aynı isimde "the red pill (video oyunu)" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
2134 entry daha
  • eleştirenler tipik bir hata yapıyor ve "kırmızı hapı uygulayanlar üstünden" yorumluyor. ilgili konunun ana kaynaklarını okumuyorlar. hoşlarına gitmeyen %100 siyah veya beyaz yapılmış, kişilerin kendi kişisel doğrularını onaylamak için eğdiği kırmızı hap diyebilirim, tabii ne okuduğunu anlamayan ya da kendi şemasına göre hatalı bulduğu için kurtarılamaz kişileri ayrı tutuyorum. altta neyle ilgilendiği ve çarpıtan kişiler üstüne ayrıntılı örnekler vereceğim.

    ...kırmızı hap ne değildir?
    kh'ın ilgilendiği tek ve tek bir konu vardır o da "kadın-erkek ilişki dinamiğidir" rational male kitabının giriş kısmında da benzeri yazar. "kadınların kişisel yaşamı, erkek üstünlüğü, erkek hareketi, politik duruş(muhafazakar/liberal görüş), kişisel gelişim tavsiyeleri değildir!" örneğin iş yaşamında kişisel olarak erkeğin ya da kadının ne yaptığı kırmızı hapın umurunda değildir. erkek veya kadının üstünlüğünü tartışmaz. bir ideolojiyi kabul ettirmeye çalışmaz. dogmaları veya yazılı kuralları yoktur. sadece kadın-erkek ilişki dinamiğini, etkileşimini bilimsel çerçevede anlamaya çalışır ve öngörü verir. reçete yazmaz ya da "bunu yaparsan bu olur şeklinde to-do" önerileri vermez. sanıldığı gibi sadece evrimsel psikolojiden yararlanmaz, bir o kadar bilişsel psikolojiden ve sosyolojiden de yararlanır, özellikle otomatik düşünceleri eleştirir. 1000 yıl önceki gerçekler üstünden ilişkileri yorumlamaz. bunlar safsata yaratmaya çalışan kişilerin hatalı görüşleridir. (kendi yazılarımda 90lardan kalma makeleleri bile özel durumda refere ediyorum.)

    örneğin bazıları da öfke kusarak ve bunu bir kişiye yansıtarak yorum yapabiliyor ki nick altımda görebilirsiniz. neden? çünkü kendi inanç sistemlerini, yıllardır öğrendiklerine, kendi kişiliklerine hakaret olarak algılıyorlar. şunu unutmayın biri "düşünceye" değil, size saldırıyorsa; mutlaka ama mutlaka kendi inanç sistemleri zedelenmiştir, kendilerine olan özgüvenleri zedelenmiştir. paralize olarak "kişisel" algılarlar.

    kırmızı hap başka şey, mra(men's rights association), mgtow, pua, insel başka şey.

    ...şurada rollo tomassi'nin güzel bir açıklaması mevcut(kendisi trp'nin isim babası ve esas kitapların yayınlayıcısıdır.):
    https://youtu.be/3rxu_dygdw4?t=2064

    --- alıntı ---
    insanlar 2018'den sonra red pill'i birçok farklı şeye dönüştürdü. bazı kişiler bu akımı ideoloji yaparak kendi doğruları haline çevirdi fakat red pill ideoloji değil, prakseolojidir.

    politik bir şeye dönüşerek sloganlar atılmaya başlandı. insanlar mantıklı, objektif ve rasyonel düşünmediği için ben de eleştirdim. red pill'i güzel yapan hala araştırılıyor; tükenmez değil, kurşun kalemle yazılıyor! eğer red pill'i "benim doğrularım" olarak benimserseniz çoğu kadının yaptığı gibi "doğrularım" hatasına düşünmüş olursunuz. bir şeye inanmaya kendinizi yükümlü hissederseniz, hakikatı keşfedecek savaşı yapamazsınız.
    --- alıntı ---

    benzer şekilde kırmızı hapı uyguladığını sanan birçok kişi de verilen kavramların kendisini değil, kendinde ne anlam uyandırdığını yorumlayarak uyguluyor. yani eğer acı çekiyorsa intikam almak için kullanıyor.

