şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
34062 entry daha
  • türkçedeki "faka basmak" deyimindeki faka sözcüğü, yunancada "kapan, fare kapanı" (faka/fakas) anlamına gelmektedir. yani faka basmak deyimi, "kapana basmak" demektir. konumuz burada bitmedi, burası biraz ters köşe yapabilir ancak bu kelime, türkçeye yunancadan geçmemiştir. zira teknik olarak fiil için kök halinde bulunan kelimenin yönelme hal eki (-a/-e) alması gerekirdi, "fakaya (kapana) basmak" gibi. öyleyse yunancaya türkçeden yönelme hal ekiyle birlikte geçmiş olmalı.

    esasında bu kelime, köken olarak yunanca değildir. sadece biraz akıl fırtınası yapmak için ve etimolojinin yanlış yapıldığında nerelere götüreceğini göstermek için bu konuya önden girdim. "fah" (sert h sesi, fe-hı) kelimesi arapçada kapan anlamında kök halinde bulunan bir kelimedir. bu bilgi cepte.

    bünyesinde f harfi olmayan (teknik olarak vav ve pe var) bir dil olan ibranicede de "pah" (pe-het harfleri) kelimesi yine kapan anlamına gelmektedir. arapçada kelimenin f ile okunması da anlaşılır bir durum, çünkü arapçanın bünyesinde de p harfi yoktur. "p" yerine "f" okunması yaygın bir durumdur, tıpkı pers > fars örneğindeki gibi. antik bir dil olan aramcada da "pah" kelimesi, ibrancada olduğu gibi kapan anlamındadır.

    konumuz aslında burada bitmiyor, her ne kadar fonetiği kesin olarak bilinmese de antik mısır dilinde "ah" kelimesi "tuzağa düşürmek, kapan" gibi anlamlarda belirtilmiş: görsel

    kelimenin gerçekten antik mısır diliyle bir ilgisi var mıdır, orası ayrı bir araştırma konusudur ama bugün türkçemizde pek anlamı bilinmeyen, kaybolup gitmiş faka basmaktaki "fak" (fah) kelimesinin serüveni bu şekildedir. türkçeye muhtemeldir ki sonraki yıllarda (tahminim 14-15. yy.'dan sonra) arapçadan geçmiştir. görünen o ki bu kelimeyi yunancaya da biz taşımışız. bu kelime, bugün yunanlarda ekseriyetle fare kapanını ifade etmek için kullanılırken bizde sadece deyim olarak yaşamına devam etmektedir. bildiğim kadarıyla türkçenin diğer lehçelerinde de yer almamaktadır kendisi. türkçenin tarihi lehçelerinde de osmanlı dönemi dışında göremedim açıkçası.

    20. yüzyılın başında yazılmış olan şemsettin sami'nin kamus-i türki'sinde şu şekilde yazmaktadır (şemsettin sami'nin dipnotu ise ayrıca dikkate değer): görsel

    yani latin harfleriyle:

    "fah(h): (arapça) tuzak, kapan (kendisi lisanımızda nadirü'l-isti'mal ise de galatı olan "fak" türkçeleşmiştir.)
838 entry daha