şükela:  tümü | bugün
17 entry daha
  • arabanın ulaşım değil, statü aracı olmasından kaynaklıdır. dünya'nın nüfus yoğunluğu açısından en kalabalık (2019 rakamlarına göre 22. diye hatırlıyorum) şehirlerinden birinde yaşıyorsun, yılda 2 kez tatile gideceksin de bagaj lazım olacak diye koca götlü sedan arabalarla ya da "yerden yüksek" argümanıyla * suv ile gezmeye çalışıyorsun. 10 kilometre yolu 2 saatte gitmeye ne kadar gezmek derseniz artık.

    türkiye'nin büyükşehirlerinin çoğunda vw up, * opel adam, fiat 500, renault twingo, kia picanto gibi araçlar cirit atmalı. şöyle söyleyeyim, uzunluk açısından baktığında, 10 tane fiat egea sedan * sığdırdığın yere neredeyse 13 tane vw up * sığdırıyorsun. bu da neredeyse 30% yer tasarrufu anlamına geliyor. bulunduğun sokağa 10 yerine 13 araç park ettiğini bir düşün bakalım. ve bu trafikte her gün milyonlarca araç dolanıyor.

    kısacası, türkiye'de, özellikle de nüfusu 2-3 milyonun üstünde olan şehirlerde, inatla büyük araba tercih edip a segmenti araçlara burun kıvırmak, bir de bu araçları kadın arabası gibi bir cinsiyeti aşağı bir özellikmiş gibi kullanarak küçümsemek, hem medeniyetsizlik, hem de öğrenilmiş geri zekalılıktır.

    5 yıl sonra o koca götlü araçlarınızı "arka koltuğa kimse oturmadı", "bagajı çok az kullanıldı" diye överek satarsınız. sonra ben burada bu kitleye geri zekalı dedim diye de bana kızarsınız. vallahi kamera şakası gibi insanlarsınız.
308 entry daha

hesabın var mı? giriş yap