    ...yanlışlara örnekler:
    1] güç konusunda bir örnek vereyim. kh' göre "kadın doğası güçlü olana çekim duyar ki buna statüsü yüksek antisosyal patronlardan, psikopat seri katillere kadar örnekler verilebilir." bunu duyan erkeğin de "kara üçleme" dediğimiz özelliklere meyil etmesi hatalı da anlaşılabilir.

    bu durum tümevarımı doğru yapamayanlar için şuna evrilir. "ona köpek çek, bunu kov, buna sert davran kralsın kanka! kadınlar böylelerine hasta oluyormuş!" hayır. bu düşük iq yaklaşımı. işte bu "kendi doğrunu yaratmaktır."

    buna kh yanıtı şudur: "kadınların en tiksindiği şey alfa gibi davranan betalardır çünkü kadın kandırılmış hisseder ve alfalarla ilişki kısa sürelidir." yani psikopat gibi davranarak kadına elde tutmanız doğasına aykırıdır. ya erkeğin opsiyonları yüzünden kısa sürer ya da kadın uzun süreli ilişki paterni olan "sağlayıcılık durumunu" sizden elde edemediği için vazgeçer. çünkü uzun süreli ilişkiler %100 alfa fazıyla sağlanmaz.

    evet kadın dürtüsel olarak kendini kontrol edemeyecek bir seviyedeyse böyle bir erkekle birlikte olabilir ama kısa sürecektir, sonunda da böyle davranan erkek aslında gerçek bir psikopat olmadığı ve duygulara sahip olduğu için acı çeker. haliyle bu bilgileri aktaran kişiyi yorumlayan kişi: "ergensiniz, kadın düşmanısınız." diyecektir. oysaki yorumladığı taraf kırmızı hap değil, onu uygulayan kişidir.

    esas tehlikeyse psikopat adama giden kadının muhtemel olarak mazoşist veya bağımlı karakter şemasına sahip olmasıdır. o kadın sizden çıkar sonra yine başka bir psikopata gider ama her yerde de "bana kötü davranıyorlar" diye ağlar. çünkü dürtüsel davranışını kontrol edememektedir. heleki mazoşistse kendine ceza vermek için bile bunu yapıyor olabilir. sorun hem böyle davrananda hem de bu kişiye çekim duyandadır. kırmızı hapta değildir. benzer şekilde bu durum bütün kadınlara mal edilemez. rasyonel bir kadın bunu yapmayacaktır.

    2] tamamen yeni dünya düzeninde büyümüş ve terk edilmiş bir erkeğe "hipergami" kavramını hatalı anlatırsanız. o kişinin kadın düşmanı olma ihtimali vardır çünkü bu gerçeği kabullenemez. öfkelenir. biz buna kırmızı hapta fişten çekilme aşaması diyoruz ki fişten çekildikten sonra bunu özümseyen, içselleştiren erkek sayısı çok azdır. bir bölümü de bir süreden sonra mavi hap dediğimiz feminen dünyaya geri dönerler.

    kırmızı hap adına çok fazla bilgi dezenformasyonu var. birini geçmişte gördüğüm bir entryden aktarayım:

    hipergami nedir?
    "kadınların en iyi alfa erkeklerle yatmasıdır, her kadın başarısız erkeği aldatır, alfa olmazsanız şansınız yoktur!"

