şükela:  tümü | bugün
1110 entry daha
  • 17 sene önce bugün kaybettiğimiz değerli türk rock müzik sanatçısıdır. kendisini dinlemek, şiirlerden uyarlanarak bestelenen parçalar olsun veya diğer gruplarıyla yapmış olduğu şarkılar olsun hepsini dinlemek gerçekten büyük bir keyif. abartmak istemiyorum ama bence çok özel bir sesi var. gayet tok, sert, kalın ve tınısı hoş. rock müzik için biçilmiş kaftan diyebiliriz. ben bu entrymde, kendisinin 1980 ile 1987 seneleri arasında gurbette nasıl kaldığını ve türkiye'ye dönüş sürecinin nasıl olduğunu anlatmak isterim.

    öncelikle entrye devam etmeden, cem karaca'nın en sevdiğim parçalarından bir tanesi olan ölüm isimli eserini buraya bırakmak isterim: cem karaca - ölüm

    12 eylül 1980 darbesi olduktan sonraki dönemlerdi. 70'lerin getirdiği daha özgür ortam, bir yandan da artık her gün bir sürü insanın öldüğü sağ sol kavgaları kesilmiş ancak bununla birlikte birçok insan da yargılanmaya başlamıştı. cem karaca da bunlardan nasibini aldı. söylenene göre "komünizm propagandası yapmak" ve "12 eylül darbe yönetimini düşürecek faaliyetlerde bulunmak" sebebiyle 1983'ün ocak ayında vatandaşlıktan çıkartıldı. kendisi o dönemi şu şekilde anlatmaktadır:

    "ben burada bir örgüt kurmuşum ve buradan 12 eylül düzenini yıkmayı amaçlıyormuşum. buna dayanarak bana yurda dön çağrısı yapıldı.

    bu o zaman benim türkiye’de bazı şeylerin sağlıklı çalışmadığı hakkındaki kuşkularımı kuvvetlendirdi. bu benim insan olarak kabul edemeyeceğim bir şeydi.

    ben hatta güldüm, espri falan zannettim. nitekim selda, türkiye’deydi. evinden kalkıp gidip teslim oldu. ben buradayım dedi ve gözaltına alındı. 45 gün mü 90 gün mü bilmiyorum. ondan sonra mahkemeye çıktı.

    şimdi işin ilginç tarafı başlıyor. selda, anılan toplantının türkiye aleyhinde bir mahiyet taşımadığı gerekçesiyle beraat etti. fakat ben suçlanmaya devam ediyorum.

    neden dolayı? resim ne zaman çekilmiş 1979 mayıs’ında çekilmiş. yani bir sürü hukuki mantıksızlık üst üste gelince ben dedim ki, bu dönemeyeceğim bir durum.

    bunu defalarca mektuplarla, dilekçelerle, kişisel başvurularımla konsolosluk yetkililerine anlatmaya çalıştım. büyükelçiliğe yazdım.

    türkiye’deki konseye yazdım. ama yazdığım iadeli taahhütlü mektupların hiçbirisine cevap gelmedi. ve en son 1983’ün ocak ayında beni vatandaşlıktan çıkardılar.

    o günden bugüne vatansız statüsündeyim. almanya’da bu korkunç adli hatanın düzeltilmesi umuduyla yaşıyorum."

    bir süre boyunca almanya'da yaşamak zorunda kalan cem karaca'nın memleket hasreti iyice artmaya başlamıştı. en sonunda tekrardan bağlantıya geçildi. o dönemler türkiye'de ise farklı bir rüzgar esiyordu: yıllar boyunca komünizme karşı kullanılan türk ceza kanunu’nun 141, 142 ve 163. maddelerinin kaldırılmasının gündemde olduğu bir dönemdi. ayrıca, şarkılarında komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle türkiye cumhuriyeti vatandaşlığından çıkartılan cem karaca’nın affedilmesiyle birlikte yeni bir döneme girilmişti.

    özal ve karaca buluşması ise şöyle oldu: turgut özal, o dönemlerde hannover fuarı’nı ziyaret etmek amacıyla almanya’ya gitmişti. orada, mesut yılmaz’ın kardeşi turgut yılmaz, cem karaca’yı alarak üst kattaki bir odaya çıkarttı. odada turgut özal ve eşi semra özal bulunmaktaydı. can pulak’ın anlattığına göre, o gün o odadaki konuşmalarda cem karaca kendisini anlatmaya çalıştı. türkiye’de arandığı için kaçmak zorunda kaldığını söyledi. turgut özal ise kendinden emin bir tavır ile “memleketine döneceksin. hiç kimse memleket hasreti ile yaşamamalı. daha suçlu olup olmadığın bile belli değil. memleketine dön, düzgün bir şekilde yargılan. eğer suçluysan cezanı çek, değilsen de serbest kal. ben sana bunun teminatını veriyorum. “ diyerek cem karaca’nın dönüşüne yeşil ışığı yaktı. bu olayın ardında ise 1987 senesinde tekrardan ülkeye dönüş yaptı. 80 darbesi’nden sonra ayrı kalmak zorunda kaldığı ülkesine nihayet dönebildi. dönüşten sonra verdiği konserde ilk kez bir başbakan, cem karaca’nın konserine gitti. cem karaca o gün orada tüm “sıkıntılı” olarak görülen şarkılarını okumasına rağmen hiçbir uyarı almadı.

    kendisinin okuduğu birkaç parçayı daha bırakarak entrymizi sonlandıralım:

    cem karaca - bekle beni

    cem karaca - emrah

    cem karaca - hikaye

    cem karaca & dervişan - mor perşembe

    cem karaca & barış manço - uzun ince bir yoldayım

    kaynaklar:

    32. gün arşivi - özallı yıllar belgeseli
    independent - sürgün oldu, dönek denildi, vatandaşlıktan çıkarıldı ama ülkesini sevmekten vazgeçmedi: cem karaca
    32. gün - 12 eylül döneminde sürgündeki sanatçılar
    belgeselci - cem karaca belgeseli
    cem karaca belgeseli - yolumuz gurbete düştü
    bir yudum insan - cem karaca
    discogs - cem karaca
32 entry daha