şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
10990 entry daha
  • dini muhafazakarliktan da bagimsiz, ekonomik olarak turkiye'de insanlarin merkez neden saga bu kadar duskun olduguna yakin zamana kadar kafamin basmadigini fark ettim. ciller'in 'her eve iki anahtar' sozuyle milleti kendinden gecirmesi, insanlarin manyaklik derecesinde erken emekli oldugu donemler, on-lar-ca yil boyunca ulkenin cilginlarca borclanmasi, surekli olarak tuketmesi ve butce acigi vermesi falan yillarca kafamda hep saf halk vs. cakal sagci hukumet seklinde canlandi, yalan yok.

    ama son yillarda ekonominin hali sebebiyle edilen sikayetlerin icerigine bakinca, aslinda insanlarin turkiye'nin kronik problemleriyle cok da fazla bir derdinin olmadiginin farkina vardim. su an insanlarin derdi, canlarinin istedigi gibi tuketemiyor olmaktan fazlasi degil.

    ekonomik kriz basliklarinda olsun, birkac gundur gundemden dusmeyen yurt dışına çıkmanın imkansızlaşması gibi konularda olsun, araba fiyatlari, elektronik alet fiyatlari hakkindaki tartismalar olsun, doviz kurlari dusse aslinda kimsenin bir derdi kalmayacak gibi. ali babacan'a olan ilgi de aslinda buradan geliyor. bu adam dovizi dusurur, biz de arabayi yenileriz, fazlasi degil.

    hal boyle olunca, bu 'adamlarin' dovizi ne pahasina dusuruyor olduklariyla kimse ilgilenmiyor. akp'nin ilk yillardaki sicak para bollugunun aslinda turkiye'nin hak etmedigi bir refah ortami yarattiginin farkinda olan kisi sayisi hala cok az, dolayisiyla yapilan elestiriler ve yakinmalar, hep hukumetin kafayi yemis olmasi sebebiyle bu donemin bittigi, aslinda duzgun bir hukumetimiz olsa bu doneme geri donebilecegimiz anafikirli. babacan da mesela bu mesaji pompaliyor.

    isin gercekten tehlikeli tarafi ise, secmenden gelen talep bu yonde olunca iktidara gelen a ya da b partisinin yaptigi da bundan fazlasi degil. erdogan gittikten sonra yerine gelecek olan her kim olursa olsun, turkiye'yi sicak paraya bogmadigi takdirde secmen kisa zamanda homurdanmaya baslayacak. secmenin gonlunu hos tutalim, bir daha secilelim diye sicak parayla finanse edilen bir cari acik ekonomisi yaratmak da ulkenin hicbir problemini cozmedigi icin bu dongu boyle surup gidiyor.

    yani aslinda bir seylerden sikayet ederken arada donup kendimize de bakmamiz lazim. su aralar erdogan karsitligi sebebiyle olusan muhalif blok, aslinda hic de oyle turkiye'yi duze cikarmak isteyen egitimli aydin insanlarla falan dolu degil. benim sosyal medyada gordugum en buyuk isyanlardan biri playstation fiyatlari yuzunden cikti mesela. 450 dolarlik bir aleti 600 liraya almasi gerektigini, bunu hak ettigini dusunen her kafa, erdogan sonrasi potansiyel bir merkez sag secmenidir.

    turkiye'de boyle bir refahi hak etmek icin yapilmasi gereken radikal reformlari (kulturel, siyasal, ekonomik, egitimsel diye uzar gider liste...), uretmesi gereken katma degeri ve bunun icin gecmesi gereken sureyi anlatacak birileri ciksa bile, bu kafa muhtemelen onune sicak parayi koyan babacanvari birini sececektir. 80'ler ve 90'larda bu kafanin bir onceki nesli de ayni secimleri yapti. sonuc ortada.

    yani uzun lafin kisasi, kafalari degistirmek gerekiyor. turkiye'nin gelismis ulkeler icin uzuuun yillardir mal satilacak bir pazar ve uretim outsource etmek icin bir taserondan fazlasi olmadigini kabullenmek lazim once. turkiye'nin ekonomisi iyi bir sedan arabayi 30.000 tl'ye, bir playstation'i 600tl'ye veya bir macbook'u 1000tl'ye almayi hak edecek bir deger uretmiyor. hicbir zaman uretmedi, kafayi yemis gibi elinize gecen ilk parayi boyle seylere gommeye devam ettiginiz surece de uretmeyecek.

    ornek vereyim mesela: esim alman, ailesi duz orta sinif klasik bir alman ailesi. baba orta/ust seviye bir memur, anne ic mimar. baden-wurttemberg - bavyera sinirinda (almanya'nin en zengin iki eyaletidir) 250 kisilik bir kasabada, 35 yildir kendilerine ait olan ayni mustakil evde yasiyorlar. evin arka bahcesi bildigin ormana aciliyor. gorseniz dibiniz duser, benim her gordugumde dibim dusuyor, ondan soyluyorum.

