şükela:  tümü | bugün
259 entry daha
  • hazır wandavision piyasaya çıkmış, şimdiye kadar neler izledik, neler yaşandı bu evrende bir değerlendirelim isterim.

    ilk iron man filminden beri yıllar boyu filmleri takip eden biri olarak, her ne kadar zaman geçtikçe hayranlığım katlanarak artsa da bir noktadan sonra konuları takip etmekte, araya zaman girdiği için bir önceki filmde ne olmuştu nerede kalmıştık hatırlamakta zorlanmaya başlamıştım. bu nedenle geçtiğimiz yıl üşenmeyip oturup tüm filmleri kronolojik sırayla baştan izledim, o nedenle hafızam görece daha taze diyebilirim. ama şunu da belirtmem gerek: ben bir sinema sevdalısıyım ve açıkçası (maalesef) çizgi romanlarla harmanlanmış bir çocukluğum olmadı. o nedenle mcuyu tamamen kendi içinde değerlendireceğim, çizgi romanlara uygunluğuna ve sinemaya uyarlanmaktaki olası başarısızlıklara değinemeyeceğim. uzun bir entry olacak, direnin.

    captain america- the first avenger : mcu maceramız 2.dünya savaşı ile beraber başlıyor. filmi izlemeye başlamadan evvel "bu ne yea sırf amerikan propogandası" mentalitesine girmeyeceğinize dair kendinize söz verirseniz eğer sizi bekleyen şey şu: genç, vatansever, yüreği cüssesinden büyük bir adamın yüzüne kader güler ve kendisi yalnız kendi hayatını dönüştürmekle kalmaz, savaşın ve hatta dünyanın gidişatını da tamamen değiştirir. bu noktada karakterimiz henüz bir süper kahraman olduğunun çok fazla bilincinde değil, o nedenle diğer mcu filmlerine nazaran daha insan yönü ağır basan bir yanı var, bu da filmi çok samimi ve izleyici için relatable yapıyor. chris evans* muhteşem bir casting örneği, kusursuz iş çıkartıyor. filmde macera, komedi, aşk bir arada. muhteşem üçlüye sahip yani. ideal bir origin story'e yakışır şekilde bize yalnızca kaptan amerika'yı değil direkt o evrenin belli başlı unsurlarını, stark industries'i, hydra'yı da tanıtıyor. film bittiğinde bu evrenin temel taşları nedir, bundan sonraki maceralarda sizi neler bekler az çok konuya hakim oluyorsunuz. yine de diğer pek çok marvel filminin görkemliliğini düşünürsek mcu içerisinde biraz gölgede kalan bir yapım diyebiliriz. ama zaten kimse bir origin story'den gelmiş geçmiş en iyi film olmasını beklemiyor. puanım: 7.5/10

    captain marvel: 1940'lardan hooop 1995'e atlıyoruz ve captain marvel ile tanışıyoruz. ama keşke tanışmasaydık. şimdi böyle deyince pek acımasız oldu ama film çıktığında o kadar hayal kırıklığı yaşadım ki, hala kendisine nötr bir tutum sergilemekte zorlanıyorum. bu ismini evrenimizin kendisinden alan marvel karakterimiz çok güçlü bir ablamız. ama biraz fazla güçlü. one punch man levelinde güçlü. ama gücünün yanı sıra bu gücü dengeleyebilecek ilginç bir karakteri ya da orijinal bir geçmişi de yok. bu da izleyici olarak bizlerin kendisiyle özdeşlik kurabilmemizin önüne geçiyor. filmin ciddi bir kısmı uzayda, farklı gezegenlerde geçiyor ve biz ileride de karşımıza çıkacak bazı yan karakterlerle kısa tanışmalar yaşıyoruz, aynı zamanda evrenimizin dünyadan ibaret olmadığını da görmüş oluyoruz. özellikle nick furry'nin gençliğini görmek başta çok heyecan verici, ama sonra "bu benim nick'im değil" demenize yol açabilecek bazı absürt davranışlar içine giriyor. filmde jude law var, ki bu her zaman iyi bir şey. ama maalesef brie larson pek iyi bir casting değil, artık onun oyunculuğundan mı karakterin genel yavanlığından mı bilemiyorum, oldukça tekdüze bir performans sergiliyor. genel olarak mcu'nun zayıf halkalarından diyebilirim. puanım: 5.5/10

