şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
1364 entry daha
  • godfather'ın tek kanalli televizyon yillarinda trt'de yayimlandigi gunden bugune cosa nostra hakkinda epey yabanci kaynak okudum, film ve belgesesel izledim saatler süren podcastler dinledim.

    bu dizi gelmis gecmis ve gelebilecek en iyi mafya dizisidir. mafya denen organize sucun ne adi, mafya uyelerinin ne serefsiz psikopat adamlar oldugu gozler onune serer.
    işte bu gerçekçi tutumu yüzünden defalarca ödüllerlerle taltif edilerek 20. yuzyılın en önemli amerikan kültür öğelerinden biri oldu.

    daha önce bu dizinin türk versiyonu yapılamaz diye düşünüyordum ancak bu fikrimi daha sonra değiştirdim. bu başka bir bahsin konusu.

    şimdi diziyi yeni izleyecekler için "la cosa nostra" yani "this thing of ours" bizim sırrımız bizim seyimiz ismiyle anılan italyan amerikan organize suç şebekesi ile ilgili bir takım bilgiler vereyim.

    zira bunlari bilerek izlemek diziyi daha anlamli kilacaktir.

    malum “mafia”ismiyle anılan organize olmuş ilk örgütlü suç sebekesi sicilya adasında doğdu. merkezi otoritenin bir türlü hakim olamadığı, yüzyılar boyunca arapların romalıların fransizlarin sunun bunun binbirtürlü kavimlerin istilasına uğramış, çizmenin ucunda tekmelenmiş gibi duran bu iteklenmiş adada, otorite boşluğu bulan insanlar kendi aralarında örgütlenerek gruplastilar ve bir anlamda devletleşecek şekilde güçlendiler.

    bu örgütlenmeyi kurarlarken bir takım kurallar koydular ve suç örgütlerini geleneklere bağladılar. güçlenmiş bazı liderlerin etrafında toplalan çeteler devlet otoritesini tanimayarak adayı yönetmeye ve kanun dışı isler yapmaya başladılar.

    o yılların fakir italyasında bu örgütlere girerek hayatta kalmak işsiz parasız gençler icin tek çıkış yoluydu. daha sonra italyayı ele geçirecek olan faşist musolini kimse devletten güçlü değildir diyerek bu örgütlenmelerin üstüne acimazxa gidecek mafyayı nefes alamaz konuma getirecekti. (mafya uyeleri fasist hareketten ve musoliniden nefrer ederler, hatta musolinin sicilyada yapacsgi bir miting oncesi mafya baski ile halkin toplanmasina izin vermemis, karambole getirip hakaret etmek icin musolini'nin meshur kepini calmisti. askerlik yaptiysaniz kep'in manevi onemini bilirsiniz. yillar sonra ise lucky luciano sicilyaya yapilacak muttefik cikarmasina yardim edecek ve musolinin dusmesine katki saglayacakti. bununla birlikte rejimle anlasmis fasist partiye ve yoneticilerine buyuk paralae yediren mafya uyeleri de vardi bkz: vito genovese)

    sözü uzatmayalım. mafya isminin etimolojik kökeni tam olarak bilinmiyor. fransızlara karşı herhangi bir direniş örgütünün baş harfleri olduğu tamamen bir geyiktir. mafya herhangi bir vatansever veya idolojik örgüt değildir. tek amacı para kazanmak olmuştur. etimolojik kökeninin arapça oldugu düşünülmektedir. ma'aafi sözcüğünün evrimleşmesi ile oluştuğu sanılıyor.

    işte bu mafia denen örgütün sicilyadaki üyeleri ve benzer örgütlenmelere ev sahipiliği yapan napoli ve diğer sehirlerdeki mafiosolar 19.yuzyılın sonlarında yeni bir hayata başlamak için amerikaya göç etmeye başladılar. daha iyi bir yaşam ve hayatta kalabilmek adına.

    bu yıllarda göçmen italyanlar amerika'da perişan haldeydiler. acınacak durumda gettolaşmış italyan mahallesinde bir lokmaya yaşamaya çalışmaktaydılar.

