şükela:  tümü | bugün
61 entry daha
  • okunması gereken bir gustave le bon kitabıdır. kitle halindeki bireylerin zekâ ve ahlâk özellikleri bakımından ne kadar düştüklerini güzel anlatmıştır yazar. kitlelerin koyun sürüsü gibi olduğunu ve kendilerine bir çoban aradığını söyler. bu çobanın zeki veya akıllı olmasına gerek yoktur, güçlü olması ve itibarının yüksek olması yeterlidir. kitle özgürlük değil, esaret ister; esaretten haz alır. özetle bunlar anlatılmıştır kitapta.

    özellikle, yıllarca sorunlu ve kötü niyetli devlet adamlarını seçen, yaşanan onca acılara, ülkenin düştüğü bütün hallere rağmen onları hunharca savunmaya devam eden türkiye'deki kitlelerin değerini anlama açısından önemli bir eserdir. ilgi çekici birkaç alıntıyla bunları görebiliriz:

    - "halk, güçlü iradeye sahip olan adamı daima dinler. kitle halinde bulunan bireyler bütün iradelerini kaybettiklerinden, iradeye sahip olan kimseye içgüdüsel olarak dönerler."

    - "kitleler kuvvete saygı duyarlar, yönelimleri ve sevgileri her zaman iyi yöneticilere ve krallara karşı değil, kendilerini her zaman baskı altında tutan zorbalara karşı olmuştur."

    - "bazı fikirlerin kolaylıkla kabul edilmesi, yayılması, insanların çoğunun kendi muhakemeleri üzerine kurulmuş bir fikre sahip olmak imkânından yoksun bulunmalarındandır."

    - "cahil bir insan ve bir bilgin, bir kere kitle içinde yer alınca olayları objektif olarak değerlendirme bakımından aynı kabiliyet seviyesine inerler."

    - "kitlelerde körü körüne inat, hoşgörmezlik ve dini duygular üzerinden şiddetli propaganda vardır. alkışladıkları kahramanları onlar için ilâh gibidir."

    - "tekrar edilen şey nihayet fiillerimizin hareket saiklerinin hazırlandığı şuuraltının derin tabakalarına kadar iner, yerleşir. birkaç zaman sonra tekrar edilen iddianın kimin tarafından ortaya atıldığını unutarak o tekrar olunan sözlere inanırız."

    - "kitleler kolaylıkla cellât, fakat aynı zamanda aynı kolaylıkla yüksek bir dava uğrunda şehit olabilirler. her inancın zaferi için istenilen kan selleri tarih boyunca kitlelerin sinesinden akmıştır."

    - "kitlelerin devamlı olan hareketlilikleri yalnız yüzeysel şeylerdedir. onlar zayıflamayan muhafazakârlık içgüdülerine sahiptirler ve bütün iptidailer gibi geleneklere, puta taparcasına saygı duyarlar. hayatlarının gerçek şartlarını değiştirecek her yenilikten, bilinçsiz olarak nefret ederler."

    "düşünceler, kitlelerin ruhuna yerleşmek için uzun zamana ihtiyaç duydukları gibi bu ruhtan çıkmak için de daha az bir zamana ihtiyaç duymadılar."

    - "bir ülkede gençliğe verilen eğitimin şekli, o ülkenin kaderini önceden görmemizi sağlar. bugünün nesline verilen eğitim ve öğretim en karamsar tahminleri doğrulamaktadır. kitlelerin ruhu kısmen eğitim ve öğretim ile iyileşir veya bozulur."

    - "kitleler hiçbir zaman gerçeğe susamamıştır. hoşlarına gitmeyen mantıksızlıklar karşısında, gerçekdışı eğer kendilerini çekerse, bunu ilâhlaştırarak buna yönelmeyi daha üstün tutarlar. onları hayallere çekmesini bilenler onlara hakim olurlar ve hülyalarını ortadan kaldıranlar da onların kurbanı olurlar."

    - "duygularla mücadele edileceği zaman aklî değerlendirmenin tam yoksunluğunu yakından görmek için ilkel insanlara kadar inmeye bile gerek yok. en basit mantığa aykırı olan bazı hurafelerin uzun yüzyıllar boyunca ne kadar sağlam, yerinden sökülmesi ne derece güç olduğunu hatırlamak yeter."
4 entry daha