aynı isimde "hekimoğlu" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün
2139 entry daha
  • son bölümüyle çıtayı o kadar yükseğe taşıdı ki, muhtemelen seyirci kitlesinin çoğu altından kalkamayacak.

    çünkü gerçekti. otizmi pembe kalpler ve samimiyetsiz yalanlarla değil, gerçekten, en acımasız taraflarıyla anlattı bize. izlemeyenler için spoiler vermeden özet geçeyim; dün akşamki bölümde emir isimli on yaşında otizmli bir çocuk ve ailesi vardı. oğlan durduk yere fenalaşınca hastaneye getirmişlerdi, bir ara durumu o kadar kötüye gitti ki az kalsın ölecekti fakat ateş bir dizi dedektiflik aktivitesi sonucunda problemin ne olduğunu bulup tedavi etti.

    ama asıl olay çocuğu ölüm döşeğine kadar götüren ve finalde tedavi edilen hastalık değildi. asıl olay çocuğun otizmli oluşu ve dizinin bu durumu anlatma şekliydi. duyar kasmak için yalan söylemediler, otizmi olduğundan bambaşka bir şekilde bir süper güçmüş gibi göstermediler, otizmli çocuğu olan aileyi çocuklarının durumundan çok mutlu bir şekilde yansıtmadılar. emir* okumuş ve hali vakti yerinde bir anne babanın oğluydu. çocuğun otizmli olduğu anlaşılır anlaşılmaz annesi de babası da çalıştıkları işten ayrılmış ve tüm hayatlarını oğullarına adamıştı. özellikle babası tüm enerjisini çocuğa vermişti, emir'in gün içinde yapacağı her şeyi doktorun verdiği programa göre gerçekleştirip çocuğun gelişimi için ellerinden geleni yapıyorlardı. anne de baba da çocuğu gerçekten seviyordu.

    bununla birlikte ikisi de mental açıdan çok yıpranmıştı. çocuğun babası antidepresan kullanıyordu mesela, annesi halinden memnun görünmeye çalışsa da içten içe çok yorulmuştu.

    en büyük bombaysa final sahnesinde ateş'in orhan'a söyledikleri oldu. çocuk ve ailesi taburcu olup hastaneden çıkıyordu, ateş ve orhan da uzaktan onları seyrediyordu. orhan ateş'e bir takım tespitler yaptı, ateş de bastonuyla çocuğun ailesini işaret edip şunları söyledi;

    "hayatında ilk kez biriyle öpüştüğünde hissettiklerin kaç eder? mutluluk skalasında diyorum... sekiz eder bence, öyle değil mi? on üzerinden sekizlik bir mutluluk... peki ya ölümün kıyısından son anda dönmüş bir çocuk? on eder muhtemelen." bastonuyla çocuğun eşyalarını toplayan anne babayı işaret eder. "ama onlar... en fazla altı buçuk. çünkü nasıl bir hayata geri döneceklerinin farkındalar."

    çok büyük cesaret isteyen bir replikti bu. aynı zamanda da rahatsız edici... fakat gerçekti. dahası, bu gerçek bir dram malzemesi haline getirilmedi. çünkü dizide ailenin 6,5'luk sevincinin doğal olduğu da gösterildi. söylediğim gibi, annesi de babası da emir'in çok seviyordu, onun için tüm hayatlarından vazgeçmişlerdi. yani kötü ebeveynler oldukları için değil, insan oldukları için çocuklarının durumu onları mutsuz ediyordu.

    mucize doktor gibi garabet yapımlarda bunu göremezsiniz. o tarz yapımlar otizmi topluma kazandırmaya çalışmazlar, aksine otizmi yok sayarlar. zaten o diziyi bir kez izlediyseniz başroldeki adamın otizmden ziyade asperger sendromuna sahip olduğunu görürsünüz. oysa otizm gerçekte o dizide anlatıldığı gibi bir şey değildir, otizm gerçekte hekimoğlu'nun dün akşam yayınlanan bölümündeki gibi bir şeydir.
97 entry daha