    mario puzo "baba dosyası" isimli kitabında sevinçli, neşeli sarkılar söyleyen sürekli şakalar yapan italyan klişesinin nerden çıktığını bilmediğini söyleyerek o yıllardaki italyanların sefaletini anlatmaktadır.

    sadede geliyorum

    işte bu ahval ve şerait içinde yeni kıtaya göç eden mafiosalar insanların kanun dısı talepleri karşılamak gerektiğini düşünerek eski ülkelerindeki adetleri üzere kumar oynatmaya tefecilik yapmaya kadın satmaya adam öldürmeye başlarlar.

    amerika o güne kadar grup halinde organize olmuş insanların bir takım kurallar dahilinde emir komuta zinciri içinde suç işlemesine tanıklık etmemiştir.

    o yıllarda irlandalı ve yahudi çeteler de mevcuttur ancak bu çeteleri basit ve kaba kuralsiz suç grupları olarak tanımlayabiliriz.

    italyanların oluşturduğu cesitli çeteler ilk kez joe "the boss" masseria isimli adamın etrafında toplanmaya ve buyumeye başlarlar. joe new york'da suç işlencekse benim onayım olmalıdır diyerek ufak tefek işler yapan göçmenleri kendi otoritesi altinda biraraya getirerek "la cosa nostra"nın ilk temellerini atar.

    joe her ne kadar gelenekçi ve hatta geri kafalı da olsa kendisine amerikan vari bir şekilde "boss" yani patron dedirterek italyadaki patronlara takılan "baba" sıfatını kullanmayı bırakır. bugun bile cosa nostra liderleri "boss" olarak anılmaktadır.

    ancak tabiri caizse new york'u adama tek başına yedirmezler. sicilyadan yeni gelmiş, joe masseria'ya göre daha şehirli ve kendini kültürlü bir avrupalı olarak lanse eden salvatore maranzano bu işte bende varım diyerek ikinci bir örgütlenme kurar.

    new york karpuz gibi ortadan bölünmüştür. bu bölünme sonucu castellemarase savaşları patlak verir ve taraflar birbirini öldürmeye başlarlar. tarihler 1928'i göstermektedir.

    (joe'nuj cetesi hem napoli hem sicilya hemde diger bolgelerden gelen italyanlardan olusmaktayken, maranzano'nun cetesi agirlikli olarak sicilya castellemardan gelenlerden olusmaktaydi. ancak her iki orgutede katilanlar ozellikle artik sicilya napoli ayrimi kalmadi burada hepimiz italyaniz denerek egitilir hemserilik yapilmasina pek izin verilmezdi. fakat maranzano cetesi yillar sonra bugun bile sicilyali agirligini korumus buna ozen gostermistir)

    fakat savas surerken bu iki büyük patronun yanındaki, new york'a cocuk yaşlarda gelmiş ve amerikan kültürü ile hemhal olmuş gençler durumdan hiç hoşnut değildir. savaşmak yerine para kazanmak ve amerikan rüyasını yaşamak istemektedirler. yaşlı italyanları geri kafalı bulmaktadırlar ve onları "bıyıklılar " olarak anmaktadırlar. bu isyankar gençlerde gelenekçi patronları tarafından asi genç anlamında ingilizceye yerleşmiş olan bizim jön türklere gönderme yapan bir deyim olan "young turks" sıfatıyla anılırlar.

    ( baba romani ve filmindeki solozzo'nun türk lakabı bu olaya göndermedir. solozzo aynı zamanda türkiyede afyon tarlası sahibidir. meraklısı 1930larda atatürk'ün de başını cok ağrıtan eroin fabrikalarını incelesin. cosa nostranin o yillarda turkiyeden eroin aldigi rivayet edilir)

    işte bu young turklerden “şanslı” lakabıyla bilinen zekasi ve sempatisi ile one cikmis olan lucky salvatore luciano bu işin böyle gitmeyeceğini düşünerek yanındaki arkadaşlarıyla bir plan yapar. karşı tarafa yani maranzanoya haber göndererek kendi patronu olan joe the boss'u pusuya düşürmeyi önerir. karşılığında patron olarak tanınacak ve joe'nun çetesini devralacaktır.

    maranzona teklifi hemen kabul eder.

