şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • türk silahlı kuvvetlerinin özel harekat birimlerini kimlerden oluşturacağı nasıl kullanacağı eğitimlerinin neler olacağı vs 30 yıldan fazla süren bir deneme yanılma ile bugünlere, jöh seviyesine gelmiştir. işte o deneme yanılma sürecinin en başlarında 70'lerden 2003-4'lere kadar özel harekat çok karma, farklı sınıfların departmanların, rütbelerin oluşturduğu ve tek elden yönetilmesi günümüze göre biraz daha güç ve vakit alan bir yapıydı. hatta bu denkleme polisi ve kontrgerilla birimleri katarsak özel harekatçılık tsk harici yapıların da eklenmesiyle daha da karmaşık hale geliyordu. bu kadar değişik varyeteye sahip bir özel kuvvetler anlayışında tabii eğitim de, silah da, kabiliyet de çeşit çeşit farklı farklıydı. tepeden bakınca komando ihtisası bitirmiş subay astsubay dağcılık ve özel harekatta listenin en tepesinde en eğitimli olan kesimdi, sonra komando temel eğitimi alan subay astsubay, mavi bereli er erbaş vs gelirdi. polis özel harekatlar ve kontralar bulundukları yere, orada ne kadar kaldıklarına, aldıkları eğitimlere motivasyonlarına kadar listenin en tepesinden en altına kadar da oynayabiliyorlardı. uzatmayayım.

    işte bütün bi çorba yapı içinde en büyük insan gücü komando taburlarından (komando tugay daha pek yokken) ve uzun dönem zorunlu askerlerden, mavi bereli komando er ve erbaşlardan sağlanıyordu. ancak zorunlu askerlikte eğitimli personel yaratmanın sıkıntısı işte orada. askerlik o dönem 18 ay. bu 18 ayın kaç ayını eğitime ayırıp çok kaliteli birlikler yetiştireceksiniz, onu yaparsanız üstüne kalan kaç ayda bunlardan verim alabileceksiniz? komando temel eğitimde hayatında silah görmemiş bir gencin foçaya kırkağaca gidip jandarma komando olması 10 haftalık bir eğitime bakardı. kalan 15-16 ayda komando erbaş görevi süresince olan deneyiminden de bir şeyler öğrenerek son üç ayında çok kaliteli asker olabilirdi. ve yetişmiş personele olan aşırı ihtiyaç yüzünden bu komando er ve erbaşlar terörle mücadelenin çok büyük yükünü üstleniyorlardı. ama ortada öyle bir vaziyet vardı ki yani bu da yetmiyordu. 1985 ve sonrasında sahaya bunların üstüne çok kritik noktaları gidip spot olarak dolduracak, averaj bir komandodan daha eğitimli daha cevval demir gibi personel tipi gerekiyordu. zira doğu ve güneydoğuda bildik mavzerli davaro eşkiya yerine artık düşman değişmişti. doçka uçaksavar intikal ettiren, hepsi otomatik tüfekler taşıyan, çok mobil, ideolojik olarak çok motive, organize taktikler kullanan çok çok değişik tiplerle karşılaşılmaya başlanmıştı.

    bu yeni cevval personel kimlerden seçilecekti peki? olağanüstü halin uygulandığı her ile bu daha eğitimli komandolardan bir tim yerleştirilse o rakam subayların astsubayların doldurabileceği bir kontenjan olamazdı. uzman jandarmalar o sayılarda o yıllarda henüz yoktular (sanırım o kadar uzman eğitecek bütçe yoktu). o yüzden daha eğitimli özel harekat birimleri yaratmak için ikinci dünya savaşından bu yana dünyada başka kimsenin gitmediği bir yola, zorunlu askerliğini yapan er erbaşlara gidildi. onlara normal bir komando erbaşın iki katı uzun eğitim verilerek kendilerinden yararlanma süresi aşağı çekilecek ancak kabiliyetleri iki katına çıkartılacaktı. bu birime de c timi denildi. türkiyedeki zorunlu askerliğin kabiliyet açısından kaymak tabakasıydılar. isimleri neden c idi? emin değilim, sanırım amerikan özel kuvvetler kılavuzunu izleyerek onların sfoda a-timleri (bkz: a takımı) esas alınmış, timdekiler er olunca bunlara a demeyelim c diyelim demiş olabilirler. yani tim yalnızca subaylardan veya eşiti derecede eğitim deneyimle oluşsa a timi, astsubay uzmanlardan oluşsa b timi diyecekler gibi bir kanaat oluşuyor. bilene sormak lazım.

