şükela:  tümü | bugün
15 entry daha
  • okumadan önce de evrim teorisinin aklı selim, makul olduğunu düşünen biri olarak, kitabı okuyalı iki yıl olmasına rağmen aklımda kalan ve bu kitaptan öğrendiğim, kitabın altını hassasiyetle ve özellikle çizdiği, evrim teorisi ile ilgili tartışmalarda çok zikredilmeyen kavramlar, yaklaşımlar:

    1- birikimli seçilim: doğal seçilim evrim teorisi açıklanırken genellikle çok yüzeysel bir şekilde anlatılır, evrim karşıtı kişi, doğal seçilim sayesinde türün daha kompleks hale gelemeyeceğini, sadece gen havuzu içindeki mevcut olası fenotip popülasyonlarının oranlarının daha uyumlu olan olası konfigürasyon lehine değişebileceği iddia eder kolayca. yani der ki mesela, iklim değişip soğuyunca, bir canlı türünde soğuğa dayanıksız genlere sahip üyeleri yok oluyor, soyları kesiliyorsa, sadece soğuğa dayanıklılar hayatta kalır, tür uyum sağlar, ama bunlar zaten tür içinde vardı. türde bir gelişme, bir ilerleme olmadı, yeni bir organ çıkmadı kara hayvanı iken uçmaya başlamadı. bunlar doğal seçilimle olamaz der. oysa (bkz: birikimli seçilim) mevcut genetik özelliklerden bu koşullara uyumlu, hayatta kalma avantajı getirenin seçilmesi kadar, küçük mutasyonlarla yaşanan olumlu (veya olumsuz olmaması yeterli) değişimlerin de seçildiğini ve diğer bir benzeri türe üreme ve hayatta kalma avantajı sağlayan mutasyonla eklemleninceye kadar saklandığını ve türü geliştiren değişimlerin seçilimle biriktiğini anlatır ve küçük değişimlerin birikmesini türlerin değişiminin evrimin formülü olarak ifade eder.

    2- evrim ve rastgele oluşumla ilgili ihtimal hesaplarının sağduyumuza hitap etmemesinin evrimsel açıklaması: insan beyninin esasen risk analizi için alıştığı özelleştiği olasılık uzayının ve süresinin dünyadaki canlılığın tarhine kıyasla çok kısa dönemli olaylar konusunda uzmanlaşmış olması. yani esasen, "bu gece ortalıkta dolaşsam kurt yiyebilir ama gece bizon da avlamam lazım" ya da "şimdi yoldan karşıya geçsem galiba ezilmem" gibi risk yönetimi amacıyla bir hesap kitaba göre iş yapabilen insan beyni, milyarlarca tekrar sonunda milyarda bir olasığı olan şeyin gerçekleşme olasılığının nerdeyse kesin, % 100 (p=1) olacağı (buna yakınsayacağı) fikrine, matematiksel olarak ifade edilse bile ikna olmamakta. yani "hiç böylesine mükemmel proteinler nasıl kendini daha iyi kopyalamalarını sağlayan değişimlerle daha da iyi kopyalanabilir hale gelmiş olabilir?" milyarda bir dahi olmaz diyor insan zihni.

    3- canlılığın kendine özgü, gelişimsel garipliklerinin evrimle açıklanması ` :argument from poor design`:
    mesela süper bir sistem olan insan gözünün birçok özelliği, mesela kör nokta; yani sinirlerin gözün arkasından değil de, dış görüntünün yanısıdığı algılayıcı iç duvarında birleşip, bir kısım alanı heba edip beyne oradan uzanması durumu gözün daha basit bir şeyden şimdiki hale gelmesinin delili olarak gösteriliyor. gözün, beynin* yakınında ışığa duyarlı bir dış yüzeyin zamanla içbükeyleşip uzmanlaşması ve özelleşmesi ile açıklanabiliyordu. insan belinin iki ayaklı bir canlı için en saçma tasarım olmakla beraber (insanların %99'u belini sakatlar hayatının bir anında), dört ayaklı bir canlıdan tedricen, küçük avantaj sağlayıcı değişimlerin birikmesi sonucu iki ayak üzerinde yürümeye görece asgari düzeyde uygun şekilde dönüşebilecek bir yapı olarak** olası en iyi sistem olması, kısacası:
    evrim teorisinin çökmesi için "küçük avantaj sağlayıcı değişimlerin birikmi sonucu oluşamayacağı gösterilebilecek tek bir canlı veya biyolojik sistem (göz gibi organlar, biyo-kimyasal mekanizma, canlıların uçmalarını sağlayan sistemik özelliklerinin toplamı gibi) yeterlidir ama bulunamaz" gibi bir meydan okuma. yani her organda onun daha önceki daha basit daha genel amaçlı bir halden bu hale geldiğini gösteren bir prensibi görürüz deniyor.

    edit: verdiğim örneklerin bir kısmı kitabın orjinal örnekleri ola da bilir olmaya da bilir *; ancak anafikri yanlış anlamadığımı ya da hatırlamadığımı sanıyorum.
43 entry daha