savunursun inan bana sevgilerimle…

    20 mayıs 2011 tarihinde, saat 21:38 içinhasan abider ki
    kardeşim ben okumaktan yoruldum siz çıkarın madeni kolay gelsin

    12 mayıs 2011 tarihinde, saat 15:33 için emre der ki
    bizleri uyanmaya davet eden uyuyan güzel doğru söylediğin bi konu var ecdadımızın çanakkale ruhundan gerçekten çok uzaktayız bugün çünkü bizi siz olarak ayırdınız yapılan herşeyi kötü yapılmak istenen herşeyi yaptırmamak için elinizden geleni yaptınız hemde boş sebeplerle.adamlar 1911 de panama kanalını açmış amerika kıtasını ikiye bölmüş biz 2011 de kanalistanbul hakkında felaket senaryoları üretiyoruz.devleti taşeronlaştırmak için çabalıyoruz.salla başını al maaşını zihniyetiyle çalışan ve gerçek emekçilerin aldığı maaşın en az 3 misli daha fazlasını alan memur zihniyetini savunuyoruz.nedn çalışmayan bi toplum yetiştirmek için.eee daha ne bekliyorsun aradığın prensin öpücüğünü mü uyanmak için.

    30 mayıs 2011 tarihinde, saat 17:32 içinmehmetder ki
    zafer kardeşim sana kesinlikle katılıyorum. eğer bu maden yok ise sorun yok ancak var ise ona göz dikenler mutlaka olacaktır. dünyada enerji rezervleri hızla tükeniyor alternatif enerji kaynaklarına saldırılacaklar doğal olarak
    yanlış bilmiyorsam bir tv programında aselsan yöneticileri bu konunda bilgi verdiler.
    bu madenin bir parçasının bilgisayara 250 yıl hayat verdiğini savunuyorlar
    ayrıca boğaz için için ihaleye aselsan gibi 4-5 dev kuruluş katılmasına rağmen ihaleler her nedense japonlara veriliyor. bu da çok düşündürücü hepimiz biliyoruz bu tür işlerde ortaya çıkan madenleri kullanma hakkı ihaleyi alana aittir.
    aselsan bu madeni işleyebileceklerini özelikle belirtiyorlar
    bu arada tek bir şeye katılmıyorum teslimiyetçi zihniyet türklükte yoktur.
    şimdi vatan sırıları tehlikeye düşsün 7 den 70 e herkesin elinde silah cepheye gideceğinden eminim. bazı arkadaşlar cevap olarak elde silah savaş işi bitti artık millet kıtalar arası füze atıyor diyeceklerdir. onlara cevabım kara savaşı kazanılmadığı sürece hiç bir savaş kazanılmış sayılmaz, abd nin ırakta kara savaşında rezil olduğu gibi
    kimsenin bir korkusu olmasın biz hale osmanlı torunuyuz. dış mihraklar bunu yok etmek için elinden geleni yaptı ama nafile vatan ve kitap sevgisi hepimizde var gerekirse yine osmanlı olur onların başına dünyayı yıkarız. bizi halen neden sindiremediler zannediyorsunuz kazara osmanlı yı yine canlandırmamak için sonuçlarını iyi biliyorlar çünkü

    12 mayıs 2011 tarihinde, saat 16:40 için nedim der ki
    bu madenin var olabileceğini ve böyle aptalca bir uydurmayla örtülmeye çalışıldığını düşünüyorum yok neymiş arkadaşın biri bi maden uydurmuş bunu da ist boğazına koymuş. açıkçası bu tartışmalar ortadan kalksın diye şimdide bunu bulmuşlar maden çok değerli olsun olmasın istanbul boğazı bizim başkalarına peşkeş çekmeyelim….