    buradaki görüşüm kişinin şemasında problem olduğudur. çünkü siyah-beyaz içeren bir "koşul cümlesi" var. narsisistik kişilik karakter veya bozukluk sahibi olabilir ya da şartlanmıştır ve şartlanmasını 1-2 defa doğrulayarak güçlendirmiştir, buna operant koşullanma diyoruz. aktarılan bilginin çarpıtılmasından tut, "alfa-beta" kavramlarına kadar birçok yanlış bilgi var. doğal olarak kırmızı hap alfa-beta olmaktır şeklinde indirgeniyor. bir ilişkiyi beta fazında kalarak, parayla, o kadını kısıtlayarak, iyi yaşama ortamı sunarak da devam ettirebilirsiniz örneğin böyle davranmayı alfa sanarak saçmalayan bir sürü kişi var, oysaki bu saf-sağlayıcılıktır(beta fazıdır) ve hipergamiye tam olarak uygundur ama "arzu" eksik kalır, kadın sizinle minnet yüzünden birlikte olur. bir kadının gözünün sizden başkasını görmemesini mi tercih edersiniz, yoksa olsun ya yanımda olsun da aşık olmasa da olur diye düşünmesini mi? bir sıra vereyim, çoğunlukla 2. tercih eden insanlar mevcut, lordlarda bile vardı, tarihte bile geçiyor, yazdık bunları:
    https://seyler.eksisozluk.com/…ulan-ask-mahkemeleri

    oysaki doğru bir kırmızı hap kaynağında şöyle yazar: "kadınlar evrim boyunca iyi genler alarak insanlığı yükseltmek için arzu duyduğu ve sağlayıcı nitelikleri olan erkekleri seçmiştir. buradaki arzu duyma cinselliği tetiklerken, sağlayıcılık; duygusal yatırım, ebeveynlik ve güvenlik anlamına gelir. (kırmızı hapta arzu tarafı alfa ile; sağlayıcılık tarafı ise beta kavramıyla ilişkilendirilir. beta kötü ya da zayıf biri değildir, zihin seti yanlıştır, yani yanlış öğrenmiş ve şartlanmıştır. kadınlarla sadece yatırım yaparak, örneğin hediyeler alarak birlikte olmaya çalışır, liderik özelliği düşüktür ama normalde beyaz yaka eli yüzü düzgün biri olabilir.

    özetle alfa ve beta kavramları kişileri değil zihin setlerini ifade eder. her erkek bu arzu-sağlayıcılık karşımına belli oranda sahiptir ve yetiştiriş tarzına göre biri ağır basar ve beta artışının temel sebebi son 70 yılda yükselen toplum mühendisliğidir. maskülenliğin törpülenmisidir. yapılan çalışmalarda bilimsel olarak da testosteron oranının düştüğü biliniyor. çünkü şartlanmalar insan davranışlarını ve hormonal sistemini değiştirir.

    3] bir diğer çarpıtma şu: "cinsiyetçsiniz!, erkekleri üstün görüyorsunuz, bütün kadınları aşağılıyorsunuz." tek bir bilgi vereyim: hiçbir kaynakta böyle bir bilgi yoktur ve çarptırılmaktadır.

    a) cinsiyetçiliği nasıl anladığınız önemli. kırmızı hapla ilgili psikologlar/sosyologlar genellikle çeşitli sosyal bilim verilerinden yararlanarak noktaları birleştirir ve genel görüş: doğal süreçte kimsenin eşit olmadığıdır. doğa vahşi ve rekabeçidir. richard cooper şöyler der: "kadınlar bitiş noktasında bekler ve kazananı kapar."

    eğer şu düşünce cinsiyetçilikse, evet cinsiyetçidir: "kadın ve erkek eşit değil, tamamlayıcıdır. çünkü biyolojik ve psiko-sosyal yapılanmaları farklıdır."

    sosyolojide statü ve rol kavramı vardır örneğin. erkekler de kendi aralarında eşit değildir, hiyerarşiktir. rollo üstteki podcastte şöyle diyor: "red pill bile kendi için fraksiyonlara sahiptir ve kendi aralarında "erkek gibi" konuşmak yerine herkes markasını satmaya çalışır. bu yüzden birleşmeleri zordur ve esas problem bir bölümün ideolojik yaklaşmasıdır."