    ( teklifin kabul edilmesi üzerine lucky luciano patronu olan joe masseria'yı yemeğe davet ederek pusu kurar. yemegin tam ortasında luciano'nun tuvalate gitmesiyle aynı anda içeri giren 3 kişi ((ki bunların yahudi kökenli las vegas fikrinin sahibi buggsy siegel, daha sonra "sucun başbakanı" lakabıyla anılacak ve godfather'da vito corleone tiplemesine ilham olacak frank costello ve joe adonis oldukları düşünülmektedir))) joe messariayı kurşun yağmuruna tutar. oracıkta can veren joe'nın eline bir de sicilya usulü mesaj olarak maçı ası iskambil kağıdı sıkıştırılır. luciano olay oldugunda tuvalete oldugunu söyleyerek polis sorgusundan kurtulur. -kimilerine gore iceri 4 kisi girmistir. 4 kisi vito genovese'dir)

    şimdi gelelim maranzonun önemine ve italyan amerikan mafyasını nasıl değiştirdiğine.

    (godfather part 2 de vito corleone'nin gencliginde oldurdugu don fanucci'nin maranzala'nin izniyle harac topladigindan bahsedilir. maranzala, gercek hayatta maranzano'nun temsilidir)

    salvatore maranzona denen adam entelektuel ilgi alanlari olan, kentli birisidir ve tam bir tarih meraklısıdır. kafayı roma tarihi ile bozmuştur. italyanların zaten kültürel kodlarında olan kural koyma hukuk yaratma gelenegi mafyaya bile yansımıştır ancak maranzano ortaya bir de örgütlenme biçimi koyar.

    sicilyada sistemli bir örgütlenme yoktur. elbette bazıları emir verirlen bazıları emir alır ancak bir ordu gibi veya bir roma lejyon birliği gibi bir şemasal yapılanma değildir bu.

    maranzano bizler romalıyız diyerek askeri bir emir komuta zinciri kurar. başta ceasar ki bu kendisi olacaktır, sonra kaptanlar (teğmenler ) onların altında askerler ( mafiosolar) ve onların altında connectionlar (irtibatlar) ve bir danışman olarak consiglieri.

    (bugun bile mafya üyeleri kendilerini roma ile özdeşleştirir. """sopranos'da tony'nin romalılar tam karşında duruyor dediği sahne""" kendileri asker kabul eden mafiosolar işledikleri cinayetleri kendilerince meşrulaştırırken bizler askeriz diyerek savunma yaparlar. mafyadan olmayanlar ise "sivil" olarak anılır.
    16 cinayetten yargılanan meşhur john gotti'nin sağ kolu sammy the bull gravano ,askerler devlet için adam vurmuyor mu bende cosa nostra için vurdum ne fark eder diyerek mafianın mantıgını açık etmiştir.)

    ( consiglieri danışman olmakla birlikte askerlerin sorunlarını dinleyen ve o sorunları icabında patrona bildiren patronla askerler arasında bir köprüdür aynı zamanda. askerlik yapanlar "sıralı amirler" tanımını hatırlayacaktır. hiç bir asker consigliriye danısmadan veya kaptanını bilgilendirmeden patrona dert yanamaz)

    amerikadaki tüm çeteler bu fikri kabul eder. (godfather part 2 pentangellinin hapisnahe avlusunda puro icerken aile orgutlenmeleri kurduk ve ise yaradi dedigi sahne)

    iki büyük çete kendi içinde takımlara bölünür takımların başlarına birer kaptan getirilir ve örgütlenme oluşur.

    fakat young turkler durumdan yine pek de memnun değildir. capo di du cappi yada ceasar koltugunda oturan maranzano herseyi bir imparator gibi elinde tutmaktadır.

