şükela:  tümü | bugün
172 entry daha
  • lise 2 sonu, dönem bitmek üzere. babam seni hangi dershaneye yazdıralım bahsini açtı. ciddi ciddi babama üniversite okumak istemediğimi, köye gidip çiftçi olacağımı söyledim. kendisinin en nefret ettiği şey de çiftçilik ve hayvancılıktır. ağzıma sıçtı tabi. ya hayır eskişehir'in göbeğinde şımarık bir piç gibi büyümüşsün, yazları turist gibi iki ay köye gidip yalandan traktör, biçerdöver kullanıp çiftçi olacam diye gaza gelmek nedir? ailenin bir dönüm arazisi yok, köyde evi yok, bağlı tavuğu bile yok amk. nereye çiftçilik yapıyorsun? babamın öfkesi biraz dindi, sanayide arkadaşları varmış, ısıcam fabrikası çalıştırıyorlar. sen bu yaz orada çalış dedi. ben de yaz sonu arkadaşlarla tatile gitmek istiyordum zaten, paramı çıkarırım deyip kabul ettim. bakın arkadaşlar yıl 2004, haftalık 80 tl veriyorlardı, hiç unutmam. sabah sekiz, akşam sekiz baba. kıçının üstüne sadece öğlen yemeğinde oturuyorsun. yemin ediyorum dinlenirken bile çalışıyordun. vücudumda ter damlamayan tek nokta kalmadığı anlar oluyordu, usta başı sen çıtalara geç derdi o anlarda. çıtaların içine nem alıcı sikko bir madde dolduruyorduk. hayatı sorguluyordum o anlarda. çoğunlukla macunu çekilen çift camları tezgaha alıyordum. camları kirletirsen belanı sikiyorlardı. camların aralarına mantar yapıştırıyordun, camlar birbirine temas ederse yine sikiyorlardı. o amk mantarları da kayıyordu hep aşağı. zamanın göreliliğini o 12 saatlerde anlamıştım. gün bitmiyordu. güneş kıpırdamıyordu sanki. bak eve vardığımda ayaklarımın altına iki yastık koyup uzanıyordum bir saat. vücut anca kendine geliyordu.

    üç ay çalıştım. üniversite okumayacağım diye sızlanan adam kayboldu ortadan. vallahi ters yönde öyle bir hızla ulaştım ki, lisans, yüksek lisans ve şimdi doktora bitmek üzere. klişe fakat işe yarayan bir fantezi bu.
109 entry daha
hesabın var mı? giriş yap