    16 mayıs 2011 tarihinde, saat 23:43 içinyokder ki
    sayınn emre candemir?
    aynı anda 4 kişiyle satranç oynayan beyazlı çocuk olayını biliyomusun? hangisi stratejisttr? tabi ki beyazlı çocuk..
    çoğu delil aynı şeyi gösteriyosa ya gerçek olduğu içindir ya da dikkat dağıtmak..
    yani yalı olayı? haliçi babasının hayrına temizleme olayı(çok ironik)? yerin yüzmetrelerce altında neyi aradığı meçhul olayı? ve dahası..
    1) çocuk şaka yapmış bokunu çıkarmış olabilir
    2)çocuğu dikkat dağıtmak için kullanıyo olabilirler
    3)bu olayın çıkış noktası 93 yılı çocuk 2006 da şaka yapıyo ?? ne alaka olabilir
    4)ne işi var elin adamının benim yalımda istanbulumda (dubailer miamiler dururken burda yaşamak istemesi ilginçtir)
    5)sen hayrına babana bi bardak su getirmezken elin japonu ne allahlık adammış demezler mi adama hayrına boğazı temizlesin?
    6)hiçbi medyada göremeyiz internet dışında çünkü komplo sayan olacak ama medya hiç türklern olmadı ki??
    ..o kadar uyuşturuldu ki beyinlerimiz ne soru sorabiliyo ne hak arayabiliyo ne hesap sorabiliyoruz
    çünkü artık onların istediği insanlar gibi düşünüyoruz
    dünyanın sonu…………………

    12 mayıs 2011 tarihinde, saat 21:02 için başaran der ki
    ?!!!!!!videoda dünyadaki çoğu contaron elementinin boğazda bulunduğu söyleniyor ve bu elementi yiyen balıklar güya mutasyon geçirip değişiyorlarmışş.birşey var koydukları mutasyon geçirmiş canlı fotolarıda çinde bir gölde veya pasifikte çıkan amerikada bulunan tuhaf deniz canlıları yani boğazdan o elemnti yiyen canlılar falan değil .

    12 mayıs 2011 tarihinde, saat 21:03 için mert der ki
    evet bu element kesinlikle var marmaray projesinde bende calışıyordum ve birgün bütün makinaları durdurdular ve calışan herkezi şantiye dışarısına cıkardılar 2 aylığına calışma olmayacağı bilgisini verip yolladılar ve bize söylenen marmaranın dibinde altın bulduklarıydı onun icin calışmaların durdurulduğuydu marmaranın dibinde altın ne gezer?? peki bundan kimin haberi oldu yada hangi tv kanalında haberlerde yer aldı hicbir tv de yer almadı uyanın artık uykudan uyanın

    13 mayıs 2011 tarihinde, saat 10:38 için koroglu der ki
    mert arkadasim marmaranin altinda altin ne gezer diye soylemissin??altinin batik gemilerin krali orda krali.dunyanin en eski mezarlarini buldular mesela ve basinada yansidi bu.basina yansimayanlari bir dusunsek neler neler vardir.kaldiki marmarayda es gudumlu olarak arkeologlarda calisiyor bayagi bir kalabalik olarak hemde.sunu da soylim contorium ne kadar dogru ne kadar yalan bilemem.ama benim inadigim asil elementin sahi nuh tufaniyla alakalidir.ve bu yuzdendir senelerdir bircok kisinin nuhun gemisini bulma arzulari.bunlarin basinda ve gizliden arkasinda olan devlet israildir.asil madde nuhun tufaniyla alakalidir.contorium uranyum toryum o maddenin yaninda cocuk sidigi gibi kalir.o maddenin oldugu yerde nuhun gemisinin karaya oturdugu yer.bu yuzdendir nuhun gemisini bulma istekleri.yoksa ne yapacaklar tahta kalintilarini?!eger bircok seyin nasil oldugunu neler dondugunu ogrenmek istiyorsaniz onaltiyildiz.com a girin.inanin hic pisman olmicaksiniz.ve garanti veririm oturdugunuz sandalyeden saatlerce kalkamicaksiniz.bence turkiyenin 1 numarali sitesidir.niyemi??cia ve mossadin bas belasida ondan:))mesela en son ladin’in vefat oyununu nasil bozdular obamanin gunlerce kivirmasi sadece o sitenin ve saygideger oktan kelesin yaptigi desifreleri ile olmustur.belgesi ilede sabittir.herkese selamlar

    13 mayıs 2011 tarihinde, saat 10:49 için hüseyin der ki
    herkes birşeyler saçmalıyor diyorsanız ?
    kime inanıcağınızı bilmiyorsanız ?
    sizce vikipedi gibi dünyanın en ünlü ve en ilgili sözlüğü yalan söylermi kendinize sorun ?
    ve sonra bu linke tıklayıp okuyun
    http://tr.wikipedia.org/wiki/contorium
    bu konu hakkındaki vikipedi yorumu