    işte burada lucky luciano'nun vizyoner dehası devreye tekrar girer ve bu sefer maranzanonun sağ kolu olaran genç bonanno ile anlaşılarak 1931 yılında maranzano öldürülür. ( lucky luciano 2 adamını polis kılıgına sokarak maranzanonun manhattandaki ofisine gönderir. cok sıkı koruma altında olan maranzano ofisinde hançerlerle katledilir.)

    ceasar düşmüştür...
    (bu noktada bir parantez daha acayim. malum cosa nostrayi var eden guclendiren adeta devlet icinde devlet yapan icki yasagi kanunudur. bu kanun sayesinde kacak icki isini ela alan orgut korkunc miktarda para kazanmistir. bu parayla silah zirhli araba muhimmat alinmis mafiosalar neredeyse ordu gibi donatilmistir. castellemar savaslarinda her iki patronda zirhli araclarla konvoy seklinde gezmisler neredeyse birer devlet adami gibi korunmuslardir.
    joe masseria yemek yerken bizzat kendi adamlarinca pusuya dusurulmustur dedik. fakat maranzanonun katli daha komplike bir suikasttir.
    oncelikle maranzanonun yanindaki “young turks” lerden bazilari taraf degistirmis ve maranzano cetesi icinde cinayetin olacagi gun polis aramasi yapilacagi dedikodusu yaymislardir. bunun uzerine manhattan'in en luks gokdelenlerinin birinde ofisi olan maranzano ve yakin korumalari o gun ofise silahsiz gitmislerdir. oglene dogru polis kiligina girmis suikastciler arama yapmaya gelir gibi ofise girmis once korumalari etkisiz hale getirip sonra ses cikmasin diye maranzanoyu hancerlerle katletmislerdir.(1930)
    olayin hemen akabinde ulke capinda tum mafya orgutlenmelerindeki maranzona taraftarlari oldurulmustur. yani o meshur film klisesi olan bir gecede onlarca mafya uyesinin veya babasinin katledilmesi olayi gercektir.
    maranzonun kurmaylari ve onu destekleyen newyork haricindeki ve dahilindeki buyuk baslar bir gecede temizlenmistir. geri kalan tum mafiosalar hemen lucky lucianoya itaat etmislerdir.
    bu noktada lucky asla egosuna yenik dusmemis, komisyonu isimli yapiyi kurarak tabiri caizse imparatorlugu cumhuriyete cevirmistir. komisyon 90 yildir aktif olarak vardir.)

    lucky luciano iki büyük çeteyi bölerek 5 aile kurar. (aile lafını akraba birlikteliği olarak düşünmeyelim. cosa nostra'da aile çete demektir ama aile denmesinin bir nedenin de örgüte girdikten sonra tek ailenizin artık o çete oldugudur. o kadar ki eşiniz doğum yaptıgında bile çetenin size ihtiyacı varsa öncelik çetenindir veya oğlunuzu dahi çete için öldürebilmelisiniz sizden istenebilir)

    bu 5 ailenin 3'ü maranzanun çetesinden 2'si ise joe the boss'un çetesinden çıkar.
    maranzanonun çetesinin bugunki ismi "bonannolar"dır. diğer iki aile ise colombo ve lucheese'dir. joe the boss'un çetesini luck luciano yönetir bugunki isimleri genovesedir, diğer grup isi gambinolardır.

    çetelere bu isimler 60larda verilmiştir.o günki polis soruşturmalarında çete liderlerinin isimleriyle anılmışlar ve isimler yerleşmiştir. 60 lardan önce genovese çetesi luciano çetesi colombo çetesi profaci çetesi gambino çetesi mangano çetesi olarak biliniyordu. bu 5 aile içinde en büyük ve en güçlü olanı lucky luciano'nun ailesi olan bugun ki ismiyle genoveserlerdir. 250 den fazla made man ve binlerce irtibatlı suçluyla adeta bir imparatorluk gibidir. en az muhbirde b aileden cıkmıştır.

