şükela:  tümü | bugün
81 entry daha
  • en iyilerinden biridir ama en iyisi demek için bilim kurgudan anlamamak gerek.

    diğer tüm edebiyat dalları gibi bilim kurgu dediğin olay da özneldir. 100 metre koşusu gibi nesnel biçimde sıralama yapamazsın. normal şartlarda çok gereksiz olan bu bilgiyi buraya önce bırakalım.

    bilim kurgu karmaşık ve bulanık bir alandır. çok fazla alt türü bulunur ama bunun en keskin kırılımı ağır ve hafif bilim kurgu ayrımıdır. doğa ve sosyal bilimleri işlemesi üzerine gerçekleştirilen bu ayrım değerlendirme kıstasını da etkileyecektir. le guin'in ekümen serisi hafif bilim kurgunun en iyi örneklerindendir. farklı kültürdeki insanlar arası ilişkiler gibi antropolojinin ilgilendiği fikirler üzerine seri kurulmuştur. üç cisim problemi'nin de bulunduğu remembrance of earth's past serisi ise ağırlıklı olarak ağır bilim kurgu özellikleri gösterir. astronomi, fizik, kimya gibi temel bilimler üzerine anlatısı inşa edilmiştir.

    dolayısıyla hafif bilim kurguyu ele alırken "bunda yeterince teknoloji yok" demek ne kadar saçmaysa, ağır bilim kurgu için "bu sürecin insana etkisi işlenmemiş" demek o kadar saçmadır.

    bir de tabi asimov'u da oturtmamız gereken iki türün özelliklerini de taşıyan seriler var. sonunda vakıf'a bağlanan robot serisi'nin temelinde robotik bilimi olsa da robot-insan etkileşimini incelemesi bakımından hafif bilim kurgu esintileri de taşır. benzer bir durum sprawl üçlemesi'nde de vardır. neuromancer'da kurulan dünyanın izleri eşsiz bir ağır bilim kurguyu çağrıştırsa da bu teknolojinin insanlar üzerinde etkisi de bir o kadar önemlidir. sınırların bulanıklaşması sadece alt türlerde olmaz. bilim kurgunun kardeş tür sayılabilecek fantastik edebiyatla sıklıkla yolları kesişir. china mieville'in bas-lag serisi buna güzel bir örnektir mesela. kimilerine göre gelmiş geçmiş en iyi bilim kurgu serisi sayılan dune serisi ağır bilim kurgu etmenleri olan bir hafif bilim kurguyken zamanla kendini daha çok fantastik topraklarda bulmuştur.

    daha detaylı alt türlerde işler daha da karışıyor. vakıf ve bir hikaye serisi olan katilbot günlükleri birbirlerinden çok farklı olsalar da uzay operası türünde bir araya geliyorlar. aynı türde olmaları karşılaştırılabilir olduğu izlenimini oluştursa da iki türün bazı sahnelerinin uzayda geçmesi dışında ortak hiçbir noktaları yok.

    bilim kurgudaki bir diğer sorun serinin ne olduğu sorunsalıdır. vakıf serisi kendisinden çok farklı olan robot serisiyle bağlıdır. serinin birinci kitabıyla ikinci kitabı arasındaki ilgi düzeyiyle ikinci ve üçüncü kitap arasındaki ilgi düzeyi farklıdır. le guin'in ekümen serisi aynı evrende geçer ama bir istisna dışında bırak aynı karakteri iki kez görmeyi; aynı fizyolojik özelliklere sahip iki canlıyı bile iki kez görmeyiz. enginlik serisi'nde ise her şey aynı karakterlerle ve kronolojik olarak ilerler. simulakra ve sizi inşa edebiliriz gibi normalde ilgisi olmayan ama aynı derdi anlatan kitapları bir seri sayan bile var.

    vakıf serisinin en iyi seri olup olmadığını tartışmak abesle iştigaldir çünkü bir serinin en iyisi olup olmadığı tartışmak abestir. bu kadar derin ve zengin bir türle ilgili tartışacak milyon şey varken konuyu en iyiye indirmek türe yapılmış büyük bir haksızlıktır.
2 entry daha