    13 mayıs 2011 tarihinde, saat 21:46 için hande der ki
    atatürk’ün gençliğe hitabesi
    ey türk gençliği!
    birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
    mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
    ey türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
    mustafa kemal atatürk
    20 ekim 1927

    14 mayıs 2011 tarihinde, saat 13:50 için fearless_halil_550 der ki
    bu arada unuttum boğaziçi üniversitesinde contoriom anıtı vardır

    14 mayıs 2011 tarihinde, saat 15:13 için elif der ki
    kimyaci olarak periyodik cetvelle ilgili yaptiği açiklama çok saçma ve gerçek dişi sanki periyodik cetvel türkiye haritasina göre hazirlandida kütle numarasindan adres buluyo yok artik

    14 mayıs 2011 tarihinde, saat 15:18 için serkan der ki
    arkadaşın biri böyle birşey olmadığı konusunda zırvalıklarda bulunmuş ama bir halt bildiğini sanarak yorum yapmış zaten yorumu yapan arkadaşın türk olduğuna da inanmadım. onu da geçiyorum istanbulda maden araştırma entitüsünde çalışan arkadaşım boğazda dalgıçların yaptığı bir araştırmada periyodik cetvelde olmayan bir madenin varlığından söz etmişti araştırmak için labaratuara görtürdükerini ve radyasyon panzehiri gibi birşeyler söylemişti ama seslerini kimkeye duyurmadılar buna inanmayan arkadaşların vatan içinde yaşayan hainler olduğu kanısındayım. asırlardır tüm dünya medeniyetlerine neden başkentlik yaptı bu topraklar o aklı bozuk arkadaş düşündü mü hiç tüm dünya bu ülkenin. jeopolitik konumuna mı hayran. tabiki değil. alman başbakanının dediği gibi türkiye nasıl bir yerki yediler yediler yine de bitiremediler ama er ya da geç bu madenleri işletme şansımız olacak ve belki çok ilerde yine dünyanın patornu türkiye olacak teşekkürler

    14 mayıs 2011 tarihinde, saat 17:16 için fearless_halil_550 der ki
    serken çok konuştun dünyanın patronu olucaz ve zulümle değil adaletle, hoşgörüyle, sevgiyle, islam dinin gerektirdiği bütün şartlerla olucaz inanmayan inanmasın çok doğru söylüyorsun şimdi baktım periyodik cetvelde 90 th(toryum) olarak geçiyor ve google contorium yazıyorum vikipedia yı açıyorum belki 10 dan fazla defa bilgiler yüklenmiş ama vikipedia hepsini silmiş acaba neden? inan mayanlar bir daha düşünsün ”düzen ve ansiklopediklik açısından uygunsuz madde” bu nedenle silinmiş ne demekse http://tr.wikipedia.org/wiki/contorium bu adreste yazıyor isteyen baksın…6

    15 mayıs 2011 tarihinde, saat 04:04 içinosmander ki
    haberi yazan gazeteye bak taraf ……………..

    30 mayıs 2011 tarihinde, saat 13:45 içinemreder ki
    ya arkadaşlar herkes birşeyler söylüyor…. yok şakaymış yok uydurmus… pekı vatan gazetesının doğru söylediğini nerden biliyorsunuz… o zaman onada ınanmayın… neden bızler durup dururken böle bı şaka yapmıyoruz… demekkı var altında bırseyler… turkiyede yasanan durumlar bunlar… fızıkcılerın ölumu, denızlı valısının ölümü, projelerın çalınması… daha bir sürü gızlı iş var… şimdi herkes kanıt isteyecek, kanıtın varmı… evet haklısınız kanıtım tok ama unutmayınkı bu tarz işlerin kanıtı olmaz kanıtı olasa faili mechul olmaz zaten. ayrıca vikipedi gereksız bulmus sılmız dıye gereksızmı olacak… vikipedi ilahmı her söyledıgı dogrumu.. yayınlanan dogru yayınlanmayan yanlış… o sıteyıde bızım gıbı ınsanlar yonetıyor… element var yada yok.. en azından olabılecegını destekleyıcı varsayımlar var. her ne kadar var sayım olsada desteklıyor… yanlış yada yalan oldugunu destekleyecek neyınız var… sizlere inanın yada inanmayın demiyorum.. sizden isteğim daha geniş açıyla bakın olaylara… eger bu olay yalansa şakaysa o zaman ınternet hep yalan… o zaman herkes gıtsın yerınde araştırsın… ınternetten arastırıp konusmayın cunku baskalarının sıze sundukları bılgılerı alıp sunuyorsunuz baskalarının doğru soyledıgını nerden bılıyorsunuz… kısacası herseyın yalan ve dogru olma ıhtımalı vardır… onemlı olan varsayım ve destekleyıcı durumlarının fazla ve ınandırıcı olmasıdır… tesekkurler..