    çeteler oluşturulmuştur , ülkenin diğer eyaletlerinde jersey'de chicago'da los angelas'da detroitte de vs 20 den fazla yerde oluşan gruplar aileler olarak kabul edilir ve new yorkdaki ailerlele iş birliğine giderler.

    işte bu aşamada luciano komisyon isimli bir yapı kurar ve bir meclis oluşturur. bu meclis newyorkun 5 ailesi kapsar ancak bu 5 aileden bazıları new york dışındaki aileleri de temsil eder. her türlü konu bu komisyonda konuşulacak ve karara bağlanacaktır. amerikadaki tun aileler komisyonun otaritesi ve kanun yapiciligini tanirlar. boylece ceteler lejyon olarak ailelere aileler ise komisyona baglanir. cosa nostra farkli eyaletlere yayilmis yari ozerk federal bir yapi gibi insaa edilir.

    boylece amerikanın demokratik yapısı ve siyasi orgutlenme seklinmafyaya da yansımıştır.

    lucky luciano eski kafalı sicilya geleneklerinin bir kısmını derhal iptal eder. ilk önce bıyık bırakmak yasaklanır. bıyıklılar gitmiştir ve gelecek bu yeni nesilin elindedir. bugun bile mafyada bıyık bırakmak yasaktır.

    yabancı çetelerle iş birliği yapılmaya başlanır. ne de olsa orası amerikadır...

    bu arada amerikan italyanların örgütlenmelerinden bahsederken kendi aralarinda sürekli bizim sırrımız bizim şeyimiz anlamında "la cosa nostra" diyip dururlar. bu isim bugunki italyan amerikan organize suçunun özel adı olarak kalır.

    bu suç örgütünün yüzyıllara dayanan bir takım kuralları vardır, la cosa nostra bunları yenilemiş bazılarını amerikanlaştırmıştır.

    dizide de sıksık vurgulanan bu kurallardan bazılarını yazayım
    örgüte girmek için önce yıllarca bir takım sınavlardan sınamalardan geçmek gerekir. bu 10 yılda olabilir 20 yılda. eğer italyansanız ( sadece babanızın italyan olması gerekir. amerika'da annenin de italyan olması kuralı kaldırılmıştır.) ve örgüt için sadık para kazanan birisi adam öldüren birisi oldugunuza kanaat getirilirse "kitaplar acıldıgında" (opening book) yani kara kaplı defter acıldıgında üyeliğe kabul edilirsiniz.

    üye olmanın önemli bir kıstası örgüt için cinayet işlemiş olmanızdır. bu kesin katti bir kural değildir ancak üyeliğe kabul edilmenizde önemli bir etkendir ve istisnası cok nadirdir. tetik düşürüp katil olan kişiler "made his bones" diye anılır. yani kemiklerini sağlamlaştırmış. bu tabiri dizide sıksık duyacaksınız. burada amaç örgütteki herkesin artık bu işe bulaşmış olmasını sağlayıp herkesin katil oldugu bir ortamda durumu normalleştirmektir.

    komisyon üye alımlarını başlattıgını duyurunca tüm aileler aday üyeleri yazar bu kağıtlar elden ele dolaşır (bu kağıtlardan birisi john gotti'nin oğlunun evinde ele geçmiştir) ve diğer ailelerin itirazı olup olmadığı sorulur. herhangi bir aileden itiraz gelirse o kişi üye olamaz.
    50'lerde albert anastasia üyelik satmaya kalkışmış komisyondan büyük tepki almıştır. anastasia'nin oldurulmesinin bir nedenide orgute yaptigi bu buyuk saygisizliktir. bu olaydan sonra komisyon tam 25 yil orgute yeni uye almamis bir cok insan yillarda “made man” olmayi beklemistir.

    bir kere üye oldugunuz zaman artık "herseyi yapabilirsiniz" mafya üyelerine "made man" wise guy" bilge adam gibi sıfatlar yakıştırılır o şekilde anılırlar. üye olan birisi için "wearing the stripes" çizgili takımları giydi tamlaması da kullanılır.

