şükela:  tümü | bugün sorunsallar (5)
557 entry daha
  • süreklilik ve maruz kalmakla geçirilmesi gereken zevkli bir süreç.
    testlerde ingilizce seviyem a0 görünüyordu. geçmiş zaman, günler, aylar, hatta meyvelerin isimlerini bile bilemeyecek kadar kötü bir seviyedeydim. bugün ise yabancılarla herhangi bir konu hakkında konuşabilecek, izlediğim videoları anlayabilecek seviyeye gelmemi sağladı. birazcık uzun bir yazı olacak umarım beğenirsiniz.

    1) öncelikle ingilizce nasıl öğrenilmez oradan başlayalım. ingilizce 3 ayda öğrenilmez. ingilizce kelime bilmeden konuşulmaz. ingilizce gramer bilmeden kendimizi tam anlamıyla ifade edemeyiz. internette bunlarin aksine basit gösteren saçmalıkları gördükten sonra kendinize gaz vermek yerine, uzun ve zevkli bir süreç beklediğini unutmayın. amerika'da ' he do not' kullanan yerlilere rastlayabilirsiniz ama bu ingilizce konuşabildiğinin göstergesi değildir. bir şeyler söyleyerek anlaşabilirsiniz hatta ingilizce konuşmadan da iletişime geçebilirsiniz ama ağzımızdan çıkan şey ingilizce değildir.
    2) sadece ingilizce için geçerli olmayan, hayatımızın her yerinde ihtiyacımız olan şey motivasyon. neden ingilizce istiyoruz? neden vücut yapmak istiyorum? neden kilo vermek istiyorum? neden baro sınavını kazanmak istiyorum? neden tus sınavında derece yapmak istiyorum? bu sorulara cevap verdiğimizde gerekli olan çalışma özverisini edinmiş oluyoruz. eğer zorunda olduğumuzu biliyorsak ve motivasyon bulamıyorsak kendimizi biraz ingilizce şeylere maruz bırakarak o motivasyonu sağlayabiliriz. örneğin amerika'da yaşayan birinin vloglarını izleyebiliriz. harvard'da bulunan bir doktorun, mühendisin vloglarını izleyebiliriz. film açıp anlayamadığımızda üzülebiliriz.
    3) ingilizce de hayattaki her şey gibi kısa sürelerde kolay elde edilemediğini anladık. gerekli çalışmayı yapacağımıza ve yoğunluğumuzu bahane etmeyeceğimiz bir iç motivasyonu da sağladığımıza göre şimdi 3.adım hedef belirleme. ne istiyoruz? yurt dışına turist olarak mı gideceğiz? ielts sınavını geçip yurtdışına mı taşınacağız? izlediğimiz dizi ve filmi altyazısız mı anlayacağız? çalıştığımız şirkette ingilizce mi konuşacağız? kısacası ne için ingilizce öğrendiğimize göre önceliklerimiz değişecek. 7 ay içinde ielts alması gereken birinin gramer çalışmaması ya da ielts prep sorularına bakmama ihtimali yok.

    4) ingilizce herkesin bildiği üzere 4 başlık altında inceleniyor: reading, listening, speaking, writing. eğer ki önümüzde spesifik bir hedefimiz yoksa ve ileride oluşacağını düşünüyorsak benim yaptığım gibi 4 alanın da altyapısını temiz atmalıyız. bu yazının devamı 4 başlık üzerinden öneriler şeklinde gidecektir. herhangi bir spesifik sınav hazırlığı içermemektedir.

    5) her şeyimiz hazır ne yapmalıyız? öncelikle telefonumuza british council english score uygulamasını indirip ingilizce seviyemizi öğreniyoruz (en çok vakit alan online test olduğu için bunu seçtim siz herhangi birini seçebilirsiniz)
    seviyemizi öğrendik a0-a1 en alt seviyelerdeyiz veya daha üstü ne yapmalıyız?

