şükela:  tümü | bugün
31 entry daha
  • açılın ben geldim. öncelikle belirteyim, yaklaşık 2 senedir bir kitabı çok satanlar listesinde olan bir yazarım. kendi kategorisinde en çok okunan yazarlardan biriyim. yayınlanmış kitaplarım var. yakın zamanda bir kitabım daha çıkacak. size biraz neler yaşadığımı anlatmak istiyorum. dertleşmiş oluruz biraz.

    şunu bilmeniz gerekiyor ki ilk kitabınızı çıkarmak oldukça zordur. bu altın bir kural. ben 3 sene bekledim. bu süreçte boş durmadım. dergilerde yazılarımı, kısa öykülerimi yayınlattım. blog yazdım. yayınevlerine başvuruda bulunurken benim için bir referans oldu. kitabıma kimse olumlu dönmüyor diye melankolik bir bekleyiş içerisine girerseniz dönmezler. yapabiliyorsanız bu alanda üretmeye devam etmenizi öneririm. dergiler bunun için var. bir yayınevine ‘benim şu dergide kısa öyküm yayınlandı.’ dediğiniz an size bakış açıları çok farklı olabiliyor.

    hatasız bir dosya göndermeye çalışın. evet, insansınız. hatalar illa ki olacaktır. birçok gönderilen dosya teknik açıdan kusurlu olabiliyor. temel bir kurgu hatası barındırabiliyor. birçok yazar büyük bir sabırsızlıkla, dosyası olgunlaşmadan hemen dosyasını gönderebiliyor. en çok yapılan hatalardan biri bu sabırsız ruhla gönderilen dosyalar. size göre harika olan bir kitap dosyası gerçekte “göremediğiniz” kusurlarla dolu olabilir.

    diğer bir nokta, alternatif yayınevleri mutlaka var. 26 yayınevi türkiye yayıncılık sektöründe oldukça az bir sayı, ben ilk kitabımı 100’den fazla yayınevine göndermiştim. oltanızı balığın çok olduğu yere atın. benim ilk kitabım butik bir yayınevinden çıkmıştı. sonra başka bir kitabıma ‘orta büyüklükte’ diyebileceğimiz bir yayınevi olumlu döndü. ağustos- eylül ayında türkiye’nin en büyük yayınevlerinin birinde kitabım çıkıyor. şu an birçok “büyük” yayınevine dosya gönderirsem hemen olumlu yanıt alacağımı biliyorum. sebebi kara kaşım kara gözüm değil; ben artık risksiz bir yazarım. kitabım satacak. biliyorlar.

    ilk eserinizde ‘çok çok çok çok sağlam’ bir dosyanız yoksa büyük bir yayınevinin olumlu dönmesi oldukça zordur. büyük yayınevleri risk almayı sevmiyor. bir kitabı çıkardıklarında ciddi bir baskı sayısıyla çıkıyorlar. bu işe ciddi bir yatırım yapıyorlar. yayınevlerinin olayı ticari bir yaklaşımla değerlendirme istençlerinin olduğunu bilelim. bu adamların amacı para kazanmak. siz tanınmayan bir yazarsınız. tanınmayan bir yazarın bir kitabını pazarlamak ciddi bir efor gerektirir. olumsuz sonuçlar önemli kayıplara sebep olabilir. neden risk alalım ki? böyle düşünebiliyorlar.

    diğer bir husus ise yayınevlerine gerçekten çok ciddi sayıda dosya gidiyor. türkiye’nin en çok tanınan editörlerinden biri arkadaşım, bir sohbet esnasında bana günde yüzden fazla dosya geliyor demişti. bir günde! düşünün!

    benim tavsiyem nedir? bir futbol takımı örneğiyle anlatmayı çok seviyorum. ben dosyanızı önce anadolu kulüplerinde değerlendirmenizi öneririm. gidin bir sivasspor’da top koşturun. gidin tff 1.ligde oynayın. başarılı olursanız, dikkat çekerseniz radarlara yakalanırsınız. siz gitmeden kapınıza 4 büyükler gelecektir ve sonra da tabii hedef ingiltere premier ligi olacaktır. sizin amacınız daha lisansınızı almadan futbola galatasaray’da başlamaksa bilemem. basamak basamak ilerlemeyi hedef edinin! en sağlam yol bu... zaten bu hayatta ne yapıyorsanız yapın her şey bu şekilde gerçekleşir. bir anda büyük bir yayınevinden kitabınızın çıkmasını beklemek çok büyük bir hayaldir.
    bu iş birikimli bir şekilde basamak basamak ilerliyor. biraz sabır.
114 entry daha