şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • kaçıp gitmek hayalleri kurulduğu bir aşamada okunduğundan olsa gerek beni kumral ada mavi tuna'dan sonra en çok etkileyen buket uzuner kitabı. tabi buket uzuner ne yapsa ne etse kumral ada mavi tuna tadını bir daha yaşatamıyor ama ondan sonra "en" manasında bu kitap benim listemde ikinci sıradaki yerini aldı.

    ece kent istanbul'un harmanında birbirinden alakasız onca insan, birbiri ile alakalı ilişkiler yumağında (ama zorlama ama değil) bir şekilde yeşilköy'de kaderleri kesişiyor ve onca sayfa zevkle okunuyor tarafımdan.

    her bir karakterin iç dünyasına sızma, kendini onun yerine koyma, hak verme-vermeme, kendini bulma-bulamama döngüleri ile içinde kayboldum sayesinde. bir de beni gerçeklikten alıp romanın içine alıp dış dünya ile ilişiğimi kesen bu tür kitaplar sırf bu özellikleri ile bile özel ve önemlidir benim için.

    hani bazen sadece okursun, sayfaları çevirir durursun, bazen de bir masalın içine girmişsin de sanki oradaymışsın gibi olursun. işte bu kitabı okurken ben sanki oradaydım.

    kurgusal hatalar gözden kaçan ayrıntılar yok değil. garibim baturcan ordulu mu trabzonlu mu biraz muamma. bir de mesaj kaygısı insanın gözüne gözüne sokuluyor ama bir o'nun gözünden bakıyorsun hayata bir de ötekinin.

    koşup gidip alın okuyun değil belki ama bir boş vaktinizde mutlaka okuyun türünden bir kitap.
32 entry daha