şükela:  tümü | bugün
1325 entry daha
  • 3 buçuk yılımızı tamamladığımız güzel ve her yere uzak ülkemiz. daha önceki yazılarımda hep gözlemlerimi yazmıştım, şimdi ise genel kültür bilgileri içeren bir yazı yazmak istedim yaşadığım süre zarfında öğrendiğim bilgilerle. madde madde yazalım yine:

    - "australia" ismi latince "terra australis" isminden gelir, "güney toprakları" demektir. işin ilginç kısmı bu isim aslında uzun yüzyıllar olası bir güney kutbu toprakları için kullanılmıştır. ne zaman bu yeni kıta için eski kullanılan "new holland" (yeni hollanda) yerine isim aranırken, güney kutbunun ismi bir nevi çalınarak buraya verilmiştir. işin en komik ismi güney kutbu bu sebeple 50-60 yıl kadar isimsiz kalmış ve sonunda oraya da antarktika ismi verilmiştir.

    - dünya haritasının şeklinden ötürü avustralya olduğundan daha küçük gözükür. aslında avustralya toprak alanı yaklaşık 7.7 milyon km karedir. yani amerika'nın yaklaşık yüzde 80i, türkiye'nin ise yaklaşık 10 katıdır.

    - avustralya topraklarının yaklaşık yüzde 70i çöl olarak adlandırılır. yanlız çöl deyince aklınıza arabistan gibi kum denizi gelmesin. avustralya çölü, ucsuz bucaksız, dümdüz, kurak ve kızıl topraklardır. eğer google'de "australian outback" diye aratıp resimlere bakarsanız dediğimi daha iyi anlarsınız. bir de bu çölleri hep boş olduğunu düşünmeyin sakın. kimisinde, dünyanın en zengin maden yatakları yer alır

    - avustralya'da kanguru nüfusu yaklaşık 50 milyondur. nüfusun 25 milyon olduğu düşünüldüğünde, kişi başına iki kanguru düşmektedir.

    - avustralya gelen ilk koloniler genelde britanya'da suç işlemiş olanları getiren kolonilerdir. bunların içinde azılı suçlular, katiller olduğu gibi, hırsızlık gibi basit suçları işleyenler de vardır. daha sonraları ise tamamen kendi istedikleriyle gelen insanlardan oluşun özgür koloniler de kurulmuştur. örnek olarak yaşadığım yer olan güney avustralya, özgür bir koloni olarak kurulmuştur. bu yüzden başlarda polis teşkilatı bile kurulmaya gerek görmemişler. ne zaman, diğer kolonilerden gelenler suç işlemeye başlayınca, polis teşkilatı o zaman kurulmuş güney avustralya'da.

    - ilk gelen koloniciler ve avustralya'nın yerel halkı aborjinler arasında bir çok çatışma çıkmıştır ama aborjinlerin çok büyük kısmı, çatışmalardan değil çiçek hastalığından hayatını kaybetmiştir. avrupalıların bağışıklığı olması sebebiyle, kendilerini etkilenmeyen bu hastalık, aborjinler ölümlerinin %70-80ini oluşturmaktadır.

    - aborjinler avustralya'nın yerel halkıdır ve on binlerce yıldır bu topraklarda hemen hemen hiç değişmeden yaşamıştır. yani, koloniciler geldiğinde gerçek manada karanlık çağda yaşayan insan gruplarıyla karşılaşmışlardır. top, tüfeğe karşı taş ve sopayla mücadele etmişlerdir.

    - aborjinler, avustralya'nın çok farklı yerlerinde yaşamaktadırlar. bir nevi afrika kabileleri gibi düşünebilirsiniz. avustralya'nın devasa boyutu yüzünden bir çok kabile birbirinden habersiz yaşamaktaydı. bu yüzden bir çoğunu birbirinden farklı dilleri ve kültürleri vardır. kolonileşme öncesi 100-200 civarı farklı aborjin dili olduğu bilinirken, günümüze 20 civarı aborjin dili erişebilmiştir.

