şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • kitaplardan yazilan tanimlari tekrar etmeye gerek gormuyorum. merak eden acar okur. burada bahsedecegim seyler gunumuzde toplum 5.0 diye adlandirilan steril toplum anlayisidir. buna cogu insan gercekten ihtiyac duymakta cunku ben bile kendi basima bazi karakterdeki insanlarla ayni toplumda yasamak istemiyorum. dunya'da garip tesadufler sonucu varlik saglamis her insani kucaklamak gibi ulu gorevim yok cunku. bu bir arz-talep meselesi ve bu yuzden de bu talep bir tur arz ile karsilik bulacaktir kesinlikle. o yuzden neler olup bittigini en azindan kurtulusu mumkun olmayan insanlarin haricinde belki sinirda kalacak insanlarin gelecekleri icin bir kurtulus imkani sunabilir. yazi bu kismina kadar cok snob bir tat verebilir fakat emin olun bu yeni steril toplum anlayisinda cok daha acimasiz haliyle karsilasilacak. bu degisim "benim omrum icerisinde gerceklesmez" diye de dusunmeyin. ondan sonra o birilerinin agzinin suyu aka aka "oh bedava para iste bu" diye bekledikleri universal basic income denilen evrensel temel gelir ile yasamak zorunda kalacaginiz bir non-uprageded organizma olarak kalmaniz cok mumkun. o yuzden bu yaziyi karsiniza alarak degil de ne ogrenebilirim diye yaklasarak okumanizi tavsiye ediyorum. su cekincemi de bastan vereyim: burada bu ustuncu tavir benim kisisel personamdan gelen bir davranis olarak tahayyul etmeyin. tamamen anonim bir tur ozan manzumesi gibi okuyun.

    hayal edin! yemyesil cimler, sabahlari duzenli sulaniyor, etrafta cer cop yok, insanlar sabah yuruyuslerine cikmislar, ortalama yas 98 olmus, sabah yuruyusune ciktiginiz yerde insanlarin yuzleri guluyor. sizleri gunaydin diyerek selamliyorlar. yuruyus yolunda ilerlerken kenardaki su fiskiyelerinin bakimini yapan iscinin elindeki aletlerin ileri teknoloji oldugunu dusunun. ustu basi oyle kir pas icinde degil. gayet iyi bir teknik egitimden gecmis. aklinda sadece o yolda yuruyecek insanlarin siradaki hafta icin de canli cimleri saglamak oldugunu dusunun. oyle gecim sikintisi filan yok o iscinin aklinda. cocugumun gelecegi derdi filan yok. gayet yuksek bir ciddiyetle sanki bir roketin boosterinin nozzle basinc ayarini yapar gibi cim fiskiyesi ile ilgilendigini dusunun. kendisine, yaptigi ise ve dolayisiyla o yuruyus yolunu kullanan insanlara saygisi var.

    biraz daha ileri gittiniz ve kenarda bir organik atik tesisi gordunuz. giris kapisi icerisinden atiklarin gecirecegi kimyasal islemler icin bekleme sahasini gorebiliyorsunuz. icerideki iscilerin ustu basi biohazar tulumlariyla donatilmis. buyuk bir titizlikle gerekli hazirliklari yapiyorlar. yan taraftaki cim alanin budanan cimlerinin atiklari buraya geliyor. turlu kimyasal islemler sonucunda bir tur organik gubre haline getiriliyor ve tekrardan cim sahanin reklamasyonu icin kullaniyor. tam o sirada giris yoluna bir elektrikli kamyon giris yapiyor, motor sesi egzostu filan yok. sizin onu farkmetmedigini anlayip coktan durmus bile sizin onu farkmenizi sabirla bekliyor. butun her sey sizin biraz daha olsun rahat bir hayat yasamaniz icin.

    biraz daha ilerlediniz ve karsiniza o hergun uzerinden gectiginiz kucuk kopru cikti ufak derenin uzerinden gecen. derenin kenarlari ayni cizilmis bir resim gibi ve derli toplu. degisik kuslar, hayvanlar var etrafta asagi baktiginiz zaman goruyorsunuz ki koprunun uzerinden gecerken hayvanlar bile mutlu.

