şükela:  tümü | bugün
32 entry daha
  • korona ve 2 yıllık meslek hayatım sonrası katıldığım beyan. eskiden günde 2-3 bireyle tanışırken, şimdilerde en son kiminle tanıştığımı hatırlamıyorum. bunun kötü tarafı; insanın hayatının rutine ve tekrara dönüşmesi. çalıştığım yerde son derece iyi iş yapsam da şartlarım gayet iyi de olsa işkenceye dönüştü bir süredir. eskiden başımı yastığa koyduğumda aklıma gelecek yüzlerce farklı şey varken şimdilerde etrafımdaki bir avuç insan zincirinden kopamıyorum ve bu da bana artık hayatta yerimde saydığımın en güzel göstergesi gibi geliyor. çoğunuz dsg butonu diye hemen sözlük çöplüğüne hiçbir yararı olmayan karakterler ve bkz atmışsınız ama şöyle bir denklemi var bunun :

    tanıdığım hemen her insanın farklı bilgi ve becerileri ve ilgi alanları var. bu insanlarla diyaloğu sürdürmek, gerçek anlamda konuşmak ve en önemlisi konuştuklarını anlamak için sürekli bir şeyler öğrenmek durumunda kalıyor insan. bu türlü bir diyaloğu 5 kişiyle yapsam, her biri farklı alanlarda olsa tahminen sürekli olarak öğrendiğim ve geliştirdiğim en az 5 tane konu olurdu. fakat bu sayı düştükçe ve yeni oyuncular girmedikçe, insan bildiklerinin ona yettiği yanılgısına kapılıyor içten içe. sanırım benim durum da bu. en basiti ekşi sözlükten tanıdığım insanların sebep olup ufkunu açtığı, adını bile duymadığım şeylerin sayısı onlarcadır. şimdilerde bu yok. buna uygun gidecek bir martha medeiros şiiri bırakayım. belki anlayanınız olur.

    yavaşça ölür onlar

    yavaş yavaş ölürler
    seyahat etmeyenler,
    yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
    müzik dinlemeyenler,
    vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar.

    yavaş yavaş ölürler,
    izzetinefislerini yıkanlar
    hiçbir zaman yardım
    istemeyenler.

    yavaş yavaş ölürler
    alışkanlıklara esir olanlar,
    her gün aynı yolları
    yürüyenler,
    ufuklarını genişletmeyen ve
    değiştirmeyenler,
    elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
    girmeyen, veya bir yabancı
    ile konuşmayanlar.

    yavaş yavaş ölürler
    ihtiraslardan ve verdikleri heyecanlardanı kaçınanlar,
    tamir edilen kırık
    kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten
    kaçınanlar yavaş
    yavaş ölürler.

    yavaş yavaş ölürler
    aşkta veya işte bedbaht olup istikamet
    değiştirmeyenler,
    rüyalarını gerçekleştirmek için risk
    almayanlar,
    hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
    çıkmamış olanlar.
    yavaş yavaş ölürler.

    martha medeiros

    edit: @sweet leaf uyardı, şiir pablo neruda'ya değil martha medeiros'a aitmiş. düzeltme için teşekkürler.
178 entry daha