    6) her seviyede olduğu gibi mutlaka ama mutlaka kelime çalışıyoruz.
    benim önerim essential english words 4000 isimli kitabın videosunu youtube'dan açıp bir defter tutmak. odaklanmamız gereken şey öncelikle öğreneceğimiz kelimenin bir tanımı ve en az 1 adet cümle içindeki örnek kullanımı. cambridge sözlük de bu konuda bize fazlasıyla yardımcı olacaktır. herhangi bir yerden duyduğumuz kelimeyi bu sözlüğe yazıp hem tanımını hem örneklerini bolca bulabiliriz. ne kadar kelime çalışmalıyız? benim bu soruya cevabım her gün çalışmalıyız. şahsen ben, her gün 3-5 yeni kelime yazıp son 150-200 kelimeyi sürekli tekrar ediyorum(neredeyse defterimde 2000 adet kelime ve 4000den fazla örnek cümle bulunmakta). arada bir de baştan tekrar ediyorum. unutmayın olabildiğince maruz kalacağız. kelime defterimiz 1-2 ay geçti ve dolmaya başladı şimdi ne yapmalıyız? öncelikle fark edeceksiniz ki benzer şekilde başlayıp farklı şekilde sonuçlanan binlerce benzer kelimeler var. ne zaman ayırt etmekte zorlandık hemen defterimizin o tarafına başlayacağız not etmeye. ör: although, though, tough, through ve hemen yanlarına örneklerini yazacağız ki sürekli okuduğumuzda farkları aklımızda kalsın. ör2: retrieve, rely, retain, restrain, revive, reconcile, restrict yani kısaca neyi karıştırıp neyi ayırt etmekte zorlanıyorsak yazacağız sürekli. defterimiz daha da dolmaya başladı ve artık discuss, debate, argue, dispute gibi kelimelerin benzer ve yakın anlamlarda olduğunu fark ettik. bu kadar fazla kelime haznemiz olduysa artık yavaştan yan anlamlara bakmaya başlamalıyız. hemen kenara not alıp benzer anlama geldiklerini belirtmeliyiz ve bu kelimeleri sürekli tekrar edip ingilizceye maruz kalacağımız, tekrar edeceğimiz için yavaş yavaş dilimize oturmasına zevkle şahit olacağız. aynı şeyleri zıt anlam, mutfak kelimeleri, spor kelimeleri gibi parçaya da ayırabiliriz.

    7) gramer çalışmamak diye bir şey yok. en azından belli bir seviye gramer bilgisine mutlaka ulaşmamız gerekiyor. değilse kendimizi tamamen ifade edeyiz ve inanın gramer ile ingilizce daha da zevkli oluyor. a0-a1 seviyelerine türkçe kaynak önerebilirim ama unutmayın ilk fırsatta tamamen ingilizce olan kaynaklara yöneleceğiz. türkçe olarak kullandığım ve beğendiğim tek kaynak ebru yener'in başlangıçtan ileri düzeye ingilizce dilbilgisi kitabı. gelelim ingilizce kaynaklara. herkesin onlarca kez bahsettiği 'english grammar in use' kitabı. her seviyeye uygun gramer kitapları var. seviyemize göre seçip başlayabiliriz. birkaç youtube kanal önerisi olarak link bırakıyorum: myeco
    orkun londoner ve unutmayın english grammar yazdığımızda yüzlerce yabancı native speaker göreceğiz. öğrenmek istediğimiz konuyu yanına grammar yazarak aratıyoruz bu kadar.

    8) geldik listening konusuna. arkadaşlar ne varsa hayatımızda ingilizce izliyoruz. telefonumuza mutlaka bbc news radyosunu ve birkaç farklı radyo indiriyoruz ve dünyadan da haberdar oluyoruz. özel olarak da trt world indirmenizi tavsiye ederim. trt'nin ingilizce yayın kanalı, hem telefondan hem de televizyondan takip edebilirsiniz. spotify'da deliler gibi podcast dinleyerek maruz kalıyoruz örnek olarak all ears englishözellikle ilgili olduğumuz konularda mutlaka ama mutlaka ingilizce kaynak tarıyoruz. youtube bu konuda tamamen bir cennet. birkaç örnek kaynak olarak:voscreen tedx android podcast go yabancı ünlülerin speechleri dünyadaki görüşlerin bir araya geldiği kanal ve uzar gider. isteyen olursa daha fazla da önerebilirim şimdilik bunlar örnek için yeterli. unutmayın hepimiz kendi kaynaklarımızı bulacağız zaten.

    9) reading belki aralarında en zevklisi. gördüğümüz her şeyi ingilizce yapacağız :) gene çok fazla önerilenler arasından 'read at work 1-2 ve more to read 1-2' serisini öneriyorum kesinlikle. aynı zamanda da arkadaşlarınıza satabileceğiniz kültürel bilgiler ediniyoruz. çok fazla gördüğümüz ve anlamını bilmediğimiz kelimeleri de not ediyoruz tabi ki :) gene birkaç örnek site ve uygulama bırakayım: her seviyeye çevrilmiş şekilde dünyadan haberler her seviyeye uygun metinler ve altında tartışma soruları engoo gene cumhurbaşkanlığının uygulaması olan tccb'yi indirmenizi tavsiye ederim. en azından kendi devletimizin tutumlarını ingilizce ifade etmek için de yardımcı olur. gene 'bbc news, guardian, nbc news' gibi uygulamarı telefonumuza indirip bilgisayardan da arada girmeyi unutmuyoruz. essay okumasak olmazdı. aradığınız her şeyi ingilizce aramaya gayret gösterin.