    simdilik bu hayalin icinden bir geri cikalim.

    sizce burasi neresi? komunite 2.0? mahalle 2.0? kim tarafindan yonetiliyor? belediye 2.0? muhtarlik 3.0? bilmem ne 5.0? neyse ne evet asil soru burada yasamaya kim layik gorulecek?

    kim layik degil ona bakalim biraz.

    hicbir ise yaramayip sadece sizlanan insanlar.
    hicbir sey yapmadan her seyin en iyisine layik oldugunu dusunen insanlar.
    etrafindaki insanlara faydasi olmayan, tuketen, yok eden, somuren ve enerji emen insanlar.
    kolektif bilince sahip olmayan bencil insanlar.
    sark-kurnazligina sahip insanlar.
    sevgisiz insanlar. (buraya bir serh koyuyorum)
    guven vermeyen insanlar.
    tembel insanlar.
    kisacasi aslinda herhangi iyi bir hayati haketmeyen insanlar.

    gelecekte kesinlikle herkese ayni hayat standarti sunulmayacak. hatta bu tesadufen bir sekilde bu hayati yasama ihtimali olanlarin ellerinden alinacak bile. iste buna toplum 5.0 deniyor. cunku siz sadece tuketiyorsunuz diyecekler. bu insanlarin yok edilmemesi icin ellerindeki tek sey kullanilacak o da yasam enerjileri. yasam enerjileri karsiliginda o evrensel temel gelir denen para odenecek. boylece arti deger urtemeyen o kisir insanin omru de oldukca kisa olacak.

    bu yukarida bahsettigim komuniteler nerede olacak peki? sehir merkezlerinin nispeten yakinlarinda kurtarilmis ufak bolgeler halinde olacak. butun bir alani bastan sona kalkindirmak icin dunya'nin kaynaklari yeterli degil. ustelik dunya uzerindeki her insana da bu kaynaklardan harcama yapmak efektif degil. cunku bu insanlar sadece tuketiyorlar. toplum 5.0 artik bu insan kutlesinin su an elindeki tek guc olan kitlesel tuketime de ihtiyac duymadigi anda resmen hayata gececek. nedir bu kitlesel uretim?

    iste bugun influencerlerin yukari kaydirdigi her linke bakan, oradan gereksiz alisveris yapan insanlarin bu yaptiklari harcamalar sonucu olusan ekonomik aktivitenin outputuna ihtiyac duyulmadigi o ekonomik doygunluk noktasindan bahsediyorum. output burada gross domestic product denen collocationi kastediyorum. biraz acmak gerekiyor bunu havada kalacak cunku.

    su an nasil maas kazaniyorsunuz? (ozellikle nasil para kazaniyorsunuz demedim, cunku maas alan hickimse para kazanmiyordur, maas kazaniyordur, yevmiye aliyordur, harclik, yasamlik vs hakediyordur. para kazanmak daha baska bir sey, bunu nasil ayirt ederiz diyorsaniz, kazandiginiz para direkt olarak sizin kendi zeka, girisim, emek ve kapital girdinizle mi kazaniliyor buna bakacaksiniz. bunlardan birisi eksik ise siz maas kazaniyorsunuz demektir.) birisi size yapacaginiz isi soyluyor, siz de onu yapiyorsunuz. buna karsilik size de para veriliyor. aslinda bu verilen sey de para degil de neyse. eger buraya kadar bu salak ne sacmaliyor diye dusunuyorsaniz size nacizane tavsiyem kestirip atmayin, anlamaya calisin. yoksa o bahsettigim komunitelerin disinda periferde kalan insanlardan olacaginiz kesindir. size verildigi kadar bu maas ile iste siz de yukari kaydirmali linklerden filan alisveris yapmak hakki kazanirsiniz. bu sekilde elinizdeki para tekrar alinir. aslinda iste sizin en basindan beri is yapma becerinizle dogru orantili sekilde enerjiniz alinir. bu her yerde boyledir. her is alaninda boyledir. fakat iste bazilarininki cok ucuza gider bazilarininki de nispeten daha iyidir.