    üye olan kişiler kendilerini hiç bir şekilde ben mafiosoyum şu ailedenim bu ailedenim diye tanıtamazlar. en önemli yasaklardan birisi budur. ancak iki tarafıda tanıyan bir başka 3. mafiosa iki mafya üyesini birbiri ile tanıştırabilir.

    mafya üyesi birisi tanıştırılırken "friend of ours" derler. böylece cosa nostra'dan oldugu anlaşılır. eğer sadece "friend of mine" yani "benim arkadaşım" diyerek tanıştırılmışsa kişi sadece bağlantıda olunan birisidir.

    kurallardan bir diğeride hiç bir şekilde hiç kimse bir mafiosaya el kaldıramaz. mafiosa birisi mafyadan olmayan birisini dövebilir ama hiç bir şekild karşılık verilemez çünkü bu suçun cezası ölümdür.

    ayrıca 2 mafioso birbirleriyle tartışırken dahi saygısızlık edemezler birbirlerini kucuk düşüremezler. böyle birsey olursa saygısızlıga uğrayan taraf karşı tarafı öldürmek hakkı kazanır.

    ancak hiç kimse başka birinin ailesinden bir mafisoyu kafasına göre öldüremez. konu patronlar seviyesinde tartışılır ve ancak patronlardan izin çıkarsa bu iş yapılabilir.

    üyeler yaptıkları her işte çaldıkları her kuruştan aileyi haberdar ederler ve üst kademelere komiyon öderler. aileden saklanan paranın müeyyidesi yine idam cezasıdır.

    eskiden mafiosolar para kazansın kazanmasın her ay patrona bellirli bir aidat öderlerdi. bu adet amerikada kaldırılmıştır. amerikada bu adeti sürdüren tek kişi meşhur profaci olmuştur ve colombo savaşlarını başlatan bir diğer etkende bu aidat meselesidir.

    bir diğer kural malum omerta yani suskunluk yasasıdır. polisle ihbarcılık eden veya işbirliği yapanlar derhal yok edilir bu bu kişiler, rat yani sıçan ismiyle anılır. bu bir mafioso için en asağılık bir küfürdür. yıllarca beyni yıkanan mafiosalar için rat olmak bizdeki vatan hainliğine eşit bir kavramdır. ancak amerikan devleti organize suç davalarıyla bu katı disiplini kırmış mafyayı çözülmeye zorlamıştır. ( dizide bu davalar rico davaları olarak geçer, ayrıca öldürülen muhbirin ağzına fare sokuldugu sahneye dikkat...)

    velhasıl kelam bu örgütün kendi içinde onlarca kuralı geleneği vardır. hiç bir ülkenin illegal işler yapan şebekeleri ile kıyaslanamaz.

    işte sopranos hiç romantize etmeden hemen hemen 120 yıldır amerikada var olan bu derin kültürü gözler önüne sermiştir. mafya üyeleri takım elbiseler giyen briyantinli saçlarıyla dolaşan tipler değil göz kırpmadan adam vuran hırsız adi alçak sosyopatlar ve psikopatlardan oluştugunu göstermiştir.

    """spoiler"" ""spoiler"" ""spoiler""
    sopranos dizisi de tony sopranonun ve annesinin ve kızkardeşinin psikolojilerini irdeleyerek mafyatik tiplerin nasıl bireyler oldugunu yansıtıyor.

    aslına bakarsanız bu dizi bir mafya dizisi oldugu kadar bir psikoloji dizisidirde. ve burda dikkatli ve titiz izleyicilere bir ipucu vereyim; bu dizi bir borderline dizisidir.
    """spoiler"" ""spoiler"" ""spoiler""

    iste bu bilgilerle ve ipucuyla diziyi izlerseniz daha bir keyif alirsiniz kanaatindeyim.

    “”spoiler” “spoiler” “”agir spoiler””

    biliyorsinuz bu dizinin sonu okullarda okutuldan aradan nerdeyse 14 yil gecmesine ragmen hala tartisilan mistik bir son.

    bir iki yil once yapimci david chase aslinda baska bir sahne dusunduklerini anlatirken istemeden de olsa tony'in sonunu dolayli olarak itiraf etti. acigi yakalayan gazeteciler chase'yi hemen sıkıştırınca , chasey kizginlikla “fuck you guys” gibi bir tepki verdi..

