şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
33867 entry daha
  • 2003 senesinde sarah brosnan ve frans de waal isimli iki zeka fışkıran bilim insanı acayip bir deney yaptı.

    buna göre iki tane dişi kapuçin maymunu ayrı kafeslere kondu.

    kapuçin maymunu denen bu şirin arkadaşlara üzüm ve salatalık dilimleri vermeye başladılar.

    ilk senaryoda maymunlar birbirlerini göremeden kafeste kös kös otururken uzatılan üzüm ve salatalık dilimlerini afiyetle yediler. bir problem çıkmadı.

    ikinci senaryoda bilim insanları maymunların birbirlerini görebilmelerini sağladılar. bu vaziyette maymunun birine salatalık ve üzüm verilmeye devam edilirken diğerine sadece salatalık dilimi verildi. sadece salatalık dilimini alan maymun yan kafesteki diğer maymuna üzüm de verildiğini görünce kıyameti kopardı. hakkını alabilmek için kafesi yumruklamaya ve bağırmaya başladı.

    bu ilginç deney ınternette var biraz araştırırsanız bulursunuz linki özellikle vermiyorum çünkü armut piş ağzıma düş kitlesini beslemekten sıkıldım.

    hocam bunlar maymun ne olmuş yani derseniz.

    bir örnek daha

    psikologlar peter blake ve katherine mcauliffe tarafından yedi farklı ülkede yapılan başka bir deney de ilginçtir.

    bunlar yaşları dörtle on beş yaş arasında değişen farklı ülkelerden yüzlerce çocuğa bu deneyi uyguladılar. buna göre iki çocuk bir masaya karşılıklı oturtuldu. önlerinde tavandan iple asılmış birer tabak kondu. deneyciler başladılar tabaklara şeker koymaya. ancak dağıtım hep adaletsizdi.

    bir çocuğun önündeki tabağa dört şeker konurken diğerine on şeker kondu. çocuklar da bunu gördü.

    bundan sonra çocuklara eğer şekerleri kabul ediyorlarsa tabağa bağlı yeşil ipi çekmeleri ve şekerleri önlerine düşürüp afiyetle yemeleri, yok eğer kabul etmiyorlarsa tabağa bağlı olmayan ve boşta duran kırmızı ipi çekmeleri söylendi.

    işte size sonuç. her ülkeden yüzlerce sabi sübyan. yaşları dört de olsa yaşları on beşte olsa kendilerine daha az şeker verildiğini gördükleri zaman kırmızı ipe sarılıp teklifi reddettiler.

    şekersiz kalırım gene de istemem dediler.

    yani sevgili dostum ister maymun olsun ister minicik çocuk adaletsizlik ve torpil hemen algılanarak buna tepki veriliyor.

    maymunlar ve çocuklar bunlara tepki veriyor da koca koca insanlar salak değil ya.

    dünyadaki herhangi bir ortamda, bu ortam ister amazon ormanları olsun ister himalaya dağlarının tepesi, yolsuzluk ve torpili gören insanlar buna tepki verir. tepki veremezse gitmenin yollarını arar. gitme imkanı yoksa kendini salar ve uyuşturur. bir şeyler yapıyormuş gözükür ama hareketsiz kalır.

    o yüzden demişlerdir ki atalarımız "adalet mülkün temelidir"

    bir ailede, bir mahallede , bir işyerinde ve bir ülkede mutluluk ve gelişmenin kaynağı ne bilimdir ne sanat. ne çok çalışmaktır ne akıllı olmak. medeniyet ve gelişmenin temel sırrı adalettir.

    adalet direği yıkıldı mı geri kalan her şey de çökmeye başlar. tüm kutsal kitapların ana fikri ve tek cümlelik özeti de adalettir. kutsal kitaba göre yaşamak için otuz beş cilt tefsir okumanıza gerek yoktur adil olun yeterlidir. adalet nedir hocam derseniz o da basittir.

    sana yapılmasını istemediğini başkasına yapma yeter.

    bu anlattıklarıma inanmıyorsanız gidin kapuçin maymunlarına sorun.

    onlar daha iyi bilir.

    sevgilerimle

    not : peki hocam madem öylede bizler maymundan daha akıllıyız ne yapacağız derseniz önce sizi sürekli kandıran algı yönetim tekniklerine karşı kendinizi korumayı öğreneceksiniz. maymundan farkın olacak.

    bunun yolu da bilgi.

    bilgi istiyorsan iki tane kitap yazdım tanesi bir karışık tost parası değil işte linki

    kitaplar

    okumak güzelde izlemek de harika olur diyorsan al sana saatlerce bu konularda konuştuğum you tube kanalı hem de bedava. bir tuşa bas abone ol.

    beleş videolar

    yok ben bunları yapmam diyorsan buna kapuçin maymunları bile güler.
1454 entry daha