    buna yavas yavas son verilmek uzere artik. artik gereksiz hicbir insana is verilmeyecek. siradan islerin kimlerin yapacagi gayet acik. listenin basinda "bensiz olmaz" diyen insanlar var. bu her meslekten, her alandan olabilir. kendisini vazgecilmez goren her insan hemen defedilecek. urettikleri cikti ile harcadiklari kaynak arasinda uyumsuzluk olanlar hemen defedilecek bunlar da ikinci sirada. ikamesi cok kolay yapilabilecek insanlar da hemen ucuncu sirada. yani o yuzden "acaba benim meslek ne kadar risk altinda" diye dusunmenize gerek yok. her insan ne kadar katki urettigini kendi biliyor bu dunyada. bununla ilgili korku yasayan herkes defedilecek. icinizde buna dair bir endise yasiyorsaniz gercekten cok haklisiniz. belki hayatta ilk defa gercekten cok haklisiniz. eger kendinize ceki duzen vermezseniz defedileceksiniz. periferde yasayacaksiniz.

    periferde bir kapsulde yasayacaklar once. sentetik et ile beslenecekler. enerji hapi filan yutacaklar. ayni bugunun tavukculuk endustrisindeki tavuklar gibi bir hayat yasayacaklar. onlerine hazir mama verilecek ve muhtemelen de 40-45 yasinda filan kendiliginden hayatlari son bulacak. dedigim gibi onlarin o anda ellerindekitek sey o hayat enerjileri olacak. deger ureten tek sey o kaldigi icin o da yavas yavas yarattiklari masraf karsiligi verdikleri verim ile uyusmazlik olusturdugu anda istikaklari daha da azalacak. boylece yavas yavas yok olacaklar. bu onlarin iyi senaryo. bundan sonrakileri ise belki bu sartlara bile sahip olamayacaklar.

    burada kimseye kizmaya gerek yok ve bunlar da oyle karanlik ve moral bozucu hikayeler degil. uretimi yoksa bir insanin kendisi de yok demektir. bu, bu kadar basit. insanin bedensel olarak varliginin hic bir anlami yok. hani o varolussal sancilar var ya iste insanin bastan sona anlamsiz bir et yigini olmanizdan kaynakli. bazi insanlarda bu varolussal sanci yoktur. bu her zaman onlarin aptalligindan olmasi ile korelasyon tutmaz, bir de hayatlarini anlamlandiracak isler pesinde vakit harcamalarindan kaynakli sekilde bu varolussal sanciyi yenmis insanlar var. evet bazilari gercekten aptal ve ne oldugunun bile farkinda degiller. zaten onlar da ayni 100 oncesinin atlari gibi kullaniliyorlar bugun. george orwell'in hayvan ciftligi adli romanindaki at'in akibeti gibi ayni.

    hani bazen bir sarki ile karsilariz insan, dokunur ona, dans etmeyi bilmese bile bir kipirdanma gelir kendisine, ici urperir. iste o sarkiyi uretmis biri ile bir olabilir mi o insan? olamaz! su anki likelari, favlari, tiklari, followlari, bir videoyu izlemesi filan evet bir deger fakat ileride buna ihtiyac duyulmadigi anda onlara ne olacak dusundunuz mu hic? o sarkilar onlar icin uretilmedigi zaman, o filmler onlar icin cekilmedigi zaman?

    insan nufusu bundan 1000 yil once oyle bugunku gibi 8 milyar filan degildi. dunya o zaman da dunyaydi. dunya o zaman da vardi ve hayat devam ediyordu. direkt dogadan gecinen insanlar ve onlarin kurduklari toplum, toplum 1.0. evet medeniyetin gelistirilmesi icin cokca insan gucune ihtiyac duyuldu. bos arazilerin uzerinde calisacak insanlara ihtiyac vardi. economy 1.0 diyelim buna. toprak-irgat ekonomisi. daha sonra sanayi devrimi geldi. 1ir denen birinci sanayi devrimi. buhar gucu vs iste. bu sefer insanlarin makinalari kullanmasi gerekti. fabrika-isci ekonomisi yani ekonomi 2.0. egitim sistemi bunun icin tasarlandi. daha sonra makinalara elektrik geldi. 2ir denen ikinci sanayii devrimi. insanlar hala cok sanssiz degillerdi. fabrika isci duzeni devam etti. daha sonra otomasyon geldi. robotlar filan. biraz daha akilli makinalar. insanlara olan ihtiyac azaliyordu. buna da 3ir dendi yani ucuncu sanayii devrimi. bugunlerde 4ir geldi. daha cok yeni. fabrikalarda artik daha da az insana ihtiyac duyulacak. bunun bir de 5ir olani var. iste tamamen otonom fabrikalar. belki bugun binlerce kisinin calistigi fabrika o zaman 10 kisi ile calistirilacak. tabii ki bu uretimin yarattigi refah da var, dolayisiyla olusan ve degisen toplum da var. iste boylece siralaniyor ve olay geliyor toplum 5.0'a.