    - aborjinlere karşı, bir çok insanlık suçu işlenmiştir zamanında ancak bunu burada hemen hemen kimse inkar etmez. hatta mümkün olan her yerde bu suçlar insanlara anlatılır gelecekte bir benzeri yaşanmaması için. şöyle bir örnek vereyim, eşimin gittiği ingilizce kursunda bile aborjin çocuklarının nasıl kaçırıldığı, onlara neler yapıldığı işlenmişti birkaç ay boyunca. "stolen generations" (çalınmış nesiller) diye aratırsanız, hem bu konuda işlenmiş bir filmi, hem de konuyu daha öğrenebilirsiniz.

    - avustralya her ne kadar bağımsız bir ülke olsa da bir "commonwealth" ülkesidir. yani kraliçe'ye (elizabeth) bağlıdır. zaten bütün avustralya paralarında da kraliçe'nin resmi bulunmaktadır. bu arada bir ek bilgi daha vereyim. avustralya kağıt parası plastikten yapılmıştır, bu yüzden kolay kolay eskimez, yırtılmaz ve kırışmaz.

    -1998 yılında şu anda da kullanımda olan britanya bayrağı (union jack) içeren avustralya bayrağını değiştirmek için bir referandum yapılmıştır ancak bu öneri kabul edilmemiştir.

    - avustralya'nın resmi renkleri altın sarısı ve yeşildir. sarı renk avustralya'ya özgü "golden wattle" adlı çiçekten gelir, yeşil ise avustralya'nın yeşil doğasıdır. her ne kadar bu renkler resmi olarak 1984te kabul edilmiş olsa da, 1899'dan itibaren hemen hemen bütün spor oyunlarında bu renkler kullanılmaktaydı. yani, daha çok bir gelenek olduğunu söylebiliriz, manevi anlam yerine.

    - avustralya'da iki spor çok popülerdir: kriket ve avustralya futbolu. kriket ingilizlerden gelir ancak avustralya futbolu tamamıyla buranın icadıdır. kriket, sıcak havalarda oynanan bir spor olduğundan, futbol kışın sporcular paslanmasın diye oynamaya başladıkları bir oyundur. izlemesi çok daha zevklidir krikete oranla. "afl" ve "australian football" diye aratın ve videoları izleyin, anlayacaksınız ne demek istediğimi.

    - at yarışlarının burada bir nevi kutsal olduğunu söyleyebilirim. her eyaletin yılda bir gün en büyük yarış günü vardır ve o gün, o eyalette resmi tatildir. evet, yanlış duymadınız, at yarışı sebebiyle o gün çalışılmaz. ülkenin en önemli yarışı ise "melbourne cup" tır ve bütün ülkede bu yarış için bahis oynanır. hatta çalıştığım iş yerinde bile sadece bu yarış için bahis düzenlenir her yıl.

    - avustralya dilinin kendine özgü bir çok kısaltması vardır. birçoğu aslında kullanılmaz ama kısaltmalar kültüre yerleşmiştir. eğer bütün kısaltmarı kullanırsanız ana dili ingilizce olan biri bile sizi anlayamabilir. bir araştırmaya göre sarhoşların konuşma şekli nedeniyle böyle bir dil oluşmuştur. aklıma gelen günlük yaşamda kullanılan en popüler kısaltmalar şunlardır :

    australian - > aussie - > oz
    breakfast - > brekky
    mcdonalds - > maccas
    barbecue - > barbie
    good day - > g'day
    cigarette - > ciggy
    dinner - > tea (?)
    postman - > postie
    bottleshop( içki dükkanı) -> bottle-o
    service station (benzin istasyonu) - > servo

    şimdilik aklıma gelenler bunlar, bundan sonraki yazıda görüşmek dileğiyle, cheers.

    edit: imla
    aynı zamanda debeye girmiş bu yazı, teşekkürler :)
174 entry daha