    10) speaking, geldik ülkecek en çok zorlandığımız alana. yapabileceğimiz şeyler tamamen bütçemizle değişmekte. ingilizce düzeyimiz belli seviyelere gelmeden yurtdışına dil okullarına para gömmeyi mantıklı bulmuyorum. aynı şekilde türkiye'de yaşıyoruz ve bütçelerimizi zorlayan konuşma uygulamarına da belli seviyeye ulaşmadan başlamayı önermiyorum. kesinlikle hangi seviyede olursanız olun birileriyle ingilizce konuşmak bize fayda sağlayacaktır ama türkiye'de yaşadığımız için çok fazla bütçemiz olmadığını varsayıyorum. bütçemiz var yurtdışına seyahat + ingilizce konuşma uygulamaları + erasmus + work and travel. yani elimizde ne varsa yapıyoruz. elimizde uygulamayı karşılayacak paramız var ne yapalım? tavsiyem en azından kağıt üstünde b2 çıkabilecek seviyeye geldikten sonra uygulamayı satın almak. ben meşhur uygulamayı kullanıyorum. saatlik 50 tlye geliyor ve benim için uygundu. preply gibi birkaç uygun fiyatlı uygulamalar var ama onların ingiliz, amerikan kesimleri çok daha pahalıya denk geliyor. paramız yok ya da bütçe ayırmak istemiyoruz ne yapacağız? kendi kendimize konuşup sesimizi kayda alacağız. belli konular belirleyip 10 dakika kendimize sunum yapacağız. banyoya girerken kendimize bir şeyler anlatacağız ve öğrendiklerimizi kullanmaya çalışacağız. akşam yatarken ne yaptığımızı ingilizce anlatacağız. tekrar ve tekrar söylüyorum ne yapıyorsak yapabildiğimizin en iyisini yapacağız. ingilizce anadili olan birileriyle tanışmak için her fırsatı kollayacaksınız. discord grupları olur, flört uygulamaları olur aklınıza ne geliyorsa. slowly gibi mektuplaşma uygulamalarından da native bulup ikna ederseniz düzenli konuşabilirsiniz. tatil beldelerini mutlaka ziyaret ediyoruz çünkü turistler orada oluyor. rahatsız edin demiyorum ama buraya gelen turistler zaten sizden faydalanmak, ülkenizi tanımak istiyor. elinizden geldiğince yardımsever olmaya çalışın. tatile gittiğinizde yabancılarla tanışmayı unutmayın en azından iletişiminiz oluyor ve zaman zaman arayabiliyorsunuz.

    11) writing için başlangıç seviyesindeysek gündelik aktivitelerimizi ingilizce yazmak. sevdiğimiz bir şeyler hakkında kağıda dökmek gibi basit işlemlerle başlayabiliriz. ilerledikçe essay tarzlarına alışıp essay deneyebilirsiniz. tek sorun hatalarınızı kimin düzelteceği. bu tamamen sizin sosyalliğinize kalmış. uygulamadan hocanıza da yaptırabilirsiniz. iyi üniversiteden mezun olmuş ya da öğrenci olan arkadaşınıza da yaptırabilirsiniz. en kötü ihtimal yaptırmazsınız zamanla ilerledikçe dönüp hatalarınızı görürsünüz. uygulama olarak grammarly
    öneriyorum. premiumu almanız elzem değil ileri seviye değilseniz ya da ciddi sınavlara hazırlanmıyorsanız. çok pahalı bi uygulama. odtü ve bilkent gibi birkaç üniversitede okuyan arkadaş edinerek bunları ücretsiz kullanabiliyorsunuz ama dediğim gibi belli seviyeyi aşasıya kadar çok da gerekli değil.

    ek: netflix, amazon prime gibi dizi film uygulamalarını tavsiye ediyorum. çünkü ingilizce altyazı özelliğini kolaylıkla bize sağlıyor. kesinlikle ama kesinlikle türkçe altyazı önermiyorum. hangi seviyede olursak olalım anlamasanız bile ingilizce altyazı izlemeye özen gösterin. netflix için çift altyazı yapmasını sağlayan uygulama netflix çift altyazı. telefonumuzu ingilizce yapıp birkaç ingilizce sözlük vb. eklemeyi de unutmayın.
    sürekli dile maruz kalmak kilit nokta.
    okuyan ve buraya kadar gelen arkadaşlara teşekkür ediyorum. merak ettikleriniz için veya ek kaynak önerisi için her zaman yeşillendirebilirsiniz.
    "bir mum, diğerini tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez"
70 entry daha