şükela:  tümü | bugün
  • casusluk; bir bilginin sahibinin izni olmaksızın ondan gizli ve izinsiz bir şekilde elde edilme sanatıdır. bu sanatı icra edenler çeşitli yöntemler kullanırlar, bu yöntemlerden biride sexpinonagedır. herkes red sparrow adlı filmi duymuş belki de izlemiştir.

    burada ajan; casusluk için cinsel aktivite, yakınlık, romantizm ya da baştan çıkarma gibi günümüzde normal sayılabilecek davranışlar sergileyerek, karşıdaki hedefin ya kendine bağlanmasını sağlar ya da kişiyi şantaj yapabileceği konumlara düşürür. bu sayede kişi istenilen bilgiyi vermeyi istese de istemese de ikna olur. bu sanatın ilk kullanımlarını, belgeli bir şekilde birinci dünya savaşı yıllarında yaşamış olan mata hari1 görmekteyiz. mata hari kullandığı bu teknikle fransız, ingiliz, rus subay ve devlet adamlarından topladığı çok gizli askerî bilgileri kızına yazmış olduğu masum mektuplar halinde, özel diplomatik kurye ile paris'ten almanlara ulaştırıyordu.

    sexpionage sitillerinden birinede bal tuzağı veya bal küpü ismi verilir. burada kişilerarası, politik, devlet casusluğu dahil olmak üzere ya da parasal amaçlarla romantik veya cinsel ilişkilerin kullanılmasını içeren bir çeşit araştırma uygulamasıdır. tuzakçı dediğimiz birey burada bilgi toplayabilecekleri veya başka bir hedef üzerinde etkileyebilecekleri kişileri yanlış bir ilişkiye ikna etmeye çalışacaktır. bunun için casus,kameralar kullanarak kişiyi uygunsuz durumlara düşürür.

    örnek verecek olursak 2007 yılında romanya'nın kişinev konsolosu olan ion nuica, konsolosluk görevlileriyle seks yaptığını gösteren bir video ortaya çıkması üzerine istifasını sundu. ve bu durum yeniden seçilmesi önlemişti.

    yine 2009 yılında rusyadaki britanya baş konsolos yardımcısı james hudson ruslar tarafından bir bal küpü tuzağına çekildi ve kayda alındı, burada hudson iki hayat kadınıyla seks yaparken görüntüleniyor ve bunun üzerine istifa ediyor.1

    yukarıda ki örneklerin hepsine baktığımız da bal küpü tuzağının hepsinin kadın ajan ya da kadınlar üzerinden olduğunu görmekteyiz. birde bunun erkek boyutu bulunmakta.

    soğuk savaş yıllarında, doğu almanya istihbarat teşkilatı başkanı markus wolf çok akıllı ve bilgili bir kişiydi ve kendisine bir sexpionage uzmanı diyebiliriz. kendisinin konuyla alakalı bir çıkarımı bulunmaktaydı ve en iyi hedeflerin orta düzey politikacı veya çalışanlar olduğunu savunuyordu. yani kişiye sabotaj yapmaktan çok aşık etmeyi istiyor ve bu yolla her şeyi yaptırabileceğini savunuyordu. bundan dolayı 1970 yılında adı romeolar olan bir program başlattı. bu programın içinde iyi eğitimli bir grup erkek ajan bulunmaktaydı ve soğuk savaş döneminin en iyi operasyonlarından biri sayılmaktaydı. bu romeo dediğimiz erkek ajanlar iyi giyimli, zeki ve para sahibi kişilerdi. hedefleri nato ve diğer hükümet binalarında çalışan yalnız kadınlardı. onların bulunduğu lokantalar, gece kulüpleri ve restoran gibi yerlere giderek bir şekilde tanışır, onlarla flört eder ve daha sonra evlenirlerdi. evlilik içinde kendilerinin bir ajan olduğunu(tabi ki doğu almanya ajanı değil) söylerler ve gereken bilgiye ulaşmak için karşısındaki kadını kullanırlardı.

    amerikan büyük elçiliğinde çalışan ve orada bir sekreter olan gabriele kliem, bu romeolardan biri olan farnk ditzel tarafından kandırıldı ve aşık oldu. 1977–1984'te birlikte oldukları süre boyunca gabriele kliem farnk ditzel'e amerika büyük elçiliğinden çok gizli evrak ve dokümanları getirdi. gabriele kliem gibi romeo'ları için casusluk yapan yaklaşık otuz ila elli kadının olabileceği bilinmekteydi. berlin duvarı yıkıldıktan sonra bunların hepsinin ortaya çıkmasıyla birlikte bir çok kadın bu durumdan yargılandı.
2 entry daha