    c-timleri yalnızca gönüllülük esasına göre vardı. komando erler foça ve kırkağaçta eğitimlerini bitirmeden önce son iki hafta içinde komando tabur komutanı içtimada herkesi dizer ve kendilerine c-timi adında çok elit ancak çok tehlike görecek bir birim oluşturulduğunu, buraya gönüllü olarak gireceklerin tekrar eğitime alınacağını, çok ateş göreceklerini ve yürüyeceklerini, normal bir birimden daha çok zayiat vereceklerini, ancak en az beş misli zayiata sebep olacaklarını ve mücadeleyi bizzat omuzlarında taşıyacaklarını söylerdi. tabii komando olacak erler o esnada zaten hayvan gibi motive olduklarından (ve dahi başlarına ne gelecek tam bilmediklerinden, bilseler de iplemediklerinden) öbek öbek gönüllü olur ileri çıkarlardı. bunlardan çok çok ağır bir seçme programında (koşu, savaş beden eğitimi, atış) seçilebilenler c-timi namzeti olarak ayrılarak düz mavi bereli arkadaşlarının acemiliği bitirmelerini ve dağıtıma çıkmalarını izler ve komando eğitim alayında tam 10 hafta daha eğitime kalırlardı.

    bu ikinci dalga eğitim çok çok daha ağırdı. burada c-tim mensupları askerliklerinin sonuna kadar bir arada olacakları timlere dağıtılarak zorluklara tim olarak beraber göğüs geriyorlardı. bu kadar da değil, her timin komutanı olacak uzman ya da astsubaylar timlere ataşlanıyor ve bu 10 haftalık eğitimlerini timleriyle beraber timlerinin başında alıyorlardı. yani henüz görev yerlerine seçilmeden tam kadro bir eğitim ve tatbikat programları vardı. komando temel kursundayken erlerin hiç görmediği güç engel parkurlarını aşmaya zorlanıyorlar, günlerce arazide kalıyorlar, hayatta kalma talimnamesinden sözlü sınav oluyorlar, aç bırakılıyorlar, avladıkları ve topladıklarını yedikleri en az iki günlük bir "düşman hatları gerisi" provası yapıyorlardı. bu sırada sızma eğitimlerini de uğurladıkları arkadaşlarının yerine gelen düz komando acemi erlerine karşı yapıyorlardı. mesela arazide boyanmış etmiş ilk kez araziye çıkan yeni gelen acemiler o sırada dağda bir c-timinin olduğu söylenmeden eğitime götürülürdü. c-tim kursiyerleri akşam olunca bu acemi grupların içine sızar, onun bunun tüfeğini çalar, yemeğini vs sabote eder, yapabilirse bir iki acemi erin ağzını kapatır kaçırır götürürdü. ertesi sabah acemiler bir uyanır bakarlar ki aa tüfekleri yok arkadaşları kayıp. hepsi hemen eğitim dairesi yapar ve ayakta uyudukları, bu işin şaka götürmediği, gerçek bir çatışma ortamı olsa şimdiye ölmüş oldukları söylenirdi. sonra c timleri toz toprak çamur içinde poşularla gelerek tüfekleri ve çaldıkları diğer ekipmanları geri getirirler, tüm gözler de onları izlerdi. elit asker böyle diğerlerinin imrendiği şekilde oluşturuluyordu. sonra komando tepeye erler tırmanır halde ateş altında intikal falan simüle ederken, teröristi canlandıranlar hep c-timciler idi. bunlara şalvar poşu mekap ayakkabı bulunur ve gerçekten de pkklı gibi düşünüp hareket etmeleri sağlanırdı. tekrar altını çiziyorum bunlar sivil hayatta askerlikle hiç alakası olmayan insanlarken 20 hafta sonunda dönüştükleri şey buydu. siviller birden cephe gerisinde operasyon yapabilecek kadar motive komandolara dönüşüyorlardı.

    tabii bu söylediklerim hep jandarma için. kara kuvvetleri muvazzaf personel eğirdir falan o sıralarda temel komando kursunu 9 haftada, jandarma muvazzaflar komando kursunu 16 haftada bitiriyordu. 20 hafta eğitim gören c timleri ve komutanları o yüzden hal ve tavır olarak, tehlikeye yaklaşımları açısından bayağı değişiktiler.

    toplam yekünlerini bilemiyorum ama komando eğitim alaylarında 12 komando eğitim bölüğü vardıysa bunların 8'i komando, 2'si c-timi, 2'si mekanize komando bölüklerinden oluşuyorlardı. yani sistemin tam verimle iş görüyor olduğu yıllarda tsk'da görev yapan her 4 komando erine nazaran 1 c-tim elemanı vardı.

    eğitimleri sonunda dağda komando andını okuduktan sonra kura çekerler ve birliklerine timleri bozulmadan dağıtılırlardı. kura torbasında %99.8 doğu ve güneydoğu anadolu da olsa özellikle 2000-2004 arası ben bunların bir miktar ankara'da kullanıldıklarını da gördüm. sivil giyimleri ve kulak içi telsizleriyle kuvvet komutanlarının geçtiği güzergahlarda silahsız gözcülük yapıp askerliğinin ilk kısmını komple dağda, ikinci kısmını komple şehirde kışlaya pek girmeden yapan şanslı bir azınlık da vardı ama çok çok azlardı.