    iron man: aradan bi 20 yıl daha geçiyor ve 2010'a gelip mcu'nun ilk filmine merhaba diyoruz. iyi ki de diyoruz. ben iron man'i sinemada izlediğim günü dün gibi hatırlıyorum hala. ağzım açık kalmıştı. daha önce izlediğim hiçbir süper kahraman filmine benzemiyordu. ne eski batman'ler gibiydi ne de superman'ler. robert downey jr. gelmiş geçmiş en karizmatik performanslardan birine imza atıyor bu filmde. başta anti-hero vari playboy/iş adamı karakterinden hızlıca bir anda her şeyini kaybeden ve hayatı üzerine mücadele eden dahi bir hero'ya dönüşüyor. iron man kendisi çok boyutlu bir kişiliğe sahip, ve biz onun tüm iç ve dış mücadelerine tanıklık ediyoruz. öyle ki izlerken bu adamı savunmamak, onun başarmasını istememek imkansız. yine komedi, macera ve aşk'tan oluşan muhteşem üçlümüze sahibiz. her şey yerli yerinde. mükemmel bir origin stroy, evrene mükemmel bir giriş. hatta o kadar ki belki marvel sinema dünyasında bu filmle değil başka bir filmle giriş yapsaydı günümüzde geldiği noktaya gelemez, birkaç filmde tükenir gider, hatta allah korusun dc universe'ün konumuna düşerdi. öyle sağlam temellere kurulu film. hastasıyım. puanım: 9/10

    iron man 2: ilk iron man filminden hemen sonrasını anlatıyor filmimiz. üzerine söylenecek çok şey yok. iron man'de gördüğümüz her şeyin, tony stark'ın dönüşümünün, stark industries'in gelişiminin ve pepper potts'la ilişkisinin daha da pekiştiğini görüyoruz. ilk film kadar olmasa da yine baya iyi bir iş, zaten bu karakterleri ekranda izlemek başlı başına bir zevk. bu arada black widow'umuzla tanışıyoruz ilk defa, bu da bu filmi özel kılan etmenlerden. puanım: 8/10

    the incredible hulk: yine bir origin story, ama bu sefer hayal kırıklığı. şimdi eğri oturup doğru konuşalım. aslında bu film çok da kötü bir film değil. tek başına düşünüldüğünde hiç de fena olmayan bir konusu, akışı var. oyunculuklar zaten iyi, edward norton'un her işin altından kalkabileceğini ve kalktığını hepimiz iyi biliyoruz. liv tyler da sırıtmıyor. bu filmin esas problemi mcu'daki diğer içeriklere uyumsuz olması diye düşünüyorum. sanki bu filmi çekenler baştan bir evren kurduklarının farkında değillermiş de kendileri bağımsız hareket etmişler gibi. haliyle böyle peşpeşe izleyince abesliği göze batıyor. kendisini özel kılan spesifik yanları de olmayınca, ortalamalığın dayanılmaz sancısında kaybolup gidiyor film. bir de sonrasında yola mr.norton'la devam edilmemesi var tabii. artık mark ruffalo'suz bir hulk hayal edemiyoruz. puanım: 6/10

    thor: bu film güzel. ama kendisini güzel yapan şey senaryo, konu ya da yönetmenlik becerisindense tamamen casting. thor rolünde chris hemsworth, loki rolünde de tom hiddleston muhteşemler. öyle ki onlardan başka herhangi biri oynasaydı bu rolleri, bu filme adeta bir captain marvel muamelesi yapabilirdik. öyle çok çarpıcı bir yanı yok çünkü. bir origin story olarak hem captain america'nın hem de iron man'in gölgesinde kalıyor. natalie portman ve chris hemsworth arasındaki zayıf kimyanın filmi olduğundan da aşağıya çektiğini de belirtmem gerek. yine de loki ve thor arasındaki ilişkiyi sağlam zeminlere oturtarak bize veriyor film, ve thor için asgard ve ailesi ne demek çok iyi anlıyoruz, ki bu sonraki filmler için önemli bir nokta. thor ve loki için izlenesi özetle. puanım: 7/10

    the avengers: ilk thor'un üzerinden 6 ay kadar bir zaman geçiyor ve geliyoruz 2012'ye, maceranın gerçek anlamda bir görsel zevke dönüştüğü, momentum kazandığı noktaya. loki ortalığı karıştırıyor, anti-hero'luğun kitabını yazıyor ve nick abimizi avengers ekibini kurmaya itiyor. öyle ekip deyip geçtiğime bakmayın. takım ruhu desen bunlarda, bireysel güç desen bunlarda, ekip içi kimya desen bunlarda. aynı anda hem stratejik hem sosyal zekaya sahip bir acayip grup. hulk, black widow, captain america, iron man, thor ve hawkeye hepimize "ah ulan şöyle bir gang'im olsaydı" dedirtiyor. muhteşem film. muhteşem oyunculuklar ve dönemine göre harika görsel efektler. marvel'ın kendini ispat filmi. arada kendinizi mutsuz hissettiğinizde açın şu sahneyi izleyin moraliniz düzelsin: avengers assemble puanım: 8.8/10