    “”spoiler” “spoiler”

    simdi gelinen noktada sopranosun dunyasinda gelismeler soyle ;

    ekim ayinda tony'nin gencligini ve babasini ve o donemi anlatan “many saints of newak” isimli bir film gosterime giriyor. tony'nin gencligini oglu oynadi.

    bugun itibariyle tony'nin esi rolundeki edie falco 2010 yilinda tony'nin hayrani oldugui basketbol takimi icin gayriresmi 10 dakikalik kisa bir alternatif devam filmi cektiklerini bu filmde tony'nin tanik koruma programina girdigini ve karisi ile yasadigindan bahsetti.
    bu kisa filmden kimsenin haberi yoktu.

    ayrica hbo ceosu yeni bir sopranos dizisi icin kollari sivadiklarini soyledi. tum sevenlerine duyrulur.

    edit————

    degerli okuyucular, ilginiz ve begeni mesajlariniz icin tesekkur ederim.
    cosa nostranin tarihini anlatmaktan diziyle ilgili yeteri kadar yorum yapmadigimi fark ettim.

    basligin en cok okunan entrilerinde ve bazi diger yorumlarda tony'nin yasamindan cok buyuk keyif aldigi, aslinda cok mutlu oldugu minvalinde degerlendirmeler okudum.

    oncelikle sunu soyleyim, bu dizi surekli aksiyon bekleyen seyirci icin cazip degildir.

    hele hele bizimkilerin yaptigi adina dizi denen konusu sagdan soldan arsızca araklanmış uzun video cekimleri ile asla kiyaslanamaz.

    ancak bu dizi oyle bir yerinde oyle bir aksiyon koyar ki insan dona kalir. diziyi bir kultur hazinesi yapan iste bu gercekci tutumudur.

    gelelim dizinin ana temasina.
    bu dizi bir dramdir. zavalli soprano ailesinin kapkara dramini konu edinilir.

    **spoiler** **ağır spoiler** **cok ağır spoiler**

    malumunuz dizi tony'nin psikanalizi uzerini kurulu. nacizene dusuncem ki —sopranos uzerine hala podcast yayimlayan , forumlar yazan, festivallar duzenleyen, hala dizinin analizlerini yapan yuzlerce insanin da dusuncesi o yonde—
    dizinin en onemli sahneleri tony'nin bilinc altini okudugumuz ruya sahneleridir.

    yani mafta dizisi olmasina ragmen catisma sahneleri degil psikanaliz sahneleri ve ruya sahneleridir bu diziyi essiz kilan.

    bana kalirsa en onemli bolum ise tony'nin komaya girdigi anda gormeye basladigi ruyayi anlatan o muhtesem tek bolumdur.
    ve iste o bolumde ve diger bazi bolumlerde goruruz ki tony aslinda okulda basarili bir futbol oyuncusu iken, bambaska bir hayat cizebilecekken kendine, igrenc bir illegal hayatin icine dalivermistir.
    komada gordugu ruyada, baska bir adam ile kimlik kartini ve cantasini karistirmasi ve o adamin rolune burunmesi sembolizm yoluyla aslinda tony'nin olmak istedigi kisiyi anlatir; siradan bir iste calisan, siradan bir hayat yasan, siradan bir adam…
    cunku tony yasadigi mutsuz berbat hayatin sonunu bilmektedir. doktoruna da itiraf ettigi gibi “ya hapis ya ölüm”
    terapiler sirasinda doktor, tony'nin annesini de analiz eder.
    tony'nin annesi borderline hastasidir. en agir kisilik bozukluklarindan birisi…
    tony iste boyle bir anne tarafindan buyutulmustur. ayrica dna'sında tasidigi bir panik atak bozuklugu vardir.
    dizinin sonlarina dogru bir borderline tarafindan buyutulen tony'nin iflah olmaz bir sosyopat oldugunu goruruz. bu teshisi koydugu noktada doktoru, tony'yi tedavi etmekten vazgecer. cunku terapiler bu hasta adami iyilestirmez ancak onu bileyerek ve hatta egiterek daha iyi bir katil yapar. doktor melfi bunu cok gec anlar.