    ozur dileyerek devam etmek insanlik onuruna daha uygun oldugu icin; makinalardan daha aptal insanlarin bu dunya uzerinde yeri yok. yasamalarinin hicbir anlami kalmiyor. insan hayati mukaddes filan degil. bir insanin hayati ile bir papatyanin hayati arasinda anlam farki yok. bu anlami o insanin kendisi katiyor kendi hayatina. bunu katamayan bir insanin ekonomik vasfi yok dolayisiyla. bunu klasik ticari anlamda dusunmeyin, fakat icine dogdugumuz dunya boyle bir yer iste. kaynaklar kit ve insanin istekleri sonsuz. biliyoruz ki bunu karsilamak imkansiz. dunya nufusu 142 trilyar olamaz. diyelim ki super davrandik birbirimize bir noktadan sonra dunya uzerinde mekan kalmayacak. yani olay buraya converge ediyor. buna sebep olan seylerden biri de insanin bir gun olecegini biliyor olmasi.

    bu noktada birkac referans ya da en azindan key word vermek faydali olacaktir.

    necropolitics
    nekropolitik und grenzregime (nekropolitik ve sinir rejimi)

    simdi basta kurdugumuz hayale gelelim. o guzel cim kapli yuruyus yoluna kimin girmesiniz istemezsiniz? en azindan birilerinin girmesini istemezsiniz degil mi? iste orada bir sinira ihtiyac duyacak oranin toplumu. o sinir konuldugu anda iste o duvarlari cektikleri anda otekiler -duvarin arkasinda kalanlar- gecmiste -yani bugun- belki gerizekali dedelerinin 50 yil once bayila bayila oynadiklari tower defence oyunlarinin ne anlama geldigini anlayacaklar o duvarlari asmaya calisanlar. bir anda zihinlerinde simsek gibi bir iki snapshot belirecek. o gerizekali dedelerinin agizlarinin suyu aka aka izledikleri zombi dizilerindeki zombilerin bugun -yani gelecekteki o andaki gun- kendilerinin olduklarini anlayacaklar. hah tabii ki kelimenin tam anlamiyla bir tur anlamak degil bu, aslinda anlamayacaklar. bu onlarin curuk beyinlerinde birer ikiser snapshot olarak belirecek. fakat ote yandan o duvarlarin arkasindaki otekilerin zihninde simdiye kadar olan biten -yani bugunden o gune- ise butun berrakligi ile var olacak. kitaplardan isin buralara nasil geldigini okuyacaklar. her seyi bilierek yollarina devam edecekler.

    duvarin dis tarafinda o insansilar -insan 1.0 yani- birbirlerini yerlerken, duvarlarin kapattiklari alan icinde guvenle ve uretkenlikle yasayan posthuman evrimin ona gerektirdigini yerine getirecek ve sonraki neslinin rolunu garanti altina almak icin doga ile evren ile binlece yildir verdigi savasi vermeye devam edecek.

    bu isin boyle olmamasi icin yollar yok degil fakat bunu iste o gelecegin mustakbel zombileri kendileri istemiyor. aslinda herkes gercekten tam da istedigi kaderi yasiyor. o mustakbel zombiler egitilemiyor, anlattikca reddediyorlar. hayir diyorlar. kabul etmiyorlar.

    onlar zaten her seyi biliyorlar. tam da bu yuzden iste ileride eti kiloyla satilacak cocuklar doguracaklar. uzgunum ama boyle. neden?

    (bkz: nekropolitika/@vitruvius kadini)
7 entry daha