    iron man 3: en zayıf iron man filmi. öyle ki ilk izlediğimde izlemeye katlanamayıp ortasında mola vermek durumunda kalmıştım. ilk iki iron man filmlerini fazla sevmemden kaynaklı belki, çıta çok yüksekti bu film için ve beklentimi karşılamadı. sonra yıllarca küstüm bu filme, ta ki geçtiğimiz yıla kadar. bu ikinci izleyişimde hatırladığım kadar korkunç gelmedi bana. yine de bir villain olarak mandarin'in harcanmış bir potansiyel olduğunu düşünüyorum ve ısrarla 3rd act'te "şimdiye kadar izlediğiniz her şey fake'ti eheheh" yapan filmlerden haz etmiyorum. özetle "daha iyi olabilirdi ama buna da şükür, iron man iyidir" kategorisinde yer alıyor benim için. puanım: 6.8/10

    thor- dark world: ilk thor filmi her ne kadar captain marvel muamelesi görmekten bir şekilde kurtulmuş olsa da, dark world'e karşı o kadar sempatili olamayacağım. bu filmin loki'yi dahi harcadığını düşünüyorum - ki biz kim loki'yi harcamak kim, tövbe. benim için hatırlanası pek bir sahnesi olmayan, thor-jane foster ilişkisinin iyice katlanılmaz boyuta ulaştığı, yan karakterlerin (özellikle kat dennings'in karakterinin) fazlasıyla sinir bozucu olduğu bir film. mcu'nun bir parçası olmasa unutulup gidecek bir film, yatıp kalkıp bu evrene şükretmeli o yüzden. içinde thor barındıran bir filmi bu kadar kötülemek de çok kötü bir his bu arada. beni bunu yapmak durumunda bıraktıkları için emeği geçen herkese teessüflerimi iletiyorum. puanım: 5.8/10

    captain america- winter soldier: eveeet işte damak tadımıza uygun bir film. bu filmi izleyip de hala marvel'a hayran olmayan varsa gelsin beni bulsun. bir kere her şeyden önce yine chris evans'a şapka çıkartmak istiyorum. mükemmel misin be adam? bu filmde kendisinin herkesle kimyası mükemmel. natasha romanoff (a.k.a black widow) ile her sahneleri sanki thor'la jane foster'a ders verir nitelikte. aynı şekilde bucky ve falcon ile de dostluklarına hayran hayran bakakalıyorsunuz. steve rogers'ın dünyaya ayak uydurma çabası da hepimize captain america bile olsan yalnızlık, yabancılık zor şey dedirtiyor. ama bence filmin en büyük başarısı daha önce hiç marvel filmi izlememiş insanların bile tek başına macera filmi kategorisinde izleyip zevk alabilecek olması. işte bu gerçek başarıdır. seviyorum elimde değil. puanım: 8.8/10

    guardians of the galaxy: hani dedik ya evrenimiz dünyadan ibaret değil, uzaya taşıyor gezegen gezegen geziyor. işte captain marvel yarım yamalak bunu gösterirken guardians serisi bundan bir sanat ortaya çıkartıyor. serinin bu ilk filminde ben şahsen bir kusur bulamıyorum. winter soldier'a benzer şekilde tamamen marvel'dan bağımsız, bu sefer komedi/macera kategorisinde izlenebilecek türden. guardian ekibinin her bir üyesi kendi eşsiz karakterine sahip. hepsi izlemesi birbirinden eğlenceliler. raccoon ve groot'un kimyası, star-lord ile gamora'nın "romantizmi," drax'in absürtlüğü...hepsi mükemmeller. bir de muhteşem soundtrack'i var tabii, onu atlamak olmaz. puanım: 8.5/10

    guardians of the galaxy vol. 2: mükemmel bir sequel. ilk filmdeki harika olan her şeyi alıp aynı harikalıkla bize sunuyor. üzerine söylenecek çok şey yok. star-lord'un babasına katlanamadığım için kişisel olarak bir tık daha az severim, yoksa filmin bir günahı yok. puanım: 8.3/10