    80'lerin sonları ve 90'ların başlarında c-timleri bugün görsek duysak oha diyeceğimiz şeyler de yapıyorlardı. "düşman hatları gerisinde operasyon" mantığını anti-terör dahilinde bir çerçeveye oturtmuşlar, uzun saç ve sakal bırakabiliyorlar, sivil giyinerek araziye çıkabiliyorlar ve arazide terör örgütü mensubu gibi davranarak çok efektif istihbarat toplayıp yer yer de punduna getirerek komple terörist timlerini elimine edebiliyorlardı. ama böyle kolluğun güvenlik kısmını asimetrik yöntemlerle evlendirince sorunlar da çıkmıyor değildi. dağda karşılaştığınız grubun kim olduğu birileri tetiğe asılmadan önce şabanoğlu şaban gibi parola ve işaret ile anlaşılmak zorunda kalınabiliyordu. ama bu tabii çok çok nadirdi. il jandarma gruplarının hangi hafta nerede operasyon yaptıkları en ince detayına kadar birbirleriyle haberdar olduklarından topografik haritada üzerinde c olan bir kutucuk bir bölgedeyse orayı diğer komando birlikleri es geçer ya da dikkatli olurlardı. üniformalı komandoların başka yerde olması teröristleri de başka yerlere intikale zorladığından c-timlerle dolu olan bir yere teröristin girmesi, hele hele aman diyeyim açıkta falan konaklaması çok kanlı sahnelere sebebiyet verirdi zira orada en az beş ölü ele geçmezse bir şanssızlık oldu herhalde diye düşünülürdü.

    günümüzde artık kalmadılar. bunun da birkaç sebebi var.

    a - zorunlu askerlik süresinin artık böyle bir şey yapmaya müsaade etmemesi. 2004 yılında kullanımdan büyük oranda kalkan c-timleri, askerlik daha 15 ay iken bunun 20 haftasının eğitimde geçmesiyle personelden yeterli verim alınamayacağı düşünülerek rafa kalkmıştı. askerlik süresi ondan sonra 12 ay şimdi de 6 aya inince, 20 hafta eğitimle 1.5 ayda terhis olup gidecek ölüm makineleri yaratmanın askeri bir mantığı kalmadı.

    b - hem terörle mücadelede hem silahlı kuvvetlerde artan profesyonelleşme. o eğitimi terhis alıp gidecek gönüllü er erbaş yerine ateş altına girmeye gönüllü subay astsb ve uzmanlara vermek daha akıllıca bir yaklaşım. bunu yıllarca sürdürebilip eğitim ve deneyim seviyelerini çok daha yukarılara çekmek mümkün, hem bunların tek elden yönetilebilmesi denkleme ekleniyor. jandarma özel harekat işte böyle bir şey.

    c- zorunlu askerliğin bu derece bir görevle çok bağdaşmaması. türk toplumu hala çok militer de olsa sivilden zorla getirip kışlaya soktuğumuz gençleri komando yapmanın, o komandolar içindeki gönüllülere de "terminatör gibi bir şey olmak ister misiniz" diye sormanın etik olarak yan basan bir tarafı da vardı. komando predator terminatör gibi şeyler olmak isteyenin kariyer perspektifinde başvurması bundan daha adildi. öte yandan bir c-timi mensubunun yaşadıklarını gördüklerini yaşayıp görüp sivil hayata adapte olması hem kolay değil, hem de o kadar fiziksel ve moral yükü üstlendikten sonra sıfır özlük hakları sıfır ödenek maaşla git sivil hayatta ne yaparsan yap demek hoş değildi.

    88-92 arası nasıl bir şeyler olduklarına dair bazı resimler :

    hozat kırsalında bir c-timi mensubu. tikko'dan ele geçen kaleşnikofla aynı tikkocular gibi giyinmiş. palaskasından başka tsk ekipmanı taşımıyor. sakalı var.

    yine aynı yıllarda aynı timin bir başka mensubu. elinde türkiye'de o yıllarda yok derecesinde az bulunan ilk model 5.56mm hk33. altına da 40mm hk79 bomba atar takılı. o yıllarda tsk'nın en iyileri hala sevk fişeğiyle atılan tüfek bombası kullanırken c-timleri daha nadir ekipmana sahiptiler.

    ovacık taraflarına yayılmış c-timi mensupları biri g3, diğeri kaleşnikof akm, diğeri ise m16a2 taşıyor. hepsi farklı mühimmat kullanan silahlar. bu silahları seçmelerine izin de veriliyordu. farklı silah taşımaları tabi paşa gönülleri öyle istiyor diye değil de hepsine g3 verilince asker oldukları ayan beyan ortaya çıktığı için. hepsinde farklı silah olunca daha bir tikkoya pkkya benzedikleri için pusudan öyle görsel referansla çıkabiliyor, teröriste yaklaşabiliyor, köy ve mezralarda pkklı gibi davranıp yerel halktan bilgi toplayabiliyorlardı.

    bazı mensupları arazide 20 gün kadar geçirdikten sonra saç sakal karışmış olarak kışlaya dönen ve üniformalarıyla mavi bereleriyle poz veren tim mensupları diğer düz komando erlerle beraber.

    hozat ilçe j. kom. tabur komutanının (daha komando tugayı gibi bir konsept yokken) land rover aracının önünde resim çektiren bir komando ve iki c-timi mensubu
4 entry daha

hesabın var mı? giriş yap