    gelelim tony'nin esi carmela'ya
    carmela “ben secimimi yaptim” diyerek tonynin icinde bulundugu hayati bilerek onunla evlendigini soyler.
    kurkler pirlantalar ve icinde yasadigi luks hayattan vazgecemez. tony'in kendini aldatmasina goz yumar. ama icindeki iyilik carmelayi uyarmaktadir. ozunde dindar bir kadin olan carmela yasadigi celiskilerden kurtulamaz. kendinden nefret eder. kanli bir para oldugunu bile bile gunahkar bir hayatin icinde vicdan azabiyla savrulur durur. danismaya gittigi yahudi bir terapistin kendisini reddetmesi ve ben kanli para almam diyerek parasini dahi kabul etmemesi carmelayi yasadigi korkunc ikilemle bir kez daha yuzlestirir. ancak ne ahlaki degerler ne katolik degerleri paraya baskin gelemez…

    iste boyle bir aile ortaminda buyuyen tony'nin oglu babasinin genlerini tasidigi gibi pasif bir kisilik gelistir ve intihara tesebbus edecek kadar derin depresyonlara girer.

    aile icinde tony'nin kizi kendini kurtarmis gozukse de babasinin kotu sohretinin getirdigi kompleksleri uzerinden atmakta zorlanir.
    sozu uzatmayayim. velhasil kelam bu dizide “ne hayat yasiyorum be hersey harika” diyen bir tony yoktur. mafyaya gordigine bin pisman,sohretli bir futbolcu olma firsatini tepmis, normal, tehlikesiz, herkes gibi bir hayat yasamaya özlem dolu, pismanliklar icinde mutsuz ve agir depresif ruh hastasi katil bir tony vardir…

    sunu da bilhassa yazmak isterim, dizilerdeki terapi seanslari olayi ilk defa sopranosla baslamistir. hemen sonrasinda robert de niro yine psikolog/mafya temali harika bir komedi filmi cekmis ve olayi hicvetmistir.

    gunumuzde hala bir mafya uyesinin psikiyatriste gidip gidemeyecegi konusuluyor. ben bircok eski mafya uyesinden ve mafya tarihi arastirmacisindan mevzuyu dinledim.
    eski mafiosolar bunun imkansiz oldugunu soylese de tarihciler bunun meshur bir ornegi oldugunu yazıyor…
    ve sanirim dizi bu ornekten ilham alinarak yazilmistir.
    bu meshur ornek yukarida da bahsettigim “sucun baskabani” olarak bilinen, lucky luciano'dan sonra koltugu devralan, godfather filminde don corleoneye ilham veren karakterlerden birisi olan frank costello'dur. frank costello parayi bulup legal dunyaya gecis yaptiginda icindeki vicdan azabindan kurtulamamis gencliginde isledigi buyuk gunahlarinin acisini hafifletmek icin uzun sure psikiyatriste gitmistir.

    son olarak ana konu haricinde de olsa bir ekleme daha yapayim. yukarida bir diger yazar “tony arkadasinin ihanetini ruyasinda gordu adama vahiy mi geldi ne sacma is” diyor.
    tony arkadasinin ihanet ettigini, arkadasi ( pussy), sır kalmasi gereken seyleri lokantada yemek yerken uluorta anlattigi icin anliyor. o anda uzerinde cihaz tasidigini fark ediyor ancak bunu kabul etmekte zorlaniyor. ruyasinda bu bilinc alti aciga cikiyor ve artik bunun guclu bir ihtimal oldugunu anlayarak arastirmaya basliyor. en yakin arkadasinin ihaneti ve onu infaz edecek olmasinin sorumlugugu ile agir bir depresyona giriyor.
    bu konuya su yuzden degindim; bu dizi tek elde telefon, gazoz icerken izlenecek dizi degildir.
    dizinin emekcilerini, ahirete intikal etmis basta james gandolfi'yi ve diger oyuncularini sukranla aniyor diziyi severek izleyen ve izlemeden birseyler okuyayim diyerek tesadufen bu enrtrye rastlayan herkese selamlarimi sunuyorum.
85 entry daha