    29 mayıs 2011 tarihinde, saat 19:27 içinyalçınder ki
    ya o maden var yok bilmiyorum ama neden madenin olmadığını bitek amerika ile işbirliği içindeki hükümetin sözcüsü olan gazete iddia ediyor bitek taraf gazetesi çürütmeye çalışıyor iddiaları neden acaba

    15 mayıs 2011 tarihinde, saat 15:01 için fearless_halil_550 der ki
    bi arkadaşımız hürriyetin haberini göstermiş alın işte katili nasıl konuşturuyorlar bir de söyleyim hürriyet 1948 de kuruldu israilde 1948 de kuruldu ee şimdi bu gazeteye nasıl değer verirsin…

    16 mayıs 2011 tarihinde, saat 22:05 için gökhan kapıcı der ki
    öldüm gülmekten izotop oranları sebebiyle yazılan küsüratları çekirdeğin çatlaklığına bağlayan, türkiye’de müfredata sokulmadığı gibi bir yalanı wikipedia dan saklayamayan; ama inanılmaz derecede özenli, başarılı bulduğum bu videoyu hazırlarken emeği geçen tüm arkadaşları kutluyorum. nese, artık reklamların yalan olduğu gerçeğini bu contorium ile çocuklarımıza daha güzel bir şekilde anlatabilmek dileğiyle ))

    16 mayıs 2011 tarihinde, saat 23:46 için onur der ki
    bu videoyu face de paylaştığımın ertesi günü birdaha göremedim.hatta videoyu yorumumla birlikte paylaşmam yarım saatimi aldı çünki yorumumda contorium yazar yazmaz her seferinde pc de int tarayıcıda dondu, cpu yükü tavan yaptı. hd aşırı derecede hareketlendi.bilmiyorm ben paylaştıktan nkadar zaman sonra oldu ama yorumum da, video da gitmişti.madem saçmalık, neden yok ediliyor ? neden engelleniyor ???

    17 mayıs 2011 tarihinde, saat 12:12 için mesih der ki
    komplolar içinde komplolar vardır. pc de con açılamıyordur fakat bunu örtmek için lpt1 gibi başka konuları da araya katarak bu tarz kelimeler portları vb. gibi kullandığı için açılamıyor gibi şeylerle örtbas ediyor olabilirler.
    yani bir komployu başka bir komplo ile örtbas edersin.

    17 mayıs 2011 tarihinde, saat 18:45 için meh der ki
    türkiye cumhuriyetinin 1923 yılında imzaladığı tüm anlaşmalar 2023 de sona eriyor ve inşallah tüm yeraltı kaynaklarımızı ve boğazımızı rahatlıkla kullanacağız

    19 mayıs 2011 tarihinde, saat 22:04 için karadağ der ki
    konuyla ilgili yapılan videonun yalan ve eğlence olsun diye yapıldığını yazan gazeteye bakarmısınız taraf gazetesi.b bu gaazeteye nekadar itibar edilir sizce,meşhur davanın kanıtlarını belgelerini sözüm ona buldular ve yayınladılar.haber kaynaklarını dava savcısına bile beyan etmediler .hukuk açısından devam eden davanın kanıtlarını mahkemeye ve kaynağını belirtmelisin.belkide o videoyu hazırlayanı tehtit edip şaka yaptık dedirttiler.ben o gazeteden herşeyi beklerim çünkü o gazete ne derse desin kesinlikle sorgulanamıyor.devam eden davada kanıt niteliğindeki bilgiyi deşifre etme suçtur hani cezası.türkiyede bi usta vardı ilkkez mutfak tüpü ile arba çalıştıran ozamanda tepki almıştı sonra adam koyboldu gitti .daha sonra avrupadan lpg sistemi ihraç ettik ne garip değilmi .belki bu madde var yada yok acaba bu genç bizim inşaasını yaptıracağımız köprü marmaray ve kanal projesinde ipleri elimize alıp işin başında durup denetleme yapmamız için bize uyarımı veriyor diye düşünüyorum.