    avengers - age of ultron: avengers ekibimizin tekrar bir araya gelmesi için bi üç yıl kadar geçmesi gerekiyor ve sonunda, 2015'te, yine bu görsel zevke tanıklık edebiliyoruz. görsel olarak kesinlikle hayal kırıklığına uğratmıyor gerçekten. bir de üstüne wanda ile tanışıyoruz, karakterlerimizi daha yakından tanıyoruz vs. ama filmin maalesef komedi yanı bir tık fazla. ultron bir villian olarak yeterince korkutucu değil, fazla lakayt. halbuki fikir olarak çok yaratıcı. insanlığı küçümseyen yapay zeka fikri her zaman tutmuştur. neyse, yine de avengers avengers'tır. ilki kadar olmasa da fena bir film değil. puanım: 7.5/10

    ant-man: hala 2015'teyiz. ama bu sefer yine bir origin story ile. karşımızda ant-man var. ve kendisi herkesin favori oyuncusu olan paul rudd tarafından canlandırılıyor. ki bence mükemmel seçim. film izlemesi eğlenceli, bol esprili, ve değişik görsellere sahip. bir şeylerin makro ya da mikro boyutta bize aktarılması farklı bir tecrübe sunuyor izleyiciye, boyut algımızla oynuyor. ama senaryo açısından bir masterpiece olduğunu söyleyemeyeceğim. tahmin ettiğiniz üzere ortalamalığın dayanılmaz hafifliğinde kendisi. puanım: 6.9/10

    captain america - civil war: bütün kaptan amerika filmleri gibi bu film de ortalamanın çok üzerinde. şimdiye kadar izlediğimiz her şeyin bir hükümet müdahalesiyle nasıl tepetaklak olabileceğini görüyoruz. özetle politik farklılıkların nasıl arkadaşları düşman haline getirdiğini izliyoruz. bizim ülkeye çok yabancı konular değiller. bir de üstüne ant-man, bucky, black panther ve spider-man de ekibe dahil oluyor. hayatta daha ne isterim? yine de captain america ile iron man'i yumruk yumruğa görmek insana dokunuyor. warning: aşırı fanlık durumlarında göz dolmasına yol açabilir. puanım: 8.8/10

    spider-man - homecoming: civil-war'da tanıştığımız spider-man'imizi daha yakından inceleme zamanımız geldi. spider-man'i tobey maguire olarak görmeye alışmış bizler için başta bir bocalama yol açsa da tom holland bu işi çok iyi kotarıyor. belki de ilk defa spider-man'in gerçekten ergenlik çağındaki bir çocuk olarak hayattaki mücadelesine, güçlerine alışmasına tanıklık ediyoruz. bol esprili, sıcak bir film. washington dc'de geçmesi de oraları çok seven bendeniz için ayrı bir guzellik. spider-man'in iron man ile kurduğu ilişkiyi de bu filmde iyice sağlamlaştırdığını görüyoruz. ve teee avengers filminde dünyaya saldıran uzaylılardan kalanların dünya teknolojisinde ne gibi gelişmelere yol açtığını. hikayenin kendi içinde tutarlılığını gösteriyor yani. puanım: 8/10

    doctor strange: bu film ilk çıktığında sherlock aşkım daha çok tazeydi. o nedenle benedict cumberbatch'in içinde bulunduğu her şeye ekstra sempatiyle yaklaşıyordum. tam olarak bu sebepten de bu film uzun bir süre favorilerim arasında yer aldı. maalesef ikinci kez izlediğimde biraz abarttığımı fark ettim :) işlediği konular oldukça ilgi çekici, zaman yolculuğu, paralel evrenler, kuantum vs. işleyişinde de nolan'ın batman begins'ine benzer bir doğuya gidip kendini bulma hikayesi izliyoruz. bunların hepsi çok güzel. ama yan karakterler ve senaryonun kendisi bir tık zayıf. çok daha iyi işlenebilirdi. puanım: 7.2/10

    black panther: #blacklivesmatter ın zirve yaptığı dönemde gündeme gelip fazlasıyla promote edildiği için bu film pek çok kişinin gözünde sjw çağının bir ürünü. o nedenle adeta o ilk abartılmasına bir denge olsun diye şimdilerde sık sık gömüldüğünü görüyor ve üzülüyorum. bir kere bu film her şeyden önce bir görsel şölen sunuyor. renkler, kostümler, tasarımlar harika. chadwick boseman* mükemmel bir seçim black panther için. karizmatik, sempatik, ciddi ama itici değil. tüm marvel filmleri arasında en fazla güçlü kadın profili izlediğimiz film de bu sanırım, ki hiç biri çok hatırlanası karakterler olmasa da hepsini bir arada izlemek büyük bir zevk. ama en önemlisi marvel evrenindeki en iyi villian'lardan biri bu filmde: erik killmonger. özetle bu film baya iyi bir film. hakkını yemeyin. puanım: 8.2/10