    ...kadının seksi erkek seçimi
    eşitik dayatması genel olarak kadınların rekabete değil, yardımlaşmaya dayanan yapılarından gelmektedir ve bu kırmızı hap içinde "feminenleşen düzen/toplum(gynocentric)" olarak anlatılır. şöyle düşünün: şu an bile doğaya 10 erkek, 10 kadın bıraksak, kadınlar yardımlaşır, gruplaşır, daha eşitlikçidir. erkekler ya hiyerarşik rolleri kabul eder, yani birinin liderliğine girer ya da diğer kadınlar ve vahşi doğada savaşmak için gruplaşır ve muhtemelen ilerleyen süreçte birbirleriyle rekabet eder. bu arkaik bir durumdur. hatta 2010 sonrası istatistiklerde de kadınların daha yardımlaşmaya, erkeklerin rekabete dayalı seçim yaptığını göstermektedir. sıkıntı ise gynocentric düzenin doğru olduğunun nesillere dayatılmasıdır ve bu düzen de hipergamiyi garip şekilde doğrular. örneğin kadınlar para kazandığı için beta tarafını daha az tercih ederek kısa süreli ilişkilere yönelmiştir, yani günümüzde kadınların çoğunluğu arzu ilişkisi yaşar, buna kırmızı hap terminolojisinde alfa diyoruz işte. siz ona başka bir isim verin, seksi erkek diyin mesela ama o hala sizin foliküler faz döneminde seçtiğiniz maskülen özellikler gösteren erkek olacak[referans: buss, 2019]. (ortadoğu ülkelerini hariç tutalım.)

    en basitinden kadın ve erkeğin eş seçim kriterleri farklıdır. eşit diyenlere şu bilgiyi aktarayım: tinder istatistiklerine göre erkekler kadınların %80nini sağa atıyor, kadınlar erkeklerin %20sini sağa atıyor. eşitlik var mı? neden atıyor? neden kendi seviyesinde erkeği çekici bulmuyor? çünkü kadınlar ilişkilerinde kendinden üst seviye erkekleri tercih eder bunu bir feministe kabul ettiremezsiniz çünkü kafasındaki "eşitlikçi dogma" düşüncesi buna mani olur. milyonlar üstünden yapılmış istatistikler yalan söylemiyorsa onun da arzu duyduğu şey tam olarak budur ve daha ilginç bir bilgi son 10 senede kadınların anti-depresan kullanımlarının ciddi anlamda arttığı üstünedir. neden dersiniz? son 70 senede şartlandıklarıyla doğalarının ne istediği aynı olmayabilir mi? sadece soruyorum?

    ...kadın erkek eşitliği üstüne:
    bu düşünce alınıp; "erkek-kadın eşit değilmiş!!!" deniliyor. oysaki cinsel ilişki modelinin eşit olmaması gayet doğal bir şey. türler birbirini tamamlar. cinsiyetçilikten anlatılmak istenen işte tam olarak budur. "erkek daha üstünmüş hacı!" değildir, genetik çalışmalardan biliyoruzki erkeklerin çoğunluğu değersizdir ve genetiğini bir sonraki döneme aktaramaz. yani olaya nereden baktığınız önemli. hatta size direkt kırmızı hap kaynağından bir cümle aktarayım: "kadın doğuştan bir değerdir, erkek kendini inşa eder." size bu kadınları değersiz gibi mi gösteriyor? yoksa doğuştan seçici olduklarını mı simgeliyor? buna itiraz edenler sadece 2. kısmını duyuyorlar: "kadınlar üstün erkeği tercih eder. kadın iş-sosyal hayatta değil, ilişki içinde eş olarak üstün birini seçer." kadınların daha iyi erkekleri tercih etmesi erkeklerin daha üstün olduğu anlamına gelmez. işte tam olarak safsata budur. cherry picking fallacy diyor buna yabancılar.

    b) kadınlar öfke sahipleri tarafından daha çok genellenir. evet her kadında hipergami dürtü; moleküler düzeyde genetik olarak vardır fakat yorumlamaları farklıdır. çünkü her insanın sosyo-psikolojik yapılanımı farklıdır.

