şükela:  tümü | bugün
12 entry daha
  • birçok kişinin gereksiz yere bağlandığı kişi olabilir ve bu büyük hatadır.

    her psikolojisi bozuk kişiyle ilişki yaşamak normaldir gibi düşünceler mevcut ve çoğu bunun uçurumdan atlamak demek olduğu bilinmiyor ama önce hangi hastalıklardan bahsettiğimizi tanımlamamız gerek. hangi tür tehlikeli?

    duygudurum bozuklukluklar(bipolar mesela) varsa ve nevrotik düzeyse bu sorunlar çözülebilir, çünkü bu kişilerde "kişilik" ya da "ego" tamdır, dürtülerini kontrol edebilirler. kendilikleri tamdır, yani kendileri fark edebilirler. yaptıklarının sorumluluklarını alabilirler, oysaki kişilik bozuklukları(şizoid, borderline, histeroid, narsisistik) tehlikelidir özellikle psikotik çizgiye(sanrı görecek seviyede) yakın sınır durumlardaki kişilerle ilişkide mutlu olmanız çok düşük bir ihtimal. basit bir rahatsızlık bile olsa başta size gösterdiği sevginin ve bağımlılığın temeli de aslında o hastalık olabilir. çünkü bu kişilerde kendililikle ilgili problemler vardır.

    onlar size aşık olmadığı gibi sizi de bağımlı karaktere çevirmeleri olasıdır. psikologlar bile bu kişilerle çalışırken "karşı aktarım" dediğimiz durumda sorun yaşarlar. yani kendileri de etkilenir ve kişisel negatif duygu düşüncelerini istemsizce iletebilirler. hastalarına duygusal yatırım yapmamasına rağmen devreden birçok psikolog mevcuttur. eğitimli bireyler bile bu hastalarla iletişimde kendilerini başarısız hissederken, siz nasıl bunu normal karşılayarak olumlayabilirsiniz?

    örneğin: siz terapist bile olsanız, o kişi sevgilinizse ona "peki iç dünyanda x kişisine karşı ne hissediyorsun, bana duygularını anlatabilir misin?" gibi bir sorunun cevabını duymayı kaldırabilecek misiniz?

    üzgünüm ama bunlar hep sorunlu bireyleri iyileştirme fantezisi yaşayan erkeklere ait ve çoğunluğu aldatılarak yıllarını major depresyonda geçirecekler ama farkında değiller.

    size net bilgi vereyim: kimsenin terapisti olmaya kalkmayın!"

    kişilik bozuklukları olan biriyle ilişki size sadece mutsuzluk getirir. heleki şizofreni, psikopati gibi daha biyolojik temelli hastalıklardan bahsetmiyorum bile!

    kişilik problemli bireyler ilişki başında çok pozitiftirler. nkbler, histerikler, paraonidler sıklıkla çok iyi aşıklardır. çünkü idealleştirme savunma mekanizmasına sahiptirler. sizin mükemmel olduğunuz inancına daha sizi tanımadan sahip olurlar ama kısa sürede tam tersine inanabilirler ve bu gel-git sizin hayatınızın içine eder.

    histerik kadınlar yüzünden acı çeken ama o kadının bu hastalıktan çektiğini bilmeyen bir sürü erkek var. o kadın için siz özel değilsiniz, ona böyle hissettirenler özel. dramatik hissetmeyi seviyorlar. kaygılı dirençli bağlanma zorluğu içindeler. bu yüzden o kişiyi cinsel açıdan elde etmek o kişiyi güçlü hissettiriyor ve ardından haset duyabiliyorlar. yani hem elde etmeyi istiyorlar hem de itiyorlar.

    histerik kadınlarla birlikte olanlar sıklıkla şöyle yazar: "benden ayrıldı hemen bir başkasıyla oldu." baştaki aşırı sevgilerinin gerçek olmadığı görülemiyor. özellikle sınır durum kadınlarda bir de tüm güçlü kontrol mekanizması vardır. yani size kendi fanıymış gibi, sanki onu iyi hissettirmek zorundaymışsınız gibi davranabilirler. iyi ve kötü ego yatırımlarında tam olarak birleşemediği için uçlardadırlar ve aşık olmazlar. daha çok dürtüsellerdir. öylesine biriyle seks yapabilirler. gerçekten böyle biriyle sevgili olmak ister miydiniz?

    daha acısı buna %100 inanç duyularak senelerini o kişiyi geri kazanmak için harcayan insanlar var. oysaki bu geri kazanma macerası o kişilerin savunma mekanizmalarını daha da güçlendiriyor. örneğin bir narsisistik kişilik bozukluğuna sahip bir erkeğin en ihtiyaç duyduğu şey onay almak. siz yalvarıp, geri dön filan diyorsunuz, o kişi daha da tam hissediyor.
    (bkz: narsist/@karanlikruya)

    bu kişilerin başta çok iyi olduğuna inanabilirsiniz ama birkaç ay içinde anlık değişimler, beklenmedik tepkiler görmeniz kaçınılmazdır. özellikle psikotik veya sınır durum gösteren bireylerin iyileşmesi ilaç tedavisi yanında yoğun terapi gerektirir ve ancak kişi kendi durumunu algılamayı başarırlarsa, yani iç görü geliştirirlerse iyileşme sağlanır.
3 entry daha
hesabın var mı? giriş yap