    thor- ragnarok: açık ara en iyi thor filmi. sonunda thor'un gerçek potansiyelini görüyor*, uzayın sınırlarını zorluyoruz. aynı zamanda sonunda thor ve loki aynı tarafta birleşiyor ve hikayelerinin bir nevi full circle'a tamamlanmasına şahit oluyoruz. bunun dışında hela ve valkyrie gibi yan karakterler de oldukça kuvvetli. hele jeff goldblum'u grandmaster rolünde izlemek mest ediyor mest. ama filmin şüphesiz en iyi yanı hafızasını yitirmiş hulk ile thor'un karşı karşıya gelmesi. bu film marvel evreninde izlerken en eğlendiğim filmlerden, sıkılmak için kaç kere izlemem gerekir kestiremiyorum. puanım: 8.5/10

    avengers - ınfinity war: geldik 2017'ye. ve en sevdiğimiz villian'ımız thanos artık meydanda. çok tartışıldı edildi ama ben de thanos'un epey bir haklılık payı olduğunu düşünenlerdenim. yine de bu yaptığının vahşice olduğu, kendisinin de sosyopattan hallice olduğu gerçeğini değiştirmez tabii. sonunda herkes bir araya geliyor bu filmde, avengers ile guardians güç birleştiriyor. bir yandan herkes birbirini yabancılarken bir yandan da takım ruhunun nasıl herkesi bir arada tuttuğunu izliyoruz. aynı anda hem espriler havada uçuşuyor, hem de her bir kahramanımızın thanos karşısındaki çaresizliğine tek tek tanık oluyoruz. sonunda ilk defa kaybettiklerini görmek de hem bir yarım kalmışlık hissi yaratıp bizi endgame'i beklemeye zorluyor, hem de kahramanlarımızın o kadar da yenilmez olmadığını hatırlatarak yine hepsini relatable yapıyor. puanım: 8.7/10

    ant-man and the wasp: diğer ant-man filmine oldukça benzer bir film. ne daha iyi ne daha kötü. paul rudd zaten her zaman sevimli. michael dougles da hank pym olarak hiç de fena olmayan bir iş çıkartıyor. ortalama bir film. puanım: 6.9/10

    avengers - endgame: işte bu film arkadaşlar, gelmiş geçmiş en iyi süper kahraman filmlerinden biridir. hatta belki de en iyisidir. 10 yıl boyunca takip ettiğiniz hikayenin tamamlanmasıdır. bir hayata tanıklık etmektir. diğer filmleri izlerken feda ettiğiniz tüm zamanlara değmesidir. yanlış anlaşılmasın, film kesinlikle kusursuz değil. hatta belki mesela bir iron man'den daha kusurlu.`:hele ki zaman yolculuğu mevzularına, evrenin yarısının yok olmasına falan girdiğimizde olay çok karışıyor` ama bu filmin farkı büyüleyici olması. her şeyiyle çarpıcı. görselliği, senaryosu, oyunculuklar...hepsi size kendinizi o evrenin bir parçasıymışsınız gibi hissettiriyor. bir de tabii captain america önderliğinde olabilecek en epik savaş sahnelerinden birine şahit oluyoruz. kalbi güm güm etmeden izlemeyi başaran var mı bu filmi allah aşkına? hastasıyım. puanım: 9.5/10

    spider-man - far from home: endgame 2017'de başlayıp 2022'de bitiyor ve tam o noktada, spider-man kaldığı yerden hikayeyi devralıyor. iron-man'in bir nevi bayrak teslimi yaptığına tanık olduğumuz bu film homecoming'den çok da farklı bir tona sahip değil. spider-man'imizin artık daha olgunlaştığını görüyoruz, hayatımıza mj giriyor ve bir avrupa turuna çıkıyoruz. ama bence filmin en başarılı yanı mysterio karakterini işleyişi ve izleyiciyi usta bir şekilde kandırmayı başarması. baya numaracı bir film, ve bu kendisini oldukça eğlenceli kılıyor. puanım: 8.5/10
190 entry daha
hesabın var mı? giriş yap