şükela:  tümü | bugün
755 entry daha
  • esas alanı olan kimyadaki yetkinliğini tartışamam. belli ki çok üst seviyelerde. fakat psikolojik harp tekniklerini uygularken kantarın topuzunu kaçırabiliyordu.

    bütün kitaplarını okudum. kendisiyle tanıştım da. türk gençlerinin kendilerine, dillerine ve tarihlerine güven duymalarını istiyordu. batı karşısında ezilmemelerini istiyordu. iç kavgaları aşıp bilim yolunda ilerlememizi istiyordu. ne güzel. kimin itirazı olabilir?

    fakat bunu yaparken komplocu bir havaya bürünüyordu. her şeyin arkasında masonlar, yahudiler, cıa var anlamına gelecek sözler sarf ediyordu. benim gibi böyle önemli adamları çok ciddiye alacak yaştaki gençleri batı ve ingilizce nefreti ile doldurdu. halbuki türkçeyi eskisi ve yenisiyle çok iyi öğrenmek lazım geldiği gibi, ingilizceyi de öğrenmek lazım gelir. yaşadığımız dünyada bu şarttır. ve ingilizceyi öğrendikçe, hiç de söylediği gibi saçma bir dil olmadığı, çok sofistike olduğu ortaya çıkıyor. (kendisi ingilizce öğrenmeyin demiyordu elbette)

    sonra tarih ve dil hakkında yanlış bilgiler veriyordu. inönü'ye nefret kusarak her şeyin sorumlusu olarak onu görüyordu. tıpkı atatürk'e laf edemeyip inönü'ye laf edenlerin tarzıyla. abdülhamid'in hiç toprak kaybetmediğini söyleyebiliyordu! atatürk'ün gizlenen vaziyeti olduğunu iddia ediyordu! türkce gibi alanlarda söylediği genel sözler, ağzının içine bakan gençleri gereksiz bir milliyetçiliğe veya takıntıya sürüklemişti (belki kendimden yola çıkarak böyle konuşuyorumdur).

    velhasıl gururumuz olan hoca, 2000'lerin başındaki ulusalcı havanın biraz daha sağa yakın, dine saygılı olan tarafındaydı. elbette ki yararı oldu. bilinçlendirdi. gururlandırdı. bazı konularda gözümüzü açtı. fakat belki de benim safdilliğimden olacak, bahsettiğim alanlarda kötü etkileri de oldu. ve günümüz türkiye'si ile dünyasında, söylediklerinin önemli bir kısmının değeri var mı, emin değilim.
8 entry daha