    22 mayıs 2011 tarihinde, saat 23:03 için hüseyin der ki
    bence videodaki hersey dogru ve yukarıdaki yazıyı yazanda bir amerikalı veya israilli.saf olmayın dogruluk payı verin böyle degerli birsey icin her yalanı söylerler.zaten bütün amacları bizim zenginliklerimizi ele gecirmek herseyi gürmezden gelmeyelim bu ölke hepimizin.

    31 mayıs 2011 tarihinde, saat 10:24 için ali der ki
    bu iş karışık ama gercektende con adı ile bilgisaya dosyası açılmıyo ben gerçek olduğuna inanmaya başladım bu anlatılan şeylerin hiçbiri tesadüf değil tesadüf insan ların kendine sölediği bir yalan

    09 haziran 2011 tarihinde, saat 20:47 içinelifder ki
    bor bi gerçek bunu yalanlamaya kimsenin gücü yetmez fakat contorıum araştırılması gereken bi iddia karıştırmayalım .

    09 haziran 2011 tarihinde, saat 15:35 için murat der ki
    madem bu contorium yalan diyorlar neden bilim adamları toplanıp reel bir araştırma yapmıyor kamuoyunu blgilendirmek yerine herkez kapatmanın derdinde bu olayı.bu olay amerikada ceyran etse tüm ülkedeki bilimadamları toplanıp gerçeği araştırır bizde neden bu yok.bor madeni dediler yaptığımız anlaşma sonucu kendi topraklarımızdaki madeni bilee çıkaramıyoruz.hangi üstün zekalı bu anlaşmayı neden ve niçin yapıyor.neden contorium elementinin üstü yalan diyip kapatılmaya çalışılıyor.yalansa bile neden bilimsel araştırma yapılmadan yalan deniliyor.neden bu site yalan diyip kesip atıyor konuyu.konunun bu yüzüne bakılacak olursa kendi ülkemizdeki internet siteleri bile sahtelik üzerine yorum paylaşabiliyor.bizlere yazk nasıl bir oyunun içindeyiz.bu topraklar bizim gerçeğide yalanıda ama ortaya çıkarın.

    14 haziran 2011 tarihinde, saat 20:16 için hayat boş eğlen coş der ki
    olm yavaş olun valla bittim okuya okuya gitti gözlerimm gittiiii… tmm herkez bişe diyo da yorum yazarken ilk önce ne kadar araştırdıınızı yazın ona göre bizde yorum okuyalım yani zaman akzanırız hacı o bakımdan öbür türlü kafa gidiyo mesela benim kafam çoktan karıştı kafa 1 milyon nese bn fikrimi söliyim ilk ne kadar araştırdımı solim bilmem 8 -9 siteye girmişimdir ve 4 gazete sayfasına girdim arama motorundan araştırdım baya bide biraz yorum okudum okdr benim fikrime göre böle bişe olsun olmasın boğazı korumak bizm görevimiz her türlü aga ama şu da varki yüzde 99 böyle bişe var çünkü gazetelerden araştırdııma göre bu adam gerçekten intiiar etmiş bu videoyu koyduktan sonra böyle bieş olması garip deilmi

    21 temmuz 2011 tarihinde, saat 15:49 içinali cumhurder ki
    cntoryum saçmalığı diye başlık atmış. işin farkında olan batı contoryum bilgilerinin nette ulaşılmasını engelleyip, saçmalık diye propaganda yapıyorlar. bu sitenin amacı da bu zaten. yurt dışından türkçe olmayan klavye ile yazılmasından belli.

    15 ağustos 2011 tarihinde, saat 12:17 için burak der ki
    ((((((((videoda denilenler doğru çikiyor ama sadece ve sadece yapilmasi gereken istanbul boğazinin altini üstüne getirip oradaki madenleri araştirmak warsa bile bu elementi yine saklarlar dünya mali dünyada kalcak herkes öteki tarafta sorguya çekilecek kimse kafaya takmasin))))))))
109 entry daha