şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • ütopia'nın başlangıcı, dinlerde altın çağ olarak da geçen bu zaman dilimi insanlığın aklıyla ve bilinçle gerçekleştirdiklerinin tüm yaşayanlara bilgiyle muamele edilmesini ve ilerleyen teknolojiyle insanlığın tam bir refah içinde yaşamasını kapsar. insanlık gelişimini öyle bir noktaya getirmiştir ki teknoloji insanlığı dilediğini yapabilme yetisi içine sokabilir bu zaman diliminde. artık tartışılacak bir durum kalmamıştır. dünyanın ötesi, evrenin sırları, teleportasyon, zamanda yolculuk, kara maddenin özü tamamen keşfedilmiş, enerji sorunu, su sorunu, doğum kontrolü gibi sorunların, küresel felaketlerin, silahlanmanın, dinlerin ve politikanın yarattığı ayrımcılığın sonu gelmiştir. tüm bunlar, bilim yoluyla çözülmüştür. ancak bu zaman dilimini bilim çağı yapan asıl ayrıntı, tüm bu keşiflerin insanlığın belli bir zümresini değil tamamını refaha kavuşturmasıdır. genellikle ateistlerin ve dinlerin tüm insanlığın en büyük belası olduğunu düşünenlerin özlemle bekledikleri bir zamandır hatta bu zaman diliminin dinlerin varlığına rağmen günümüzde de hüküm sürdüğü bir çokları tarafından düşünülmektedir.

    bilimin ilerleyişi pozitivizmin ve determinizmin ilerleyişi anlamına da gelmemektedir. dindarlar da bilimin, tanrının varlığının bir ispatı olduğunu düşünmektedir. bu ilerleyişin ve çağın iki tarafça da benimsediği ve sahiplendiği bir dönemdir. ancak şu anda insanlık öyle bir noktaya gelmiştir ki, bilimselliğin ve doğayı anlamaya çabalamanın dinleri reddetmek, dinleri benimsemenin de bilimselliği tamamen redddetmek manasına geldiği düşünülür olmuştur. dinler insanlığın eline geçen her türlü şey gibi oyuncak olmuştur ve insanlık bu oyuncakla nerdeyse kendi kendisini yoketmenin de eşiğindedir. bilim ise insanlığın elinde henüz oyuncak olamamıştır çünkü o denli geliştirilememiştir. 8 gb lık cep telefonları ve psp henüz bilimin en büyük keşifleri değildir hayır.

    aslında bu dönem, değil günümüzde tarihin yazdığı bizim bildiğimiz dönemlerin hiç birinde henüz yaşanmamıştır. bizim bilmediğimiz dönemlerde yaşanmışsa da insanın elinde kontrol ettiğini sandığı her şey gibi o da insanlığın kendisini mahfetmesinden başka bir nihai duruma neden olmayacaktır. insanlık maneviyatıyla ve ruhsal gelişimiyle birlikte doğanın matematikle ve kimyayla çözemeyeceği sırları olduğunu anlamalıdır. ancak insan öyle bir varlıktır ki skeptik düşünme tarzını bilimsellik zannetmektedir. aynı biçimde doğanın anlamsız yanlarını görerek tüm bilimselliği de bir kenara atarak sadece dogmatik bir sistemle de insanlık asla aydınlanmayacaktır.

    iki taraf belirgin sınırlarla oluşmuştur artık ve bu iki tarafa şunu sormak gerekir; ya ikiniz de yanılıyorsanız? ya bilim de dinler de tüm bu olanları tek başına açıklamaya ve insanlığı geliştirmeye acizse? neden illa ki tanrının varlığını ispatlamanız ya da çürütmeniz gerekiyor? neden herkes sadece sizin inandığınız şeylere inanmak zorunda? ya etrafınızda gördüğünüz her şey basit birer yalansa? yaşadığınızı sandığınız hayat aslında bambaşka bir şeyse ve siz bütün bunlardan yüz çeviriyorsanız?

    bonus; http://www.youtube.com/watch?v=tui75yfjtk4

hesabın var mı? giriş yap