şükela:  tümü | bugün sorunsallar (4)
4032 entry daha
  • müsaadenizle biraz şikayet edeyim.

    burda her şey kurallı, düzgün işliyor tamam ama bunun da bi bedeli var. bezdirici bi bürokrasi, yeniliklere kapalılık, ve inanılmaz bi yavaşlık. sanki bütün bu düzen sıkıcı bi orta sınıf aile hayatı yaşamanız için kurulmuş. sanki diil, öyle.

    almanya'ya gelmeden önce tr ve usa'de yaşadım. benim çok hızlıca hallolmasına alıştığım hiç bi şey burda öyle çalışmıyor. gelmeden bunu duymuştum ama alışırım ya n'olacak demiştim, ama artık iyiden iyiye canımı sıkmaya başladı, ve geleli henüz üç ay bile olmadı.

    yaklaşık bir ay önce, iki ay sonrasında taşınmak için ev aramaya başladım. günlerim ekran başında uygun ev bulup mesaj atmakla geçiyor. bu mesajlara dönme süreleri ortalama bir hafta filan. sonra bi şekilde ingilizce almanca karışık anlaşabilirsek evi görme süreci başlıyor. onun için de bi hafta içinde randevu alabilmek süper. abartısız bi tanesi bir buçuk ay sonrasına randevu verebiliyoruz dedi. böyle bi saçmalık olabilir mi? hadi diyelim evi gördün beğendin her şey tamam, ondan sonra başvuru süreci başlıyor. ev sahibine belgeler şunlar bunlarla birlikte evle ilgilendiğine dair bi mektup yazıyosun, sonra o da bu başvurular arasından uygun olanını seçecek keyfine uyan bi vakitte. iki haftadır birinden haber bekliyorum mesela, ve burası bi arkadaşımın devrettiği bi ev. onun da kanunen kendinden sonra gelecek üç potansiyel talipliyi ev sahibine bildirmesi gerekmiş, ev sahibi birini baştan reddetmiş, şimdi ben ve bi başkası varız, ama iki hafta oldu ses yok, ve bu yavaşlık çok normal burda.. bunca bekleme, dünya kadar belge imza vesaireyle kiraladıkları evlerin de bırakın amerikadaki gibi beyaz eşyalarının standart olmasını, mutfağı bile yok. yani bildiğin mutfak tezgahı, dolaplar filan. bunları kendin alıp taşınırken söküp gütürmen gerek. kiraladigin şey sadece dört duvar, ve onu da bunca zahmetten sonra kiralayabilirsek bi de en az bir ay bunlarla uğraşıcaz; mutfak dolapları geldi mi, montajcının keyfine göre bi randevu bulabildik mi, çamaşır makinesini kim kuracak falan filan. şimdiden yıldım valla. basit bi ev kiralayıp taşınma işi minimum üç ay alabilir mi ya, bu nası normal olabilir?

    diğer bi örnek. tam bir ay önce telefonum bozuldu. ben de dedim ok yeni bi telefon almanın vakti gelmişti, bu vesileyle bi kredi kartı çıkartayım, onla alırım. o arada da fi tarihinden bi android telefonum var onla idare ederim üç beş gün. bi iki online çalışan banka varmış ama benimkisi çalıştığım işten dolayı deutsche bank. heheyt koskoca doyçe bank. pandemi mandemi istisnası yapmadan bankalarda her bok için randevu alıp şubeye gitmek lazım. sanki yetmişlerde yaşıyoruz aq. tabii benim banker frau kolsch bir hafta sonrasına randevu verdi. gittim minimum yarım saat süren bi görüşme ıvır zıvır imza onay filan kart başvurumu tamamlamış oldum. verdikleri kartın da bonusu promosyonu hiç bi boku yok, sadece kart. neyse sonra beklemeye başladım kart gelecek. üçüncü dördüncü günden sonra takıntı başladı bende. günde iki üç kere posta kutusunu kontrol ediyorum. bu vesileyle postacının geçtiği saati de belledim. tam on gün sonra kartın şifresi geldi. hala ortada kart yok. bankacı maria'ya mail atıyorum, iki gün sonra cevap verip bekle gelir diyo ahah. 17 gün oldu hala kart mart yok, iyice sıkıldım dedim yeni telefon işini erteliyim, idareten bi refurbished telefon alayım. backmarket diye bi site var refurbished telefonlar satıyolar. özellikle de çabuk gelecek telefonu seçtim, almanya içinden gönderi ve tahmini teslim süresi 48 saat diyo. verdim siparişi salı günü. çarşamba paketleyip kargoya verdiler ups, diyorum perşembe hadi bilemedin cuma gelir. girdim ups takip sistemine, tahmini teslim tarihi haftaya salı... baktım telefonun geldiği şehre, arabayla üç saat. bir hafta nasıl sürebilir ya, bu nası normal olabilir? köyde kasabada filan da yaşamıyorum, bildiğin büyükşehir. tabii ki o gün de işim var evde olmayabilirim. hesap açıp teslim tarihini seçebilirsin diyo, eh açtım tabii, bastım linke; neymiş sadece bi teslim girişimi olduktan sonra bu fonksiyonu kullanabilirmişim. yani gelecek beni evde bulamayacak sonra bıraktığı sticker'da bilmemne numarası olacak ben onla girecem gün seçicem falan filan. kesin bi hafta da ordan gider.

    yani yıllarca günümüz dünyasının hız takıntısından şikayet eden beni bile bezdirdi bunlar. bu artık first world problems filan değil; emlak, bankacılık, kargoculuk gibi işlerden bahsediyoruz. bu derece yavaşlık ve değişimin uzağında kalma normal değil. işimiz gücümüz var yahu, bu kadar basit işlerin benim bu kadar zamanımı harcaması nasıl normal olabilir? şu entry'ye harcadığım mesai bile ziyan. bi de almanlar çok dakikmiş, zamanı etkin kullanırmış filan, hepsi hikaye.

    neyse, belki işler daha yolunda gitseydi biraz zaman kazanabilirdim, ya da tüm bunlarda merkür retrosu'nun da biraz parmağı vardir.. şuracığa içimi dökeyim de önümüzdeki maçlara daha pozitif bakayım dedim :)
424 entry daha