    örneğin hipergamiye göre güçten düşen erkek kötü bir eşe dönüşür ve bu kadının en büyük evrimsel korkusudur, çünkü sağlayıcılık(provider, parental investment) riske girer ama her kadın bunu farklı yorumlar. ne demek bu?

    biri bir süre daha destek verir, bekler, onun için emek sarf eder; diğeri direkt aldatır, öbürküsü terk eder. eğer siz, 2 defa aldatan kadına denk geldiyseniz ve problemin kendi şemanızda olduğunu fark etmezseniz, bütün kadınları genellersiniz. buna psikolojide ego yatırımı denir. kendinizi iyi hissetmek için karşı tarafı suçlarsınız ve maalesef bu kırmızı hapı çarpıtanlarda sıklıka görülür, terk edilen taraf kırmızı hapı bilmese bile arkadaşları şöyle demez mi? "kanka sana kadın mı yok, bırak kaltakmış o." bu da ego yatırımıdır. genelde bana danışanlara ve "abi kaşar çıktı, beni terk etti!!!" diyenlere aynı tavsiyeyi yapıyorum: "sorunun kadında olduğuna emin misin?" kısa süre sonra adamın suçlu olduğu ortaya çıkıyor ve hatalı otomatik düşünceleri üstünde çalışma yapıyoruz.

    burada iç görü çok önemli. kişi iç görü sahibi değilse ve bundan "siyah veya beyaz" anlamları çıkartmaya müsaitse, hipergamiyi kullanarak kısa sürede kadın düşmanı olabilir. rollo tomassi buna taa 2011'de "çocuğun eline dinamit vermek" demiş. the red pill başlığındaki ilk yazılan girdiye bakın 2014. evet 2014!!! uyanın! siz daha düşünmeden bunlar düşünülüp aktarılmış, olabilecek hatalı yaklaşımlardan bahsedilmiş. buna kırmızı hap denilse de temelleri yıllardır mevcut, akademik düzeyde psikolog veya biyolog olan matt ridley, geoffrey miller, robin baker, steven pinkler, david buss ve ardılları kadın-erkek ilişki dinamiğini benzer şekilde olduğunu araştırarak devamlı gösteriyordu, sadece buna kırmızı hap demiyorlardı.

    sonuçta da onların her zaman ahlaksız-çıkarcılar olduğuna inanıp buna uygun manipülatif bir davranış seçebilir. diğer ihtimal hipergami kavramını doğru anlayıp, kadınların doğasını kabullenip buna uygun kendini geliştirerek kadınlarla "uygun bir ilişki" yaşamayı seçebilir. bunu içselleştirdiğinde her şeyin nasıl yolunda gideceğini görecek, uygun olmayanları da "beta şemasından" çıktığı için elemeyi öğrencektir. çünkü çoğu erkek yanlış şemaları yüzünden yanlış kadınları seçip üstüne kendi doğrulayacak şekilde projeksiyon yapar.

    özellikle büyük bir aldatılmaya maruz kaldıysa kişisel deneyimlerinden anti-sosyal veya narsisistik kişilikler çarpık anlamlar çıkartmaya müsaittir.

    burada tartışılmıyor fakat daha büyük dertlerimiz var ve çoğu kişi farkında değil. burada öfke kusan çoğu kişinin "siyah hap" kavramıyla ilgili olduğu bilinmiyor. bazıları bilinçliyken, diğerleri tamamen habersiz olarak kırmızı hapı savunduklarını sanıyor.

    durum özetle budur.

    debe edit: imla.
408 entry daha
hesabın var mı? giriş yap