    uc cocuk yetistirip evden gondermisler, kira vs. odemiyorlar, cok bir giderleri yok, eve iki maas giriyor. ikisi de 60 kusur yasinda, emekli olup istedikleri gibi gezip dunyanin her yerinde rahatca yasayabilirler. ama ikisi de hala calisiyor. ikisi de farkli kasabalardaki islerine arabayla gitmek gitmek zorunda olduklari icin iki arabalari var. birisi 2000 civari bir model renault twingo, digeri de eski arabalari bozulunca gecen yil aldiklari ikinci el hatchback bir vw golf. rahatca yapabilecek olmalarina ragmen altimiza bir mercedes cekelim diye bir dusunce akillarina dahi gelmiyor. evdeki elektronik esyalarin hepsi eski olmasina ragmen iyi durumda. kayinpeder hobi olarak muzik yaptigi icin salonda canavar gibi bir ses sistemi var. 20 yillik oldugunu ogrenince sok gecirdim. 4k televizyon alalim, camasir makinesini yenileyelim led ekranli olsun, duvara hoparlor doseyelim akilli ev yapalim biz eve gelince calissin gibi bir dertleri yok. bir sey bozulmadan degistirilmiyor, degistirilirken de amac gosteris degil, kullanim.

    bol bol tatil gunleri var ve istedikleri her yere gidip her tur otelde kalabilecek maddi yeterlilikleri oldugu halde 5 yildizli otelle tatil koyuyle bilmemneyle isleri yok. senede bir ya da iki kere arabaya ya da motora atlayip alplere, hirvatistan'a, italya'ya veya akillarina neresi eserse oraya gidiyorlar. dag koylerinde veya denize yakin bir yerlerde gosterissiz evler kiralayarak veya pansiyonlarda kalarak bol doga yuruyuslu, bol barbekulu, az gosterisli ve bol huzurlu tatiller yapiyorlar.

    esimin bir kucugu olan kardesi adidas globalde marketing departmaninin futbolla ilgili bolumunde ust duzey bir pozisyonda calisyor. yazarken herifin pozisyonunu dahi bilmedigimi fark ettim, o kadar gosterissiz. football brand communications director gibi bir sey olacak. 2-3 sene once bir dogumgunumde ilkay gundogan'a dogum gunumu kutlatip forma imzalatmis da surekli dunyaca unlu futbolcularla birlikte calistigindan oyle haberim oldu, dusunun. turkiye'de davul zurnayla anons ediliyor boyle seyler de neyse, konu o degil. isi sebebiyle bu oglanin adidas'ta surekli ve sinirsiz miktarda kullanabilecegi bir indirimi var, %70 gibi abuk bir indirim. dolayisiyla hediye alinacagi zaman ortamda bol bol adidas donuyor. bu da noelde annesine eskisi eskidi diye bir cift yuruyus ayakkabisi almis. annesi hediyeyi actiktan sonra 15 dakika eski yuruyus ayakkabilari eskidi mi eskimedi mi o tartisildi. eski ayakkabi getirildi, incelendi vs. ertesi gun yuruyuse ciktik, baktim annesi eski ayakkabilarini giymis, yeni ayakkabilari zamani gelince kullanmak uzere kenara kaldirmis.

    iste bu mantik tasarrufu getirir, tuketim sarmalina girilmesini onler. sadece az tuketerek refah uretilemez, ama deliler gibi tuketerek de refah uretecek altyapiyi kuramazsiniz, o kaynagi yaratamazsiniz. (bakiniz turkiye'de hane halkinin borc tutari.) yaratamadiginiz surece de gelismis ulke vatandaslari icin normal olan sey sizin icin luks olmaya devam eder.

    turkiye icin normal olan, adidas bir ayakkabinin, yeni model bir arabanin, macbook pro'nun vs. statu sembolu olacak kadar pahali olmasidir. bu parasal genisleme donemleri oncesinde boyleydi ve son yillarda olan sey aslinda normale donustur. eskiden temel gida maddeleri iceride uretildigi icin hayat bu kadar pahali degildi, bu kismi akp iktidarina ek puan olarak yaziyoruz, ama geri kalan her pahalilik son derece normal.

    turkiye'de yasayan orta-ust sinif bir vatandas olarak kafaniza gore araba/bilgisayar vs. degistirebiliyorsaniz, bilin ki ortada olmayan bir para var ve siz bu parayi yiyorsunuz. su anda yasadigimiz sey, o yedigimiz paranin cikisidir.

    butun bunlar tembel oldugumuzdan, az calistigimizdan ya da insani seviyede bir hayati ve belli luksleri bir avrupalidan daha az hak ettigimizden de degil. askine belli bir bolumumuz it gibi calisiyor, ama konu bir zihniyet, bir kultur meselesi.

    tukettigin urettiginden fazlaysa, birisi sirtina semeri vurmus, seni de yemliyor demektir. konu bu kadar net.
37 entry daha